İkinci kez monarşi önerisi

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Türkiye’yi de dahil ederek, bölge ülkelerine ikinci kez monarşi rejimi öneriyor.

İlk önerisine özellikle CHP’den sert tepki almasına karşın geçtiğimiz Cuma günü Antalya’da bir forumda yaptığı konuşmada “demokratik, laik, hukuk devleti” rejimi yerine monarşi önerdi.

Bu öneriyi kişisel görüşü olarak mı dile getiriyor yoksa ABD adına mı öneriyor bilmiyoruz.

Barrack, daha önce de Ortadoğu ülkeleri için “Ben bir demokrasi görmüyorum… İster beğenin ister beğenmeyin 'hayırsever bir monarşi' olmuştur. İşleyen model budur" demiş Türkiye’de “Osmanlı milletler modeli”ni önermişti.

Monarşi bir kişinin devlet başkanı sıfatıyla tüm yetkileri üzerinde toplayarak ülkeyi yönettiği ve yönetimin babadan oğula geçtiği rejimdir.

Padişahlık, sultanlık, emirlik gibi.

Barrack bugün Türkiye’ye Atatürk’ün yüz yıl önce tarihe gömdüğü padişahlık rejimini öneriyor.

ABD Büyükelçisi, ilk önerisini yaparken, “1919’da bu bölgede çok engellendik” diyerek Atatürk’ü hedef almıştı.

Anlaşılıyor ki Barrack, Atatürk’ün anti-emperyalist Kurtuluş Şavaşı’nı başarıya ulaştırıp laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ni üniter, ulus devlet olarak kurmasından hiç memnun değil.

ABD Büyükelçisi ilk konuşmasında bölgedeki ulus devletlerin İsrail için tehdit oluşturduğunu da söylemişti.

Barrack’ın ilk açıklamasından sonra CHP Genel Başkanı Özgür Özel, büyükelçinin “istenmeyen adam (persona non grata)” ilan edilmesi gerektiğini söylemiş ve iktidara çağrıda bulunmuştu.

Özel bu kez de CHP olarak Barack’ı istenmeyen adam ilân ettiklerini duyurdu ve iktidarın gereğini yapmasını istedi.

Ancak Barrack’ın ilk açıklamasında olduğu gibi son açıklamasına da iktidardan bir tepki gelmedi.

Atatürk yüz yıl önce zafere ulaştırdığı Ulusal Kurtuluş Savaşı’ndan sonra laik Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuş, CHP liderliğini devralan İsmet İnönü de Türkiye’yi çok partili demokratik rejime geçirmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti bugün tüm çağdaş ülkeler gibi demokratik, laik, hukukun üstünlüğüne dayanan bir ulus devlettir.

Bu nitelikleriyle laikliğe, demokrasiye ulaştırılmamış, krallıkla, emirlikle, sultanlıkla yönetilen tüm uluslara da örnek olmuştur.

Avrupa Birliği üyeliğine aday ülke konumundaki Türkiye’ye “monarşi” önermek hangi aklın ürünüdür?

Ancak şu bilinmelidir ki 100 yıldır laik cumhuriyet ve 80 yıllık çok partili demokratik rejimde yaşayan Türk halkına “monarşi”yi kabul ettirmek mümkün değildir.

Büyükelçilerin, görev yaptıkları ülkelere rejim önermeleri görevleri arasında hiç değildir.

Büyük Ortadoğu Projesi’yle (BOP) Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerini kendi çıkarları doğrultusunda yeniden yapılandırmayı hedefleyen ABD’nin Türkiye için önerdiği rejim monarşi midir?

Türkiye’nin ABD’ye ve Büyükelçi Barrack’a bu soruyu sorması ve bir açıklama istemesi gerekir.

İktidarın ikinci kez Türkiye’ye “hayırsever monarşi” önerilmesine tepkisiz kalması da çok yanlış bir tutumdur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Fikret Bila Arşivi

CHP'liler pes etmez

20 Nisan 2026 Pazartesi 05:06

Güvenlik sorunu

17 Nisan 2026 Cuma 05:06

Türkiye’nin rejim sorunu

15 Nisan 2026 Çarşamba 05:04

Yalçın Küçük’ün ardından

13 Nisan 2026 Pazartesi 05:05

Silivri'den gelen mektup

10 Nisan 2026 Cuma 05:10

Doğru hamle

06 Nisan 2026 Pazartesi 05:10

CHP bu süreci aşar

03 Nisan 2026 Cuma 05:10

Operasyon üstüne operasyon

01 Nisan 2026 Çarşamba 05:08

Dünyanın güvenlik sorunu

30 Mart 2026 Pazartesi 05:05

İtirafçının itirafı

27 Mart 2026 Cuma 05:10