CHP'yi kapatmak
İktidar çevreleri CHP’yle ilgili her gün bir iddia ortaya atıyorlar.
İddiaların hiçbiri bir kanıta dayanmıyor.
Ortaya bir iddia atılıyor ama bir belge sunulmuyor.
Cezaevindeki Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in tutuklu oğlu Gökhan Böcek’in, verdiği ifadede, babasının adaylığı için 1 milyon Euro istendiğini ve bu parayı CHP Genel Merkezi’nde Veli Ağababa’nın belirlediği birine teslim ettiğini söylediği kamuoyuna yansıdı.
Muhittin Böcek’in “oğlumun söyledikleri doğrudur” dediği iddiası da haberleştirildi.
Veli Ağbaba, Gökhan Böcek’e dayandırılan bu iddia hakkında hemen suç duyurusunda bulundu.
Gökhan Böcek’e dayandırılan bu iddianın da bir kanıtı yok.
CHP Genel Merkezi’ndeki kamera görüntülerinde Gökhan Böcek’in binaya girdiği görülmüyor.
Genel Merkez’in girişindeki müracaat bürosunun kayıtlarında da Gökhan Böcek’in ziyaretçi olduğuna dair bir kayıt yok.
CHP bu ve benzeri birçok iddia ile töhmet altında bırakılıyor.
Yolsuzluğun, rüşvetin merkezi gibi gösterilmeye çalışıyor.
Bu iddialara dayanarak CHP hakkında kapatma davası açılacağı haberleri bile basına yansıdı.
İktidara yakın bazı hukukçular, “Gökhan Böcek’in 1 milyon Euro verdim” iddiasına dayanılarak CHP hakkında kapatma davası açılması ve partinin kapatılması gerektiğini dahi ifade ettiler.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel CHP’ye yönelik bu iddialara karşı şu değerlendirmeyi yaptı:
“Dört bir yandan saldırıya uğruyoruz. Son bir yıldır her gün bir saldırıyla karşılaşıyoruz.”
Özel, butlan davasına karşı değil ama kapatma davasına karşı yedek bir parti kurduklarını da açıkladı.
Özel’in bu açıklaması CHP hakkında kapatma davası açılması olasılığının ciddi olduğunu gösteriyor.
İktidar çevreleri, ana muhalefet partisi konusunda olan, son yerel seçimlerden birinci parti olarak çıkan CHP’nin kapatılması gibi bir girişimde bulunmayı planlıyorlarsa bu, iktidarın kendi eliyle sonunu hazırlaması anlamına gelir.
Böyle bir gelişmeye seçmen, sandıkta iktidarı düşürerek yanıt verir.
Kaldı ki bir partinin hangi nedenlerle kapatılacağı anayasada ve Siyasi Partiler Yasası’nda tek tek sayılmıştır.
Anayasa’nın 68 maddesinin 4. fıkrasında parti kapatma nedenleri şöyle sayılıyor:
“Siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya sürme diktatörlüğü veya her hangi bir tür diktatörlüğün savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz, suç işlenmesine teşvik edemez”
Anayasa’nın 69. maddesi de bir partinin temelli kapatılmasına nasıl karar verileceğini şöyle hüküm altına alıyor:
“Bir siyasi partinin tüzüğü ve programının 68. maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak onun bu nitelikteki fiilleri işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesi’nce tespit edilmesi halinde karar verilir.”
CHP’nin, anayasanın siyasi partilere yasakladığı bu faaliyetlerde bulunduğunu öne sürmek nasıl mümkün olabilir ki?
CHP, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu partisidir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne “demokratik, laik, insan haklarına dayalı, hukuk devleti” niteliklerini kazandırılmasına öncülük eden de CHP’dir.
CHP Atatürk’ün önderliğinde din devleti değil laik devleti, diktatörlük değil demokratik devleti kuran partidir.
Bu iddialarla CHP’yi suçlamak ve kapatmak mümkün değildir.