Son dakika | Çerçeve yasa Meclis'e sunuldu: Örgüt yöneticileri ve kasten öldürme kapsam dışında

Son dakika... İmralı Süreci kapsamında hazırlanan Çerçeve yasa Meclis'e sunuldu. 12 maddelik teklif Meclis'te açıklandı. Yasadan kasten öldürme suçu işleyenler ve örgüt yöneticilerinin yararlanamayacağı bildirildi.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin

İmralı Süreci kapsamında hazırlanan yasa teklifi AKP Grup Başkanı Abdullah Güler'in MHP'li Feti Yıldız ile Meclis'te yaptığı basın açıklaması ile duyuruldu. AKP'li Abdullah Güler İmralı Süreci kapsamında hazırlanan Çerçeve yasanın 12 maddeden oluştuğunu, kasten öldürme suçu işleyenlerin ve örgüt yöneticilerinin bu yasadan yararlanamayacağını duyurdu.

ÖNCE AKP'Lİ VEKİLLERE NEYE İMZA ATTIKLARINI ANLATMAK İÇİN TOPLANTI YAPILDI

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bugün Meclis Başkanlığı'na sunulması beklenen çerçeve yasa teklifini imzalamıştı. AKP'li vekiller de söz konusu yasa teklifini imzalamış ancak bu imzalar içeriği görülmeden atılmıştı.

AKP Genel Başkanvekili Efkan Ala ile AKP Grup Başkanı Abdullah Güler bugün AKP'li vekillere neye imza attıklarını açıklamak ve teklifin detaylarını iletmek için kapalı bir grup toplantısı yaptı.

Kapalı grup toplantısı öncesinde kısa bir açıklamada bulunan AKP Genel Başkan Vekili Efkan Ala, yasa hakkında "Grubumuzu bilgilendireceğiz, tekrar değerlendireceğiz" ifadelerini kullandı.

12 MADDELİK YASA TEKLİFİ İÇİN MECLİS'TE BASIN AÇIKLAMASI YAPILDI

AKP'li vekillere yapılan bilgilendirme toplantısının ardından teklif partilere gönderildi. Bu adımın da ardından AKP Grup Başkanı Abdullah Güler ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız'ın öncülüğünde Cumhur İttifakı kurmayları tarafından Meclis'te yapılan basın toplantısı ile yasa teklifi kamuoyuna duyuruldu. Teklif bugün Meclis Başkanlığı'na sunulmasının ardından Cuma günü Meclis'teki Adalet Komisyonu'na gönderilecek.

Meclis'teki komisyon Cuma günü saat 15.00'te toplanacak.

TEKLİFTE NELER YER ALIYOR?

12 maddelik yasa teklifinde kritik eşiğin silahların bırakılması olduğu, süreci, takip için iki kurul kurulacağı ifade edildi. 360 vekil imzası ile TBMM Başkanlığı'na sunulan tekliften örgüt yöneticileri ve kasten öldürme suçu işleyenlerin yararlanamayacağı açıklandı. AKP'li Güler, süreçte görev alanların da yasal güvenceye alınacağını kaydetti.

Son dakika | Çerçeve yasa Meclis'e sunuldu: Örgüt yöneticileri ve kasten öldürme kapsam dışında - Resim : 2

12 MADDELİK YASADA NELER YER ALIYOR?
12 maddelik yasa teklifinde kanunun sadece PKK/KCK'yı kapsadığı ifade edildi. Teklifin uygulanabilmesi için PKK/KCK'nın sona erdiğinin güvenlik kurumları tarafından tespit edilmesi gerektiği, bu tespitin de MGK kararıyla teyit edilerek Resmî Gazete’de yayımlanması şartı aranıyor.

12 maddelik teklifin tamamı şu şekilde:

MADDE 1- Maddeyle, Kanunun hazırlanma amacı ve kapsamı belirlenmektedir. Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanunun amacının, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin olduğu kabul edilmektedir. Maddenin ikinci fıkrasıyla, Kanun hükümlerinin, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsadığı hüküm altına alınmaktadır. Böylelikle Kanunun kapsamı, yalnızca PKK/KCK terör örgütünün faaliyetiyle ilgili olarak maddede yer alan suçlarla sınırlandırılmaktadır.

MADDE 2- Maddeyle, tanımlar maddesi düzenlenmektedir.

MADDE 3- Maddeyle, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin düzenleme kabul edilmektedir. Maddenin birinci fıkrasıyla, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile yine bu örgütün faaliyeti çerçevesinde 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere, 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren ve üst sınırı onbeş yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların beş yıl, onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların ise on yıl süreyle ertelenmesi sağlanmaktadır. Belirtmek gerekir ki, erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemeyecektir. Erteleme kararı verilen suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilecektir. Düzenlemeyle, müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verileceği ve bu değerlerin Hazineye irat kaydedileceği kabul edilmektedir. Ayrıca, bu fıkra uyarınca verilen kararın, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edileceği ve kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve merciinin gösterileceği de hükme bağlanmaktadır. Maddenin ikinci fıkrasıyla, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından verilen erteleme kararına karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanların iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine başvurabileceği kabul edilmektedir. Kovuşturma evresinde mahkeme tarafından verilen erteleme kararına karşı da iki hafta içinde kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar tarafından itiraz yoluna başvurulabilecektir. Maddenin üçüncü fıkrasıyla, Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı bu Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından sonra soruşturma başlatılması, Kurulun iznine bağlı kılınmaktadır.

MADDE 4- Maddeyle, koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarla ilgili yapılacak adlî işlemlere yönelik düzenleme kabul edilmektedir. Maddenin birinci fıkrasıyla, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirlerinin, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hâkim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirileceği ve koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verileceği düzenlenmektedir. Böylelikle, ilgili mercii tarafından hızlı bir şekilde koruma tedbirleri hakkında karar verilmesi sağlanmaktadır. Maddenin ikinci fıkrasıyla, 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verileceği kabul edilmektedir. Belirtmek gerekir ki, bu maddenin uygulanması bakımından 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanması ve 9 uncu maddede belirtilen yazılı başvurunun gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla Kanunun Resmî Gazete’de yayımlanması nedeniyle re’sen bu madde hükümlerine göre işlem yapılması söz konusu olamayacaktır. Diğer yandan, beraat veya zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararları gibi kişinin daha lehine olan durumlar bakımından istinaf veya temyiz kanun yolundaki dosyalar hakkında bozma kararı verilmeksizin esastan inceleme yapılmak suretiyle yargılamanın neticelendirilmesi yoluna gidilecektir.

MADDE 5- Maddeyle, erteleme kararlarının kaydedilmesi ve erteleme süresi içinde yeniden suç işlenmesi halinde yapılacak adlî işlemlere ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Maddenin birinci fıkrasıyla, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin 3 üncü madde uyarınca verilen erteleme kararlarının, bunlara mahsus bir sisteme kaydedileceği düzenlenmektedir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde ikinci fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilecektir. Maddenin ikinci fıkrasıyla, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararının kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunacağı, bu suretle yürütülen soruşturma veya kovuşturma sonucunda kişi hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi halinde ise verilen cezanın infazının, 6 ncı madde uyarınca ertelenmeyeceği ve mahkûmiyet hükümlerinin tüm sonuçlarıyla cari olacağı düzenlenmektedir. Ayrıca, erteleme süresi içinde terör suçu işlenmemesi halinde kişi hakkında soruşturma evresindeki dosyalar bakımından kovuşturma yapılmasına yer olmadığı, kovuşturma evresindeki dosyalar bakımından ise düşme kararı verileceği kabul edilmektedir.

MADDE 6- Maddeyle, mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin düzenleme kabul edilmektedir. Maddenin birinci fıkrasıyla, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar ile yine bu örgütün faaliyeti çerçevesinde 1/6/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere, 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren suçlardan toplam onbeş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazının beş yıl süreyle, toplam onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazının ise on yıl süreyle infaz hâkiminin kararıyla erteleneceği düzenlenmektedir. Bu fıkra uyarınca verilen erteleme kararları, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemeyecektir. Ayrıca, erteleme süresi içinde ceza zamanaşımı da işlemeyecektir. Maddenin ikinci fıkrasıyla, birinci fıkra uyarınca infaz hâkimi tarafından verilen erteleme kararlarına itiraz edilebileceği hükme bağlanmaktadır. Maddenin üçüncü fıkrasıyla, birinci fıkra kapsamında verilen erteleme kararlarının 5 inci maddede belirtilen mahsus sisteme kaydedileceği düzenlenmektedir. Belirtmek gerekir ki bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde dördüncü fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilecektir. Maddenin dördüncü fıkrasıyla, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hâkimi tarafından erteleme kararının kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verileceği kabul edilmektedir. Belirtilen erteleme süresi terör suçu işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacaktır. Ayrıca, erteleme kararlarının takibinin Cumhuriyet başsavcılıklarınca yerine getirilmesi öngörülmektedir.

MADDE 7- Maddeyle, sürecin takip edilmesi, koordinasyonunun sağlanması ve Kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olarak bir Kurul oluşturulması öngörülmektedir. Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesinin; Kanunun Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden oluşan Kurul tarafından yapılacağı kabul edilmektedir. Ayrıca düzenlemeyle, ihtiyaç halinde Kurul tarafından alt komisyonlar oluşturulabilmesine, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişilerin Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilmesine imkân tanınmaktadır. Maddenin ikinci fıkrasıyla, Kurul tarafından, sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini ve koordinasyonunu sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabileceği düzenlenmektedir. Maddenin üçüncü fıkrasıyla, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben bu Kanunun amacı ve kapsamı doğrultusunda; örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabileceği, Kurulun gerekli görmesi halinde adlî, idarî ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunacağı kabul edilmektedir. Maddenin dördüncü fıkrasıyla, bu Kanun uyarınca verilen erteleme kararlarının, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirileceği, gerekli görülmesi halinde hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasının talep edilebileceği ve talep hakkında da ilgili mercii tarafından karar verileceği düzenlenmektedir. Belirtmek gerekir ki, mahkûmiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun ortadan kaldırılmasına yönelik talepte bulunulabilmesi için beş yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren iki yıl, on yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise üç yıl geçmiş olması gerekmektedir. Maddenin beşinci fıkrasıyla, Kurulun, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendireceği açıkça hükme bağlanmaktadır. Ayrıca düzenlemeyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulacağı kabul edilmektedir. Bu Komisyon, Kanun kapsamındaki faaliyetleri izleyecek ve tavsiyelerde bulunabilecektir. Maddenin altıncı fıkrasıyla, Kurulun sekreterya hizmetlerinin Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirileceği kabul edilmektedir.

MADDE 8- Maddeyle, silah ve malzeme teslimine ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzemenin kayıt altına alınacağı kabul edilmektedir. Maddenin ikinci fıkrasıyla, kayıt altına alma işlemi ile kayıt altına alınan silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme hakkında uygulanacak usul ve esasların, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirleneceği hükme bağlanmaktadır.

MADDE 9- Maddeyle, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini yazılı olarak bildiren kişiler hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanabileceği düzenlenmektedir.

MADDE 10- Maddeyle, görev ve sorumluluk düzenlemesi kabul edilmektedir. Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamında verilen görevlerin, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirileceği düzenlenmektedir. Maddenin ikinci fıkrasıyla, bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukukî, idarî veya cezaî sorumluluğunun doğmayacağı kabul edilmektedir. Düzenlemeyle, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeye yönelik çalışmalar yürüten başta Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri olmak üzere tüm görevliler bakımından yasal güvence sağlanmaktadır.

MADDE 11- Yürürlük maddesidir.

MADDE 12- Yürütme maddesidir.

İmralı Süreci kapsamında hazırlanan Çerçeve yasa kapsamında sabah saatlerinden itibaren yaşananlar şu şekilde oldu:

CUMHUR İTTİFAKI KURMAYLARI 12 MADDELİK YASAYI MECLİS'TE AÇIKLADI

CUMHUR İTTİFAKI KURMAYLARI 12 MADDELİK YASAYI MECLİS'TE AÇIKLADI

AKP Grup Başkanı Abdullah Güler ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi ile ilgili TBMM'de açıklama yaptı.

AKP'li Abdullah Güler'in açıklamaları şu şekilde:

Sizlere biraz önce Meclis Başkanlığımıza, Genel Sekreterliğimize iletmiş olduğumuz ve ismiyle beraber, daha sonra detaylı açıklama yapacağım çerçeve yasa hakkında sizleri bilgilendirmiş olacağız. İsmi olarak "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifimiz" toplamda 12 maddeden oluşuyor, yürütme ve yürürlük maddesiyle beraber.

Biraz sonra kanunun içeriğine dair madde başlıkları hakkında da sizleri teker teker neler getirdiğine dair açıklamamızı yapacağız.

"YAKLAŞIK 360'A YAKIN BİR İMZA İLE TEKLİFİMİZİ MECLİS BAŞKANLIĞIMIZA ARZ ETTİK"

Ben bu sürece gelene kadar, öncelikli olarak teşekkürlerimizi arz edeceğimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, Sayın Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye ve biraz sonra imza sahipleri olarak DEM Parti grubuna, yine biraz sonra yine izahatını yapacağız Cumhuriyet Halk Partisi grubuna ve eş genel başkanlarına, genel başkanlarına teşekkür ediyoruz. Yine bu konuda imzalarını eksik etmeyen HÜDA PAR'a ve bağımsız milletvekillerimize, yine Yeni Yol grubundan bazı milletvekili arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Toplama baktığımızda yaklaşık 360'a yakın bir imza ile teklifimizi Meclis Başkanlığımıza arz ettik.

Tabii bu teklife daha sonradan İçtüzük kapsamında teknik olarak desteklediklerini, imzaladıklarını ifade edecek milletvekillerimiz de olacaktır. Süreç açısından bu, bu şekilde devam edecek.

"CUMA GÜNÜ ÖĞLEDEN SONRA KOMİSYON TOPLANTISI İÇİN GEREKLİ DAVETLER YAPILACAKTIR"

Tabii komisyonumuz, Adalet Komisyonu Başkanımız kendi planlaması çerçevesinde İçtüzük kapsamında 48 saat sonra, yani Cuma günü öğleden sonra saat 14.30 - 15.00 gibi inşallah komisyon toplantısı için gerekli davetlerini yapacaktır.

Şimdi bu sürece kadar biz nasıl geldik, bu konuda biraz sizleri teknik olarak aydınlatmak istiyorum.

"İLK TOPLANTISINI BUNDAN TAM BİR YIL ÖNCE YAPMIŞTI"

5 Ağustos 2025 tarihinde, malumunuz Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde Meclis Başkanlığımızın başkanlığında Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kuruluşundan itibaren ilk toplantısını bundan tam bir yıl önce, 5 Ağustos 2025 tarihinde yapmıştı.

"ÇOK DEĞERLİ FİKİRLER ORADA KONUŞULDU"

Ve devamında da yaklaşık 18 toplantı icra etti. 137 kişiyi; gerek başkan olarak, gerek şahıs olarak, gerek dernek başkanı, sendika başkanı, baro başkanı olarak, korucu ailelerimizin mensubu olarak, şehit ve gazi derneklerimizin başkanı olarak, yine ailelerimizin temsilcisi olarak, Diyarbakır Annelerinin temsilcisi olarak, Barış Annelerinin temsilcisi olarak, birçok değerli hocalarımızı, ceza hukukçularımızı ve bu tür süreçlere yakından akademik olarak çalışmış hocalarımızı dinledik. Toplam 137 kişi. Hakikaten çok kıymetli, çok değerli fikirler orada konuşuldu ve dile getirildi. Yine İçişleri Bakanlığımız, Milli Savunma Bakanlığımız, MİT Başkanlığımız, Dışişleri Bakanlığımız ve Adalet Bakanlığımız değişik dönemlerde komisyona gelerek mevcut bu durumları, gelişmeleri, ilerleyişi komisyonumuza bilgilendirdi.

"UZUN İSTİŞARELER VE MÜZAKERELER SONUCUNDA BİR RAPOR ORTAYA ÇIKTI"

Peki komisyonumuz nihai evrede Şubat ayına gelindiğinde çalışmalarını tamamladı. Raporları bir bütün haline getirerek oraya temsilci veren gruplarımızın ve yine grubu olmayan siyasi partilerin temsilcileriyle beraber uzun istişareler ve müzakereler sonucunda bir rapor ortaya çıktı.

Raporumuzu sizinle paylaşmak istiyorum. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu. 18 Şubat 2026 tarihinde de bu yayınlandı ortak mutabakat ile. İki milletvekilimiz tabii farklı düşünceleri vardı ama büyük bir ekseriyet, büyük bir çoğunlukla beraber bu rapor yayınlandı ve bütün kamuoyuyla paylaşıldı ve internet sitesinde...

"ÖRGÜTÜN SİLAH BIRAKMA SÜRECİYLE BİRLİKTE ORTAYA ÇIKACAK DURUMU YÖNETECEK YASAL ÇERÇEVEYİ BELİRLEMEKTİR"

Burada raporumuzun 6. başlığında, sürece ilişkin yasal düzenleme önerileriyle beraber bir başlık var. Buradan birkaç konu başlığını, izahatı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Komisyonun bir diğer önemli görevi; örgütün silah bırakma süreciyle birlikte ortaya çıkacak durumu yönetecek yasal çerçeveyi belirlemektir. Milli dayanışma ve kardeşliğimizi pekiştirecek adımların atılmasını; geniş katılımlı, temsil gücü yüksek, açık ve şeffaf bir istişare süreciyle temin etmektir.

Rapor devam ediyor.

"SÜREÇTE EN KRİTİK EŞİK TÖRÖR ÖRGÜTÜNÜN TÜM UNSURLARIYLA SİLAH BIRAKMASIDIR"

Özellikle 6'ya 1: Kritik eşik, örgütün silah bırakması. Rapor aynen diyor ki; "Süreçte en kritik eşik, PKK/KCK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bırakmasının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesidir." Raporumuzun önemli başlığı.

Yine buradaki raporda tespit ve teyit sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanması yalnızca silahlı örgütün tehdidinin sona erdiğinin ilanıyla sınırlı kalmayacak, aynı zamanda oluşan yeni durumun gerektirdiği hukuk ve politika çerçevesinde hayata geçirilmesi için bir başlangıç noktası olacaktır.

"MÜSTAKİL VE GEÇİCİ MAHİYETTE BİR YASAL DÜZENLEMEYE İHTİYAÇ DUYULMAKTADIR"

Tabii burada 6. maddenin 1. fıkrasında; örgütün tüm unsurlarıyla feshi ile silahların teslimi ve bırakılması sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda da bütün partilerle genel bir anlayış ve mutabakatın varlığı da rapora yansıyor.

Peki, 6'ya 2. fıkrası: Toplumsal bütünleşmeyi güçlendirecek yasal düzenlemelerin içeriği nasıl olacak? Orada da aynen raporda; toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini temin etmek üzere, silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek amaca özgülenmiş müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye de ihtiyaç duyulmaktadır diyor.

Tabii buradaki mevcut kanunun; silah ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılması, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini ve meselelerin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesini hedef olarak raporumuzda yine ifade ediyor.

"YASAL DÜZENLEMELER ASLA BİR CEZASIZLIK VEYA AF ALGISINA KAVUŞMAMALIDIR"

Tabii burada yine raporda, nihai evrede buradaki doğrulamanın, bu doğrultuda gelişen olayların; örgüt mensuplarının yalnızca silah bırakma sonrasındaki hukuki durumlarını tespit ve tayine yönelik olmamalıdır. Kanunun aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı bir şekilde toplumla bütünleşmesi ve kazandırılması noktasında da bir hedefi de ortaya koyması gerektiğini ifade ediyor.

Tabii burada yine raporun 6'ya 3 maddesinde; yasal düzenlemelerin asla toplumda bir cezasızlık ve af algısı gibi de bir kanaata kavuşmaması gerektiği de ifade ediliyor.

"YÜRÜTME İÇERİSİNDE BİR MEKANİZMANIN DA OLUŞTURULMASI TEKLİF EDİLMİŞTİ"

Tabii burada yine 6. maddenin 5. fıkrasında da raporda der ki; kanunla örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesinin ve raporlanmasını temin edecek yürütme içerisinde bir mekanizmanın da oluşturulması burada teklif edilmişti.

Yine kanunumuzda bu şekliyle beraber biraz sonra anlatacağız; bu hedef doğrultusunda bir çalışma ortaya konuldu. Yine kanunda yürütmeye verilecek çerçevesi belirlenmiş yetki kapsamında kamu kurum ve kuruluşları arasında eş güdüm sağlanması ve bu suretle sürecin etkin bir şekilde yürütülmesi de bu raporumuzda hedeflenmekteydi. Yine kanunumuzda bu konuda bir mutabakatta arkadaşlarımızla paylaşarak metin olarak hazırlamış olduk.

Sonuç olarak 6. maddede; yürütülen süreçte görev alanlar, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun toplantılarına iştirak edip görüş, öneri ve değerlendirmelerde bulunanlar da komisyon çalışmalarında yer alanlar ve görevlilerin faaliyetlerinin yasal güvenceye kavuşturulması da önerilerek raporda yer almıştır.

"UZUN ZAMANDIR ÖZEL BİR ÇALIŞMA YÜRÜTÜLDÜ"

Raporumuzun, yani 18 Şubat tarihinde yayınlanan, kamuoyuyla paylaşılan bu raporumuzda yer alan başlıkların tamamına yönelik uzun zamandır özel bir çalışma yürütüldü. Kurumlardan görüşler alındı. Yine Milliyetçi Hareket Partisi ile yakın çalışma içerisindeydik. Yine DEM Parti yetkilileriyle yakın diyalog halindeydik. Bu rapor doğrultusunda nasıl bir kanun metni ortaya konulabilir diye. Tabii uzman arkadaşlarımızdan görüşler aldık.

En son geçen hafta artık kanun belli bir teklifi, olgunluğa erişmişti ve siyasi parti gruplarıyla da görüşmelere başladık. Pazartesi itibarıyla şu anda Mecliste grubu bulunan Yeni Yol Partisi, Yeni Parti, Cumhuriyet Halk Partisi, grubu olmayan HÜDA PAR ve diğer siyasi partilerle raporun bu beklentisini karşılayacak şekilde belli konu başlıklarında nelerin olabileceğine dair istişareler yaptık.

Yakın zamanda da, dün itibarıyla ve Pazartesi Abdulhamit Gül Bey ve Adalet Komisyonu Başkanımız yine parti gruplarını ziyaret etmek suretiyle bu başlıklardaki, rapora yönelik olarak nasıl bir kanun teklifi olduğunu ifade ettiler. Sonuçları itibarıyla ben bu açıklamalardan sonra siyasi parti temsilcileri de kanun teklifine yönelik desteklerini ve imza atacaklarını beyan ettiler ve bugün de huzurda sizlere bunu açıklamış olalım.

"KANUN TEKLİFİMİZ 12 MADDEDEN OLUŞUYOR"

Kanunumuz biraz ayrıntıya girelim, raporumuzun çerçevesinde. Kanun dediğim gibi "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifimiz" 12 maddeden oluşuyor ve bu yürütme ve yürürlük maddesiyle beraber 12 madde, toplamda 10 madde.

Biraz önce rapordan bahsettik. 6. madde başlığı 1. maddede diyoruz ki raporda: Kritik eşik; terör örgütü PKK/KCK yapılanmasının silahlarının bırakılması, teslimi, imhası ve bunun süreç olarak da bir mekanizma ile teyit edilmesi.

"MİLLİ GÜVENLİK KURULU KARARININ RESMİ GAZETE'DE YAYINLANMASINI MÜTEAKİP..."

Kanun teklifimizde amaç ve kapsam bölümünde aynen ifadeyi raporun beklentisi doğrultusunda şöyle ifade ettik:

"Bu kanunun amacı; PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmi Gazete'de yayınlanmasını müteakip yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve bu konuda, yani tasfiye süreciyle ilgili, toplumsal bütünleşmeyle ilgili yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesini kanun teklifinin amacında."

Peki kapsamında ne var? İlgili bu terör örgütü yapısının kurma, yönetme, örgüte üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlara ve bu örgüt lehine işlenen 2013 tarihli 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun da yine bu teklifimizin kapsamı içerisinde yer alıyor.

"ÖRGÜT MENSUPLARININ HUKUKİ DURUMUNUN ADİL VE GERÇEKÇİ BİR YAKLAŞIMLA ELE ALINMASI GEREKİYOR"

Raporun konu başlığında, adil - yani nihayetinde silahını bırakmış, örgüt feshedilmiş, tamamen varlığı ortadan kalkmış - örgüt mensuplarının da konumunun, hukuki durumunun adil, gerçekçi, topluma kazandırma ve bütünleştirme noktasında da kanunun bir cevap vermesi gerekiyor bu düzenleme için diye.

Şimdi orada kanunumuzda aynen bu beklentiye karşılık, 3. maddemizde "Soruşturma ve Kovuşturmaların Ertelenmesi" başlığında bir madde kaleme alındı.

"KASTEN ADAM ÖLDÜRME SUÇLARI VE MÜEBBET HAPİS CEZASI GEREKTİREN SUÇLAR HARİÇTİR"

Burada aynen denildi ki; örgütün fiili varlığına son verildiğinin ilgili Resmi Gazete'de yayınlanması olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten adam öldürme suçu ile 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere...

Yani burada açıkça kasten adam öldürme suçları ve 2005 tarihinden önce örgüt yöneticisi olarak TCK 765 sayılı - TCK 125. madde bağlamında - ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezası alan veya bu soruşturma ve kovuşturması sürdürülen kişiler, örgüt mensupları hariç olmak üzere... Çok net bir şey söylüyoruz; kasten adam öldürme suçları hariç. Bunu bir şekilde speküle edecek veya farklı anlamlara gelecek şekilde ifade edecek kişileri de buradan uyararak söyleyelim ki; kasten adam öldürme suçları hariç olmak üzere ve yine 2005 öncesi müebbet hapis ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası soruşturması ve kovuşturması yürütülenler hariç olmak üzere diğer suçlara yönelik olarak bir düzenleme içeriyor.

"TÜRK CEZA KANUNU'NUN 221. MADDESİNDEKİ ETKİN PİŞMANLIK İLKELERİ ESAS ALINDI"

Peki diğer suçların düzenlenmesinde ne esas alındı? Onunla da ilgili sizlere teknik birkaç hususu anlatmak isterim.

Malumunuz bizim ilgili 5237 sayılı Türk Ceza Kanunumuzun 221. maddesi var, başlığı "Etkin Pişmanlık". Bunu bir bütünleyici... Çünkü bizim aynı zamanda düzenlemelerimizin Türk Ceza Kanunu içerisinde bir bütünlüğünü sağlaması gerekiyor. Buradaki etkin pişmanlık maddesinin 2, 3 ve 4. fıkralarını sizlerle paylaşmak isterim ki bu maddeye bir bakış açısı geliştirilsin diye:

Şu andaki halihazırda mer'i bulunan maddemizin 2. fıkrası: "Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, örgüttü gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde hakkında cezaya hükmolunmaz."

1 fıkra: "Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde hakkında cezaya hükmolunmaz."

2. fıkra: "Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde hakkında örgüt kurmak, yönetmek ve örgüte üye olmak suçlarından dolayı cezaya hükmolunmaz."

"CEZALARDA 5 YIL İLE 10 YIL ARASINDA ERTELEME ÖNGÖRÜYORUZ"

Biz bu maddeyi, 3. maddemizi kaleme alırken TCK 221. maddesinin bu fıkralara gelince de bir bütünlüğünü arz etme noktasında bir yaklaşım sergiledik. Ve bu yaklaşımımızda da kasten adam öldürme suçları hariç olmak üzere ve 2005 tarihi öncesi - yani yeni TCK değişiminden önceki TCK 125 bağlamında - verilen cezalarla ilgili, soruşturmalar ve kovuşturmalarla ilgili bir düzenlemeyi yaptık.

Diğer suç tipleri, yine 221'e benzer şekilde örgüt yöneticiliği, örgüt üyeliği, yardım ve yataklık ve diğer propaganda gibi unsurlardan örgüt faaliyeti çerçevesindeki işlenen suçlardan örgüt mensupları 15 yıla kadar olan cezalarda 5 yıl ertelemeye tabi, 15 yıl ve üstü müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet unsurları çerçevesinde olanlara da 10 yıl ceza ertelenmesini burada öngörüyoruz. Ki bu kişiler örgütün tamamen feshi, dağıtılması ve ortadan kalkması neticesinde bir topluma kazandırma ve bütünleştirme noktasında adil, gerçekçi bir hukuki belirlilik kapsamında düzenleme.

"KORUMA TEDBİRLERİ VE KANUN YOLU İNCELEMESİNDE BULUNAN DOSYALAR YETKİLİ MERCİLERCE DEĞERLENDİRİLECEKTİR"

Raporun konu başlığında, adil - yani nihayetinde silahını bırakmış, örgüt feshedilmiş, tamamen varlığı ortadan kalkmış - örgüt mensuplarının da durumunun hukuki açıdan değerlendirilmesi doğrultusunda 4. maddemiz düzenlendi.

Halihazırda soruşturması devam eden, soruşturması tamamlanıp kovuşturmaya dönüşmüş, kovuşturmada istinafta onanmış, yerel mahkeme kararı vermiş, Yargıtay safahatı olan dosyalar var. Bunlarla ilgili de 3. madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirleri; soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu yerdeki yetkili hakim veya mahkeme tarafından, ilgili Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirilir, gerekirse koşulların oluşması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına dair madde yer alıyor.

İkinci fıkrada da 3. madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili ististnai veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilerek ilgili yerel mahkemesine gönderilecek.

"SÜREÇ İÇERİSİNDE YENİDEN BİR SUÇ İŞLENMESİ HALİNDE ERTELEME KARARI KALDIRILACAKTIR"

Erteleme kararlarının kaydedilmesi 5 yıllık ve 10 yıllık sürelerle beraber takip edilecek. Bunlar özel bir takip modeliyle cezası ertelenmiş olan bu tür örgüt mensuplarının doğrudan izlenmesini içeriyor. Herhangi bir terör suçu bağlamında —Terörle Mücadele Kanunumuz, TCK 220, 314 ve Terörle Mücadele Kanununun 3. ve 4. maddeleri çok açık— bu eylemler noktasında tekrar bir suç işlenmesi halinde de bu erteleme kararının ortadan kaldırılacağına dair bir hüküm getiriyoruz.

Yani ilgili kişi bundan yararlandıktan sonra topluma entegre olma, uyum sağlama, bütünleşme ve toplum hayatında iyi bir vatandaş olma noktasında bir hayatı sürdürmesini arzu ediyoruz. Tekrar eylemler, tekrar farklı çalışmalar içerisinde olmaması bizim esas amacımız. Olursa da bunun yaptırımının ne olduğunu açıkça kanun metnine yazmış olduk.

"MAHKUMİYETİ OLANLARDA DA KASTEN ADAM ÖLDÜRME SUÇLARI HARİÇ TUTULMUŞTUR"

Soruşturma ve kovuşturma durumundan bahsettik. Peki mahkumiyeti olanlar ne yapacak? Bu suçlardan mahkum olanların yine aynı istisnası belli: Kasten adam öldürme suçları ve 2005 öncesi TCK değişiminden önceki müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış ve mahkumiyeti infaz aşamasında olanlar hariç olmak üzere...

Diğer bahsettiğim gibi TCK 221 bağlamında örgüte üye olma, yönetme, yardım yataklık, propaganda gibi eylemlerinden dolayı ceza almış ve infazı olan kişilerle de ilgili olarak yine 15 yıla kadarki süreç açısından 5 yıl erteleme (özel takip) ve 10 yıl olarak da diğer 15 yıl üstü ile müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlarla ilgili olarak bir izleme durumu olacak.

Yine buradaki hükümler kapsamında açık hükümleri yazdık. Bu kayıtlar kendi sistematiği içerisinde takip edilecek. Erteleme kararlarının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içerisinde yine terör suçlarına ilişkin bir işlenme olması halinde infaz hakimi tarafından erteleme kararı kaldırılarak mevcut hem soruşturma konusu diğer dava devam edecek hem de mevcut durum içerisinde bu erteleme kararı kaldırılmış olacak.

"YÜRÜTME İÇERİSİNDE SÜRECİ TAKİP EDECEK ÖZEL BİR KURUL OLUŞTURULUYOR"

Çok önemli bir maddeye geliyoruz: 7. madde. Mevcut raporda en önemli eşiği geçtik; teyit mekanizması işledi, silahlar tamamen teslim, imha ve yok edilmesi ve örgütün bu konuda tamamen tasfiyesi ile beraber 6. maddenin 5. fıkrasında belirtilen "kanunla örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlanmasını temin edecek yürütme içerisinde bir mekanizma oluşturulması" hedefi doğrultusunda 7. maddeyi kaleme aldık.

7. maddede Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında; İçişleri, Adalet, Dışişleri, Milli Savunma Bakanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, MİT Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinden oluşan bir heyet oluşturuyoruz. Bu süreci dönemsel yapacağı toplantılarla beraber diğer kamu kurum kuruluşlarından her türlü bilgi, belgeyi almak suretiyle takip edecek.

Ve ihtiyaç duyulması halinde de kendisi daha alt seviyede teknik çalışmalar yapacak komisyonlar da oluşturulabilecek. Nihai evrede örgüt mensuplarının bir an önce silahlarını bırakması, örgütün kendisini feshedip tamamen tasfiyesi ve devamında bu örgüt mensuplarının hem topluma entegre edilmesi, uyumunun gerçekleşmesi, bütünleşmenin sağlanması noktasında da özel çalışmalar yapacak, raporlar hazırlayacak alt komisyonlar da kurulacak şekilde biz bu kurula izin vermiş olduk.

"TBMM BÜNYESİNDE BİR İZLEME KOMİSYONU KURULACAKTIR"

Burada bir durum var; kurul, yine ikinci bir komisyonumuz var. Bu dönemsel çalışmalarını, faaliyetlerini Türkiye Büyük Millet Meclisine düzenli olarak bilgilendirecek. Türkiye Büyük Millet Meclisimizde, Gazi Meclisimizde de bu kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere bir İzleme Komisyonu kurulacak. Bu İzleme Komisyonu bu süreci takip edip, gerekirse de ihtiyaç halinde gerekli tavsiyelerde bulunacak.

Tabii bunun sayısıyla ilgili bir durum şu anda belirlemedik. Anayasamızın 95. maddesi gereğince siyasi parti gruplarının milletvekili sayısınca zaten belli bir sayı anlaşılır. O komisyonla da beraber hem aktif olarak hem de yarar sağlayacak, katkı sağlayacak bir sayıda inşallah komisyonumuzu da oluşturmuş olacağız.

"SİLAHLARIN TESLİMİ VE MÜHİMMATLA İLGİLİ İŞLEMLER YÖNETMELİKLE DÜZENLENECEKTİR"

8. maddede silahların teslimi ve malzeme, mühimmat, diğerleriyle ilgili Milli Savunma Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız bu konularda ortak, diğer kurumların da görüşlerini almak suretiyle bu çalışmaların nerede, nasıl yapılacağına dair bir yönetmelikte de beraber bu çalışmayı tamamlamış olacak.

"RESMİ GAZETE'DE YAYINLANDIĞI ANDAN İTİBAREN 6 AYLIK BAŞVURU SÜRESİ BAŞLIYOR"

Peki süre? Arkadaşlar önemli, süre başlığı. Yine burada raporumuzda geçici ve müstakil özel bir kanun hedefi vardı. Süremiz; bu mekanizmaların tamamı teyit mekanizmasıyla beraber Milli Güvenlik Kurulu kararı olarak Resmi Gazete'de yayınlandığı andan itibaren 6 aylık başvuru süresi başlıyor. İlgili başsavcılıklarda bu müracaat başlayacak. Yurt dışında olanlar için de yine kurulumuz; gerek büyükelçilikler, gerek başkonsolosluklar, konsolosluklar müracaatıyla beraber başlayacaktır.

"GÖREV ALANLARA YÖNELİK YASAL GÜVENCE SAĞLANIYOR"

Yine raporumuzda "Süreçte Görev Alanlara Yönelik Yasal Güvence Sağlanması" diye bir başlık vardı. 10. maddede de bu kanun kapsamında verilen görevlerle ilgili olaraktan, görevi yerine getiren çalışanlara yönelik olarak hukuki, idari veya ceza sorumluluğu olmayacağına dair de bir maddeyi burada dercetmiş oluyoruz. 11. yürürlük maddesi, 12. yürütme maddesi.

Teknik olarak kanun teklifimiz bu şekliyle beraber tamamlanmış oluyor. Ben emeği geçen bütün milletvekillerimize, uzmanlığı olan kamu kurumlarındaki arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.

"TÜRKİYE YÜZYILI'NDA HUZUR, GÜVEN VE BARIŞ ORTAMINI SAĞLAMAYI HEDEFLİYORUZ"

Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği, kararlı duruşu... Yine Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin yol gösterici, ufuk açıcı açıklamaları, yine kararlı duruşu, bizlere destekleri çok kıymetliydi. Yine çok teşekkür ediyorum, sağ olsunlar, var olsunlar; DEM Parti gerek İmralı heyeti, gerekse eş başkanlar her süreçte bu manada olumlu katkıları oldu, sağ olsunlar.

Tabii olumsuz beyanlar da geçti; doğrudur, yanlıştır. Ben şunu arzu ediyorum bundan sonraki süreçte de: Bu bir, kendi oluşumu içinde, gerçekliği içinde uzun uğraşların, komisyonun uzun çalışmalarının geldiği bir nokta. Bu kadarını yapabiliyoruz. Bundan sonra da gerek kanun uygulamasında gerekse de kurulun çalışmalarında çok farklı ihtiyaçlar, farklı durumlar ortaya çıkabilecektir. Zaten biz bu kurula yetki veriyoruz; bu tasfiye sürecinden sonraki aşamada gerek adli, gerek idari, gerekse de yasal düzenlemeler noktasında her zaman bu çalışmalar ortaya konulabilecektir.

Önümüzdeki dönemlerde de biz ihtiyaç duyulması halinde farklı alanlarda gerek yasal düzenleme, gerek idari düzenlemeler mutlaka oluşacaktır. Çünkü çok değişken bir yapı; uluslararası konjonktürün, bölgesel krizlerin de bu konuda etkisi yadsınamaz.

Ben o yüzden aziz milletimiz şundan müsterih olsun: Çok net bir şey yapıyoruz. Bu topraklarda, bu coğrafyada -sadece ülkemizde değil, bölgede, diğer ülkelerimizde de- kardeşliğin, barışın, huzurun, güvenliğin sağlanması noktasında biz çalışmalar yürütüyoruz. Biz biliyoruz ki yaklaşık 50 yıldır bu ülkede derin acılar yaşatmış, birçok manada olaylara, derin acılara yol açan olaylara yol açmış, saldırılara yol açmış. Şehitlerimizin, gazilerimizin bu manada haklarını, hukuklarını ortadan kaldıracak veya zarar verecek asla bir konumda olamayız, öyle bir hedefimiz olamaz.

Ama şunu da biliyoruz ki Türkiye, gelecek ikinci yüzyıla, Türkiye Yüzyılı'na daha güçlü, daha müreffeh bir noktada, 86 milyon aziz milletimizin tamamının etkileneceği ve hayatının daha da iyileşeceği güven ortamı, huzur ortamı, hoşgörü ortamı, barış ortamının da sağlanmasını da hedefliyoruz. Dolayısıyla buna herkesin, her bireyin bu sürece katkı vermesi lazım. Bu topraklardan asla silahın, şiddetin bir daha konuşulmaması lazım. Kim ne diyorsa açık yüreklilikle, demokratik ortamın zenginliği içerisinde fikirlerini -herhangi bir suç ve suça teşvik olmaksızın- paylaşabilir, hedeflerini ortaya koyabilir.

"BU COĞRAFYADA KARSDEŞLİĞİN VE HUZURUN SAĞLANMASI İÇİN SAMİMİ BİR ÇABA YÜRÜTÜYORUZ"

Önemli olan aziz milletimizin, ülkemizin daha güçlü olması, sözünün ve kararlılığının dünyada saygı görmesi. Bakın biz yakın zamanda Ankara'da, başkentimizde NATO Devlet Başkanları Zirvesi yaptık. Oradaki dünyanın ülkemize bakışı, Sayın Cumhurbaşkanımıza, ülke ortamına, güvenliğine ve dünya barışına katkısı çok özel anlatıldı. Yani Türkiye'nin bu güçlü, müreffeh, gelecek dönemlere yansıyacak kararlı duruşu şu anda dünyada zaten etki yaratıyor.

Bölgemizdeki krizlere, maalesef bazı saldırgan, katil İsrail'in dönem dönem yaptığı saldırılar maalesef devam ediyor. Ama dünyanın gerek kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna savaşı, gerekse de ABD-İsrail-İran savaşı ve güneyimizde Kızıldeniz'de ve Yemen bölgesinde maalesef bölgesel krizler devam ediyor.

Dolayısıyla bizim ülke olarak kararlı duruşumuzu, imkanlarımızı dünya barışına, dünyanın güvenliğine, diğer kriz bölgelerindeki krizlerin çözümü noktasında kararlı duruşumuzu Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devam ettiriyoruz, bundan sonra da devam edeceğiz.

Ama aynı zamanda da yine Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamaları: "İç cephenin güçlendirilmesi." Yine Sayın Devlet Bahçeli'nin, MHP Genel Başkanı'nın açıklamaları: "İç cephenin güçlendirilmesi." Bunu da devam ettireceğiz. İç cephemizi güçlü kılacak, iç cephemizi bundan sonra sürdürülebilirliğini, devamlılığını, güvenini artıracak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Gazi Meclisimizde elimizden gelen tüm gayret ve çaba da bu yöndedir.

Ben nihayetinde destek olan parti gruplarına tekraren teşekkür ediyorum. Bağımsız milletvekillerimiz var; biraz önce bahsettim, Yeni Yol Partisi'nden bazı milletvekili arkadaşlarımız var, HÜDA PAR'dan 4 milletvekili arkadaşımız imza koydu, CHP grubundan grup başkanvekilleri imza koydu, DEM Parti eş başkanları, grup başkanvekilleri, Meclis Başkanvekili ve bölgeler partisinden imzalarını koydu, AK Parti 277 milletvekiliyle beraber tamamı imzasını koydu Meclis Başkanımızla birlikte, yine MHP tüm grubuyla beraber tamamı imzasını koymak suretiyle Devlet Bahçeli Bey'in, Genel Başkanın bizzat ilk imza sahibi olaraktan imzalarını koyduğu kanun teklifimiz hayırlı, uğurlu olsun.

Ben şundan eminim ki iyi niyetle, samimiyetle bu çabaları sürdürelim. Ben Gazi Meclisimizdeki partilere de bu tavsiyede bulunmak isterim: Herkes lütfen samimi destek olsun. Eksiği olabilir; bakın arkadaşlar, biz 'dört dörtlük, mutlak manada her şeyi düşünerek bir şey yazdık' demiyoruz. Elbette ortak akılla, samimi çabalarla desteğe açığız bu konuda. Yıkıcı olmamak lazım, bozucu olmamak lazım, art niyet ve kötü niyet taşımamak lazım. Samimi niyetlerimizle bu sürece sahip çıkmamızı ben bütün parti gruplarından, milletvekillerimizden de hassaten bekliyorum

"ÖRGÜT MENSUPLARININ HAK YOKSUNLUKLARI SÜRELİ OLARAK BELİRLENMİŞTİR"

Bir eksiğimiz kaldı. Kamuoyunda da farklı tartışılıyor, evet notlarımda vardı ama unutmuşum. Şimdi mahkumiyet halinde biliyorsunuz, TCK 53. maddesi kapsamında hak yoksunluğuna yönelik de karar veriliyor. Bu ne olacak?

Bu özel bir ifadeye kullandık. Bizim amacımız entegrasyonu, topluma kazandırmayı ve bütünleşmeyi sağlamak. 5 yıla kadar ertelenenlerde 2 yıl bir süre hak yoksunluğu devam edecek, 10 yıl olanlarda da 3 yıl. Bu tabii otomatik devreye giren bir durum değil, doğrudan kurul burada devrede olacak. Çünkü alt komisyonlarda bu süreci işleyecek bir durum var. Kurul bu konularda da karar verecek; uygun görülen durumlarda —herhangi bir ertelemeyle ilgili bir olumsuzluğu yoksa— ilgili infaz hakimliğinden hak yoksunluğuna yönelik tüm haklarının iadesi noktasında talepte bulunabilecek.

"SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMA AŞAMASINDA HAK MAHRUMİYETİ GETİRİLEMEZ"

Bazı hukukçu kişilerin de açıklamaları var. "Soruşturma ve kovuşturma safhasında nedir?" diye. Bakın arkadaşlar, Anayasamızın 38. maddesi: Bir mahkumiyet oluşmadan, hüküm kesinleşmeden, ona bağlı olarak TCK 53 bağlamında bir hak mahrumiyetini biz soruşturma ve kovuşturma safhasında yapma imkanımız yok. Yapsanız bile bu anayasal manada bir aykırılık teşkil edecektir. Kesin mahkumiyeti olmayan kişi masumdur, cezası yoktur. Zaten halihazırda bakın uygulamamızda da, siz herhangi bir seçimlerde herhangi bir soruşturma ve kovuşturmanız olsa bile, kesin mahkumiyetiniz yoksa, adli sicil kaydında yer almayan bir durumdan dolayı kişinin örgütlenme hürriyeti ve kişiye bağlı sıkı sıkıya haklar bağlamında bir engel oluşturabileceğini düşündüğümüz için bu konuda herhangi bir duruma burada yer vermedik.

"BELİRSİZLİĞİN ÖNLENMESİ İÇİN ESKİ İHBARLARLA İLGİLİ İZİN SİSTEMİ GETİRİLDİ"

Bir husus daha var, değerli basın mensupları, onu da bahsedeyim. Kanun yürürlüğe girdi. Bu dönem içerisinde kanundan önceki döneme ait herhangi bir şikayet, herhangi bir ihbar oldu —bunlar 10 yıl önce, 15 yıl önce, bilinmeyen, faili meçhul— veya soruşturma kovuşturma dosyası içerisinde bir durum ortaya çıktı, yeni bir delil. Burada arkadaşlar, başsavcılıklarımız kuruldan izin almadan soruşturmaya devam edemeyecek. Çünkü bundan sonraki süreç içerisinde yalan beyanlar, iftiralar, farklı ihbarlar, şikayetler de başsavcılıklarımıza olabilir. Bunun ciddi anlamda toplum vicdanını, kamu vicdanını etkileyen, gerçekten delillendirilmiş şikayetin konumu, durumu iyiyse bu konuda kurul izin verecek ve soruşturma devam edecek. Burada da bir belirsizlik oluşmaması için böyle bir metni yazmış olduk.

Başka bir eksiklik kalmadı sanırım. Sayın Başkanımıza sunum olacak. Ben MYK'ya gidiyorum, evet özet olarak sunacağım Sayın Cumhurbaşkanımıza.

(Gazeteci sorusu üzerine)

Arkadaşlar, koşullu salıverme şartlarımız Ceza Kanunumuzda, İnfaz Kanunumuzda belli. Bugün verdiğiniz rakam yarın değişebilir. Bu canlı bir dönem, şu anda şartları tutmuştur 30 kişi, 40 kişi, hakkı olarak tahliye edilebilir. Ama bu süreç uzun bir süreç. Bakın buradaki teyit mekanizmasıdır. Teyit mekanizması gelişmeden gerek 3. maddeden gerekse 6. maddeden yararlanma imkanı yok. Teyit mekanizması, tüm silahların teslimi, imhası, örgütün feshi noktasında bir teyit mekanizması önce MGK kararıyla ilan edilecek, sonra 6 aylık süre başlıyor. Henüz işin başındayız, çok erken. Bizim amacımız terörün tamamen bu topraklardan tasfiyesidir. Şu andaki sayı dediğiniz, 6 ay sonra 4.000'dir, 1 yıl sonra 3.000... Bu sayı üzerine takılmayın arkadaşlar.

(Komisyonun toplanma zamanına ilişkin soru üzerine)

Adalet Komisyonu Başkanımız Cuma günü saat 15.00 gibi planlandı. 48 saat... Ondan sonraki süreci değerlendireceğiz, gruplarla konuşacağız.

(PKK'nın yönetici kadroları ve kasten adam öldürme suçu ile ilgili soru üzerine)

Arkadaşlar, orada açık hüküm var. 2005 öncesi TCK 765 değişmeden önce dediğiniz kişileri ihtiva ediyor, bunlar istisna.

(Öcalan'ın statüsü hakkındaki soru üzerine)

Bu özel statü yok, kesin net bir şekilde kanun teklifinde bu anlatılmış. Hocaların çalışma koşullarının esnetilmesi... Arkadaşlar, bunlar idari düzenlemelerle yapılacak işler. Ceza infaz kurumlarımızın yönetimi Adalet Bakanlığına ait. Dış güvenlik jandarma genel komutanlığımıza ait. İdari düzenlemelerle ilgili ailelerin talepleri, Adalet Bakanlığımızın bu konuda düzenleyici işlemleri, talepler, süreç açısından kurulun izlemeleri... Bunlar her zaman, rahatlıkla bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olmadan yapılacak işlerdir.

(Yasal bir düzenlemeye ihtiyaç olup olmadığı sorusu üzerine)

Öyle bir beklenti... Bakın arkadaşlar, biz hayalci bir iş görmüyoruz. Hukuk maddi gerçekler üzerinedir. İhtiyaç olursa kurulun çalışmaları, beklentiler, farklı durumlar elbette gelir. Sadece bu alanla ilgili değil ki arkadaşlar, biz bugün Çalışma Bakanlığı ile ilgili bir düzenleme yapıyoruz, bir yıl sonra bir daha yapıyoruz veya Sağlık Bakanlığına. İhtiyaçlar geliştikçe Gazi Meclisimiz yasa faaliyetleri kapsamında her türlü güçlü desteği verecektir.

(Bir milletvekiline yönelik soruşturma sorusu üzerine)

Arkadaşlar, biz yargının işleyişine karışmıyoruz. Bağımsız ve tarafsız yargının işleyişine karışmıyoruz. Hiçbir milletvekilinin suç işleme özgürlüğü yok. Ben ne bileyim hangi milletvekilimiz neye karıştı. Bağımsız tarafsız yargı kendi çalışmasını yürütüyor. Bununla da alakası olan bir durum değil arkadaşlar. Dolayısıyla herkes kendi işine baksın diyoruz. Teşekkür ediyorum arkadaşlar.

Feti Yıldız: İNFAZ HUKUKUNDA MUTLAKA DEĞİŞİKLİKLER YAPILACAKTIR

Değerli arkadaşlar, 50 yıldır milletimizin başına bela olan terör belasını, inşallah bu kanunun işlemeye başladığı tarihten itibaren tarihin karanlık çöplüğüne gönderiyoruz. Hayırlı uğurlu olsun diyorum. Ve bu devam edecektir elbette; bundan sonra Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu, infaz hukukunda mutlaka değişiklikler yapılacaktır. Teşekkür ediyorum.

BASIN AÇIKLAMASI YAPILACAK

Kapalı grup toplantısının sona ermesi ve teklifin partilere gönderilmesinin ardından AKP Grup Başkanı Abdullah Güler Meclis'te bir basın açıklaması yapacak. Güler'e MHP'li kurmayların da eşlik etmesi bekleniyor.

DEM PARTİ: TARİHİ BİR BAŞLANGIÇTIR

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yasa teklifine imza atmasının ardından yaptığı ilk açıklamada, "Tarihi bir başlangıçtır. Yasanın eksikliğini ifade ettiğimiz gibi önemini de biliyoruz ve önemini de savunacağız. Çünkü Türkiye için yeni bir kapı aralayacak. Önemli bir eşiği birlikte aşacağız" ifadelerini kullandı.

HÜDA PAR DA İMZALADI

Teklife HÜDA PAR Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Zekeriya Yapıcıoğlu, Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, Batman Milletvekili Serkan Ramanlı ve Mersin Milletvekili Faruk Dinç de imza attı.

YASAYA DAİR BİLİNENLER

Dilan Altürk'ün aktardığı bilgilere göre, Meclis'e sunulması beklenen Çerçeve Yasa teklifi 12 maddeden oluşuyor.

PKK/KCK'YA ÖZEL VURGU

Teklifte, PKK/KCK'ya yönelik özel vurgu yapılırken, düzenlemenin diğer örgütlerden ayrıştırıldığı belirtiliyor.

KURUCU KADRO KAPSAM DIŞI

Kurucu kadro ile öldürme suçu işleyenlerin kapsam dışında bırakıldığı, örgütün tüm silahlarını bırakmasının ise temel şart olarak yer aldığı ifade ediliyor.

TEK SEFERLİK VE 6 AYLIK SÜRE

Tek sefere mahsus uygulanacak düzenlemenin 6 ay yürürlükte kalması öngörülürken, biri Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında, diğeri ise 17 milletvekilinden oluşacak Meclis İzleme Kurulu olmak üzere iki kurul oluşturulması planlanıyor.

AKP, MHP VE DEM İMZA ATTI

Şu ana kadar teklife AKP, MHP ve DEM Parti'nin imza attığı, diğer partilerin imzalarının ise beklendiği öğrenildi.

DEM Parti eş genel başkanlarının Meclis'e gelerek taslağa imza attığı belirtilirken, saat 13.00'te yapılması beklenen DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan'ın açıklamasının yarına ertelendiği kaydedildi.

BASIN AÇIKLAMASI YAPILACAK

AKP ve MHP'nin basın açıklamasının ardından teklifin TBMM Başkanlığı'na sunulması, bugün Meclis'e sevk edilmesinin ardından cuma günü Adalet Komisyonu'nda görüşülmesi ve 48 saat sonra da Genel Kurul gündemine getirilmesi bekleniyor.

TEKLİF PARTİLERE GÖNDERİLİYOR

Daha önce içeriği muhalefet partileri ile paylaşılmayan yasa teklifi, partilere gönderiliyor.

YASANIN İÇERİĞİNDE NELER VAR?

İmralı Süreci kapsamında hazırlanan ve Çerçeve yasa olarak da bilinen teklifin, 12 maddeden oluştuğu, teklif kapsamında kasten öldürme suçları ile Haziran 2005 öncesinde müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlara dair soruşturmaların kapsam dışında tutulacağı, hazırlanan kanun kapsamına giren PKK'lılar hakkında yapılacak değerlendirmelerin soruşturma ve kovuşturmaların yürütüldüğü merciler tarafından yapılacağı ifade ediliyor.

HaberTürk'te yer alan bilgilere göre sürecin takibi Adalet, Dışişleri ve İçişleri bakanları, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri'nden oluşan kurul ile izlenecek.

12 MADDEDEN OLUŞUYOR

"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" teklifi 12 maddeden oluşuyor.

KAPALI GRUP TOPLANTISI SONA ERDİ

KAPALI GRUP TOPLANTISI SONA ERDİ

AKP'li vekillere yasa içeriği için yapılan kapalı grup toplantısının ardından yasa teklifinin Meclis Başkanlığı'na sunulması bekleniyor. AKP TBMM Grubu’nun İmralı süreci kapsamındaki kapalı grup toplantısı sona erdi.

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
AK Parti Meclis