Sen üzülme Kenan Yıldız özür de dileme: Bak Mesut Özil'e başkan olacakmış bir de

A Milli Takım, Dünya Kupası'nda yarın son maçına çıkacak. Rakip ABD.
İlk 2 maçı kaybettiğimiz için bu maçın prestijden öte bir anlamı yok bizim için. Gruptan çıkmayı 2 maçta 2 galibiyet alarak garantileyen ABD için de öyle.
Maçtan önce milli takımın bu halde olmasının TFF Başkanı ile birlikte en büyük sorumlusu olan Vincenzo Montella basın toplantısına çıktı. Çıkmak istemezdi; eminim bundan. Ama FIFA'nın kuralı bu. Maçlardan önce mecburen çıkmak zorunda. Yanında da bir futbolcuyla.
Montella yine rakamlar verdi. Aslında milli takımın ne kadar iyi oynadığını, nasıl hücum yaptığını anlattı. Dikine oyunda İspanya'dan sonra 2. sıradaymışız! Onu bile söyledi. Ve istifa etmeyi aklından bile geçirmiyormuş; bunu da ekledi.
Benim gözüm yanındaki Kenan Yıldız'a takıldı.
Mahçup bir edası vardı. Gözleri zaman zaman dalıyordu. Kafası başka yerdeydi sanki; Montella'nın söylediklerini bence duymuyordu bile.
Konuşmasını dinledim. Haklı olduğumu anladım.
Diyordu ki Kenan;
"Ülkemiz bizi destekledi. Bize destek veren tüm taraftarlardan, Türk halkından özür diliyorum. Gerçekten hayal kırıklığıydı. Bundan sonraki turnuvalarda herkesi gururlandırmak için elimizden geleni yapacağız. Bu kez başaramadık. Son maçta iyi bir sonuca imza atarak buradan gururlu ayrılmak istiyoruz."
Ne kadar üzgün olduğu belliydi. Bunu bir kaç kez tekrarladı. "Ülkemiz" ve "Türk halkından özür diliyorum" derken bakışlarından mahcubiyeti belli oluyordu.
Şanssızdı aslında Kenan. Çünkü tam da Dünya Kupası öncesi takımı Juventus'ta sakatlanmış, bu nedenle uzun süren bir tedavi süreci geçirmişti. Dünya Kupası'nda ilk maçta oynaması beklenmiyordu. Ama milli takım ihtiyaç gördü diye kendini riske attı, ikinci yarıda oyuna girdi. Elinden geleni de yaptı o haliyle.
Şimdi üzgün. Türk halkından özür diliyor. "Ülkemiz" diyor.
Kenan, Almanya'da doğdu. Annesi Alman, babası Türk. Daha 21 yaşında. Bayern Münih'in altyapısında başladığı futbol yaşantısında şimdi İtalyan devi Juventus'da devam ediyor. Daha şimdiden Avrupa'nın en değerli genç futbolcuları arasında gösteriliyor. Uzun yıllar var önünde, milli takımımızın formasını giyeceği çok maçlar onu bekliyor.
Alman Milli Takımı'nı değil de Türk Milli Takımı'na tercih ettiğinde Türkçe'yi de hiç bilmiyordu aslında. Zaten 2 yıl önce oynanan bir milli maçtan sonra da söylemişti bunu. Şöyle demişti:
"Türkçe konuşamadığım için özür dilerim. Bundan sonra en iyi şekilde karşınızda olmak istiyorum. Milli takımımla gurur duyuyorum."
Sahiden de Türkçe öğrenmeye başladı o günden sonra Kenan. Öğrenmeye de devam ediyor. Milli gururumuz bizim, o da kendini öyle görüyor.
Sakatlığına rağmen milli takımın ABD'deki sonuçlarından kendisini de sorumlu tutuyor ve özür diliyor. Çok da üzgün, belli oluyor.
Şimdi gelelim Mesut Özil'e.
Bu şahsın annesi Türk, babası Türk.
Almanya'da doğmuş, büyümüş.
İş milli takımı seçmeye gelince... Türkiye'yi reddetti! Alman olduğunu söyledi. Hatta pasaportunu bile büyükelçiliğe iade ettiği söylendi. O dönem A Milli Takım'ın hocası olan Fatih Terim'in arşivlerde duran açıklamasını hatırlatayım en iyisi:
"Adam gelmek istemiyor. Eğer ki ben bir insana ricayla Türk Milli takım formasını verirsem o zaman beni burada çarmıha gerin. Bu forma bizim formamız ve Türklerin forması. Bu formayı, giymediği zaman üzülenler giyecek."

Türklüğü reddeden, Alman olduğunu söyleyen, Alman Milli Takımı formasını defalarca giyen Mesut Özil'in bir milli maçta Türkiye'ye gol attığında sırıttığını da unutmayalım.

Özel yaşantısının da etkisiyle Arsenal'de oynarken futbol hayatı biten, Alman Milli Takımı'ndan da çıkarılan Mesut Özil'in ondan sonra geldi aklına Türk olduğu.
Türkiye'ye döndü. Ne kadar Türk ve Müslüman olduğunu kanıtlama yarışına girişti. AKP'ye de üye olunca iş tamamdı artık.
Şimdi... Duyuyorum, aklım almıyor.
Bu şahsın Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı olması konuşuluyormuş.
Almanya'dan Beckenbauer'i getirin daha iyi. Ne farkı var ki! O da Alman milli, bu da Alman milli.
Bak nereden nereye geldi.
Sen üzülme Kenan. Özür de dileme. Türkçe bilip de Türk olmadığını söyleyenlerin, başka ülkenin formalarını giyenlerin yanında sen bizimsin, Türk millisisin.
Seninle gurur duyuyoruz, bizi daha çook gururlandıracaksın bunu da biliyoruz.