İddialarıyla ortalığı birbirine katan ihraç ağır ceza reisinin HSK dosyası çıktı
Meslekten çıkarılan eski ağır ceza mahkemesi başkanı Sidar Demiroğlu, kararın hukuka aykırı olduğunu öne sürse de HSK dosyasında tartışmalı tahliyeler, rüşvet, görevi kötüye kullanma ve açıklanamayan mali hareket iddiaları yer aldı.
Meslekten çıkarılan eski ağır ceza mahkemesi başkanı Sidar Demiroğlu, sosyal medyada usulsüz tebligat, seçici soruşturma ve karalama kampanyası iddialarında bulunurken HSK dosyasında ise tartışmalı tahliyeler, rüşvet ve mali hareket suçlamaları yer aldı.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) İkinci Dairesi tarafından meslekten çıkarılan eski ağır ceza mahkemesi başkanı Sidar Demiroğlu, son dönemde yaptığı paylaşımlarla gündeme geldi.
Demiroğlu, hakkındaki kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu iddia etse de HSK soruşturma dosyasında ise ağır suçlardan tutuklanan şüpheliler hakkında verilen tahliyelerden mali hareketlere kadar uzanan çok sayıda iddia bulunuyor.
AĞIR SUÇ DOSYALARINDAKİ TAHLİYELER
Demiroğlu, sosyal medya paylaşımlarında tebligatın usulsüz yapıldığını ve hakkında seçici bir soruşturma yürütüldüğünü iddia etse de HSK kayıtlarında sürecin tek bir yargı kararından kaynaklanmadığı belirtildi. Birleştirilen soruşturmalarda tahliye kararları, başka hâkimlerle kurulan temaslar, idari para cezalarının iptali, mali işlemler ve menfaat sağlandığı yönündeki iddialar incelendi.
HSK dosyasında, Demiroğlu’nun İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hâkimi olarak görev yaptığı dönemde verdiği çok sayıda tahliye ve adli kontrol kararı yer aldı.
Uyuşturucu ticareti soruşturmalarında tutuklanan Ramazan Kentaç, Mesut Doğru, Ersin Coşkun, Hakan Bal, Yılmaz Gürçay, Atila Yıldırım, Mesut Yüksel, Aliya Karataş, Murat Karataş, Hakan Karataş ve Emre Saka hakkındaki kararlar incelemeye alındı.
Silah ticareti soruşturmalarında Nedim Gündoğdu, Yıldırım Tuğrul Kort ve Umut Alkan hakkında verilen kararlar da dosyaya girdi. Yağma suçundan tutuklanan Umut Üçgül ile yasa dışı bahis soruşturmasındaki Sabahattin Şahin ve Ertuğrul Mertoğlu’nun tahliyeleri de değerlendirildi.
HSK dosyasında bu kararların usul ve yasaya uygun olmadığı yönünde değerlendirmeler bulunduğu belirtildi.
DÖRT ŞÜPHELİ ORTADA YOK
Başmüfettişlik incelemesine göre Ramazan Kentaç, Mesut Doğru, Hakan Bal ve Atila Yıldırım, tahliye edilmelerinin ardından yeniden yakalanamadı.
Bu kişiler hakkında açılan davalarda ağır ceza mahkemeleri tarafından yakalama kararı çıkarıldı. Soruşturma makamları, söz konusu kararları görevi kötüye kullanma iddiasının yanı sıra dört ayrı “suçluyu kayırma” suçlaması kapsamında değerlendirdi.
TUTUKLAMA KARAIR VEREN HAKİMLE GÖRÜŞTÜ İDDİASI
Dosyadaki bir başka iddia, uyuşturucu ticareti suçundan tutuklanan bir şüpheliyle ilgiliydi. HSK kayıtlarına göre Demiroğlu, tutuklama kararını veren hâkimin makam odasına gitti.
Demiroğlu’nun burada şüphelinin ailesini tanıdığını ve söz konusu kişinin bu tür bir suç işleyebilecek biri olmadığını söylediği öne sürüldü. Cumhuriyet Başsavcılığının tutukluluğun sürdürülmesi talebi daha sonra Demiroğlu’nun önüne geldi. Demiroğlu bu talebi reddederek şüphelinin tahliyesine karar verdi.
HSK soruşturmasında, Demiroğlu’nun başka hâkimlerin baktığı dosyalar hakkında da girişimlerde bulunduğu iddia edildi.
Kasten yaralama soruşturmasında tutuklanması istenen Hacı Ali Tarlacı hakkında sorgu öncesinde görevli hâkimi aradığı belirtildi. Demiroğlu’nun görüşme sırasında, “Şahsın dosyasına bir kere değil, iki kere değil, üç kere değil, dört, beş kez bak.” dediği kaydedildi.
Aynı şüphelinin tahliye talebini değerlendiren başka bir hâkime de dosya numarası ile şüphelinin adını gönderdiği öne sürüldü. Demiroğlu’nun ayrıca şüphelinin avukatını yakını veya arkadaşı olarak tanıttığı ve savcının adli kontrol istediğini söylediği iddia edildi.
ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS DOSYASINDAKİ TAHLİYE
HSK dosyasında Mehmet Fatih Boğa hakkında verilen tahliye kararı da incelendi. Boğa’nın öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla tutuklandığı ve tutukluluğuna yapılan itirazın reddedildiği belirtildi.
Şüpheli hakkında üç kişiyi öldürmeye teşebbüs suçundan iddianame hazırlandı. Dosya ağır ceza mahkemesinde henüz iddianamenin kabul edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi aşamasındayken Demiroğlu’nun dosyayı getirttiği ve tahliye kararı verdiği kaydedildi. Bu işlem, soruşturma dosyasında şüpheli bir tahliye olarak değerlendirildi.
RÜŞVET İDDİASIYLA YENİ DOSYA AÇILDI
HSK’nin birleştirilen 2026/116 esas sayılı dosyasında menfaat karşılığında tahliye kararı verildiği iddiası da yer aldı.
Demiroğlu’nun, avukat Recep Saraffoğlu aracılığıyla Murat Karataş ve Hakan Karataş’tan menfaat sağladığı öne sürüldü. Bunun karşılığında Murat Karataş, Hakan Karataş ve Aliya Karataş Atalay’ın tahliye edildiği iddia edildi.
Mehmet Fatih Boğa’nın tahliyesinde de aynı avukat aracılığıyla menfaat sağlandığı ileri sürüldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu iddialar üzerine rüşvet suçlamasıyla iddianame hazırladı ve son soruşturmanın açılmasını istedi. Dosya, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/13 esasına kaydedildi.
GELİR VE HARCAMALAR ARASINDA UYUMSUZLUK İDDİASI
HSK soruşturması kapsamında Demiroğlu ile eşinin mali işlemleri de bilirkişi tarafından incelendi. Raporda, çiftin 2022 ve 2023 yıllarındaki gelirleri ile aynı dönemdeki harcamaları ve borç ödemeleri arasında uyumsuzluk bulunduğu ileri sürüldü.
Nakit işlemlere kaynak oluşturabilecek bir mal varlığı satışına rastlanmadığı belirtildi. İşlemlerin çiftin mali profiliyle örtüşmediği değerlendirildi.
Dosyada, 2017 model Passat marka otomobilin Demiroğlu’nun eşi adına alındığı ancak ödeme tutarına karşılık gelen bir banka havalesi veya nakit çekme işlemi bulunmadığı kaydedildi. Çocuklarının eğitim gördüğü özel okula da 225 bin liranın elden ödendiği belirtildi.
Bu bulgular, HSK dosyasında yasal gelirin üzerinde ve kaynağı açıklanamayan mal edinildiği iddiası kapsamında ele alındı.
Bir başka soruşturmada, Veysi ve Bünyamin Batmaz’a ait şirket adına kayıtlı bir otomobile kesilen iki idari para cezası incelendi. Bu dosyaların normal dağıtım sistemine alınmadan Demiroğlu’nun görev yaptığı hâkimliğe kaydedildiği ve cezaların iptal edildiği belirtildi.
Alkollü araç kullanılması nedeniyle uygulanan bir yaptırım ile bir döviz şirketine kesilen yüz binlerce liralık idari para cezalarının da benzer şekilde ele alındığı öne sürüldü.
Savcılık; araç alım satımları, para transferleri, telefon kayıtları ve birlikte eğlence mekânlarına gidildiğine ilişkin verileri değerlendirdi. Demiroğlu ile dosyaların ilgilileri arasındaki ilişkinin sıradan bir yargısal temas olarak görülemeyeceği yönünde görüş bildirildi.
HSK İKİ AYRI MESLEKTEN ÇIKARMA CEZASI VERDİ
HSK İkinci Dairesi, 16 Haziran 2026 tarihinde Demiroğlu hakkında karar verdi. Kurul, 2024/340 ile birleştirilen 2026/116 esas sayılı dosyadaki eylemler nedeniyle 2802 sayılı Kanun’un 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası uyguladı.
Demiroğlu hakkında 2024/849 esas sayılı dosyadaki eylemler nedeniyle de ayrı bir meslekten çıkarma kararı verildi. Birleştirilen 2024/410 esas sayılı dosya yönünden ise kınama cezasına hükmedildi.
HSK ayrıca meslekten çıkarma kararları kesinleşinceye kadar Demiroğlu’nun tedbiren görevden uzaklaştırılmasını kararlaştırdı.
YARGITAY'DA YARGILANIYOR
Demiroğlu hakkındaki disiplin soruşturmalarının yanı sıra ceza yargılamaları da devam ediyor. Suçluyu kayırma, görevi kötüye kullanma ve 3628 sayılı Kanun’a muhalefet suçlamalarını içeren dosya, Yargıtay 7. Ceza Dairesine gönderildi.
Yargıtayın ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı dosya 2025/4-MD esasına kaydedildi. Bir sonraki duruşmanın 22 Eylül 2026’da yapılması kararlaştırıldı.
Zincirleme şekilde görevi kötüye kullanma suçlamasını içeren başka bir dosya ise Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderildi. Rüşvet iddiasıyla yürütülen diğer dosyada da son soruşturmanın açılması talep edildi.
DEMİROĞLU SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
Demiroğlu, savunmalarında hakkındaki iddiaların somut delillere dayanmadığını öne sürdü. Verdiği kararların yargısal takdir yetkisi kapsamında olduğunu savundu.
Soruşturma makamları ise tanık anlatımlarını, telefon kayıtlarını, para transferlerini, araç bağlantılarını ve tartışmalı kararları birlikte değerlendirdi. Bazı işlemlerin yargısal takdir yetkisi kapsamında kabul edilemeyeceği görüşüne varıldı.
Ağır ceza reisi balkondan atlamıştı! Adliye'deki yasak aşkta yeni gelişme