Erhan Çelik'in doktor eşinin ölümünde Adli Tıp raporu tamamlandı: Yüksek doz propofol zehirlenmesi
Haber spikeri Erhan Çelik ile boşanma aşamasındayken kliniğinde hayatını kaybeden Op. Dr. Özlem Gültekin’in Adli Tıp raporu çıktı. İncelemede Gültekin'in anestezide kullanılan yüksek doz propofol zehirlenmesi sonucu öldüğü belirlendi.
İzmir’de özel kliniğinde hayatını kaybeden ve ölümünden önce haber spikeri Erhan Çelik hakkında şiddet davası açarak hapis cezası aldıran Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Özlem Gültekin’in kesin ölüm nedeni Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlendi. Raporda 48 yaşındaki Gültekin’in propofol zehirlenmesi sonucu yaşamını yitirdiği tespit edilirken; ölümün öncesinde yaşanan süreç, geçmişte uyuşturucu iddialarına verilen takipsizlik kararı ve taraflar arasındaki karşılıklı suçlamalar soruşturma dosyasındaki yerini koruyor.
ADLİ TIP RAPORU: KANINDA VE İÇ ORGANLARINDA YÜKSEK DOZDA PROPOFOL
Sabah'tan Huzeyfe Atıcı'nın haberine göre, İzmir’de özel kliniğinde hayatını kaybeden Op. Dr. Özlem Gültekin’in kesin ölüm nedenine ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu tamamlandı. Rapora göre Gültekin, anestezide kullanılan "propofol" maddesine bağlı zehirlenme sonucu yaşamını yitirdi.
Yapılan toksikolojik incelemede Gültekin'in kanında yüksek miktarda propofol tespit edilirken, aynı maddeye iç organlarında ve mide içeriğinde de rastlandı. İncelemede, Gültekin’in klinikte serum ve propofol uygulaması sırasında kalbinin durduğu belirlendi. Otopside saptanan morluk ve kaburga kırıklarının ise kalbi durduktan sonra uygulanan yeniden canlandırma (CPR) müdahaleleri sırasında oluşmuş olabileceği değerlendirildi. İnceleme sonuçlarında Gültekin'in vücudunda alkol veya herhangi bir uçucu maddeye rastlanmadığı bildirildi.
ERHAN ÇELİK'İN İDDİALARI: POLİS GELMEDEN TEMİZLEDİLER
Özlem Gültekin’in 14 Ağustos’taki ölümünün ardından haber spikeri Erhan Çelik, kendi YouTube kanalında yayımladığı 37 dakikalık video ile sessizliğini bozmuştu. Ortak çocukları üzerinden spekülasyon yapıldığını savunan Çelik, olay gününe ve öncesine dair iddialarını şu sözlerle dile getirmişti:
"O kadar sabrettim, o kadar sabrettim ki ben taş olup çatladım yine de hiçbir şey demedim. 6 yaşında annesiz kalan oğlunun üzerinden vicdansızca dedikodu yapanlar var."
Gültekin’in son iki gününü kliniğinde geçirdiğini ve olay günü propofol aldığını öne süren Çelik, olay yerine dair şu iddiaları ortaya atmıştı:
"Alelacele polis olay yerine gelmeden ortalığı pırıl pırıl yapmışlar, temizlemişler, tüm deliller atılmış. Ama olay yeri inceleme polisi çok titiz bir çalışmayla bunları çöp konteynerinde bulmuş."
Klinikteki güvenlik kameralarının devre dışı bırakıldığını öne süren Çelik, "Kameralar kayıttan çıkarılmış, 'kameralar çalışmıyor' şeklinde ifadeler verilmiş. Ancak çok kısa bir süre önce başka bir davaya konu durumunda bu kameraların çalıştığından hareketle ifadeler mevcut" demişti.
Gültekin'in anestezi kullanım geçmişinin eskiye dayandığını iddia eden Çelik, "Ben onun kendi vücudunda anestezi kullanımını yeni değil, 12 yıllık bir geçmişi olduğunu evlendikten çok sonra, 2023 yılında tesadüfen evin güvenlik kamerasından öğrendim. Bu maddeleri dışarıdan nasıl temin ettiğini, kendisine kimlerin sattığını, kimlerin zerk ettiğini telefon ve laptopındaki kayıtlardan ele geçirmiştim" ifadelerini kullanmıştı. Çelik, Sağlık Bakanlığı'nı, Adalet Bakanı Akın Gürlek'i ve Adli Tıp Kurumlarını süreci incelemeye çağırırken, BBC Türkçe'nin anestezi bağımlılığına ilişkin belgeselini de örnek göstermişti.
ÖLÜMÜNDEN ÖNCEKİ ADLİ TIP TESTİNDE MADDE BULUNMAMIŞ VE TAKİPSİZLİK VERİLMİŞTİ
Erhan Çelik'in savcılığa sunduğu şikâyet dilekçesinde eşinin uzun süredir yasa dışı yollarla anestezik maddeler kullandığını öne sürmesi üzerine, Gültekin hakkında ölümünden önce adli soruşturma yürütülmüştü.
Bu soruşturma kapsamında 2026 yılı içerisinde mahkeme kararıyla Dr. Özlem Gültekin'den kan, kıl, idrar ve tırnak örnekleri alınmıştı. Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan adli ve toksikolojik tetkiklerde uyuşturucu veya uyarıcı maddeye rastlanmamış; raporda yalnızca tedavi amaçlı kullanılan etken maddelerin yer aldığı kayıtlara geçmişti. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, bu tespitin ardından 6 Temmuz 2026 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına hükmederek takipsizlik kararı vermişti. Çelik ailesi ve avukatları ise geçmiş hukuki süreçlerin ölüm olayıyla doğrudan ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirtmişti.
14 AYLIK HAPİS CEZASI, ŞİDDET DAVASI VE 50 MİLYON LİRALIK TAZMİNAT TARTIŞMASI
Özlem Gültekin ile Erhan Çelik 2019 yılında evlenmiş, çiftin 2020 yılında Ali Boran adını verdikleri oğulları dünyaya gelmişti. Gültekin, Aralık 2025'te fiziksel ve psikolojik şiddet gördüğü iddiasıyla Çelik hakkında savcılığa başvurarak boşanma davası açmıştı. Başvurusunda Çelik'in saçını çektiğini, başını otomobilin camına vurarak kendisini darbettiğini ve tehditlerde bulunduğunu öne sürmüştü.
Savcılığın "kadına karşı tehdit" ve "kadına karşı basit yaralama" suçlarından 2 yıl 3 aydan 5 yıl 3 aya kadar hapis talebiyle açtığı davada mahkeme, Haziran 2026'da Erhan Çelik'e toplam 14 ay hapis cezası vermişti.
Çelik, yayımladığı videoda olaya ilişkin şu savunmayı yapmıştı:
"Çantasında ilk kez gördüğüm ve hiç görmek istemediğim o ilacı, enjektörü gördüğüm saniye... Ben kolundan tutarak uzaklaştırmaya çalışıyorum, arabadan indirmeye çalışıyorum. Mahkemeye delil olarak kaydedilen bu görüntü bana dönüyor, olaydan tam 6 ay sonra, ben boşanma başvurusu yaptıktan yalnızca 2 saat 23 dakika sonra şikayet ediliyorum. Görüntüyü izleyin; telefon benim elimde, kaydeden benim. Telefonu almaya çalışan rahmetli. Ben sadece kolundan tutarak uzaklaştırmaya, araçtan indirmeye çalışıyorum. Sinirlenmedim mi? Elbette sinirlendim ama arabadan indirme çabası dışında hiçbir müdahalem olmadı. Fakat ceza yasası kadının beyanını önceliyor; araçtan indirmek için kolunu tutmam gerekçesiyle bana ceza verdiler."
Boşanma sürecindeki maddi talepleri de aktaran Çelik, "2025 yılı Ocak ayında İstanbul 13. Aile Mahkemesine başvurdum. Benden tam 50 milyon lira istendi. Aylık toplam 450 bin lira nafaka. 8 yılda 6 ülkede toplam 11 şirket haline getirdiğim şirketler grubumun yüzde 50'sini istediler" demişti.
Gülben Ergen ve avukatı Altın Mimir’in sürece dahil olduğunu öne süren Çelik, Gültekin'in vefatından bir hafta önce avukatı Altın Mimir'i azlettiğini iddia etmişti. Çelik, süreçte yer alan kişiler hakkında hukuki girişim başlattığını belirterek, "Şu ana kadar 300'e yakın kişi hakkında yasal takip hazırlığı yapıldı. Devamı da gelecek ama en büyüğü mahşere saklı" ifadelerini kullanmıştı. Çelik ayrıca Gültekin'in oturduğu evin ve kliniğin kiralık olduğunu, bindiği aracın kredisinin sürdüğünü belirtmişti.
KLİNİKTEKİ ÖLÜM, CENAZE VE DOKTOR GÜLTEKİN’İN ÖZGEÇMİŞİ
48 yaşındaki Op. Dr. Özlem Gültekin, 14 Ağustos 2026 tarihinde İzmir'deki kliniğinde hayatını kaybetmişti. Asistanının ilk değerlendirmesinde kalp krizi geçirdiği belirtilen Gültekin’in ölümü şüpheli bulunarak soruşturma başlatılmış ve cenazesi kesin ölüm nedeninin tespiti için İzmir Adli Tıp Kurumu'na gönderilmişti. Gültekin, İzmir Karşıyaka Bostanlı Beşikçioğlu Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Örnekköy Mezarlığı'nda toprağa verilmişti.
1977 doğumlu olan Gültekin, 1994 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2000 yılında tamamlamıştı. Tıpta Uzmanlık Sınavı'nda derece elde ederek aynı üniversitede Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanlık eğitimine başlamış ve 2005'e kadar anabilim dalında görev yapmıştı. 2006-2009 yılları arasında Konya Ereğli Devlet Hastanesi'nde mecburi hizmetini tamamlayan, ardından İzmir'deki özel hastanelerde çalışan Gültekin, 2012 yılında kendi kliniğini açmıştı. Kadın hastalıkları, doğum ve estetik uygulamalar alanında çalışan ve televizyon programlarına katılan Gültekin, aynı zamanda PPL pilotluk sertifikasına sahipti.
Erhan Çelik eski eşi Özlem Gültekin'in ölümünün ardından sessizliğini bozdu: Ağır iddialar!