Özgür Özel veya Dilek Hanım
Çok büyük sürpriz olmazsa seçimin 2028’e sarkacağı belli oldu. PKK’ya silah bırakma karşılığında birtakım haklar getiren çerçeve yasa toplumda heyecan yaratmadı…
Beklenen ilgiyi görmedi…
Yanlış adım mıydı; değildi. Yasanın demokrasi boyutu eksikti ama ilk adım olması adına önemliydi…
O halde toplum niye heyecanlanmadı, toplum niye ilgi göstermedi?
AKP iktidarının 2018 yılından sonra ‘her şeyi en iyi ben bilirim’ anlayışla yönettiği Türkiye öyle bir fakirleşti ki bırakın heyecanlanmayı insanların gülecek hali kalmadı…
Bu sebeple iktidarın sandığa gitmesi zor!.
Zor ama şimdiden yavaş yavaş ittifaklar kurulmaya başladı. Demirtaş Edirne cezaevinden yolladığı mektupta sürecin al ver meselesi olmadığını söylese de sonuçta iş o noktaya uzanacak…
Bugün olmasa yarın…
Çerçeve yasaya atlan imzalara bakın. DEM/MHP/AKP’lilerden oluştu. Son anda butlan CHP’si katıldı. Yeni Parti’nin imza atmaması için küçük bir oyun çevrildi. Taslak Yeni Partiye gösterildikten 25 dakika sonra Meclis Başkanlığı’na sunuldu. Yani görün ama imzalamayın dercesine!..
Yeni Partiyi dışarda bırakan acelecilik değil, planlı bir hareketti. Topluma yeni ittifakın ilanıydı.
Yeni ittifak AKP/MHP/ DEM/CHP/Hüda Par’dan oluşuyor. İleride başka katılımlarda olabilir…
Bu yeni ittifak ne yapacak?
Ya 400 oyla Anayasa’yı değiştirerek iktidarın devamını, rejimimin tahkimi sağlayacaklar ya da tuzaklarla dolu, engellerle dolu erken seçime gidecekler…
Peki bu durumda tek başına kalan Yeni Parti ne yapacak ne yapmalı?
Öncelikle Cumhurbaşkanı adayını belirleyecek. Bu aday ya Özgür Özel olacak ya da Dilek İmamoğlu…
Anketlerde hala oyu yüzde 50’nin üzerinde çıkan Ekrem İmamoğlu ne olacak, seçime girmeyecek mi diyeceksiniz? Yeni Parti’nin adayı o değil mi diye soracaksınız…
Evet son güne kadar Yeni Parti’nin adayı Ekrem bey ama diploması sudan nedenle, uyduruk komisyonla alelacele iptal edilmesi seçime girememesi için değil miydi?
İptal kararı Danıştay’dan dönse bile bir davadan, mesela ahmak davasından siyasi yasak verirler yine seçime sokmazlar… Çünkü belli ki seçime cezaevinden girse bile kazanacak…
O halde önümüzde iki aday adayı var; Özgür bey ve Dilek hanım…
Yeni Parti’nin vaadi cumhurbaşkanın yetkilerini kısıtlamak, sembolik hale getirerek parlamenter sisteme geçmek değil mi?
O halde Dilek Hamını Cumhurbaşkanı yapsınlar hızla parlamenter sisteme geçilince Özgür Özel TC Başbakanı olarak ülkeyi yönetsin…
(Önemli açıklama için parantez açmama izin verin. Anında Anayasa değişikliği yapılamazsa bile cumhurbaşkanı yetkilerini devrederek tek adam rejimine son verebilir. Fiilen parlamenter sistemi uygulayabilir. Mesela Merkez Bankası’nı yeniden bağımsız hale getirir, Varlık Fonuna son verir, (Parantez içinde parantez açmak zorunda kaldım. kusura bakmayın. Bu Varlık Fonu işi önemli. Norveç gelirimiz çok fazla. Refah içinde yaşıyoruz gelecek kuşaklar da ferah içinde yaşasın diye varlık fonu kurdu. Servet aktarını için. Biz ise gelecek kuşakları da borçlandırmak için varlık fonu kurduk. Parantez içindeki parantez zorunluydu. Kapattım) Bakanlar Meclis’e karşı sorumlu kılar. Kuvvetler ayrılığını yeniden tesis eder. Ana parantezi de kapattım)
Diyeceksiniz ki formül kulağa hoş geliyor ya seçimi kaybederlerse…
O halde beş yıl daha sert otoriter rejimle yönetilmeye hazır olun…
Tercih sizin!...