Bilal Bey'e açık mektup

Önce basit bir hesapla başlayalım:

“Başlıca görevi Türk parasını korumak olan Merkez Bankası’nın “enflasyon hesaplayıcı" aracına göre Ocak 2009'daki 200 liralık mal sepetini alabilmek için bugün 5 bin lira ödemek gerekiyor. Yani eskiden sadece bir adet banknotla yapılan alışveriş için bugün en az 25 adet 200 liralık banknot kullanmak gerekiyor.
Yani, 2009 yılındaki 200 TL bugün sadece 9 TL!

Liranın döviz karşılığına gelince;

“200 liralık banknot ilk çıktığında 133 dolara veya 94 euro'ya karşılık geliyordu.Bugün ise 200 lira sadece 4 dolar veya 3,70 euro ediyor.”

Günümüzün en büyük banknotu ile markette ne alınabiliyor, yazmaya gerek bile yok. Kilolar taneye ve grama çoktan döndü. Geçmişte “Avrupalılar karpuzu dilimle, muzu taneyle alıyor” diye alay edilirdi. Şimdi biz gülüyoruz kendi halimize!!

*. *. *
Bu bilgileri alıntıladığım, DW Türkçe’den Muhammed Kafadar’ın haberi aslında üzerine söz söylemeye gerek bırakmayacak kadar açık.
Ben de zaten sözü daha fazla uzatmadan Bilal Bey’e sesleneceğim.
Zira hangi sıfat ve hadle bilmiyorum, şöyle buyurmuş:

“Nasıl oluyor da 45 yaşında EYT’den emekli olmuş bir insan, devlet bana geçinecek kadar emekli maaşı versin diyebiliyor? 70 yaşında Amerika’da insanlar hâlâ çalışıyor. Bizde ise 45 yaşında emeklilik beklentisi oluşuyor.. Toplumun en büyük problemlerinden biri tembellik..Türkiye’deki çalışma kültürünün yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.”

EYT kararının altında kimin imzası var? Bilal Ney’in babasının.. Neden çıkartıldı? Babası oy alsın diye..

O vakit uyarsaydı ya! “Yapma babacım, bırak çalışsınlar” deseydi ya!
Aslında bu laflara bile gerek yok.
“Geçinecek kadar maaş istemenin neresi yanlış, neresi haksızlık?
“GEÇİNMEK” derken ne anlıyor acaba Bilal Bey?
Yılda bir kez İtalya’ya tatile gitmek.. Haftada bir, bahçede ya da balkonda mangal yapıp eşi dostu, aileyi davet etmek.. Eşine hiç değilse doğum gününde, annesinin kolunda gördüğü çantalardan birini hediye etmek mi?
Yoksa güneş görmeyen evin kirasını ödeyebilmek, çocuklara kırk yılın başı gofret alabilmek mi?

Tok açın halinden anlamazmış.
Bilal Bey belli ki hiç anlamıyor.

Nerede oturur bilmiyorum. Ama medya mahallesinde konuşulanlara göre evinin / villasının çevresinde 7X24 özel tim elemanları koruma görevi yapıyormuş.

Kendisi de bakanlıklarda ya da AKP’de hiçbir resmi ünvanı, işi olmadan sırf iktidarı savunan konuşmalar yaparak.. Bir de gençleri nasıl siyasal islama kazandıracaklarının planını yaparak
yaşıyor.

200 lira olmuş 9 lira..
Ne diyorsunuz siz!!
Ülkenin parasını pul ettiğiniz için utanıp susacağınıza, yoksullara çemkiriyorsunuz. Yoksul evlerin yumurtaya hasret çocuklarına parmak sallıyorsunuz.

Babanızdan sonra iktidar koltuğuna oturtulacağınızı düşünerek şimdiden uçmuşsunuz belli ki!

Ama öyle uçup gitmek yok.
Önce hakkınızdaki iddialara yanıt verin. Anlatın da bilelim..

*. *. *
Anlatmazsınız elbette. Ben anlatayım: Babacığınızın kendi cebinden değil, “DEVLETTEN GEÇİNECEK KADAR ÜCRET” talep edenler bırakın tembel olmayı, hayatta kalabilmek için ek işler yapıyorlar. Yollarda su satıyorlar, pazarda çalışıyorlar, merdiven temizliğine gidiyorlar.
Ve “buna da şükür” diye, gidip babacığınıza oy veriyorlar.

Sizin başta TÜRGEV, emekliler yerine para akıtılan vakıflarınız bu amaçla kurulmadı mı zaten.. Akılla iman arasında imanı seçsinler, düşünmesinler ve katiyen soru sormaya kalkmasınlar diye kurulmadı mı o sistem..

Bunları okumayacaksınız biliyorum. Okusanız da hiçbirine önem vermeyeceksiniz, onu da biliyorum.

Ama siz de şunu bilin:

EYT’liler hakkındaki sözleriniz hayatınız boyunca peşinizi bırakmayacak. “Amerikalılarla karşılaştırarak Türkleri TEMBEL diye aşağılamanız” unutulmayacak. Haberiniz olsun!

Bilal Erdoğan EYT