AKP'liler de dip dalgayı gördü!

Güney Koreli bilim insanları yapay zeka modellerinin nihayet, belirli konulara aşina olmadıklarını.. Yani o konuları “bilmediklerini” kabul etmelerini sağlayacak yeni bir yöntem geliştirdi.
Zira, otonom sürüş ya da tıpta teşhis gibi riskli alanlarda yapay zekanın “BİLMEDİĞİNİ BİLMEMESİ” tehlike yaratıyordu.
Uzun süren araştırmalar sonunda vardıkları sonuç şuydu: “Sorun yapay zekanın aşırı özgüvenli olması..”

Meraklısı Independent Türkçe’den ayrıntılarını öğrenebilir.
Benim meseleyi kısaca da olsa buraya alma nedenim, Türkiye’deki “doğal zekaların” temelsiz özgüveni.
Mesela Erdoğan başından beri ekonomist olduğunu iddia ediyor.. Bilmediğini söyleyenleri doğduğuna pişman ediyor.. Ama sonuçta doğduğuna asıl pişman olanlar, onun ekonomi politikası yüzünden açlığa sürüklenenler oluyor!

Hani bilgisayar falan değil ki fişini çekesin.. Saray ahalisi ve Erdoğan rejiminden rant umanlar, zaten uyarmıyor.. Erdoğan da uzun süredir “her şeyi bildiğini” zannediyor.

Yargı ve davalar dahil!

Eski dostlarının "DİPTEN GELEN DALGA” uyarılarını hiç umursamadan “ben bilirim” diyor. Silivri’deki davalardan seçimde imdadına yetişecek sonuçlar bekliyor.

Dip dalga uyarıları ilginç, birazdan aktaracağım. Ama önce Silivri’ye, asrın saçmalığına uzanacağım.

Malum, İstanbul’u elinden alan İmamoğlu.. O başarıda payı olan Necati Özkan.. Ve Tele1’i satmamakta direnen Merdan Yanardağ casusluk suçlamasıyla hakim karşısına çıktı.

Savunma için ayağa kalkan ilk isim, onları örgütlemek vs ile suçlanan Hüseyin Gün oldu.

Aslında duruşma, hatta dava da orada bitti. Hüseyin Gün, bombayı patlattı,

Hüseyin Gün, FETÖ ile mücadele için devlet adına yurtdışında görev yaptığını, FETÖ'cülerin açık kimliklerini, mal varlıklarını tespit edip, iade edilmeleri için yardım ettiğini.. Hatta bu konuda eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından kendisine devlet adına yetki belgesi verildiğini söyledi.

Fuat Oktay yetki

*. *. *
İmamoğlu’nun her cümlesi tarihe emanet savunması da parça tesirli bomba gibiydi. Ben içlerinden birini seçtim:

“Buradaki casusluk suçlamasını aynen iade ediyorum. İleride haklı çıkarsam şaşırmayın!!!”

Merdan Yanardağ’ın, duruşma salonuna girişte izleyici sıralarına dönerek o gür sesiyle söylediklerini de not düşüp devam edelim:

“Amerikancı bir iktidar var. Emperyalizmin işbirlikçileri, yurtseverleri casuslukla suçluyor.”

İktidarın ABD’yi, daha daraltılmış bir ifadeyle Trump’ı sevdiği, desteklediği açık.
Bundan emperyalizmle işbirliği çıkar mı, tartışılabilir ama bence hem objektif hem de sübjektif olarak “çıkar”..

Milyonlar.. Özellikle kendisine oy verenler bu konuda ne düşünür? Hatta herhangi bir şey düşünür mü? Kim bilir.
Ama toplum bir bakıma yaşayan devasa bir organizma gibidir. Birlikte hisseder, kaygılanır, gün gelir birlikte hareket eder.
Abdurrahman Dilipak, o cephede teşhisi koyan ilk isim oldu.
AKP’ye, bence doğrudan Saray’a sordu: “Dipten gelen dalgayı hissedebiliyor mu?”
Dahası var.
Abdurrahman Dilipak neticede hariçten gazel okuyor.
Şamil Tayyar ise hem AKP eski milletvekili hem de epeydir, Saray açısından vicdanın sesi.
En son, milletvekili seçildiği Gaziantep’e dair bir notla gündeme geldi.
Konu, iktidar ortaklarının hedef seçtiği Manifest grubunun Gaziantep konseriydi. Konser öncesinde (muhtemelen) AKP’li gençlerin protestosu ve hatta kentte konvoyla tepkisi kriz yaratmıştı.
Buna rağmen konser müthiş bir kalabalıkla gerçekleşti.
Ardından da Şamil Tayyar’ın sosyal medya paylaşımı geldi:
"Manifest grubunun Gaziantep konserinden görüntüler. Özel organizasyon, paralı konser, alan tıklım tıklım dolu. Muhtemeldir, konseri izleyenlerin tamamına yakını AKP iktidarında dünyaya gelenlerdir.
Yasaklasak, mehter müziğiyle sokaklara dökülsek, neyi önlemiş oluruz? Toplumun tüketim alışkanlıkları, davranışları ve değer algısı hızla değişiyor. VE DİP DALGA GELİYOR..
Kızarak, öfkeyle değil, akılla, sağduyuyla, anlayarak, empati yaparak ve makul çözümler üreterek yol almalıyız."
*. *. *
Sadece Gaziantep’te değil.. Aralarında Erdoğan’ın memleketi Rize’nin de olduğu onlarca şehirde… hatta sadece Türkiye’de değil.. ABD’den Macaristan’a.. Suudi Arabistan’dan G. Kore’ye dünya yeni bir dip dalga yaşıyor.
Dünya devleri bir bakıyorsunuz kâğıttan kaplanlar gibi havaya uçup gidiyor. Hegemonya dönemi, yerini dijital çağın gerçekliğine ve gençliğine bırakıyor.

Silivri kumpası o dalgayla un ufak olacak. Hiç kuşkum yok.
İmamoğlu’nun da dün vurguladığı gibi:
“Bu yaşananlar sadece bir yargı süreci değildir. Açık bir rejim değişikliği girişimidir. Adım adım başka bir rejime yürüyüştür bu. Ama bu millet, padişahlığı ve monarşiyi bırakalı 103 sene oldu. Bu hukuksuz işlemi yapanlar, tümüyle anayasayı ortadan kaldırmaya teşebbüs suçunu işlemiştir, işlemeye devam etmektedir. Bu suçu işleyenler zannetmesinler ki işledikleriyle kalırlar. Gün geldiğinde, adil yargı önünde nasıl geçmişte sorduysa hesabını soracaktır."

AKP Ekrem İmamoğlu