Fikret Bila
CHP bu süreci aşar
YÖN/FİKRET BİLÂ
İktidarın bütün uğraşı CHP’yi zayıflatmak.
CHP’yi iç çatışmalara yöneltmek, mümkünse bölmek, parçalamak ve böylece birinci parti konumundan düşürmek.
CHP’li belediye başkanlarının tutuklanması, bir yıldır cezaevinde tutulmaları, tutuksuz yargılama yerine tutuklu yargılanmaları da aynı amaca yönelik bir süreç.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında iddianameye gerekçe oluşturan tanık ifadelerinin baskı altında alındığı açıklamaları gelmeye başladı. “İtirafçı” olarak kamuoyuna sunulan tanıkların üçü bu ifadelerini geri aldılar. İfadelerinin baskı altında alındığını, gerçeği yansıtmadığını duyurdular.
İlk ifadelerin geri alınması İBB davasının sağlam dayanaklardan yoksun olduğunu gösteriyor.
Davanın siyasi nitelik taşıdığı yargısını daha da güçlendiriyor.
CHP’nin bölünmeye gideceği beklentisinin kaynaklarından biri de mutlak butlan davası.
CHP’nin 38. Kurultayı’nın mutlak butlan kararıyla yok sayılmasına ilişkin dava istinaf mahkemesi aşamasında.
Alt derece mahkemesi, somut delil olmadığı ve mutlak butlan gerekçeleri olarak sunulan iddiaların kurultayın sonucunu etkileyecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmişti.
Davayı açanlar bu karara karşı istinaf mahkemesine başvurdular.
Şimdi bu süreç bekleniyor.
İktidar bu süreçten mutlak butlan kararı çıkması halinde yine CHP’nin iç kavgaya tutuşmasını hatta CHP içinden bir parti daha çıkmasını bekliyorlar.
Böylece CHP tabanının ikiye bölünmesi ve önümüzdeki seçimleri kazanma şansını yitirmesi bekleniyor.
Mutlak butlan kararı çıkarsa yeni bir parti kurulması hata olur.
CHP iktidarın bu oyununa gelmemelidir.
Mutlak butlan kararı çıkması halinde bir önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun nasıl bir tutum alacağı da merak ediliyor?
Kılıçdaroğlu, CHP’ye zarar verecek bir tutum içinde olmaz.
Kılıçdaroğlu için öncelik CHP’nin birlik, bütünlük içinde güçlenmesi ve ilk seçimde iktidara gelmesidir.
Mutluk butlan kararı çıkması halinde Kılıçdaroğlu’nun kararı ne olacak?
Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararı çıkması halinde CHP Genel Başkanlığı görevine dönecektir.
Bu görevi kabul etmemesi halinde CHP Genel Merkezi’ne de kayyum atanması söz konusu olacaktır.
Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Merkezi’ne kayyım atanmasına karşı olduğu, bunun parti için kötü sonuçlar doğuracağı görüşünde olduğu benim de daha önce yansıttığım gibi bilinen bir gerçek.
Kılıçdaroğlu’nun göreve dönmesi halinde, mevcut Genel Başkan Özgür Özel’le oturup bir yol haritası belirleyip, partiyi kurultaya götürerek bu sorunu aşmayı düşündüğü gelen bilgiler arasında.
CHP çok badireler atlatmış, en deneyimli partidir.
Koşullara göre en doğru kararı verecek kadrolara da sahiptir.
CHP bu süreci de iktidarın oyunlarına gelmeden aşmayı başarır.