Çerçeve yasa
YÖN/FİKRET BİLA
İktidarın “Terörsüz Türkiye” hedefine ulaşmak için hazırladığı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme Kanun Teklifi Meclis’e sunuldu.
Bu yasa teklifinden önce Meclis’te bir komisyon kurulmuş, partiler görüşlerini açıklamış sonra bir rapor hazırlanmıştı.
Ancak yasa teklifi hazırlanırken muhalefet partilerinin görüşleri alınmadı. Yasa teklifi metni AK Parti ve MHP tarafından hazırlandı. İktidar milletvekillerinin imzaları teklif metnini görmeden alındı.
Metin; AK Parti, MHP, DEM, CHP ve HÜDA-PAR milletvekilleri tarafından imzalandı.
Yeni Parti ise teklife imza atmadı.
Yeni Parti ve diğer muhalefet partileri teklifi ancak Meclis’e sunulduktan sonra görebildi.
Yasa teklifinin hazırlanma süreci kapalı kapılar ardında yürütüldü.
Bu nedenle hatalı bir yöntem kullanıldığı eleştirisi yapıldı.
Özellikle Yeni Parti’nin bu yöndeki eleştirileri haklı nedenlere dayanıyor.
Yasa teklifi, özet olarak, Kandil dağındaki ve cezaevindeki PKK-KCK terör örgütü üyelerinin yargılanmalarının ve cezalarının ertelenmesini, serbest bırakılmalarını, Türkiye’ye dönmelerini ve toplumsal hayata karışmalarını öngörüyor.
50 yıldır Türkiye’ye terör estiren, on binlerce asker, polis, sivili şehit eden terör örgütü mensuplarının PKK-KCK’nın silah bırakması karşılığında serbest bırakılması çok önemli bir konu.
Her şeyden önce böyle bir düzenleme yapılmadan önce şehit aileleri ve gazilerin rızasının alınması gerekirdi.
Bırakın şehit aileleri ve gazilerin rızasının alınması, TBMM’ye bile girmelerine engel olundu.
Şehit aileleri ve gaziler günlerdir Ankara’daki Güven Park’ta protesto eylemi yapıyorlar.
İktidar oralı değil.
Çerçeve yasanın Meclis’e sunulmasından bir gün sonra Yeni Parti Lideri Özgür Özel ve milletvekillerinin Güven Park’ta şehit aileleri ve gazileri ziyaret etmeleri zamanlama açısından anlamlıdır.
Şehit aileleri ve gazilerin rızası olmadan Yeni Parti’nin de bu yasa teklifine destek vermesi beklenmemelidir.
Yasa teklifi açıklandıktan sonra hukuk alanındaki bilim insanlarının önemli eleştirileri oldu.
Yasa teklifinin yasa yapma tekniğine uygun hazırlanmadığı, ifadelerin yetersiz olduğu, birçok hükmün özellikle eşitlik ilkesi başta olmak üzere birçok yönden Anayasa’ya aykırı olduğu da ortaya konuldu.
Bu yönleriyle Meclis’te tartışılacak ve eleştirilecektir.
İktidar, Cumhurbaşkanlığı adaylığını engellemek üzere başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olmak üzere 30 eski CHP’li belediye başkanını cezaevine soktu. Birçoğu bir yıldan fazladır cezaevinde.
Haklarında kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan belediye başkanlarının bir yıldan fazladır cezaevinde olmaları hukuk devleti ilkesine aykırıdır.
Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gazeteciler gözaltına alınıyor, tutuklanıyor.
Yeni partili belediye başkanları AK Parti’ye katılmaya zorlanıyor.
Cezaevinde yatmayı göze alamayanlar AK Parti’ye geçiyor, bunu göze alanlar cezaevinde yatıyor.
Yeni Partili (eski CHP’li) belediye başkanları haklarında yargı kararı yokken cezaevindeyken PKK-KCK terör örgütü mensuplarını serbest bırakmak hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.
İktidar önce Türkiye’yi gerçekten hukuk devletine dönüştürmeli, ondan sonra halkın da onayını alarak düzenlemeler yapmayı düşünmelidir.