Fırat’ın kıyısında büyüleyici anlar: Şanlıurfa doğasının en özel sakinleri görüntülendi
Doğa fotoğrafçısı Alper Tüydeş, Şanlıurfa'nın uçsuz bucaksız bozkırlarında bıldırcının izini sürdü. Fırat Nehri çevresindeki zengin faunaya ev sahipliği yapan bölgedeki nadide anlar karelere yansıdı.
Avrupa ile Afrika arasındaki göç yolunda Şanlıurfa bozkırlarını konaklama noktası olarak kullanan ak sırtlı kuyrukkakan, uçuşta belirginleşen beyaz kuyruk üstü tüyleriyle kolayca tanınır.
Taşlık ve açık arazileri tercih eden bu küçük ötücü kuş, yüksek bir noktaya tüneyip böceklere doğru ani dalışlar yaparak avlanır.
Türkiye'nin en küçük yaban tavuğu olan bıldırcın, bozkır otları arasında ustaca gizlenir ve varlığını çoğunlukla karakteristik üç heceli ötüşüyle belli eder.
Güneydoğu Anadolu'nun kurak düzlüklerine uyum sağlamış bozkır keleri, sabah saatlerinde vücudunu güneşe karşı yassılaştırarak ısınır.
Üreme döneminde erkeklerin baş ve boyun bölgesinin canlı renklere büründüğü bu çevik sürüngen, böcek ve küçük omurgasızlarla beslenir.
Uzun bacakları ve iri gözleriyle dikkat çeken büyük kızkuşu, Fırat kıyısındaki kumsal ve çakıllık alanlarda yuvalanan bir yağmurcun türüdür.
Fotoğraftaki dişi birey, erkeklere kıyasla daha soluk tüylere ve belirgin biçimde uzun bacaklara sahiptir. Yumurtalarını açık arazide doğrudan toprağa bırakan bu tür, kamuflaj desenli tüyleri sayesinde kuluçka sırasında çevresinden ayırt edilemez.
Göç döneminde Fırat Nehri vadisini takip eden büyük kızkuşları, nehir boyunca kısa molalar vererek güneye iner.
Gece aktif bir kuş olan çizgili ishakkuşu, gündüz toprağın rengine karışan tüy desenleri sayesinde neredeyse görünmez hale gelir.
Güneydoğu Anadolu'nun kayalık ve taşlık alanlarında yaygın olan dikenli keler, sırt ve kuyruk pullarındaki dikensi çıkıntılardan adını alır.
Tehdit altında hissettiğinde kuyruğunu kırbaç gibi savuran dikenli keler, bu savunma mekanizmasıyla yırtıcıları caydırır.
40 derecenin üzerindeki sıcaklıklara dayanabilen dikenli keler, Şanlıurfa'nın kavurucu yaz aylarında en aktif sürüngenlerden biridir.
Dünyanın en büyük sumru türü olan hazar sumrusu, Fırat Nehri üzerinde alçak uçuşlarla süzülerek balık avlar.
Kanat açıklığı 1,5 metreye ulaşabilen kızıl şahin, Şanlıurfa bozkırlarında kemirgen popülasyonunu kontrol altında tutan en yaygın yırtıcı kuşlardan biridir.
Adını iri, sarı gözlerinden alan kocagöz, alacakaranlıkta aktifleşen gece avcısı bir kuştur.
Gündüz taşlık arazide hareketsiz duran kocagöz, kamuflaj yeteneği sayesinde bastığı zeminde neredeyse tamamen görünmez olur.
Antik çağlardan beri bilgelik simgesi sayılan kukumav, Şanlıurfa'nın eski yapıları ve tarihi harabelerde yuva kuran küçük bir baykuş türüdür.
Yılda yüzlerce fare ve zararlı böcek tüketen kukumav, tarım alanlarının doğal biyolojik mücadele aracı olarak büyük önem taşır.
Güneydoğu Anadolu'ya özgü bir dağ tavuğu türü olan kum kekliği, kayalık ve çorak yamaçlarda küçük sürüler halinde yaşar.
Erkek kum kekliğinin göz çevresindeki siyah-beyaz desenler, türü dişilerden ayırt etmenin en kolay yoludur.
Kurak iklime son derece iyi uyum sağlayan kum kekliği, su ihtiyacının büyük bölümünü yediği tohumlardan ve bitkilerden karşılar.
Bembeyaz tüyleri ve ince siyah gagasıyla tanınan küçük ak balıkçıl, Fırat'ın sığ kıyılarında balık ve kurbağa avlar.
Yüksek hızlarda havada böcek yakalayan küçük ebabil, ömrünün büyük bölümünü uçarak geçiren ve yere neredeyse hiç konmayan bir kuştur.
Koloniler halinde yuva kuran bu tür, bina saçakları ve kaya oyuklarını yuva alanı olarak kullanır.
Fırat Nehri kıyısında gruplar halinde görülen martılar, nehrin balık stokunu beslenme kaynağı olarak kullanan fırsatçı avcılardır.
Otlayan büyükbaş hayvanların çevresinde dolaşarak ürkütülen böcekleri yakalayan sığır balıkçılı, adını bu alışılmadık avlanma stratejisinden alır.
İnce kırmızı bacaklarıyla dikkat çeken uzunbacak, Fırat'ın sığ bataklıklarında ince gagasını çamura sokarak küçük su canlılarıyla beslenir.
Nesli Avrupa genelinde hızla azalan göçmen kuşlardan biri olan üveyik, Şanlıurfa bozkırlarında hala üreme popülasyonunu sürdüren türler arasında yer alır.
(AA)