"AVM'ler dolu... Bu nasıl ekonomik kriz?" sorusuna yanıt geldi
TÜİK'in dahi üstünü örtmekte zorlandığı ekonomik kriz ve alım gücü kaybı tepkilere neden olurken aksini savunanların "AVM'ler dolu... Bu nasıl ekonomik kriz?" sorusuna yanıt geldi. Vatandaşın harcamaları daha büyük kırılmanın habercisi çıktı.
Prof. Dr. Emre Alkin, AVM'ler ve kafelerdeki kalabalığın ve harcamalarının arkasındaki gerçeği, ABD, Avrupa ve Türkiye verileriyle açıkladı. AVM’lerdeki yoğunluk, kredi kartı harcamaları veya bazı sektörlerdeki canlılık, genel alım gücünün arttığı anlamına gelmezken enflasyonist ortamlarda insanların zenginleştikleri için değil, paranın değer kaybından kaçmak için harcadıklarını ortaya koydu.
Harcamaların refahın değil, enflasyondan korunma tepkisinin sonucu olduğunu ifade eden Alkin, daha büyük kırılmaların kapıda olduğunu işaret ederek ve iş dünyasını uyardı.
"AVM'LER DOLU... BU NASIL EKONOMİK KRİZ?" SORUSUNA YANIT GELDİ
Emre Alkin, Ekonomi Gazetesi'ndeki yazısında harcama davranışındaki yapısal dönüşümü anlattı. Alkin’e göre ABD’den Avrupa’ya uzanan gelir dağılımı verileri, tüketim harcamalarının artık giderek daha fazla üst gelir gruplarına bağımlı hale geldiğini gösteriyor.

Financial Times’ın yayımladığı ABD'nin harcama grafiği de bu değişimi ortaya koyuyor. ABD’de en üst yüzde 10’luk kesim toplam tüketimin neredeyse yarısını yapar hale gelirken, alt yüzde 80’in payı geriliyor. Bu görünümün ilk bakışta “zenginler ekonomiyi taşıyor” şeklinde yorumlanabileceğini belirten Alkin, bunun eksik olduğuna işaret etti.
Alkin, üst gelir gruplarının harcama gücü sayesinde toplam tüketimde yüksek paya sahip olduğunu belirtirken düşük gelirli haneler için tüketimin tercih değil zorunluluk olduğunu ortaya koydu. Gıda, kira, enerji, ulaşım ve eğitim gibi temel kalemler ertelenemez nitelikte olduğu için bu kesim gelirinin neredeyse tamamını harcamak zorunda kalıyor.

Bu nedenle ekonomide iki ayrı dinamik oluşuyor: Üst gelir grubu “değer bazlı tüketimi” büyütürken, düşük ve orta gelir grupları “adet bazlı tüketimi” belirliyor. Türkiye özelinde ise tablo daha da belirgin. Gelir dağılımındaki bozulma nedeniyle toplumun farklı kesimleri farklı tüketim davranışlarına yöneliyor.
Alkin’e göre enflasyon dönemlerinde harcama artışı her zaman refah artışı anlamına gelmiyor. Aksine, hane halkı daha ucuz ürünlere yöneliyor, gramaj düşürüyor, dışarıda yeme ve dayanıklı tüketimi erteliyor. Yani toplam harcama sürse bile tüketim kalitesi geriliyor.

Alkin’in analizinde öne çıkan bir diğer başlık ise görünür tüketim ile gerçek refah arasındaki fark. AVM’lerdeki yoğunluk, kredi kartı harcamaları veya bazı sektörlerdeki canlılık, toplumun genel alım gücünün arttığı anlamına gelmiyor.
Aksine bu tablo, tüketimin giderek daha dar bir gelir grubuna sıkıştığını ve harcamaların çoğu zaman zorunlu ya da telafi edici nitelik taşıdığını gösteriyor.
İŞ DÜNYASINI UYARDI
Alkin, dünya ekonomisindeki büyük ölçekli şirketlerin yapısına dikkat çekerek, en yüksek ciroların geniş kitlelere satış yapan şirketlerden geldiğini vurguladı. Gıda, enerji, perakende, telekom ve lojistik gibi sektörlerin başarısının da bu yaygın erişimden kaynaklandığını belirterek iş dünyasını uyardı.

Bu çerçevede, yalnızca üst gelir grubuna dayalı bir tüketim yapısının kırılgan olduğuna işaret ediliyor. Çünkü bu kesimin harcaması finansal piyasalara, varlık fiyatlarına ve güven ortamına daha duyarlı.
Avrupa’da ise sosyal devlet mekanizmalarının etkisiyle tüketim dengesi kısmen daha stabil. Sağlık, eğitim ve sosyal destek sistemleri düşük gelir gruplarını tamamen korumasa da ABD ve Türkiye’ye göre daha güçlü bir tampon oluşturuyor. Ancak yüksek enflasyon ve enerji krizleri Avrupa’da da orta sınıfı baskılıyor.
Alkin’e göre ekonominin sürdürülebilir büyümesi için belirleyici olan kesim üst gelir grubu değil, orta sınıf. Çünkü geniş tabanlı tüketim, ekonominin günlük akışını ve çarpan etkisini belirliyor. Bu nedenle yalnızca toplam tüketim rakamlarına bakarak ekonomik durumu değerlendirmek yanıltıcı olabilir. Asıl kritik gösterge, alım gücünün hangi gelir gruplarında nasıl dağıldığı ve tüketimin hangi tabanda yoğunlaştığı.
Enflasyon tartışmasına yeni boyut: TESK'ten zincir market açıklaması
Açlık sınırı rekor seviyeye ulaştı! Gözler TÜİK'in açıklayacağı veride
İş Bankası Genel Müdürü Aran: Enflasyon hala yüzde 30'larda sanayici sıkıntılı