İlkeli Olmak
YÖN/FİKRET BİLÂ
Siyaset ilkeli olmayı gerektiren bir uğraş alanıdır.
İdeolojisini benimsediğiniz bir partiye üye olursunuz.
Partinizin iktidara gelmesi için çalışırsınız.
Amaç, partinizi iktidara getirip ideolojiniz doğrultusunda halka ve ülkeye hizmet etmektir.
Siyaset, kişisel çıkarlar için değil halka hizmet için yapılır.
Bu süreçte partinizin adayı olarak çeşitli görevlere seçilebilirsiniz.
İl başkanı, belediye başkanı, milletvekili, bakan olabilirsiniz.
Bu görevleri de kişisel çıkar sağlamak için değil halka hizmet için üstlenirsiniz.
Seçildikleri görevi yürütürken parti değiştiren siyasetçiler oluyor.
Göreve seçildiği partisinin tam aksi bir ideolojiye sahip olan partilere geçenler de oluyor.
Son günlerde yeni örneklerini yaşıyoruz.
Örneğin İYİ Parti’den milletvekili olan Nimet Özdemir, partisinden istifa edip CHP’ye geçti.
Bir süre sonra CHP’den de istifa edip AK Parti’ye katıldı.
Şimdi sormak lazım; İYİ Parti’den CHP’ye, CHP’den AK Parti’ye geçmenin ideolojik bir yönü var mı, yoksa sadece kişisel hesap nedeniyle mi bu geçişler sağlandı?
İYİ Parti’nin de CHP’nin de ideolojisi AK Parti’nin tam karşıtıdır.
Bir siyasetçinin seçildiği partinin tam karşıtı partiye geçmesi “halka hizmet”le açıklanacak bir durum değildir.
Keza son günlerde üç CHP’li belediye başkanı da AK Parti’ye geçti.
CHP’den AK Parti’ye!
Bu geçişi de kamu yararı ile halka hizmet etmekle açıklamak mümkün değil.
Bu geçişler ancak ilkesizlikle açıklanır.
Bu durum başka partilerden seçilip CHP’ye geçenler için de geçerlidir.
Oysa siyasetçi ilke sahibi olmalıdır.
Yıllarca savunduğunuz ideolojinin tam tersini savunmak kendinizi inkar etmektir.
Bu tercih geçişin ideolojik değil kişisel çıkar için yapıldığını gösterir.
Ya kişisel çıkar için ya da tehdit edildiğiniz için parti değiştirdiğiniz düşünülür.
Eğer bu geçişler gerçekten uzun süre savunduğu ideolojinin yanlış olduğu, eleştirdiği ideolojinin ise doğru olduğu fikrine dayanıyorsa farklı bir uygulamaya geçilmesi gerekir.
Göreve seçildiği partisinden istifa eden siyasetçi, seçildiği görevden de istifa etmelidir.
Görevinde istifa etmeden karşı partiye geçen seçildiği partinin oylarını gasp etmiş demektir.
Aday olduğu partiyi desteklediği için seçmenin verdiği oyu karşı partiye götürmüş demektir.
Bu, seçmen iradesine aykırı bir durumdur.
Bu nedenle partisinden istifa eden görevinden de istifa etmeli, katıldığı partinin adayı olarak seçilmeyi denemelidir. Belediye başkanıysa belediye başkanlığından, milletvekiliyse milletvekilliğinden de istifa etmelidir.
İlkeli siyaset bunu gerektirir.