12. Yargı Paketi'nde neler var? Kadınlar neden itiraz ediyor?
Adalet Bakanlığı'nın hazırlıkları süren 12. Yargı Paketi, kamuoyunda özellikle nafaka düzenlemesi, çocuklara yönelik ceza uygulamaları tartışılıyor. İddia edilen maddelere de barolar ve kadın örgütlerinden tepkiler geldi.
halktv.com.tr/ÖZEL HABER
HELİN YILMAZ
Adalet Bakanlığı'nın hazırladığı ve 59 maddeden oluştuğu belirtilen 12. Yargı Paketi taslağı, toplam 19 farklı yasada değişiklik öngörüyor. Taslakta özellikle suça sürüklenen çocuklara yönelik ceza artışları, boşanma süreçlerinin yeniden düzenlenmesi ve nafaka sistemine ilişkin değişiklikler dikkat çekiyor.
Hükümet, düzenlemelerin yargı süreçlerini hızlandırmayı ve caydırıcılığı artırmayı amaçladığını savunurken, kadın örgütleri ve hak savunucuları paketin kadınların ekonomik güvencesini zayıflatacağını ve toplumsal sorunlara cezacı bir yaklaşımla çözüm aradığını dile getiriyor.
Kadınlar açısından en çok tartışılan başlıklardan biri yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemeler. Kamuoyuna yansıyan iddialara göre nafakanın süreye bağlanması ve mevcut uygulamanın değiştirilmesi gündemde. Kadın örgütleri ise Türkiye'de kadınların büyük bölümünün ev içi emek yükünü görünmez biçimde taşıdığını, çalışma hayatından uzaklaştırıldığını ve boşanma sonrasında ekonomik açıdan ciddi risklerle karşı karşıya kaldığını vurguluyor.
halktv.com.tr'ye konuşan Mor Dayanışma'dan Zeynep Eda Berfin Tozlu, paketi yalnızca teknik bir hukuk düzenlemesi olarak görmediklerini belirterek, "Paket içeriğinde iddia edilenler çoğu iktidarın sıkıştığı ve toplumsal muhalefetin çözüm istediği konulara karşı kendi iktidarlarının rejim inşası için ortaya koydukları maddeler. Hükümet bir rejim inşası istiyor ve bunu yargı paketleri ile yapıyor. 12. Yargı Paketi de tam olarak böyle" dedi.
"SORUNLARIN KAYNAĞI YERİNE CEZALAR ARTIRILIYOR"
Paketin tartışılan bir diğer boyutu ise suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeler. Taslakta çocuk suçluluğuna karşı caydırıcılığı artırmayı hedefleyen daha sert yaptırımların yer alabileceği belirtiliyor. Buna göre 12-15 yaş grubunda ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda uygulanabilecek üst sınır 15 yıldan 18 yıla çıkarılıyor. 15-18 yaş grubundaki çocuklar için de ceza indirim oranları azaltılıyor.
Tozlu'ya göre bu yaklaşım, sorunun kökenine inmiyor:
"Suça sürüklenen çocuklar bakımından caydırıcılığı hedefleyen düzenlemeler ağırlaştırılıyor. İktidar yoksul mahallelerdeki suç oranlarının artmasına dair sosyolojik analizi ortaya koyup çözüm bulmak yerine meseleyi çocuklar üzerinden nefret söylemlerine yaslanarak cezai artırıma gitmeyi yöntem olarak kullanıyor."
Hak savunucuları, çocukların suçla ilişkisinin yalnızca güvenlik politikalarıyla değil, yoksulluk, eğitim ve sosyal destek mekanizmaları çerçevesinde ele alınması gerektiğini savunuyor.
NAFAKA TARTIŞMASI YENİDEN GÜNDEMDE: İSTATİSTİKLER BAŞKA İDDİALAR BAŞKA
Kadınların itiraz ettiği temel başlıklardan biri de nafaka hakkı. Nafaka süresi, en az beş yıl olmak üzere evlilik tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen sürenin yarısı kadar olacak. Özellikle "kısa süreli evliliklerde ömür boyu nafaka" söylemi uzun süredir kamuoyunda tartışılıyor. Tozlu, bu söylemin gerçeği yansıtmadığını belirterek şunları söyledi:
"Kadınlar ev içinde çift mesai ile çalışıyor, emeği görünmüyor, bırakın ekonomik güvenceyi çoğu zaman bir teşekkür bile alamıyor. İşten, istihdamdan alıkonulduğu yerde nafaka bir hayat güvencesi. Ancak o da ne düzenli ödenen ne de bir yaşam sürdürebilecekleri ücretler değil. Yine de kadınların bu hakkına göz dikilmiş."
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre boşanmaların yüzde 34'ü evliliğin ilk 5 yılında, yüzde 20,3'ü ise 6 ila 10 yıl arasında gerçekleşiyor. Boşanmaların yalnızca yüzde 2,8'i evliliğin ilk yılında yaşanıyor. Kadın örgütleri bu verilerin, kamuoyunda sıkça dile getirilen "iki ay evli kalıp ömür boyu nafaka alma" söyleminin istisnai örnekler üzerinden genelleştirildiğini gösterdiğini savunuyor.
"YOKSULLUĞUN YÜKÜ KADINLARA YÜKLENİYOR"
Kadın hakları savunucuları, ekonomik krizin etkilerinin de bu tartışmalardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini söylüyor.
Tozlu, "Git gide yoksullaşmamızı kadınların üzerine yıkıyorlar. Barınamıyoruz, beslenemiyoruz, çocuklarımızı sağlıklı da yeterli de besleyemiyoruz. Yolda yürürken arkamızı kontrol ettiğimiz ülkede sorunların bu şekilde kontrol edilmeye çalışılması kabul edilemez" ifadelerini kullandı.
Tozlu'ya göre kamuoyunda art arda gündeme getirilen tartışmalı düzenlemeler toplumun tepkisini dağıtmayı hedeflese de kadınların bu değişikliklere karşı çıkmaya devam etmesi gerekiyor.
Yargı Paketi'nin nihai içeriği ve Meclis'e hangi düzenlemelerle geleceği henüz netleşmiş değil. Ancak kadın örgütleri, nafaka hakkı başta olmak üzere kadınların ekonomik ve sosyal güvencelerini etkileyebilecek düzenlemelerin geri çekilmesi çağrısını sürdürüyor.
Baroların kadın hakları merkezlerinden 12'inci yargı paketi açıklaması
Çocuk işçiliğiyle mücadele gününde MEB'e çağrı: MESEM eğitim programı değildir
Suça Sürüklenen Çocuk tartışmasında ailelere de ceza yolu! Cezalar artırılacak mı?
Nafaka ödemiyor, kart borcundan ağlıyor ama Rasim Ozan'ın serveti hayrete düşürdü