"Can Azerbaycan" ile 'başörtü' krizi! Devlet televizyonu ve Meclis'ten sert tepki
Azerbaycan'da yürülüğe giren başörtüsü yasağı tartışılmaya devam ediliyor. Türkiye'den gösterilen tepkiler sonrası Azerbaycan devlet televizyonu AZ TV'de yayımlanan haber dikkat çekerken Parlamentolararası İlişkiler Çalışma Grubu da açıklama yaptı.
Azerbaycan devlet kanalı AZ TV'de ülkedeki başörtüsü yasağına Türkiye'den gelen tepkiler haberleştirildi. Haberde Türkiye'den gelen açıklamalra tepki gösterildi. Doğrudan Oktay Saral'ın isminin verildiği ve ser şekilde eleştirildiği söz konusu haberde, "Türkiye’deki bazı çevreler tarafından Azerbaycan’a karşı yeni bir kampanya başlatıldı" denirken "Bu bağlamda, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın baş danışmanı Oktay Saral ile AKP milletvekili Leyla Şahin Usta’nın Azerbaycan’la ilgili açıklamaları, farklı tepkilere yol açtı" ifadeleri kullanıldı.
"AZERBAYCAN'IN İÇ İŞİNE KARIŞAMAZSINIZ" MESAJI
Haberde görüş bildiren yetkililer Oktay Saral ve AKP'lilere yönelik şu ifadeleri kullandı:
"Azerbaycan, bir Anayasa’ya, devlet geleneklerine, ulusal çıkarlara ve bağımsız karar alma mekanizmalarına sahip egemen bir devlettir ve hiçbir devletin buna müdahale etme hakkı yoktur" ifadelerine yer verilen haberde, Türkiye’de yüksek bir siyasi makamda bulunmak da Azerbaycan’a, Azerbaycan toplumuna yön vermek, iç politikasına müdahale etmek ve ne yapması gerektiğini dikte etmek yetkisi vermez. Bu, Türkiye Cumhurbaşkanı Danışmanı'nın ve AKP temsilcilerinin de iyi anlaması gereken bir konudur.
"GÖRÜŞLERİ KABUL EDİLEMEZ"
Türkiye Cumhurbaşkanı’nın baş danışmanı Oktay Saral’ın Azerbaycan’a ilişkin görüşleri kesinlikle kabul edilemez ve bu, elbette, Azerbaycan’ın genel işlerine yönelik bir müdahale, karışma ve haksız yaklaşımın bariz bir örneğidir. Bu nedenle, kimliği veya bulunduğu konum ne olursa olsun herkes, ifade ettiği görüşün ne kadar tehlikeli ve tehditkar olduğunu düşünmeli ve anlamalıdır.
Oktay Saral gibi kişiler, diğer ülkelerin iç işlerine müdahale etmenin kabul edilemez olduğunu ve bunun her durumda ülkeler arasındaki ilişkileri zedelemek amacıyla izlenen bir politika olduğunu anlamalıdır.
"AÇIKLAMA KARDEŞLİĞE SIĞMAZ"
Azerbaycan ve Türkiye, Şuşa Deklarasyonu ile ilişkilerini ittifak düzeyine yükseltmiştir. Bu belgenin siyasi özü, karşılıklı bağımsızlık ve egemenliğe saygı ile devletlerin iç işlerine karışmama ilkesini gerektirmektedir. Bu bağlamda, sosyal medyada kullanılan 'bu hatayı geri alın' ifadesi, ne saygıya ne de kardeşliğe yakışmaktadır"
PARLAMENTOLARARASI İLİŞKİLER ÇALIŞMA GRUBU'NDAN TEPKİ
Ayrıca, konuyla ilgili Azerbaycan-Türkiye Parlamentolararası İlişkiler Çalışma Grubu açıklamada bulundu. söz konusu açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Son dönemde Türkiye’deki bazı medya kuruluşları ve sosyal medya platformlarında Azerbaycan aleyhine yürütülen taraflı bilgilendirme kampanyası ile iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nden (AK Parti) bazı milletvekillerinin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın ülkemize yönelttiği asılsız suçlamalar, Azerbaycan-Türkiye parlamentolararası ilişkiler Çalışma Grubu için ciddi bir endişe ve üzüntü kaynağıdır.
"TEK MİLLET İKİ DEVLET' İLKESİNİ ÇARPITMAKTIR"
Azerbaycan ve Türkiye arasında dostluk, kardeşlik ve stratejik ittifak ilişkileri bulunmaktadır. Azerbaycan, iç ve dış politikasını ulusal çıkarları ve Anayasası doğrultusunda belirleyen bağımsız ve egemen bir devlettir. Ulusal Lider Haydar Aliyev tarafından ortaya konan 'Tek millet, iki devlet' ilkesi, açıkça iki bağımsız ve egemen devletin varlığını ifade etmektedir. Bu ilkenin özünü çarpıtmak ya da onu, Azerbaycan’ın iç işlerine müdahale etmek ya da Azerbaycan toplumuna dışsal siyasi ve ideolojik yaklaşımlar dayatmak için bir bahane olarak kullanmak kabul edilemez.
ANAYASA, İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ VE LAİK YAPI VURGUSU
Azerbaycan’ın laik devlet yapısı ve inanç özgürlüğü Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Ülkenin eğitim politikası, laiklik, eşitlik ve tüm vatandaşlar için fırsat eşitliği ilkelerine dayanmaktadır. Eğitim kurumlarında uygulanan kurallar tüm vatandaşlar için eşit şekilde geçerlidir ve hiçbir dini inanca karşı yöneltilmemiştir. Bu konuları dini veya ideolojik gerekçelerle siyasallaştırmak ve Azerbaycan’ın anayasal yapısı ile eğitim sistemine yönelik asılsız suçlamalarda bulunmak kabul edilemez.
"HALKIMIZA, TARİHİMİZE YÖNELİK HAKARETLER KULLANILMASI KABUL EDİLEMEZ"
Cumhurbaşkanı ve Muzaffer Başkomutan İlham Aliyev’e, halkımıza, tarihimize ve önde gelen şahsiyetlere yönelik hakaret ve iftira içeren ifadelerin kullanılması da kabul edilemez olup, Azerbaycan halkı arasında haklı bir hoşnutsuzluğa yol açmaktadır. AK Parti hükümetinin bu tür eylemleri önlemek için hiçbir adım atmadığını üzülerek belirtmek zorundayız. Türkiye’deki Azerbaycan diplomatik temsilciliklerinin önünde sergilenen kışkırtıcı eylemlere ve bu tür eylemlere yönelik çağrılara gösterilen hoşgörü de ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
'İÇ İŞ' VURGUSU
Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin özel niteliğinin, siyasi sorumluluk, karşılıklı saygı ve birbirlerinin iç işlerine karışmama ilkelerine bağlı kalınmasını gerektirdiğine inanıyoruz. Bazı siyasi şahsiyetlerin açıklamaları, iki ülke arasındaki ilişkilere zarar vermemelidir.
Azerbaycan-Türkiye parlamentolararası ilişkiler Çalışma Grubu olarak, Türkiye’deki ilgili siyasi çevrelerin – parlamentodaki iktidar partisinin temsilcileri de dahil olmak üzere – bu hassas konulara sorumlu bir şekilde yaklaşmalarını, Azerbaycan’ın egemenliğine ve anayasal yapısına saygı göstermelerini ve ikili ilişkileri olumsuz etkileyebilecek açıklamalardan kaçınmalarını bekliyoruz"
Saray'dan Azerbaycan'ın başörtüsü yasağına tepki
Aliyev'in partisinden AKP'ye 'başörtüsü' yanıtı: AKP'yi bu zararlı siyasetten kaçınmaya çağırıyoruz
Azerbaycan Devlet Ajansı Türkiye'nin İsrail ile ticaretini yazdı! Sonra haberi sildi