Yeni Şafak, Mehmet Şimşek'e madde madde 'reçete' sundu

İktidara yakın çizgisiyle bilinen Yeni Şafak gazetesi Mehmet Şimşek yönetimine bu kez manşetten yüklendi. Gazete bir kez daha ekonomi yönetimine "faizle mücadele reçetesi" sundu.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
Yeni Şafak, Mehmet Şimşek'e madde madde 'reçete' sundu

İktidara yakın çizgisiyle tanınan Yeni Şafak gazetesi, Mehmet Şimşek yönetimindeki ekonomi kurmaylarına yönelik yöntem değişikliğine giderek bu kez "6 adımlık kurtuluş reçetesi" sundu.

İktidar cephesinin önemli yayın organlarından Yeni Şafak, ekonomi yönetiminin uyguladığı politikalara karşı sert çıkışlarını sürdürüyor. Gazete, ekonomiyi mevcut sarmaldan kurtarmak ve kalıcı fiyat istikrarını sağlamak amacıyla acil olarak devreye alınması gerektiğini savunduğu altı maddelik bir radikal adımlar listesini manşetinden verdi.

Yayımlanan haberde, Türkiye ekonomisinin yavaşlayan üretim, yüksek faiz ve kronik enflasyon nedeniyle tıkandığı vurgulanarak, klasik yöntemler yerine cesur bir ekonomik manifestonun şart olduğu ifade edildi. Yeni Şafak'ın üç yıllık saha araştırmaları ve analizlerine dayandırdığı haberinde, finansal piyasalardaki spekülasyonu kırmak ve Türk Lirası'na yeniden itibar kazandırmak için atılması gereken altı radikal adım şu şekilde sıralandı:

BİREYSEL DÖVİZ KAZANÇLARINA VERGİ TALEBİ

Piyasalardaki spekülatif hareketleri sonlandırmak için gazetenin sunduğu en kritik öneri, bireysel döviz alım-satım işlemlerinden elde edilen kârlara vergi getirilmesi oldu. Gelir İdaresi Başkanlığı verilerinin paylaşıldığı haberde, 2025 yılında 5,5 milyon vergi beyannamesi verildiği hatırlatıldı. Hazır Beyan Sistemi'ni kullanarak menkul sermaye iradı, ücret ve kira gibi kalemlerden gelir elde eden 2 milyon 558 bin mükellefin toplam 1 trilyon 458 milyar lira matrah bildirdiği ve bunun üzerinden 446 milyar lira vergi hesaplandığı belirtildi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 401 bin kişinin ilk kez beyanname verdiğini açıklayarak rekor duyurusu yapmasına rağmen, dövizden kazanç sağlayan şahısların ne kadar vergi ödeyeceğine dair bir veri paylaşılmaması eleştirildi. Türkiye'de faaliyet gösteren yaklaşık 2 milyon 200 bin şirketin döviz gelirleri için eksiksiz vergi ödediğine dikkat çekilerek, yüklü döviz ticareti yapan bireylerin vergiden muaf tutulmasının vicdanları yaraladığı kaydedildi. Sermayeyi üretim yerine ranta çeken bu düzenin bitirilmesi gerektiği savunuldu.

FAİZ GELİRLERİNDEN ALINAN STOPAJ YÜZDE 30'A ÇIKARILSIN

Gazetenin ikinci eleştirisi vergi adaletsizliği üzerine yoğunlaştı. İstihdam yaratan bir esnafın kazancının yüzde 25'ini devlete vergi olarak ödediği bir ortamda, parasını sadece bankada tutanların faiz gelirinden yüzde 10 ile yüzde 17 arasında stopaj kesintisi yapılması dengesizlik olarak nitelendirildi. Bu durumun sermayeyi sanayiden ve üretimden uzaklaştırarak zahmetsiz faize yönelttiği vurgulandı. Geçtiğimiz yıl merkezi yönetim bütçesinden faiz harcamalarına tahminen 60 milyar dolar (2 trilyon 54,4 milyar TL) ödendiği hatırlatılan haberde, faiz gelirlerindeki stopajın yüzde 30 seviyesine yükseltilmesi halinde para akışının üretime döneceği ve kamuya yıllık en az 10 milyar dolar ek gelir sağlanacağı ifade edildi.

AKARYAKIT ÜZERİNDEKİ ÖTV SIFIRLANIP KDV DÜŞÜRÜLSÜN

Enflasyonla savaşta lojistik maliyetlerinin büyük bir bariyer oluşturduğu belirtilerek akaryakıt fiyatlarına dikkat çekildi. Mevcut durumda akaryakıt üzerindeki vergi yükünün yüzde 45 sınırına yaklaştığı ve bu durumun nakliyeden gıdaya kadar tüm sektörlerde maliyetleri artırdığı aktarıldı. Yeni Şafak'ın çözüm önerisi ise akaryakıttaki ÖTV uygulamasının tamamen sıfırlanması ve halihazırda yüzde 20 olan KDV oranının yüzde 10'a çekilmesi oldu.

Bu adımın üretici üzerindeki baskıyı hafifleteceği ve enflasyonu hızla aşağı çekeceği öngörüldü.

ASYA ÜLKELERİNDEN GELECEK ÜRÜNLERE YÜZDE 40 EK GÜMRÜK VERGİSİ

Dış ticaretteki açığın kapatılması için Uzak Doğu ülkelerine yönelik sert bir gümrük duvarı önerildi. Hindistan, Japonya, Güney Kore ve Çin ile yapılan ticaretteki devasa dengesizliğe vurgu yapıldı. Son bir yıllık süreçte bu dört ülkeyle 80 milyar dolarlık dış ticaret hacmi oluştuğu, ancak bunun 75 milyar dolarının ithalat kalemlerinden meydana geldiği paylaşıldı.

Yalnızca 5 milyar dolarlık ihracat yapıldığı hesaba katıldığında ortaya çıkan 70 milyar dolarlık açığın, Türkiye'nin toplam yıllık dış ticaret açığının yarısından fazlasını oluşturduğu belirtildi. Bu tabloyu tersine çevirmek için söz konusu Asya ülkelerinden ithal edilen ürünlere yüzde 40 ek gümrük vergisi uygulanması ve böylece Hazine'ye yıllık 16 milyar dolar gelir yaratılması sağlanacağı ifade edildi.

MARKETLERDE "CUMHUR REYONU" İLE GIDA ENFLASYONUNA MÜDAHALE

Tüketicinin en büyük sorunu olan gıda enflasyonuna karşı ülke çapındaki 55 binden fazla zincir markette "Cumhur Reyonu" projesinin hayata geçirilmesi istendi. Bu sistemle aracıların devreden çıkarılarak dar gelirli milyonların gıdaya erişiminin güvence altına alınması hedefleniyor. Plana göre, marketlerin yüzde 10-15'lik kısımları bu projeye ayrılacak ve devletin tek elden tedarik edeceği devlet etiketli ürünler sabit fiyatla satılacak. Marketlerin bu satışlardan sadece sembolik bir işletme kârı alması, ayrıca taşrada kurulacak "Cumhur Depoları" vasıtasıyla pazarcı ve bakkallara da ucuz ürün sağlanması öneriliyor.

REFORMLARLA SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME VE MAKROEKONOMİK DENGE

Haberin son bölümünde, önerilen bu köklü değişikliklerin makroekonomik dengeyi sağlayacağı öngörüldü. Türk Lirası'nın yapısal olarak korunmasıyla kurdaki spekülatif sıçramaların sona ereceği, yaratılacak düşük faiz iklimiyle sanayicinin finansman bulma maliyetlerinin düşeceği belirtildi.

Ekonomi yönetiminin bu adımları koordineli bir şekilde atması durumunda, istihdam ve net ihracat rakamlarında kısa sürede belirgin bir toparlanma yaşanacağı ifade edildi.

Kaynak: Halk TV Ekonomi Servisi
Faiz Ekonomi Mehmet Şimşek