Büyük Taarruz'un sonuçları
YÖN/FİKRET BİLÂ
Büyük Taarruz, Atatürk liderliğindeki Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı zafere ulaştıran son harekâttır.
22 Ağustos 1922’de Atatürk’ün emriyle başlayan Büyük Taarruz 30 Ağustos 1922’da başarıyla sonuçlanmış ve 9 Eylül 1922’de İzmir’in Yunan işgalinden kurtarılmasıyla Ulusal Kurtuluş Savaşı sonuçlanmıştır.
Büyük taarruz, Atatürk’ün, “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri” komutunu verdiği harekâttır.
Atatürk kast ettiği işgal güçlerinin Anadolu’dan çıkarılması ve İzmir’in kurtarılmasıdır. O tarihlerde “Ege Denizi” isimlendirmesi olmadığı için “İlk hedefiniz Akdeniz’dir” derken İzmir’in kurtarılmasını hedeflemektedir.
Atatürk komutasındaki Büyük Taarruz, Mondros Mütarekesi’ni, Sevr’i tarihin çöplüğüne gönderen ve Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını bütün dünyaya kabul ettiren Lozan Antlaşması’nın yolunu açan büyük zaferdir.
Bugün 104 yıl sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını bu zafere borçluyuz.
Atatürk, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı Millet Meclisi’nin kararları ve verdiği yetkiyle yürütmüştür.
Atatürk’e “Başkomutan” görevini veren de Millet Meclisi’dir.
Bir savaşı, halkın temsilcilerinden oluşan Millet Meclisi kararlarıyla yürütmek tarihte bir ilktir.
Bu Atatürk’ün halk iradesine verdiği önemi gösterir.
Bu aynı zamanda Atatürk’ün zafer sonrasında halkın iradesiyle yönetilen bir siyaset ve devlet sistemi öngördüğünün de kanıtıdır.
Atatürk’ü, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı, sadece işgal kuvvetlerine karşı değil aynı zamanda işgalcilerle işbirliği yapan, ellerinde yeşil bayraklarla padişahlık ve hilafeti destekleyen iç güçlere karşı da vermiştir.
Zaferle sonuçlanmış Ulusal Kurtuluş Savaşı sonrasında Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin yüz yıldır ayakta olması Atatürk’ün ileri görüşlülüğü ve attığı sağlam temellerin sonucudur.
Ulusal Kurtuluş Savaşı da sonrasında kurulan Türkiye Cumhuriyeti de bütün mazlum uluslara örnek olacak bir başarıdır.
Bugün Ortadoğu’da komşu ülkelerde yaşanan sorunlara bakılınca, bu ülkelerin de Atatürk’ü örnek alıp izinden gitmeleri gerektiği gerçeği çok açık bir biçimde ortaya koyuyor.
Atatürk’ün yüzyıl önce kurduğu laik Türkiye Cumhuriyeti’nin yine Atatürk’ün kurduğu CHP döneminde demokrasiyle taçlandırılması, kadın-erkek eşitliğine, hukukun üstünlüğüne, insan haklarına dayanması bütün bölge ülkelerinin ulaşması gereken bir modeldir.
Atatürk’ü dünya lideri olarak tarihe geçiren de kurduğu sistemdir.
Dağılan Osmanlı ordusundan milli ve düzenli bir ordu oluşturan ve Gazi Meclis’te oluşan milli iradeye dayanan Mustafa Kemal ve silah arkadaşları emperyalist güçlere karşı kazandıkları zafer tarihin akışını değiştiren bir öneme sahiptir.
Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı zaferle sonuçlandıran, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Büyük Atatürk ve silah arkadaşlarını, şehitlerimizi rahmet ve saygıyla anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.