Fatma Betül Sayan'ın İBB vurgunu gündemde: İBB parayı geri istedi, vermedi

Fon soruşturmasının kilit ismi Fatma Betül Sayan Kaya’nın İBB bütçesinden aldığı burslar yeniden gündeme geldi. 2.2 Milyar TL’lik fon vurgunu sonrası İBB’ye geri ödemediği burs 4 milyonu aşıyor.

Fatma Betül Sayan'ın İBB vurgunu gündemde: İBB parayı geri istedi, vermedi

Görevinden istifa eden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın, eşi İlyas Kaya ile birlikte “Özata Denizcilik” hisselerine 163 milyon TL yatırım yaptığı, nisan ayında gerçekleştirilen bu yatırımın ardından çiftin eylül ayı itibarıyla 2 milyar 200 milyon TL’nin üzerinde para çektiği ortaya çıkmıştı.

Kaya çiftinin önce haksız şekilde kazandığı bu parayı iade ettiği iddia edildi daha sonra ise bu iddia yalanlandı.

Kaya’ya ilişkin hukuki süreç bütün belirsizliğiyle devam ederken, Kaya’nın geçmişte İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki olan İSBAK’tan aldığı burs yeniden gündeme geldi.

Gazete Pencere’den Büşra Cebeci’nin haberine göre; Kaya’nın İBB’den aldığı ve ödemediği bursun bedeli bugünkü kurla 4 milyonu aşıyor.

BELEDİYE BÜTÇESİNDEN HARCANAN PARA

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki İSBAK'ta işe başladığı gün yurt dışı eğitim bursu aldığı ortaya çıktı. İBB müfettişleri tarafından hazırlanan raporda, Kaya için 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL harcandığı belirtilirken, bursun verilmesi ve sonrasında yapılan işlemlerin sözleşme ve mevzuata aykırı olduğu değerlendirilerek paranın Kaya'dan, tahsil edilememesi halinde ise kefillerinden alınması istendi. Müfettişler, dönemin İSBAK yöneticilerinin de şirketin uğradığı zarardan sorumlu olduğu kanaatine vardı.

İŞE GİRDİ, BURS ALDI

İBB müfettişlerinin 30 Kasım 2021 tarihli raporuna göre, Bilkent Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği mezunu Fatma Betül Sayan, 14 Kasım 2008'de İSBAK'ta Elektrik/Elektronik Mühendisi olarak işe alındı. Kaya'nın ABD'nin New York kentindeki NYU-Polytechnic Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimi için kabul aldığını bildirmesinin ardından, İSBAK'ta işe başladığı aynı gün burs talebi uygun görüldü ve yurt dışı eğitim sözleşmesi imzalandı. Müfettişler, İSBAK Yönetim Kurulu'nun 22 Mayıs 2008 tarihli kararında yurt dışına gönderilecek personelin belirlenmesi ve kabul alan adaylarla sözleşme yapılması öngörülmesine rağmen Kaya'nın şirkete alındığı gün burs sözleşmesinin imzalanmasını Yönetim Kurulu kararına aykırı buldu.

'EK SÖZLEŞME' KIYAĞI

Kaya, yüksek lisans eğitimi sürerken 2010 yılında İSBAK'a başvurarak sağlık sorunları ve yaşadığı güçlükler nedeniyle eğitimine devam edemeyeceğini bildirdi. Rapora göre, 21 Mayıs 2010 tarihli dilekçesinde mevcut şartlar altında eğitimini sürdürmesinin mümkün olmadığını belirten Kaya, sözleşmenin gereğinin yapılmasını istedi. Ancak İSBAK, mevcut sözleşme hükümlerini uygulamak yerine Kaya ile aynı tarihte dokuz maddelik yeni bir ek sözleşme imzalayarak eğitim süresini bir yıl uzattı.

Müfettişler, ilk sözleşmeye göre sağlık nedeniyle yükümlülüklerden kurtulabilmek için “sağlık kurulu kararı” gerektiğine dikkat çekti. Kaya'nın sunduğu belgelerin sağlık kurulu raporu niteliğinde olmadığı belirtilerek, İSBAK'ın yaptığı eğitim harcamalarının Kaya'dan tahsil edilmesi gerekirken eğitim süresinin uzatılmasının sözleşmeye aykırı olduğu değerlendirildi.

Fatma Betül Sayan'ın İBB vurgunu gündemde: İBB parayı geri istedi, vermedi - Resim : 1

AYLARCA BEKLENDİ, İŞE DÖNMEDİ

Rapora giren kurum içi yazışmalar, Kaya'nın eğitim sürecinin ardından İSBAK'a dönüşünün de uzun süre belirsiz kaldığını ortaya koydu. 2011 yılında İSBAK İnsan Kaynakları Şefi Hüseyin Özdemir ile İştirakler Koordinasyon Müdürü Hasan Özçelik arasında yapılan yazışmalarda Kaya'nın ne zaman işe başlayacağının defalarca sorulduğu görüldü.

'BAŞKA ŞEKİLDE HALLEDİLECEK'

Bir yazışmada Kaya'nın babası, “konu Kadir Bey'le görüşüldü, başka bir şekilde halledilecek” dedi, başka bir yazışmada ise Kaya “gerekli görüşmeler yapıldı, Sabri Dereli'nin konudan bilgisi var” dedi.

18 Ekim 2011 tarihli son yazışmalardan birinde ise İSBAK yetkilisinin, “Fatma Betül Hanım ile ilgili bir gelişme var mı, hatırlatayım diye düşündüm, hâlihazırda beklemedeyiz” ifadelerini kullandı. SGK kayıtlarına göre Kaya, 14 Kasım 2011'de yeniden İSBAK'ta işe başladı ve 20 Nisan 2015'te şirketten ayrıldı. Kaya’nın fiilen İSBAK’ta çalışıp çalışmadığı bilinmezken, özgeçmişine bakıldığında Kaya’nın o dönem tam zamanlı bir iş için pek de vakti yok…

DANIŞMAN OLDU, SÖZLEŞMEYİ İHLAL ETTİ

Uzun bekleyişin ardından SGK kayıtlarına göre Kaya 14 Kasım 2011’de ülkeye döndü ve İSBAK’taki işine yeniden başladı. Ancak Kaya İSBAK’taki tam zamanlı görevinde başladığında aynı zamanda dönemim başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanlığını da üstleniyordu. Kaya’ya ilişkin raporda müfettişler Kaya'nın siyasi görevlerini de burs sözleşmesi kapsamında değerlendirdi. Zira sözleşmede, personelin eğitim sonrasında mecburi hizmet döneminde İSBAK dışında ücretli veya ücretsiz başka bir işte çalışamayacağı ve danışmanlık yapamayacağı hükmü bulunuyordu.

Raporda Kaya'nın özgeçmişinde yer alan, 2009'da AK Parti İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi seçildiği ve 2010-2012 yılları arasında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanlığını yürüttüğü bilgilerine dikkat çekildi. Müfettişler bu görevleri de yurt dışı eğitim sözleşmesindeki mecburi hizmet hükümlerinin ihlali olarak değerlendirdi.

İBB PARAYI GERİ İSTEDİ AMA...

Rapora göre İSBAK, Kaya'nın yurt dışı yüksek lisans eğitimi kapsamında burs, okul ve diğer eğitim giderleri için toplam 85 bin 791 dolar 40 cent ile 20 bin 289 TL 25 kuruş ödeme yaptı. Müfettişler, söz konusu paranın Türk Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşmeye ilişkin 77'nci maddesi kapsamında Kaya'dan tahsil edilmesi gerektiği sonucuna vardı. Raporda, tahsilatın Kaya'dan yapılamaması halinde kefilleri Ramazan Sayan ve Ayşe Hilal Sayan Koytak'a başvurulması gerektiği belirtildi. TL cinsinden yapılan harcamaların yasal faiziyle, döviz harcamalarının ise aynı döviz miktarı üzerinden faiziyle birlikte tahsil edilmesi istendi.

AKP DÖNEMİNİN YÖNETİCİLERİ SORUMLU TUTULDU

Müfettişler yalnızca Kaya hakkında değil, bursun verilmesi ve uygulanması sürecinde görev yapan İSBAK yöneticileri hakkında da sorumluluk tespitinde bulundu. Raporda dönemin İSBAK Yönetim Kurulu Başkanı Ali Karahan, Başkan Vekili Ahmet Ak ile yönetim kurulu üyeleri Kasım Kutlu, Mahmut Baş, Süleyman Bayer, Havva Özülke, İbrahim Baz, Fahrettin Yıldız, Yüksel Kanar, Ali Urhan ve Harun Kaya'nın, şirket kaynaklarının kişilere haksız yarar sağlayacak biçimde kullanılmasına ve İSBAK'ın zarara uğramasına neden oldukları değerlendirildi.

Eski İSBAK Genel Müdürü Kasım Kutlu ile İnsan Kaynakları ve İdari İşler Şefi Hüseyin Özdemir ve Mali İşler Müdürü Salih Taşçı'nın da sözleşme hükümlerine aykırı işlemlerde sorumluluklarının bulunduğu belirtildi. Müfettişler, şirketin uğradığını değerlendirdikleri zararın söz konusu yöneticilerden de kusurları ve görevlerinin gerekleri ölçüsünde tazmin ve tahsil edilmesini istedi.

SUÇ DUYURUSU SONUÇSUZ KALDI

Raporda dönemin İSBAK yöneticilerinin, şirket malları üzerinde kendilerine verilmemiş hak ve yetkileri kullandıkları ve yetkilerinin dışına çıkarak şirketi zarara uğrattıkları değerlendirilerek Türk Ceza Kanunu'nun 155'inci maddesi kapsamında haklarında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulması gerektiği belirtildi.

İBB, 30 Kasım 2021 tarihli müfettiş raporu ve eklerini 6 Aralık 2021'de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na göndererek suç duyurusunda bulundu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise İBB'nin suç duyurusunun ardından yürüttüğü 2021/201867 numaralı soruşturmada 16 Haziran 2022 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Böylece İBB müfettişlerinin suç duyurusu yapılması yönündeki değerlendirmesi ceza davasına dönüşmedi.

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Fon Skandalı Fatma Betül Sayan Kaya