Tutuklanan Gökay Çakır ile Başaran Aksu'nun ifadeleri ortaya çıktı! "Seve seve yatarım"

Bakanlık önünde eylem yaparken tutuklanan Bağımsız Maden-İş yöneticileri Çakır ve Aksu'nun ifadeleri ortaya çıktı. Aksu, bakanlıkların patrona karşı çare üretemediğini savunarak "Bu irade cezalandırılacaksa seve seve yatarım" ifadelerini kullandı.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
Tutuklanan Gökay Çakır ile Başaran Aksu'nun ifadeleri ortaya çıktı! "Seve seve yatarım"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde hak arayan madencilere yönelik operasyonda, üç bakanlığın garantörlüğüne ve müfettiş raporlarıyla alacakların tespit edilmesine rağmen Yıldızlar SSS Holding patronu Sebahattin Yıldız serbest bırakılırken, Bağımsız Maden-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu ve Genel Başkan Gökay Çakır tutuklandı. Mahkemedeki ifadesinde sermaye birikimi ile yoksullaşma arasındaki çelişkiye dikkat çeken Aksu, bakanlıkların somut çözüm üretmediğini belirterek sendikal mücadelenin ve hak arayışının cezalandırıldığını vurguladı.

BAŞARAN AKSU'NUN İFADESİ: HALK NEDEN YOKSUL DEDİĞİM İÇİN YARGILANIYORUM

Mahkemedeki ifadesinde suçlamaları reddeden Bağımsız Maden-İş Sendikası Eğitim ve Örgütlenme Sorumlusu Başaran Aksu, Eti Gümüş işçilerinin katılımıyla 4 aydır sürdürülen direniş sürecini anlattı. Daha önce 6 bin Soma işçisinin tazminat hakkını 2,5 yıllık mücadeleyle aldıklarını hatırlatan Aksu, 3 bakan yardımcısının yer aldığı toplantılarda Sebahattin Yıldız'ın verdiği sözleri tutmadığını, Çalışma ve Enerji Bakanlıklarının ise taahhütlerinin arkasında durduğunu belirtti.

Aksu, yargılamaya konu edilen sosyal medya paylaşımlarına ve sürece ilişkin şu açıklamaları kaydetti:

"4 aydır maden işçileri Eti Gümüş işçileri de eklenerek hak mücadelesini yürütüyoruz. 3 bakan yardımcısı ile benim de katıldığım bir toplantı oldu. Ben sendikanın eğitim ve örgütlenme sorumlusu olarak katıldım. Daha önce de Meclis'te sendikamızın taraf olduğu toplantılar oldu. 6 bin Soma işçisinin tazminatını 2.5 yıllık mücadele ile ödettirdik. On binlerce işçi aynı anda hak mücadelesini yürütüyoruz. Diğer işletmelerin işçileri de bizlere ulaştılar. Bir direniş süreci yönetiyoruz. Sabahattin Yıldız üç bakanlık huzurunda verdiği sözü tutmadı. Çalışma Bakan Yardımcısı Faruk Beyle görüştük sözünün arkasında, Enerji Bakanlığıyla görüştük sözünün arkasında, işçilerin kıdemlerini, emeklilik tazminatlarını ödememektedir. Cumhurbaşkanlığı ile görüşmek istediğimizi belirttik. Oradan dönüşler oldu ve işçilerin de sorunu bir an önce çözülsün aileler geliyor çoluk çocuk Ankara'dalar. Bu paralara muhtaçlar. Enerji Bakanlığı'nda yaptığımız toplantıda bakanımız bize teşekkür etti.

Yargılandığım tweetlerden bir tanesi 'halk neden yoksul çünkü holdinglere aktarılıyor bu para' şeklindedir. 12 Eylül'den bugüne holdinglerin sürekli zenginleştiği bellidir. Aynı zamanda halk giderek yoksullaşmaktadır. Gökay Çakır 22 yıllık maden işçisi başkanıdır. Ben işçilerden yana devletin tutumunu, işçilerden yana bakanlıkların tutumunu, holdinglerin zenginleşmesini, halkın yoksullaşmasını işlemek zorundayım; eğer bu suçsa ben bunu seri bir şekilde işledim bugüne kadar. Ben bunun mensubu olduğum, şahidi olduğum hakikatlerin üzerine yatamam. Bir gün gözaltına alınıyoruz iki gün mevcutlu tutuluyoruz. İmza atmaya gidiyoruz. Telefonumuza el konuyor, işçinin bizimle iletişimi kesiliyor. Bir hakim, bir savcı, bir emniyet müdürü, bir vali; vali bizim hakkımızda yasaklama kararı aldı, 15 günlük eylem yasağı kararı aldı. Bu işçiler ne yapacak, hangi platformda dile getirecek? Tutuklama talebinin arkasında da Cumhurbaşkanlığını biz muhatap olarak görüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ile görüşecek 3 tane madenci yargılama konusu yapılamaz. Bakanlıklar çare üretemiyorlar. Bizim bu irademiz cezalandırılmak isteniyor. Böyle bir şey için seve seve yatarım.

Ömrümün 35 yılını gece gündüz işçi mücadelesine verdim. Eşim akademisyendir. Ailem Hopa'da çaycıdır. Annem kanser hastasıdır. Ben bu hakikatin içerisinde kalktım buraya geldim. Şu an yaptığım işlerden onur duyarım. Gökay Çakır'ın yargı dışı bırakılması lazım. Cezalandırılması gerekecek birisi varsa benim. Halkı birleştiren, halkı bilinçlendiren bir davranış biçiminde oldum ömrüm boyunca. Asgari ücretin 28 bin lira olmasına, emekli ücretine ses çıkarmayan sarı sendikalar alkışlanacak, yatlarda katlarda ağırlanacak; işçilerle emekçilerle oturup kalkanlar cezalandırılacak! Ben böyle bir şeyin parçası olduğum için onur duyarım. Son olarak şunu eklemek isterim; eğer halk kinlenmiyorsa halk kendini tartışmalıdır. Bu tweetlerden yargılandım adli kontrol aldım, aynı tweetler şu an önüme konuldu. Bize düşmanlık yapılacaksa harbice yapılması lazım. Suçsuzum, serbest bırakılmamı istiyorum."

GÖKAY ÇAKIR: ŞİKAYET EDİLEN PATRONUN HAKİM KARŞISINA ÇIKTIĞINI GÖRMEDİM

Soma Savcılığı SEGBİS bağlantısıyla ifade veren Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, 22 yıl madende çalıştığını ve 23.700 TL emekli maaşı aldığını aktardı. Çakır, işçilerin hak mücadelesini şu sözlerle anlattı:

"22 sene madende çalıştım. Bu arkadaşlarımızın haklarının nasıl yendiğini çok iyi bilirim. 22 sene sonunda emekli maaşım 23.700 TL'dir. Kendi çalışma arkadaşlarımın bunları yaşamaması için sendika kurduk. İşçi sınıfı adına patronlarla kavga ediyoruz ama haklarımızı savunmak içindir. Yerin altında çalışan madenci kardeşlerim mağdur olmaktadır. Bunu savunmayıp neyi savunacağım? Bu sendikanın genel başkanıysam bu arkadaşlarımı savunmak zorundaydım. Paylaşımlarım işçilerin hakkını savunmak içindir. Elektriğini ödeyemeyen, yoksulluk çeken işçiler görüyorum. Bu sendikanın başkanlığını gururla yapıyorum. Cezaevine girecek bir suç işlediğimi düşünmüyorum; elbette karar sizindir, kararınıza da saygı duyarım. Bin insanı mağdur edeceğimize bir insanı mağdur edebiliriz. Şikayet edilen patronun hakim karşısına çıktığını görmedim. 6 kez gözaltına alındım, 3 kez mevcutlu alındım. Ben beraatimi istiyorum. Haklıysa bir işçi ben her şeyi göz önüne alırım. Meseleleri elbette masada çözmek isterim ama bazen masada çözülmeyen şeyler eylemle çözülmektedir. İşçi arkadaşlar haklarını alsınlar evlerine mutlu gitsinler, bu benim için onurdur, gururdur."

AVUKATLAR: AYNI SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARINA ÇİFTE SORUŞTURMA HUKUK DIŞIDIR

Duruşmada söz alan avukatlar, hak arama faaliyetlerinin TCK 216 kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek dosyadaki hukuki çelişkileri sıraladı:

Av. Mürsel Ünder:

İşçilerin icra yoluyla dahi alamadıkları hakları için kamusal alanda meşru mücadele yürüttüğünü, Sebahattin Yıldız'ın edindiği 21 milyon metrekarelik mülkiyetin yoksulluğun somut göstergesi olduğunu ifade etti. Aksu’nun 6 sosyal medya paylaşımının NATO, sanal bahis ve ekonomik kriz eleştirilerinden oluştuğunu; daha önce soruşturulan aynı paylaşımlar üzerinden mükerrer soruşturma açıldığını ve Cumhurbaşkanlığına yürüme kararının ardından dosyanın kriminalize edildiğini kaydetti.

Av. Saruhan Efe Kadaifçi:

Anayasa Mahkemesi'nin sanal devriye faaliyetlerini iptal ettiğini hatırlatarak, kolluğun hazırladığı keyfi siber raporlarla soruşturma açılmasının hukuka aykırı olduğunu ve kaçma şüphesinin bulunmadığını belirtti.

Av. Uraz Bulut:

Paylaşımlarda hiçbir kesimin hedef gösterilmediğini, holdinglerin TCK 216 koruması altındaki dezavantajlı gruplar kapsamına girmediğini ve somut bir tehlikenin gerçekleşmediğini vurguladı.

Av. Anıl Arman Akkuş:

Madenciliğin bölge halkı için zorunlu bir geçim kaynağı olduğunu, sendikal eleştirilerin anayasal hak kapsamında kaldığını ve tweetlerin üzerinden zaman geçmesi sebebiyle yakın tehlike unsurunun oluşmadığını kaydetti.

Av. Subutay Ünver:

İsnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığını belirterek müvekkillerinin serbest bırakılmasını istedi.

TUTUKLAMA KARARI VE ADLİYE ÖNÜNDE TEPKİ: MÜCADELE SÜRECEK

Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliği, sosyal medya paylaşımlarının "demokratik hak arama sınırlarını aştığı" ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçuna dair kuvvetli suç şüphesi bulunduğu gerekçesiyle Başaran Aksu ve Gökay Çakır hakkında tutuklama kararı verdi.

Karar açıklandığı anda Başaran Aksu "Kahrolsun holdingçi yargı, hepiniz yargılanacaksınız!", Avukat Mürsel Ünder ise "Duruşunuzu gördük, buradan bu kararı çıkartmanız utanç verici" sözleriyle tepki gösterdi.

Kararın ardından Ankara Adliyesi önünde toplanan madenciler adına açıklama yapan Bağımsız Maden-İş Sendikası, 17 gündür Yıldızlar SSS Holding’in gasp ettiği ücretler için mücadele edildiğini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

"17 gündür Yıldızlar SSS Holding’in gasp ettiği ücret ve tazminatlarımız için direniyoruz. Üç bakanlığın garantörlüğünde verilen sözler tutulmadı. Müfettiş raporu alacaklarımızı tespit etti. Sebahattin Yıldız serbest gezerken Genel Başkanımız Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanımız Başaran Aksu tutuklandı. Bu tutuklamalar siyasi iktidarın talimatıyla yürütülen, Yıldızlar SSS Holding’in çıkarlarına hizmet eden bir sınıf saldırısıdır. Madencinin hakkını savunmak, holdinglerin nasıl büyütüldüğünü anlatmak ve işçilerin ülkeyi yönetenlerle görüşmesini istemek suç değildir. Yıllarca ruhsatlarla, tapularla ve özelleştirmelerle büyütülen holdingin işçiye borcu ortada. Devlet gücü holdinge karşı işlemezken madenciye gözaltı, soruşturma ve tutuklama olarak dönüyor. Kimin korunduğu da kimin susturulmak istendiği de ortada. Biz mertçe dövüşürüz. Safımızı gizlemeyiz, sözümüzü eğip bükmeyiz. Madencinin alın terini patrona yedirmedik, yedirmeyeceğiz. Başkanlarımızı yalnız bırakmayacağız. Mücadelemiz devam ediyor. Halkımızı madenciden taraf olmaya, sendikaları ve bütün işçi sınıfını dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz. Yoldaşlarımızı alacağız. Hakkımızı alacağız. Mutlaka biz kazanacağız."

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Madenci Eylem İfade Maden