Bir neslin isyanı: Çalıştığımız günler neden sayılmıyor?

Dün Ankara Ulus Meydanı’nda sıradan bir kalabalık yoktu.
Orada yıllardır görünmeyen, duyulmayan, ertelenen bir mağduriyet vardı.

Türkiye’nin dört bir yanından gelen staj ve çıraklık sigortası mağdurları bir kez daha aynı soruyu sordu:

“Madem çalıştık, neden emeklilikte yok sayılıyoruz?”

Aslında mesele çok basit anlatılıyor ama yıllardır çözülmüyor.
Henüz çocuk yaşta sanayide, atölyede, fabrikada çalışan binlerce insanın sigorta girişleri devlet kayıtlarında var. e-Devlet sisteminde işe giriş tarihleri görünüyor. Fakat emeklilik hesabına gelince o yıllar bir anda “yok” sayılıyor.

İnsanların itirazı tam da burada başlıyor.

Çünkü aynı işyerinde çalışan, aynı makinelerin başında duran, aynı ustadan eğitim alan iki kişiden biri emekli olabiliyor, diğeri ise yıllarca daha çalışmak zorunda kalıyor. Üstelik bunun nedeni çalışmamış olmaları değil; “stajyer” ya da “çırak” statüsünde gösterilmeleri.

Oysa meydanda toplanan insanların ortak cümlesi şuydu:

“Biz okul sıralarında değil, üretimin içindeydik.”

Ve gerçekten de Türkiye’nin sanayi geçmişine bakıldığında, birçok sektör yıllarca çırakların ve stajyerlerin emeğiyle ayakta kaldı. Küçük yaşta iş hayatına giren bu insanlar hem meslek öğrendi hem de ülke ekonomisine katkı sundu. Ama bugün sistem o yılları sadece “kaza sigortası yapılmış dönem” olarak görüyor.

İşte insanların kırıldığı nokta burada.

Çünkü yıllarca “sigortanız başladı” denilmiş. İnsanlar geleceğini buna göre planlamış. Aileler çocuklarını buna güvenerek işe göndermiş. Şimdi ise milyonlarca kişiye dönüp “O başlangıç sayılmıyor” deniliyor.

Bu yüzden Ulus Meydanı’ndaki kalabalık yalnızca emeklilik isteyen insanların kalabalığı değildi.
O meydanda adalet duygusunun zedelenmesine itiraz vardı.

Dikkat çeken başka bir nokta ise farklı siyasi görüşlerden isimlerin aynı meydanda buluşmasıydı. Çünkü mesele artık partiler üstü bir toplumsal sorun haline geldi. İktidara yakınından muhalefetine kadar herkes bu konunun büyüdüğünü görüyor. Çünkü Türkiye’de milyonlarca insan doğrudan ya da dolaylı şekilde bu mağduriyeti yaşıyor.

Ve artık insanlar sadece dinlenmek istemiyor.
Çözüm görmek istiyor.

Yıllardır ertelenen bu mesele için toplumun önemli bir kesimi artık şu düşüncede birleşiyor:

“Çocuk yaşta üretime katkı sunan insanların emeği yok sayılamaz.”

Dünkü buluşma gösterdi ki staj ve çıraklık mağdurları artık sessiz değil.
Ve anlaşılan o ki bu mücadele, hak teslim edilene kadar daha çok konuşulacak.

Çünkü bazı meseleler ekonomik değil, vicdanidir.
Bu da onlardan biri.

Ekonomi Emekli