Yayladan tarihi motiflere: Geleneksel yöntemlerle Van'da ilmek ilmek işleniyor
Van yaylalarında kırkılan koyunlardan elde edilen yünler, kadınların sabırlı ellerinde asırlık motiflere dönüşüyor.
Bahar aylarının gelmesiyle birlikte köylerden çıkarılan koyun sürüleri, otlatılmak üzere Van'ın yüksek rakımlı yaylalarına doğru uzun bir yolculuğa çıkarılıyor.
Yaz mevsiminin gelişiyle birlikte dağlarda beslenen koyunlar, asırlık geleneksel yöntemlerle yöre kadınları tarafından yaylalarda tek tek kırkılıyor.
Hayvanlardan kırkılan tonlarca yün, kadınların sabır dolu emeğiyle kilime dönüşeceği meşakkatli serüvene katırların sırtına yüklenerek dağ derelerine taşınarak başlıyor.
Katırlarla akarsu kenarlarına indirilen kirli yünler, berrak dağ sularında kadınların ellerinde büyük bir emekle yıkanarak kirden arındırılıyor.
Derelerde yıkanıp temizlenen yünler açık alanda güneşte kurutulduktan sonra liflerinin ayrışması amacıyla kadınlar tarafından sert çubuklarla dövülerek birbirinden tamamen ayrıştırılıyor.
Dövülerek kabartılan temiz yün lifleri, özel dişlere sahip geleneksel yün taraklarından geçirilerek tel tel dokumaya hazır hale getiriliyor.
Taraklarda özenle taranan lifler, yörede öreke adı verilen asırlık araç yardımıyla kadınların maharetli ellerinde sağlam iplere dönüştürülüyor.
Zahmetli uğraşlarla hazırlanan ham yün ipler için ceviz kabuğu, kırmızı soğan kabuğu ve dağlardaki bitki köklerinden tamamen doğal boyalar üretiliyor.
Katkısız boyalarla dolu dev kazanlara atılarak saatlerce kaynatılan yün ipler, doğanın sunduğu canlı ve zengin renklere kavuşarak kurumaya bırakılıyor.
Uzun süren işlemlerin ardından rengarenk görünüme kavuşan doğal iplikler, İpekyolu Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde kurulan geleneksel dokuma tezgahlarına ulaştırılıyor.
Tezgah başına geçen kadınlar, boyadıkları bu ipleri ilmek ilmek işleyerek kentin köklü tarihini ve eşsiz doğasını yansıtan motifli Van kilimlerine dönüştürerek kültürel mirası yaşatıyor.
Koyun yünlerinin kilime dönüşme sürecinin her evresinde büyük bir fedakarlık olduğunu vurgulayan dokuma ustası Hamdiye Türkan, yayladan başlayan bu üretimin yoğun bir sabır gerektirdiğini aktardı.
Yünleri derede yıkayıp taradıktan sonra ip haline getirip renklendirdiklerini anlatan Hamdiye Türkan, "Van kilimlerini dokuyoruz, iplerini elde etmek için koyunlarımızın yünlerini getirip kırkıyoruz ve renklendirip kilimlerimizi dokuyoruz" diyerek harcanan yoğun emeği anlattı.
Yünün ip haline getirilmesinin ardından renklendirme sürecinin başladığını bildiren Kezban Sevinç, eğirme aşamasında ipin kalınlığının ve inceliğinin dokunacak kilimin türüne göre özel olarak ayarlandığını belirtti.
İplerin boyanma evresini detaylandıran Kezban Sevinç, "Bu işlem yapıldıktan sonra ipler kazanlarda işlenip normal boya rengine geldikten sonra kilimlerin dokumasına geçiliyor" diyerek kazanlardaki hazırlık aşamasını paylaştı.
Merkezin kilim atölyesinde açılan kursa katılan Hamdiye Ertaş, iplerin hazırlanmasının çok aşamalı, incelikli ve büyük bir gayret gerektiren zanaat olduğunu dile getirdi.
Evine dokuma tezgahı kurarak üretime devam ettiğini belirten Hamdiye Ertaş, bu kadim meslek sayesinde aile bütçesine doğrudan katkı sağladıklarını ve ekonomik güç kazandıklarını ifade etti.
Tamamlanan ürünlerin merkez yetkilileri tarafından teslim alınarak kendilerine düzenli iş verildiğini aktaran Hamdiye Ertaş, "Böyle döngü halinde bu iş sürüyor, Allah Halk Eğitimi Merkezinden razı olsun" sözleriyle kurulan üretim zincirine dikkat çekti.
İpekyolu Halk Eğitimi Merkezinde usta öğretici olarak çalışan kilim ustası Belkız Ertaş, eğitimini tamamlayan kadınların evlerine tezgah gönderildiğini ve kursiyerlerin "Van'ın doğal güzelliklerini ilmek ilmek kilime işlediklerini" belirterek kadın istihdamına vurgu yaptı.
Kursiyerlerin aile ekonomisine can suyu sağladığını kaydeden usta öğretici Belkız Ertaş, "Bugün kursiyerlerimizle beraber Hoşap Kalesi'nin önünde Hoşap Kalesi'ni kilimlere işledik" diyerek tarihi kalenin zarafetini dokumalara aktardıklarını gururla ifade etti.
(AA)