Hacıosmanoğlu depremi: Milli takımda bardağı taşıran skandal
Beşiktaş'ın eski teknik direktörü Slaven Bilic'in Türkiye'den ayrılırken söylediği şu sözü unutamıyorum:
"Türkiye'de yetkili olanların bilgisi yok, bilgisi olanların da yetkisi yok!"
Maalesef haklı adam. Bu özellikle futbolda hala sürüp, gidiyor.
Düşünebiliyor musun; futbolun en başındaki adam yani TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu!
Kulüp başkanlığı döneminde hakemleri saatlerce soyunma odasına kilitleyen, onu bunu tehdit eden, futbolla ilgisinin ne olduğu bilinmeyen, asık suratla gezmeyi otoriterlik sanan, onca eğitimli, geçmişi futbolla dolu insanlarımız olmasına rağmen federasyonun tepesinde oturan adam.
Sadece TFF Başkanlığı değil tartışmalı olan!
Müteahhit aynı zamanda! Milas'ta tarihi değeri de olan flamingoların yuvası sulak alanı betona boğmak için uğraşan, binlerce villa yapmak için çalmadık kapı bırakmayan bir insan!
Bu şimdi Amerika'da. Dünya Kupası'nda mücadele eden A Milli Takımımız'ın kafile başkanı olarak başında.
Hayal kırıklığına uğradığımız Avustralya maçında FIFA Başkanı Gianni Infantino ile yan yana otururken o unutulmaz fotoğrafı verdi.
Bir karış surat! Sus pus!

Milli takımımız yenilince eleştiriler de oldu. Doğaldır bu! Hakaretlere varan bazılarına ben de katılmıyorum. Ama her şeye rağmen TFF'nin başkanlık koltuğunda oturan kişiye şu sözleri yakıştıramıyorum:
"Çöl gibi bir yerdeyiz. Çölde sırtlanlar var, akbabalar var. Sırtlanlar aşağıdan sürü halinde saldırırlar, akbabalar da yukarıdan süzerler, kavga edip hayal kırıklığına uğrayan var mı, zayıf noktada olan biri var mı, inip de kapayım diye. Bütün ekibi motive etme anlamında da çok iyi oldu, bu kadar mı akbaba, sırtlan varmış içimizde, ilk maçta bekleyip, böyle bir fırsat bekleyip de saldıran, olmayan şeyleri olmuş gibi gösteren."
Elbette o hakarete varan yorumları yapanlara cevap ver; ama sırtlan ne, akbaba kim? Flamingolara düşmanlık yaparken şimdi de sıra akbabalara mı geldi?
FATİH TERİM'İN NE DEDİĞİNİ ANLAMIŞ MI?
Türkiye'nin değeri, gelmiş geçmiş en başarılı teknik direktörü, A Milli Takımımız'da da yıllarca başarıyla görev yapan, Türk futbolunun Avrupa'ya açılan penceresi Fatih Terim'i ne kadar tanıyor acaba?
Tanısa Fatih Terim'in dediklerini anlar, böyle skandal bir cevap vermeye çalışmazdı.
Diyor ki;
"Şenol hocama (Güneş) teşekkür ediyorum, bugün kendisiyle de konuştum. Fatih hocayı (Terim) arama gereği hissetmedim. Neden hissetmediğime gelince, konuşmasının başlangıcı ve son paragrafına kadar yaptığı açıklamalardan dolayı teşekkür ediyorum ama ona 'İmparator' lakabını işte bu halk verdi. 'İmparator'a yakışan şekilde de o konuşmayı bitirmesini arzu ederdim. Hiç yakıştıramadım kendisine, üzüldüm de.
Çünkü İmparator ise lakabınız ya orada gizemli şeylerden bahsedip 'Bunları da konuşacağımız zaman gelecek, iki maç daha bekleyelim, hesap sorarız...' Yani kimden hesap soracaksın? Bu Fatih Terim duruşuna, o bilgeliğine yakışmadı. Kimden, çocuklardan mı, teknik kadrodan mı, yönetimden mi, başkandan mı hesap soracaksınız? Bari söyleyin de hazırlık yapsın, o hesap verecek... Burası hesap sorma, hesap verme yeri değil. Onun için hiç yakıştıramadım kendisine."
Peki ne demiş Fatih Terdim? Hatırlatayım;
"Şu andan sonra biz buradan çıkamaz mıyız? Çıkarız. Kendi işimizi zora soktuk. Turnuvalarda alınan her puan, atılan her gol çok önemli. 1 golle biz bir grup geçemedik. Çekya'yı 3-1 yensek direkt çıkıyoruz. 48 takımda üçüncülere de şans var. Kimse bırakmak gibi bir düşünceye kapılmamalı.
Bu maç bitti. Biten her şey, başlayan başka bir şeydir. 2 maçımız var. EURO 2008'de Portekiz'e 2-0 yenildik. Sonra yarı finaldeydik. Türk Milli Takımı'nın önünde 2 maç var. Mesele son maça kadar mücadeleyi sürdürmek. Bir galibiyetin bile götürebileceği bir turnuvadayız.
Mücadele bekledim. Ne olursa olsun oyun disiplininden kopmamak lazım. Savunma yaptırdık ama rakibi hataya zorlamadık. Zorlamanın da tek yolu vardır, çabuk oynayıp tekrar tekrar deneyebilirdik. Biz oynamadık, oyalandık. Bu da herhalde aşırı güvenimizden geldi. İnşallah öyledir. Öbür maçta hallederler çünkü.
Halkımızdan ricam; ya lütfen hesap her zaman sorulur, turnuva boyunca biraz daha toleranslı, biraz daha sevgi dolu, biraz daha hataları görmeyen olalım. Öldürmeyin yani!”

Şimdi siz bundan ne anlıyorsunuz?
Fatih Terim "Hesap soracağım" mı diyor?
Tam tersi... Milli futbolculara yapılan acımasız eleştirileri önlemeye, onlara destek vermeye çağırıyor.
Hacıosmanoğlu bunu bilerek mi yapıyor, bilmeyerek mi? Çözemedim.
Aklınca futbolcuları karşı cephe var, ona karşı birleşelim diye gaza mı getirmeye çalışıyor!
Deprem üstüne deprem etkisi yaratıyor futbolda ve de milli takımda.
Ama bunu Fatih Terim gibi Türk futbolunun bir değerinin adını kullanarak yapması olmuyor, hiç yakışmıyor.
Önce bir araştırsın bakalım Fatih Terim kim?
Sonra da düşünsün hele; "Peki ben kimim?"
Son sözüm de milli takım futbolcularımıza: Fatih hoca sizin hocanız. Hepiniz tanıyorsunuz onu. Bu dolduruşlara gelmeyin. O size güveniyor, biz de inanıyoruz.
Haydi bizim çocuklar; sizi çok seviyoruz.