ABD'nin Suriye modeli
YÖN/FİKRET BİLÂ
ABD ve İsrail, Beşar Esad’ı devirdikten sonra Suriye’de kendi projelerine uygun bir model kurdular.
Esad’ın yerine, Suriye Cumhurbaşkanlığı’na, silahlandırıp eğittikleri El Kaide’nin devamı şeriatçı terör örgütü HTŞ’nin lideri Ahmed eş-Şara’yı oturttular.
Bu süreçte PKK’nın Suriye’deki kolu SDG-YPG de kendi yönetiminde bir Kürt bölgesi oluşturmak üzere harekete geçti. Bu sürece de ABD müdahale etti ve SDG-YPG’ye Suriye’nin Kuzeydoğu’sunda özerk yönetim kurdurdu.
Sonuç olarak ABD ve İsrail, Suriye devletini iki terör örgütü arasında paylaştırdı. HTŞ büyük ortak, SGD-YPG küçük ortak.
ABD ve İsrail, Büyük Ortadoğu Projesi’ne (BOP) uygun şekilde bölge ülkelerini düzenliyorlar.
Irak’tan sonra Suriye’yi böldüler.
SGD-YPG’nin Lideri Mazlum Abdi, Ahmet eş-Şara ile görüştü, ortak metinler imzalandı.
Türkiye’de, “terörsüz Türkiye” sürecinin başladığı, Abdullah Öcalan’ın PKK’ya silah bırakma çağrısı yaptığı dönemde SDG, YPG’de kendisini feshettiğini açıkladı.
Mazlum Abdi, YPG’nin tugaylarının Suriye ordusuna katılacağını duyurdu.
ABD’nin Suriye Modeli böylece oluşturuldu.
Mazlum Abdi yeni modeldeki yerlerini Rudaw’a verdiği söyleşide şöyle anlattı:
“Askeri gücümüzün Suriye ordusunun bir parçası olmasına karar verdik. Ancak yine biz Kürtler olarak katılacağız; Kürt komutanlar, Kürt askerler yer alacak ve Kürt tugaylarımız olacak. Böylece Kürtler kendi bölgelerini koruyacak ve aynı zamanda Suriye ordusunun resmi parçası olacaklar.”
Bu sözler Abdi’nin “entegrasyon”dan ne anladığını ortaya koyuyor.
Burada bir Suriye’de bir bütünleşmeden söz etmek mümkün değil.
YPG’nin silahlı gücünü oluşturanlar tek tek Suriye ordusuna katılmıyorlar. 4 tugay olarak katılıyorlar.
“Kürt bölgesi” olarak tanımladıkları yerlerde kalıyorlar.
Emir-komutaları da yine YPG düzenindeki gibi devam edecek.
Mazlum Abdi de Şara’ya danışman oluyor.
Şam’da bir “Kürt idare merkezi” oluşturulacak.
Abdi, gelişmeleri bu merkezden takip edecek.
Görüldüğü gibi Suriye’nin üniter yapısı yerine fiilen iki uluslu bir federasyon kuruluyor.
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack bu modelin ABD Başkanı Trump’a ait olduğunu da söyledi.
Trump, Suriye’de ABD ve İsrail’e bağlı yeni yönetim kurmuş oldu.
Barrack, daha önceki açıklamalarında bölgede ulus devletlerin kendilerine engel olduğunu, yine bölgede demokrasiye gerek olmadığını, Osmanlı tipi milletler sistemine dönülmesi gerektiğini söylemişti.
Neresinden bakarsanız bakın ABD ve İsrail’in Suriye’de kurdukları model çağdaş bir devlet modeli değildir.
“Demokratik, laik, hukuk devleti”yle uzaktan yakından ilgisi yoktur.
Türkiye Cumhuriyeti’nin nitelikleriyle bağdaşan bir yönü yoktur.
Bu nedenle “terörsüz Türkiye” amacıyla başlatılan sürecin Öcalan ve PKK tarafından Türkiye’nin fiilen iki uluslu federal bir yapıya dönüşmesi beklentisine uygun adımlar atmak çok ağır bir tarihi hata olur.
Türkiye’yi, Irak ve Suriye ile karıştırmak, tarihi yok saymak anlamına gelir.
Böyle bir anlayışın başarı şansı yoktur.