Son Dakika | Hüseyin Can Güner'in emniyet ifadesi ortaya çıktı: İhalede kamu zararı değil aksine yararı var
Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, emniyet ifadesinde iptal edilen araç kiralama ihalesiyle belediyenin zarara uğratıldığı iddialarını reddetti. İhale iptali sayesinde aylık yaklaşık 4,5 milyon lira tasarruf sağlandığını söyledi.
halktv.com.tr / Özel Haber
Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, emniyette verdiği ifadede, araç kiralama ihalesinin hukuka aykırı şekilde iptal edilerek belediyenin zarara uğratıldığı yönündeki iddiaları reddetti.
Güner, iptal edilen ihalede yer alan firmanın şikayeti üzerine soruşturmaya dahil edilen ihalenin tekrarıyla belediyenin kar elde ettiğini söyledi.
HÜSEYİN CAN GÜNER'İN EMNİYET İFADESİ ORTAYA ÇIKTI: İHALEDE KAMU ZARARI DEĞİL AKSİNE YARARI VAR
İhalenin iptal edilme gerekçesinin rekabet koşullarının oluşmaması olduğunu savunan Güner, yaklaşık maliyet ile teklifler karşılaştırıldığında kırılım oranının yalnızca yüzde 0,71 seviyesinde kaldığını, bu nedenle kamu kaynaklarının verimli kullanılmayacağını değerlendirdiklerini söyledi.
İhalenin aylık 26 milyon 383 bin lira bedelle sonuçlandığını belirten Güner, iptalin ardından hizmetin aksamaması için yapılan geçici ihalelerin ise 21 milyon 950 bin lira ve 23 milyon 805 bin lira bedellerle sonuçlandığını ifade etti.
Bu sayede belediyenin aylık yaklaşık 4,5 milyon lira daha az ödeme yaptığını öne süren Güner, "Ortada bir kamu zararı değil, aksine kamu yararı ve tasarrufu vardır." dedi.
Güner, iptal kararının yalnızca belediyenin takdiriyle alınmadığını, sürecin Kamu İhale Kurumu'nun denetiminden geçtiğini ve Danıştay 13. Dairesi tarafından da hukuka uygun bulunduğunu savunarak, hukuka uygunluğu yargı kararıyla kesinleşmiş bir işlem nedeniyle suçlanmasının doğru olmadığını ileri sürdü.

"PERSONEL DEĞİŞİKLİKLERİ RUTİN İDARİ İŞLEMLER"
Eski Mali Hizmetler Müdürlüğü çalışanı Songül Ulusal'ın, ihalenin iptal edilmesi amacıyla belediye yönetiminin personel üzerinde baskı kurduğu yönündeki iddialarına da yanıt veren Güner, söz konusu beyanların gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Belediyedeki görev değişikliklerinin izin, rapor, emeklilik ve liyakat esaslı rutin idari işlemler kapsamında yapıldığını belirten Güner, herhangi bir personele ihale sürecini etkilemeye yönelik talimat ya da baskı vermediğini ifade etti. Güner, ihale iptalinin tek gerekçesinin rekabetin oluşmaması ve kamu zararının önlenmesi olduğunu öne sürdü.

2022'DEKİ ORTAK BAZ SORULDU
Hüseyin Can Güner'e ayrıca belediye başkanlığı yapmadan önce ortak baz verdiği bir iş insanı ile ilgili de soru soruldu.
Şüphelilerinden Ferit Onuş ile İstanbul’da ortak baz vermesi ile ilgili polis "Soruşturma kapsamında yapılan HTS analiz çalışmalarında soruşturma kapsamında diğer şüpheliler Ferit ONUŞ (Departur Otomotiv Yetkilisi) ile olan ortak baz birlikteliğiniz aşağıda gösterilmiştir. Baz birlikteliğinizin sebebi hakkında ifadenizi veriniz?" sorusunu yöneltti.
"Ben 2022 yılında belediye Başkanı olmadığım gibi adaylığım dahi söz konusu değildi." diyen Güner Fırat Onuş'u tanımadığını belirtti.
"İÇİŞLERİ BAKANLIĞI İNCELEMEYİ TAMAMLAMADAN SORUŞTURMA BAŞLATILDI"
Hüseyin Can Güner'in avukatı Deniz Aksoy da emniyette verdiği beyanda, müvekkilinin ifadesinin alınış şekline itirazlarının olmadığını ancak gözaltı kararının hukuka aykırı olduğunu savundu.
Aksoy, soruşturmanın İçişleri Bakanlığı müfettişlerince yürütülen idari inceleme tamamlanmadan başlatıldığını öne sürerek, aynı ihaleye ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı arasında daha önce yetkisizlik kararları verildiğini belirtti.
İhalenin iptaline ilişkin işlemlerin Kamu İhale Kurumu, idare mahkemesi ve Danıştay tarafından hukuka uygun bulunduğunu savunan Aksoy, belediyenin ihale iptaliyle aylık yaklaşık 4 milyon 500 bin lira daha az ödeme yaptığını, bu nedenle kamu zararından değil kamu yararından söz edilmesi gerektiğini ifade etti.
Şikayetçi firmanın ihaleyi kaybettikten sonra kötü niyetli davrandığını ileri süren Aksoy, dosyada müvekkilini suçlayacak somut bir delil bulunmadığını öne sürdü.
Avukat Aksoy, "Müvekkilim hakkında örgüt üyeliği, rüşvet alma veya verme suçlarına ilişkin bugüne kadar herhangi bir soru yöneltilmemiştir. Müvekkilim MASAK raporu, HTS kayıtları ve iletişim tespitleriyle de suçsuzluğunu ortaya koymuştur." ifadelerini kullandı.

Soruşturmada henüz bilirkişi incelemesi yapılmadığını ve müfettiş raporunun da beklenmediğini belirten Aksoy, bu aşamada gözaltı tedbirine başvurulmasının hukuki değil, siyasi bir değerlendirme olduğunu savunarak Hüseyin Can Güner'in adli kontrol uygulanmaksızın serbest bırakılmasını talep etti.
Son dakika | Gözaltındaki Çankaya belediye başkanından ilk mesaj: Vicdanım rahat, alnım ak, başım dik
MansurYavaş'tan Çankaya operasyonuna tepki: ''Herkese eşit adalet istiyoruz''