Süreçte yeni kriz! Erdoğan'ın da rahatsız olduğu iddia ediliyor
PKK'nın silahları bırakmasının ardından birçok kentte PKK'lı teröristler için kurulan taziye çadırları ve PKK'lıların posterlerinin asılması AKP içinde alarm durumuna geçilmesine neden oldu. Erdoğan'ın da durumdan rahatsız olduğu iddia edildi.
PKK'nın silah bırakmasının ardından farklı kentlerde kurulan taziye çadırları ve PKK'lıların posterlerinin asılmasıyla ilgili görüntülerin bir süredir iktidar içerisinde huzursuzluk yarattığına dair haberler geliyordu.
Cumhuriyet'ten Merve Kılıç'ın haberine göre, “İmralı süreci” kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından Cumhur İttifakı'nda DEM Parti ile terör örgütünün atacağı adımlar yakından izlenmeye başlandı.
Düzenlemenin yasalaşmasının ardından DEM Parti cephesinden gelen bazı açıklamalar, terör örgütü üyelerinin posterlerinin meydanlara asılması, PKK'lılar için düzenlenen taziye programları ve kutlama görüntülerinin AKP içerisinde rahatsızlık yarattığı ileri sürüldü.
AKP'DE SÜREÇ İÇİN 'TEMKİNLİ DİL' ÇAĞRISI
AKP kurmaylarının, sürecin toplum tarafından benimsenebilmesi için “temkinli, kapsayıcı ve acılara saygılı” bir dil kullanılması gerektiğini savunduğu belirtildi.
Son dönemde ortaya çıkan görüntülerin özellikle şehit ailelerinin tepkisini çektiği ve toplumdaki kaygıları artırdığı değerlendirmelerinin parti içerisinde dile getirildiği kaydedildi. AKP'de, bu tutumun sürecin toplumsal dayanağını zayıflatabileceği görüşünün ağırlık kazandığı aktarıldı.
RAHATSIZLIK ERDOĞAN'A DA İLETİLDİ
Edinilen bilgilere göre AKP kurmayları, DEM Parti'nin ve terör örgütüne yakın çevrelerin kullandığı dil ile sahaya yansıyan gösterileri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da aktardı.
Parti kulislerinde Erdoğan'ın da terör örgütü üyelerini yücelten posterler ile “zafer kutlaması” izlenimi yaratan etkinliklerden rahatsız olduğu iddia edildi. Benzer bir rahatsızlığın, sürecin başından bu yana belirleyici rol üstlenen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'de de bulunduğu ileri sürüldü.
Cumhur İttifakı kurmaylarının, “barış ve toplumsal bütünleşme” amacıyla yürütülen sürecin terör örgütünün siyasi veya toplumsal zaferi gibi sunulmasını kabul edilemez bulduğu belirtildi.
AKP kaynaklarının ise bu görüntülerin sürmesi halinde sürecin iktidar açısından taşınmasının daha da zorlaşabileceğine dikkat çektiği aktarıldı.
İTTİFAK TABANINDAKİ TEPKİ GÜNDEMDE
AKP ve MHP açısından en büyük kaygının Cumhur İttifakı tabanında oluşan tepki olduğu belirtildi.
Özellikle şehit yakınları, gaziler ve milliyetçi-muhafazakâr seçmenlerin DEM Parti'nin açıklamaları ile terör örgütü üyelerinin yüceltildiği görüntülere tepki gösterdiği kaydedildi. AKP içerisinde yapılan değerlendirmelerde, Cumhur İttifakı'nın oy oranındaki gerileme ve milliyetçi seçmenin iktidardan uzaklaşmaya başlaması da gündeme getirildi.
Süreç kapsamında atılan adımların seçmene yeterince anlatılamadığı, buna karşın terör örgütü üyelerinin posterlerinin taşındığı görüntülerin kamuoyunda daha fazla karşılık bulduğu ifade edildi.
Parti kurmaylarının, milliyetçi seçmendeki kopuşun devam etmesi halinde bunun yalnızca sürece değil, Cumhur İttifakı'nın seçim hesaplarına da zarar verebileceği değerlendirmesini yaptığı aktarıldı. Bu nedenle DEM Parti'den toplumu gerilime sürükleyebilecek açıklama ve eylemlerden uzak durmasının beklendiği belirtildi.
AKP'Lİ İSİMDEN DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRME
AKP'li bir isim, gerçek bir barışta taraflardan birinin diğerine karşı zafer gösterisi yapmaması ve karşı tarafın acısına saygı gösterilmesi gerektiğini savundu.
Söz konusu AKP'li isim, geçmişte asker, polis, öğretmen, sivil yurttaş ve güvenlik korucularının ölümüne neden olan terör örgütü üyelerinin posterlerinin asılmasının, topluma entegrasyon söylemiyle çeliştiğini belirtti.
“Her anne için evladı ciğeridir. Herkes acısını yaşayabilir, taziyesini kurabilir. Buna kimsenin söyleyecek sözü olamaz. Ancak kendi acınızı yaşarken başka bir annenin yarasına basamazsınız” diyen AKP'li isim, bu tutumun toplumsal barış yerine eski yaraları yeniden gündeme getirebileceğini ifade etti.
'SİLAH SUSARKEN DİL SİLAHA DÖNÜŞMEMELİ'
AKP'li başka bir kurmay ise silah bırakma, devletin güvenliğinin sağlanması ve toplumsal barışın birbirinden farklı kavramlar olduğuna dikkat çekti.
Silahların bırakılmasının güvenlik boyutunda önemli bir adım olduğunu, ancak toplumsal bütünleşmenin daha uzun ve hassas bir süreç gerektirdiğini belirten AKP'li kurmay, “Silah bırakmak başka şeydir, toplumsal huzur ve helalleşme bambaşka bir şeydir. Bu kavramlar birbirine karıştırılmamalı” değerlendirmesinde bulundu.
AKP'li kurmay, silahların bırakılmasıyla birlikte toplumsal barış hedefleniyorsa tahrik içeren söylem ve eylemlerden de uzak durulması gerektiğini savundu.
Şamil Tayyar PKK'lı taziye çadırları için uyardı: Ağır siyasi sonuçları olacaktır