Fenerbahçe'de İsmail Kartal ne yaptıysa iyice aşağı çekti: Itailano adeta ders verdi

Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi, İstanbul’un iki yakasının birbirine meydan okuduğu eski bir futbol hikâyesidir.
Kadıköy’ün sarı-lacivert öfkesiyle Beşiktaş’ın siyah-beyaz inadı aynı topun peşine düşer. Böyle gecelerde puan hesabı unutulur, formaların ağırlığı artar. Çünkü son düdükte kazanan sadece üç puanı değil, İstanbul’un bir gecelik böbürlenme hakkını da cebine koyar.
Bu gece o hak Beşiktaş’ın oldu.
Siyah-beyazlılar, özellikle ikinci yarıda kusursuza yakın bir futbolla yenik duruma düştükleri maçı çevirdi, Kadıköy’den 2-1’lik zaferle çıktı. Ederson gününde olmasa, skor daha farklı bile olabilirdi.
Beşiktaş’ın bu zaferinde Italiano’nun taktik aklını ve oyuna müdahalelerini bir kenara koyamayız. İtalyan hoca maçı kenarda sadece seyretmiyor, yaşıyor. Oyunun nabzını tutuyor, gerektiği anda elini uzatıp müdahale ediyor. İsmail Kartal ise aynı şeyi yapamadı. Sonradan sahaya sürdüğü isimler Fenerbahçe’nin futbolunu yükseltmek bir yana, temposunu aşağı çekti.
Italiano, İsmail Kartal’a adeta oyunu okuma dersi verdi.
Lakin altını çizelim; uzun zamandır derbi diye önümüze konulan ihtiyat sofralarından değildi bu. Tempo vardı, kavga vardı, cesaret vardı. En önemlisi iki takımın da aklı rakibin kalesindeydi. Kimse saatin üzerine yatmadı, kimse beraberliğin arkasına saklanmadı. Fenerbahçe ilk yarıda, Beşiktaş ikinci yarıda Avrupa maçları öncesinde futbol adına insanın içine umut bıraktı.

Böyle gecelerde büyük futbolcu kalabalığın arasından başını çıkarır.
Beşiktaş’ta o isim Trossard’dı. Müthiş oynadı, takımını ateşledi. Golü defalarca zorladı, kendi atamayınca Rıdvan’a “Al da at” dercesine nefis bir top bıraktı. Rıdvan da bu ikramı geri çevirmedi.
Fenerbahçe’de ise Kante orta sahanın bitmeyen piliydi. Sahanın neresine top düşse altında onun ayak izi vardı.
Bir de maçın içinde başka bir maç vardı: Skriniar ile Vlahovic.
Onların hesabı İstanbul’da açılmadı. İtalya’da yıllarca aynı dar koridoru paylaşmış iki eski rakip onlar. Biri gol için kapıyı zorladı, diğeri her seferinde kapının önüne gövdesini koydu. Omuz omuza geldiler, birbirlerini hırpaladılar; kimi gece Vlahović geçti, kimi gece Skriniar geçit vermedi.
Serie A’dan kalan o eski rekabet bu gece Kadıköy’de yeniden alevlendi. Top başka yerdeyken bile gözleri birbirinin üzerindeydi.
Ve futbol, hikâyesini yazmayı yine ihmal etmedi.
Gecenin en çok didişen iki adamı, Skriniar ile Vlahovic, birbirlerinin formasını çekiştirmekle yetinmedi; birer gol de attılar.
İtalya’dan İstanbul’a taşınan hesabın altına ikisi de imzasını koydu.
Ama Kadıköy'deki en büyük imza Beşiktaş'ın 2-1'lik galibiyeti oldu.

Fenerbahçe Beşiktaş Derbi