Uzaydan görüntülendi! İstanbul’daki çöplüklerden rekor seviyede metan sızıntısı
The Guardian’ın uydu verilerine dayandırdığı araştırma, Türkiye’deki bazı düzenli depolama sahalarında yüksek miktarda metan sızıntısı olduğunu ortaya koydu. Silivri’de saatte 7,4 ton, Şile’de ise yaklaşık 4 ton metan tespit edildi.
İngiltere merkezli The Guardian, Türkiye’deki düzenli depolama sahalarından atmosfere yayılan yüksek miktardaki metan gazını gündeme taşıdı. Carbon Mapper’ın uydu verileri üzerinden UCLA araştırmacılarının yaptığı incelemeye göre, İstanbul’daki Silivri-Seymen düzenli depolama sahası Türkiye’nin en büyük metan kaynaklarından biri olurken, tesisten atmosfere saatte ortalama 7,4 ton metan salındığı belirlendi.
Araştırmacılar, söz konusu miktarın küresel ölçekte de olağanüstü seviyede olduğunu belirtti. Silivri’deki metan sızıntısının iklim üzerindeki yıllık etkisi, yaklaşık 1,5 milyon yüksek yakıt tüketimli SUV’nin oluşturduğu ısınma etkisine denk gösterildi.
ŞİLE'DE DE SAATTE 4 TONLUK SIZINTI
Araştırma yalnızca Silivri ile sınırlı kalmadı. İstanbul’un diğer yakasındaki Şile’de bulunan düzenli depolama tesisinde de saatte yaklaşık 4 ton metan salındığı tespit edildi. Bu miktarın iklim etkisi yaklaşık 800 bin SUV’nin yıllık etkisine eşdeğer olarak hesaplandı.
UCLA’nın STOP Methane Projesi kapsamında Carbon Mapper’ın uydu verileri kullanılarak Türkiye’deki en yüksek emisyonlu 10 düzenli depolama sahası incelendi. Araştırmacılar, İzmir, Ankara ve Antalya’daki bazı tesislerde de yüksek seviyelerde metan emisyonu tespit edildiğini açıkladı.
Projenin yöneticisi ve UCLA Emmett Institute Direktörü Cara Horowitz, Türkiye’deki bazı tesislerde ölçülen oranların küresel ölçekte dahi son derece yüksek olduğunu belirterek, bunları “dünyadaki en büyük tekil insan kaynaklı metan emisyonlarından bazıları” olarak nitelendirdi.
DAHA ÖNCE DE YÜKSEK ORAN ÖLÇÜLMÜŞTÜ

UCLA’nın Nisan 2026’da yayımladığı ayrı çalışmada da Silivri’deki tesis dikkat çekmişti. Carbon Mapper verilerinin 2025 sonundan 7 Nisan 2026’ya kadar uzatılan incelemesinde, Silivri’de saatte 8,4 ton metan emisyonu ölçüldü.
Bu değer, UCLA’nın 2025 yılı için hazırladığı küresel ilk 25 listesindeki tüm düzenli depolama sahalarının en yüksek değerlerinden daha fazlaydı. Ancak 8,4 tonluk ölçüm, 2025 yılının tamamına ait listeye değil, 2025 sonrasındaki ek gözlemlere dayandığı için UCLA tarafından “ilk 25 dışı özel örnek” olarak sunuldu.
UCLA’nın 2025 yılı küresel araştırmasında ise 18 ülkedeki 25 atık sahası incelendi. Uydu araçlarının tespit ettiği emisyon oranları saatte 3,6 ila 7,5 ton arasında değişti. Araştırmacılar, saatte 5 ton metan salan bir düzenli depolama sahasının bir yıl içerisindeki iklim etkisinin yaklaşık 1 milyon SUV'nin etkisine karşılık gelebileceğini hesapladı.
ÇÖPLERDEN ÇIKAN GAZ UZAYDAN GÖZLEMLENDİ
Araştırmanın dikkat çekici taraflarından biri, metan sızıntılarının yalnızca saha ölçümleriyle değil, uzaydan yapılan gözlemlerle belirlenmesi oldu.
Carbon Mapper tarafından sağlanan verilerde Planet Labs'ın Tanager-1 uydusu ile NASA'nın Uluslararası Uzay İstasyonu'nda bulunan EMIT cihazından elde edilen ölçümler kullanıldı.
UCLA araştırmacıları, 2025 yılında dünya genelinde 707 atık sahasında 2 bin 994 metan bulutu tespit edildiğini açıkladı. Bu veriler arasından en yüksek emisyon oranına sahip tesisler belirlendi.
SİLİVRİ'DE GÜNDE 10 BİN TON ATIK İŞLENİYOR
The Guardian’ın Silivri’de yaptığı incelemeye göre tesis, Türkiye’nin en büyük düzenli depolama sahası ve günde yaklaşık 10 bin ton atık işliyor.
Tesiste metanı yakalayarak enerji üretiminde kullanmak amacıyla bir sistem de bulunuyor. Guardian’ın aktardığına göre tesiste saatte yaklaşık 6 bin metreküp metan çekilerek enerji üretiminde kullanılıyor.
Carbon Mapper'ın atık sektörü uzmanı Tia Scarpelli, sistemlerin tasarımı, verimliliği ve günlük işletme biçiminin kaçak miktarında belirleyici olduğunu söyledi. Büyük sızıntıların nedenleri arasında kötü bakım, metan yakma sistemlerinin çalışmaması veya yalnızca belirli kalitedeki gazın toplanıp geri kalanının atmosfere bırakılması gösteriliyor.
TÜRKİYE COP31 ÖNCESİ METAN GÜNDEMİYLE KARŞI KARŞIYA
Araştırmanın yayımlanması Türkiye açısından ayrıca dikkat çekti. Türkiye, Kasım ayında Antalya’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’e ev sahipliği yapacak.
Türkiye'nin COP31 kapsamında metan emisyonlarının azaltılmasını öncelikli gündem maddelerinden biri haline getirdiği belirtildi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da COP31 hazırlıkları kapsamında ülkelere gönderdiği mesajda, metan emisyonlarının azaltılmasının kısa vadeli sıcaklık artışını yavaşlatmak için en hızlı ve etkili stratejilerden biri olduğunu ifade etti.
Buna karşın Guardian, Türkiye'nin Küresel Metan Taahhüdü'nü (Global Methane Pledge) imzalayan 159 ülke arasında yer almadığına dikkat çekti. Söz konusu girişim, 2030 yılına kadar küresel metan emisyonlarının 2020 seviyelerine göre yüzde 30 azaltılmasını hedefliyor.
"ASIL ÇÖZÜM ORGANİK ATIĞI ÇÖPLÜKTEN ÇIKARMAK"
Uzmanlara göre yalnızca mevcut kaçakların yakalanması yeterli değil. Düzenli depolama sahalarında metan oluşumunun temel kaynaklarından biri olan gıda ve diğer organik atıkların çöplüklere gönderilmesinin azaltılması gerekiyor.
UCLA araştırmacıları, Güney Kore'de gıda atıklarının neredeyse tamamının geri dönüştürülmesini örnek göstererek, organik atığın daha en başta depolama sahalarına gitmesinin önlenmesinin metan emisyonlarını azaltmada daha kalıcı bir çözüm olabileceğine dikkat çekti.
Bakanlıktan nükleer atık açıklaması geldi: Akkuyu için Polatlı'ya tesis mi kurulacak?