Erhan Çelik eski eşi Özlem Gültekin'in ölümünün ardından sessizliğini bozdu: Ağır iddialar!

Op. Dr. Özlem Gültekin’in şüpheli ölümünün ardından eski eşi Erhan Çelik yayınladığı video ile sessizliğini bozdu. Çelik, polis gelmeden olay yerinin temizlendiğini ve delillerin çöpe atıldığını öne sürerek savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
Erhan Çelik eski eşi Özlem Gültekin'in ölümünün ardından sessizliğini bozdu: Ağır iddialar!

Eski eşi Op. Dr. Özlem Gültekin’in şüpheli ölümünün ardından kendi YouTube kanalında 37 dakikalık bir video yayımlayan gazeteci Erhan Çelik, polis gelmeden önce kliniğin temizlendiğini, bazı materyallerin çöpe atıldığını ve merhumun propofol aldığını öne sürerek savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Çelik, güvenlik kameralarındaki çelişkilerden boşanma sürecinde kendisinden talep edilen 50 milyon lira tazminat ve 11 şirketin yarısına kadar birçok konuda ağır iddialar sıralayarak adli makamları göreve çağırdı.

ERHAN ÇELİK: POLİS GELMEDEN TEMİZLEDİLER

Eski eşi Özlem Gültekin’in 14 Ağustos'taki ölümünün ardından gazeteci Erhan Çelik, kendi YouTube kanalında yayımladığı 37 dakikalık video ile sessizliğini bozdu. Altı yaşında annesiz kalan oğlu üzerinden hesaplar yapıldığını savunan Çelik, olay gününe ve öncesine dair iddialarını şu sözlerle dile getirdi:

"O kadar sabrettim, o kadar sabrettim ki ben taş olup çatladım yine de hiçbir şey demedim. 6 yaşında annesiz kalan oğlunun üzerinden vicdansızca dedikodu yapanlar var."

Erhan Çelik eski eşi Özlem Gültekin'in ölümünün ardından sessizliğini bozdu: Ağır iddialar! - Resim : 1

Özlem Gültekin'in son iki gününü hiç ayrılmadan kliniğinde geçirdiğini ve olay gününde anestezi ilacı olan 'propofol' aldığını öne süren Çelik, olay yerine dair şu iddiaları ortaya attı:

"Alelacele polis olay yerine gelmeden ortalığı pırıl pırıl yapmışlar, temizlemişler, tüm deliller atılmış. Ama olay yeri inceleme polisi çok titiz bir çalışmayla bunları çöp konteynerinde bulmuş."

Kliniğin güvenlik kameraları hakkında da konuşan Çelik, "Kameralar kayıttan çıkarılmış, 'kameralar çalışmıyor' şeklinde ifadeler verilmiş. Ancak çok kısa bir süre önce başka bir davaya konu durumunda bu kameraların çalıştığından hareketle ifadeler mevcut" dedi.

Çelik, otopsi raporunun henüz sonuçlanmadan kamuoyuna kesinleşmiş gibi yansıtıldığını ifade etti.

"12 YILLIK GEÇMİŞİ 2023'TE GÜVENLİK KAMERASINDAN ÖĞRENDİM"

Çelik, "Ben onun kendi vücudunda anestezi kullanımını yeni değil, 12 yıllık bir geçmişi olduğunu evlendikten çok sonra, 2023 yılında tesadüfen evin güvenlik kamerasından öğrendim. Bu maddeleri dışarıdan nasıl temin ettiğini, kendisine kimlerin sattığını, kimlerin zerk ettiğini telefon ve laptopındaki kayıtlardan ele geçirmiştim" ifadelerini kullandı.

"BENDEN 50 MİLYON LİRA VE 11 ŞİRKETİMİN YARISINI İSTEDİLER"

Tedavi çabalarının sonuçsuz kaldığını öne süren Çelik, boşanma sürecine ilişkin maddi talepleri şu sözlerle aktardı:

"2025 yılı Ocak ayında İstanbul 13. Aile Mahkemesine başvurup onun rahatsızlığına ilişkin bilgi, belge ve görüntü ne varsa boşanma gerekçesiyle sundum. Benden tam 50 milyon lira istendi. Aylık toplam 450 bin lira nafaka. Gazeteciliği bıraktıktan sonra 8 yılda 6 ülkede toplam 11 şirket haline getirdiğim şirketler grubumun yüzde 50'sini istediler."

Çelik ayrıca, Gültekin'in avukatıyla yollarını ayırdığını belirterek, "Ölmeden bir hafta önce ilk işi avukatı Altın Mimir'i avukatlıktan azletmek olmuş" dedi.

Çelik, eski eşi Gülben Ergen'in bu süreçte Özlem Gültekin ile iletişime geçmesine sert tepki gösterirken, mirastan pay almak isteyen kişileri "Mutfak dolapçısı, avukatmış gibi hukuk danışmanlığı yapan astrologlar, dört blok ötede komşusu" diyerek hedef aldı. Konuyla ilgili Sağlık Bakanlığı'nı, Adalet Bakanı Akın Gürlek'i ve İstanbul ile İzmir Adli Tıp Kurumlarını süreci incelemeye çağıran Çelik, BBC Türkçe'nin anestezi ilacı bağımlısı sağlık çalışanlarına yönelik hazırladığı belgeseli de örnek gösterdi.

"GÜLBEN ERGEN DEVREYE GİRMİŞ ÖZLEM'E ULAŞMIŞ"

Gülben Ergen ve avukatı Altın Mimir’in sürece dahil olmasına sert tepki gösteren Çelik, yaşananları şu sözlerle anlattı:

"2025 yılı Ocak ayında ben görüntü ve delilleri mahkemeye sundum. Ben dava açınca bunu duyan Gülben Ergen devreye girmiş, Özlem'e ulaşmış. Kendisiyle birtakım görüşmeleri olmuş ki bunları zaten Özlem tek tek kayıt altına almış. Arama, konuşma, yazışma ne varsa rahmetli tutmuş; şimdi hepsi savcılıkta. Ve Gülben Ergen'in avukatı Altın Mimir'e vekalet vermiş. Mimir'le yaptığı görüşmeleri de kaydetmiş; bu konuşmalarda Özlem'e hakarete varan kelimeler kullanılmış ve anlaşmalı boşanma protokolünü imzalamaması için ağır baskı yapılmış."

"'Önce kadın ama ben bir anneyim' diyen sözde kadın hakları savunucuları bunlar. Karşınızdaki kadın değil miydi, anne değil miydi? Kendi kararlarını veremiyor muydu? Bütün bunların üzerine ölmeden bir hafta önce ilk işi avukatı Altın Mimir'i azletmek olmuş. Tam da anlaşmalı protokolü hazırlayıp velayete son şekli verdiğimiz günlerdi. Bunun hesabı yargıda sorulacak. Hem yetim kalan 6 yaşındaki evladım hem de ben bu davanın müştekisiyiz."

Miras tartışmalarına ve "astrolog" adı altında yorum yapanlara da tepki gösteren Çelik, "Miras diye tutturanlar; Özlem en son kiralık evde oturuyordu, kliniği kiralıktı. Bindiği Porsche marka cipi evlilik yıl dönümümüzde ben yenilemiştim. İstanbul'da evlendikten sonra alıp yarısından fazlasını peşin ödediğim evin banka kredi borcu duruyor, haddiniz varsa gelin ödeyin" dedi.

ADLİ TIP VE SAVCILIK KARARI: UYUŞTURUCU MADDE TESPİT EDİLMEDİ, TAKİPSİZLİK VERİLDİ

Erhan Çelik, savcılığa sunduğu şikâyet dilekçesinde, eşinin uzun süredir yasa dışı yollarla anestezik ve reçeteli ilaçlar kullandığını öne sürmüştü. Söz konusu maddeleri temin eden ve eşine uygulanmasına yardımcı olan kişilerin isimlerini ve ilgili delilleri adli makamlara teslim eden Çelik, eşinin tedavisi için geçmişte gerek yurt içinde gerekse yurt dışında çaba gösterdiğini ifade etti. Çelik, açtığı boşanma davasını ve çocuğunun velayet talebini de bu gerekçelere dayandırdığını belirtti.

Dr. Özlem Gültekin Çelik hakkında ölümünden önce yürütülen adli soruşturma kapsamında, 2026 yılı içerisinde mahkeme kararıyla kendisinden kan, kıl, idrar ve tırnak örnekleri alındı. Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan adli ve toksikolojik tetkiklerde uyuşturucu veya uyarıcı maddeye rastlanmadığı tespit edildi. Raporda yalnızca tedavi amaçlı kullanılan etken maddelerin yer aldığı kayıtlara geçti. Bu tespitin ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Temmuz 2026 tarihinde dosya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına hükmederek takipsizlik kararı verdi.

Gelişmelerin ardından Çelik ailesi ve Erhan Çelik’in avukatları ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, geçmişte yaşanan hukuki süreçlerin ölüm olayıyla doğrudan ilişkilendirilmemesi gerektiği belirtildi ve kamuoyunda yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığı kaydedildi.

14 AYLIK HAPİS CEZASI VE BOŞANMA SÜRECİ

Özlem Gültekin, Aralık 2025'te Erhan Çelik hakkında fiziksel ve psikolojik şiddet gördüğü iddiasıyla savcılığa başvurarak boşanma davası açtı. Gültekin, başvurusunda Çelik'in saçını çektiğini, başını otomobilin camına vurarak kendisini darbettiğini ve tehditlerde bulunduğunu öne sürdü. Savcılık, Çelik hakkında "kadına karşı tehdit" ve "kadına karşı basit yaralama" suçlarından 2 yıl 3 aydan 5 yıl 3 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılmasını talep etti. Erhan Çelik ise hakkındaki şiddet iddialarını kabul etmedi. Haziran 2026'da mahkeme, Erhan Çelik hakkında Gültekin'e yönelik tehdit ve eşe karşı basit yaralama suçlarından toplam 14 ay hapis cezası verdi.

Erhan Çelik, videodaki açıklamasında olaya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Çantasında ilk kez gördüğüm ve hiç görmek istemediğim o ilacı, enjektörü gördüğüm saniye... Ben kolundan tutarak uzaklaştırmaya çalışıyorum, arabadan indirmeye çalışıyorum. Mahkemeye delil olarak kaydedilen bu görüntü bana dönüyor, olaydan tam 6 ay sonra, ben boşanma başvurusu yaptıktan yalnızca 2 saat 23 dakika sonra şikayet ediliyorum." Çelik, nikah şahitleri olan avukat Ahmet Avşar'ın süreçte kendisine avukat olarak destek verdiğini aktardı.

"Görüntüyü izleyin; telefon benim elimde, kaydeden benim. Telefonu almaya çalışan rahmetli. Ben sadece kolundan tutarak uzaklaştırmaya, araçtan indirmeye çalışıyorum. Mahkemeye delil olarak kaydettiğim bu görüntü bana dönüyor. Sinirlenmedim mi? Elbette sinirlendim ama arabadan indirme çabası dışında hiçbir müdahalem olmadı. Fakat ceza yasası kadının beyanını önceliyor; araçtan indirmek için kolunu tutmam gerekçesiyle bana ceza verdiler."

KLİNİKTEKİ ÖLÜM, CENAZE VE ÖZLEM GÜLTEKİN'İN ÖZGEÇMİŞİ

48 yaşındaki Op. Dr. Özlem Gültekin, 14 Ağustos 2026 tarihinde İzmir'deki kliniğinde hayatını kaybetti. Gültekin'in asistanı tarafından yapılan ilk değerlendirmede kalp krizi geçirdiği belirtildi. Ölümün şüpheli bulunması üzerine soruşturma başlatıldı ve cenaze, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla İzmir Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Gültekin'in vefatı, sahibi olduğu kliniğin sosyal medya hesabından "Onlarca kadının ve annenin hayatına dokunan Op. Dr. Özlem Gültekin'i kaybettik" ifadeleriyle duyuruldu. Yapılan otopsinin ardından Gültekin'in cenazesi, 14 Ağustos 2026 Cuma günü ikindi namazını müteakip İzmir Karşıyaka Bostanlı Beşikçioğlu Camii'nden kaldırılarak Örnekköy Mezarlığı'na defnedildi. Kesin ölüm nedeni, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanacak nihai raporla netleşecek.

1977 doğumlu Op. Dr. Özlem Gültekin, 1994 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitiminden 2000 yılında mezun oldu. Aynı yıl girdiği Tıpta Uzmanlık Sınavı'nda derece elde ederek aynı üniversitede Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanlık eğitimine başladı. 2000-2005 yılları arasında anabilim dalında çalıştı, 2006-2009 yılları arasında Konya Ereğli Devlet Hastanesi'nde mecburi hizmetini tamamladı ve ardından İzmir'deki özel hastanelerde görev yaptı. 2012'de kendi kliniğini açan Gültekin, kadın hastalıkları ve doğum çalışmalarının yanı sıra estetik uygulamalar gerçekleştirdi ve televizyon programlarına katıldı. Gültekin'in ayrıca PPL pilotluk sertifikasına sahip olduğu kaydedildi. Özlem Gültekin ile Erhan Çelik 2019 yılında İzmir'de evlenmiş, çiftin 2020 yılında Ali Boran adını verdikleri bir oğlu dünyaya gelmişti.

"GÜLBEN ERGEN ARAMAK İSTEDİ, 300 KİŞİYE SUÇ DUYURUSU"

Vefat haberinin hemen ardından Gülben Ergen'in ortak bir tanıdık üzerinden kendisini aramak istediğini açıklayan Erhan Çelik, süreçte yer alan kişiler hakkında hukuki süreç başlattığını belirterek, "Şu ana kadar 300'e yakın kişi hakkında yasal takip hazırlığı yapıldı. Devamı da gelecek ama en büyüğü mahşere saklı" ifadelerini kullandı.

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Ölüm Gazeteci Doktor