Son Dakika | Erdoğan'dan fon skandalı açıklaması: Sermaye piyasaları açgözlü parazitlerden arınacak

Son dakika... Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, fon vurguncularına ağır sözler söyledi. "Açgözlü parazitler" diyen Erdoğan, siyasi boyutuna ilişkin de ilk kez açıklama yaptı.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Yasama Yılı Açılış Toplantısı’nda fon vurgunu hakkında konuştu. Erdoğan, fon vurgununun siyasi boyutu hakkında ilk kez konuştu. Erdoğan, ağır sözler de söyledi. Erdoğan fon vurguncularına, "Bu sürecin sonunda Türk sermaye piyasaları safralarından kurtulacak, küçük yatırımcının birikiminden beslenen açgözlü parazitlerden arınacak; çok daha sağlam, çok daha sağlıklı bir bünyeye kavuşan finans piyasamız inşallah yoluna güçlenerek devam edecektir." dedi. Erdoğan, siyasi boyuta ilişkin yaptırımlar hakkında da ," İdari ve siyasi olarak gerekeni yapacağımızdan kimse kuşku duymasın." dedi.

Erdoğan, reel ekonomiye ilişkin gelişmeleri izlediklerini belirterek fon piyasasında ortaya çıkan soruna da müdahale ettiklerini söyledi. Yargı sürecinin ilgili kurumlarla koordinasyon içinde yürütüldüğünü ifade eden Erdoğan, “Şunu herkes bilsin ki milletin hakkına girenler, haksız kazanç sağlayanlar, tamahkarlık ve sahtekarlık yapanlar bunun hesabını hem bu dünyada Türk mahkemelerine hem de Mahkeme-i Kübra'da Yaradan'a verecektir” dedi.

"TALİMATIMIZ BU YÖNDE"

Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında kurulan Fon Koordinasyon Kurulu’nun öncelikli gündeminin bu sorunu çözmek olduğunu söyledi. Devlet Denetleme Kurulu’nun da konuyu tüm boyutlarıyla incelediğini belirten Erdoğan, “Kurulumuz yoğun bir şekilde çalışacak, sermaye piyasalarımıza haksız gölge düşüren bu sorunun üstesinden süratle gelecektir. Kendilerine talimatımız bu yöndedir. Orada da en küçük bir ihmale, hukuk ve kural dışılığa göz yummayacağız” ifadelerini kullandı.

"SİYASİ BOYUTTA YÜK BİZİM OMZUMUZDA"

Erdoğan, konunun yalnızca hukuki değil, idari ve siyasi boyutu da bulunduğunu söyledi. Yargının kendi sürecini yürüttüğünü, ekonomi yönetiminin de sorumluluk alanında adım attığını belirten Erdoğan, “Ama meselenin idari ve siyasi cephesinde yük bizlerin omzunda” dedi.

AKP’nin kuruluş ilkelerine vurgu yapan Erdoğan, “Tekrar söylüyorum; siyasetimizin tek limanı ahlaktır. Bu parti o limandan hiç demir almamıştır, asla da demir almayacaktır” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN'DAN TAKVİM MESAJI

Erdoğan, sürece ilişkin bir takvimleri olduğunu belirterek, “Herkesin bir planı, bir senaryosu varsa, emin olunuz ki bizim de bir harekat planımız, bizim de bir takvimimiz var” diye konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasının tamamı şöyle:

Aziz milletim, değerli yol arkadaşlarım; reel ekonomiyle ilgili süreçleri yakından takip ederken fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan soruna da vaziyet ediyor, büyük bir kararlılık içinde gerekli adımları peyderpey atıyoruz. Şimdi bu meselenin en başta bir hukuki yönü var. Yargı, meselenin hukuki yönüne dair Anayasamız, yasalarımız, sermaye piyasası mevzuatımız çerçevesinde yapılması gerekeni diğer kurumlarımızla koordinasyon içinde zaten yapıyor.

Şunu herkes bilsin ki milletin hakkına girenler, haksız kazanç sağlayanlar, tamahkarlık ve sahtekarlık yapanlar bunun hesabını hem bu dünyada Türk mahkemelerine hem de Mahkeme-i Kübra'da Yaradan'a verecektir.

Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında kurulan Fon Koordinasyon Kurulumuzun birincil gündemi bu meselenin çözülmesini sağlamaktır.

Kurulumuz yoğun bir şekilde çalışacak, sermaye piyasalarımıza haksız gölge düşüren bu sorunun üstesinden süratle gelecektir. Kendilerine talimatımız bu yöndedir.

Devlet Denetleme Kurulumuz da bu meseleyi tüm boyutlarıyla inceliyor. Orada da en küçük bir ihmale, hukuk ve kural dışılığa göz yummayacağız.

Şunu burada tüm samimiyetimle ifade etmek istiyorum; her ne kadar birileri bu meseleden dolayı Türkiye ekonomisinin krize girmesini dört gözle bekliyor olsa da Allah'ın izniyle tam tersi olacak.

Bu sürecin sonunda Türk sermaye piyasaları safralarından kurtulacak, küçük yatırımcının birikiminden beslenen açgözlü parazitlerden arınacak; çok daha sağlam, çok daha sağlıklı bir bünyeye kavuşan finans piyasamız inşallah yoluna güçlenerek devam edecektir.

Türkiye ekonomisini yıpratmaya çalışan felaket tüccarları kaybedecek; ülkemiz ve milletimiz katbekat fazlasını kazanacaktır. Türkiye'ye yatırım ve sermaye girişi daha da hızlanacaktır. Bundan en ufak bir şüphe duymuyoruz, milletimiz de şüphe etmesin.

SİYASİ BOYUTU HAKKINDA İLK AÇIKLAMA

Değerli yol arkadaşlarım; tabii bu konunun bir de idari ve siyasi boyutu bulunuyor. Bağımsız yargı kendi işini yapar. Orada süreç ilerliyor. Ekonominin aktörleri kendi sorumluluk alanlarında gerekli adımları atıyor. Vicdan, etik ve inanç boyutu kişinin zaten kendisiyle ilgilidir.

Ama meselenin idari ve siyasi cephesinde yük bizlerin omzunda. Az önce söyledim; sorunun idari yönüyle ilgili kurumlarımızı, kurullarımızı görevlendirdik. Onlar da konuyu tam bir hassasiyet içinde takip ediyorlar. Gelelim meselenin siyasi veçhesine.

Şimdi bakınız değerli kardeşlerim; meselenin siyasi yönü bizim için vicdandan, ahlaktan ve inançtan asla ayrı değildir.

Biz bu partiyi kurarken, yola çıkarken çok temel bir ilkeyi, hareketimizin esası olan bir ilkeyi en önemli düsturumuz yaptık. Nedir o? 'Siyasetin tek limanı ahlaktır' dedik.

Ve inancı sadece kişilere ait birer soyut kavram olarak görmedik. Partimizin ve hareketimizin en merkezine, siyaset anlayışımızın en temeline yerleştirdik. Bu hareket, ahlak üzerine kurulmuş bir harekettir.

Bizim siyasetimiz; inanç, etik, güven üzerine inşa edilmiş bir siyasettir. Bundan tam 24 sene önce ilk AK Parti hükümetini kurduğumuzda bize ne dediler? 'İktidar yozlaştırır' dediler. 'Bunlar da çözülecek' dediler. 24 yıl boyunca yozlaşmayı, çözülmeyi, çürümeyi partimize yaklaştırmadık, yanaştırmadık.

Gençler; ne vicdanımızla yüzleşmekten taviz verdik, ne nefis muhasebesinden vazgeçtik, ne ahlaki değerlerimizi esnettik, ne de inancımızın sarsılmasına müsaade ettik.

Çok sınamayla karşılaştık, çok teste tabi tutulduk ama Allah'a hamdolsun bünyeye sızmaya çalışan her habis mikrobu çelik gibi ahlakımızla, kale gibi vicdanımızla, sarsılmaz imanımızla bertaraf etmeyi başardık.

Biz bu aziz milletle gönül ve kader birliği yapmış bir siyasi hareketiz. Dün vardık, bugün varız, inşallah yarın da var olmaya devam edeceğiz.

Kimse yeise kapılmasın. Hiç kimse moralini bozmasın. Aziz milletimiz de, kutlu teşkilatımız da umudunu asla yitirmesin. Hele hele bize olan güveni asla sarsılmasın.

Kimse kara propagandanın etkisi altında kalmasın. Kara propaganda bizim ne ahlakımıza, ne imanımıza, ne de vicdanımıza tesir edebilir. Kimsenin bundan endişesi olmasın. Bizim bu aziz milletten başka hiç kimseye diyet borcumuz yoktur.

Maşallah. Bizim Hazreti Allah'a bir can borcumuz var. Allah'ın izniyle hiçbir faniye borcumuz da, evvelallah eyvallahımız da yok.

Dedikodular, söylentiler, iddialar, iftiralar, ithamlar, türlü türlü senaryolar... Hiç kimse merak etmesin; Tayyip Erdoğan da, onun dava arkadaşları da gereken neyse yapar ve hiç kuşkunuz olmasın yapacaktır.

Tekrar söylüyorum; siyasetimizin tek limanı ahlaktır. Bu parti o limandan hiç demir almamıştır, asla da demir almayacaktır.

Burada yeri gelmişken şunu da ifade etmek zorundayım değerli kardeşlerim; şimdi bakıyoruz, bırakın kürsüden konuşmayı, milletin içine çıkamayacak tipler pişkince ahkam kesiyor. Düne kadar hırsızlara, arsızlara, milletin malını yağmalayan haramilere sahip çıkanlar bize siyasi ahlak dersi vermeye kalkıyor.

Türkiye'de ilk defa para kuleleri üzerinden soygunu kurumsallaştıranlar, milyonlarca avroluk rüşvet itiraflarına dürüstçe cevap vermek yerine bize saldırıyorlar. AK Parti'ye gönül vermiş milyonlara hadsizce dil uzatıyorlar.

Şunu bir defa er ya da geç öğrenecekler; biz baklava kutusunda rüşvet alanlara, haram parayla kule yapanlara sahip çıkan bir güruhtan ne ders alırız, ne de onları muhatap alırız.

Buradan hiç kimseye, özellikle de siyasi yankesicilere ekmek çıkmaz.

Boşuna ellerini ovuşturuyorlar. Boşuna hevesleniyorlar. Boşuna fırsatçılık yapıyorlar. Evvelallah partimiz, bu kadro hepsinin hevesini kursağında bırakır ve bırakacaktır.

Herhalde şunu artık anlamışlardır: Tayyip Erdoğan söylentiyle, dedikoduyla, muhalefetin ve medyanın rüzgarıyla iş yapmaz.

Biz kalemşorlerin veya sosyal medya tetikçilerinin yönlendirmesiyle değil, milletin çizdiği istikamette iş tutarız. Herkesin bir planı, bir senaryosu varsa, emin olunuz ki bizim de bir harekat planımız, bizim de bir takvimimiz var.

Sabır ve kararlılıkla bu planı adım adım, hamle hamle hayata geçireceğiz.

İdari ve siyasi olarak gerekeni yapacağımızdan kimse kuşku duymasın.

Bir kez daha ifade ediyorum; meseleyi büyük bir dikkat ve hassasiyetle takip ediyoruz.

Siyasetimiz ve onun eseri olan yönetim tarzımızın pusulası daima ahlak, hukuk ve vicdan oldu. Bugüne kadar ahlaktan, imandan ve vicdandan sapmadık; bundan sonra da kimse bizi yolumuzdan ayıramaz.

İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür,
İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.

Bunlar 25 yıldır bizi tanımamışlar. Biz neler gördük neler. Evvelallah bunun da üstesinden geliriz ve geliyoruz.

Bizim için bu, öyle üzerine uzun uzun konuşulacak bir mesele değildir. Çözülemeyecek bir sorun hiç ama hiç değildir. Millete, memlekete ve ümmete hizmet yolunda önümüze çıkan kim olursa olsun kenara alır; yürümeye, koşmaya devam ederiz.

Hiçbir arkadaşım karamsarlık tuzağına düşmesin. Hiçbir arkadaşımın zihnine, gönlüne şüphe, tereddüt yerleşmesin. Milletin emanetine, yoksulun ekmeğine, yolda kalmışın, garibin, mazlumun umuduna kim musallat olursa bu parti de ona musallat olur.

Bu hep böyle olmuştur. Hiç merak etmeyin; şimdi de, yarın da böyle olacaktır.

Bugünlere tertemiz geldik, yolumuza tertemiz devam edeceğiz. Bu kutlu yolda yenilenmiş, tazelenmiş, hücrelerini yenilemiş bir şekilde inşallah çok daha kararlı yürüyeceğiz.

Bu badireden, her krizden, her sınavdan güçlenerek çıktık; buradan da Allah'ın izniyle güçlenerek çıkacağız."

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Recep Tayyip Erdoğan Fon Skandalı