Aman Hacıosmanoğlu duymasın: Yaktın bizi Montella
Gel de korkma!
O keskin bakışlar! O konuşma tarzı!
Vallahi yakar adamı!
Geçen bi eleştirdiler de...
Demediğini bırakmadı!
"Akbabalar, sırtlanlar" bile ürkmüştür yani o derece!
Kurtlar Vadisi'nden fırlamış Polat Alemdar misali...
Koskoca Fatih Terim'e bile neler söyledi; düşünsenize!
Bize neler yapmaz ki!
Onun için dedim işte; "Aman Hacıosmanoğlu duymasın" diye.
Bu yazdıklarım aramızda kalsın; Fatih hocanın söylediklerini bile ters anlayan, bunları hiç anlamaz şimdi!
Söylmeyin e mi!
*
Gelelim sadede!
Önce şunu söylemeliyim; bizi Montella'nın inadı yaktı!
Şu güzelim kadro Dünya Kupası'nda sıradan iki takıma yenilip, havlu attı. 3. maç sadece formalite artık.
Bizim bu sistemle özellikle oyuna başladığı şekliyle gol atmamız mucizeydi.
Nedendir bilmiyorum; ille de santrforsuz oynatacak takımı! Avustralya maçında olduğu gibi en uçta Kerem'le başladı oyuna.
İlk maçtan da ders almamış demek ki.
Daha maçın başında Paraguay'dan tıpkı Avustralya maçındaki gibi golü yedik. Yine ceza sahası dışından bir şut. Yine Uğurcan'ın lig maçlarında asla yemediği bir gol yeme şekli.
Sonra yine Avustralya maçındaki gibi top hep bizde.
Sağdan soldan orta orta da... Sıfıra sıfır elde var sıfır!
Adamların ilk yarının sonunda kırmızı kartla eksik kalması da çare olmadı bize.
İkinci yarıya yine santrfor almadan, Barış Alper'i Kerem'in yerine sokarak başladık. Aynı tas aynı hamam yani.
Sanırım Montella, "Yine fatura bana çıkacak, en iyisi mi herkesin istediğini yapayım" diyerek Deniz Gül'ü aldı santrfora. Oynatmadığı için eleştirildiği Can Uzun'u da. Barış Alper'i de Galatasaray'da oynadığı yere yani sağ kanada çekti. Barış Alper de kendine geldi. Kanatta daha etkili olmaya, tehlikeli ortalar yapmaya başladı.
Adamlar da kapandıkca kapandı.
Bir de zamandan çalmak için başta kalecileri olmak üzere kendini yere bırakmayan kalmadı.
Sonraki bölümde çok çabaladık, hatta pozisyonlar da yakaladık. Ama atı alan Üsküdar'ı geçmişti ne yazık ki!
Hacıosmanoğlu ister kızsın, ister "Akbaba, sırtlan" desin.
Onun çok sevdiği, "İlle de Türk vatandaşı yapacağım" dediği Montella yaktı bizi.
Şu kadronun bu kolay grupta bu halde olmaması gerekiyordu.
Milli takımın kampından eksik olmayan, antrenmanlara bile katılan TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, başarıda başrolü kapma sevdasındaydı.
Bu başarısızlıkta başrol onun şimdi; kusura bakmasın.
Başrolde Hacıosmanoğlu, yan rolde Montella.
Sepeti koluna herkes yoluna.
Bırakın da şu işi yakışanlar, bilenler yapsın.
Daha ne diyeyim!
Yazık! Hakikaten çok yazık!