"Merkez Bankası faizleri 3 puan indirecek!" Piyasa beklentisini altüst edecek tarihi açıkladı
Merkez Bankası, Ortadoğu gerilimi ile katlanan enflasyon ve risk ortamı sonrası indirim serisini bozdu. Gözler Merkez'in önümüzdeki aylarda alacağı karardayken, siyasi talep olması halinde erken faiz indirimine gidebileceği iddia edildi.
Küresel piyasalarda savaşın sona ermesiyle oluşan iyimser hava yerini hızla belirsizliğe bıraktı. Ekonomi yönetiminin faiz kararlarındaki öngörülemezlik ve altındaki sert düşüşün etkisiyle brüt rezervler 153 milyar dolara kadar gerilerken, enflasyon altında ezilen milyonlar için ufukta kalıcı bir rahatlama görünmüyor.
Merkez Bankası'nın 23 Temmuz'da açıklayacağı faiz kararı için ise siyasi tablonun etkili olabileceği iddia edildi. İddianın sahibi ANKA Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam.
Sağlam'ın haftalık analizine göre, dünya genelinde savaşın bitişinin getirdiği olumlu hava oldukça kısa sürdü. Bu kısa süreli coşkunun sönmesinde en büyük payın ABD Merkez Bankası (FED) kaynaklı endişeler olduğu belirtiliyor. ABD hisse senedi piyasalarındaki gerileme ve özellikle teknoloji firmalarına yönelik balon iddiaları devam ederken, yeni FED yönetiminin atacağı adımlara dair belirsizlikler piyasaları baskı altında tutuyor.
Analizde yer alan tahminlere göre; kimi uzmanlar, Kasım ayındaki seçimlere kadar FED'in baskılar nedeniyle faiz artışına gidemeyeceğini savunuyor.
Diğer taraftan, yeni yönetimin verilere dayalı bir politika izleyeceği ve kredibilite sağlamak adına gerekirse faiz artırabileceği yönünde beklentiler de mevcut. Karar mekanizmasındaki bu büyük farklılıklar, öngörülemezliği artırıp küresel piyasalardaki tedirginliği besliyor.
PETROL DÜŞTÜ AMA POMPAYA YANSIMADI
Hürmüz Boğazı'nın tekrar açılmasıyla birlikte petrol fiyatlarında yaşanan düşüş, piyasalardaki iyimserliğin temel kaynaklarından biriydi. ABD ile İran arasındaki müzakerelere rağmen devam eden karşılıklı hamleler sıcaklığını korusa da, Brent petrolün varil fiyatı 70 dolara kadar indi.
Ancak uluslararası piyasalardaki bu düşüş, akaryakıt ürünlerinin pompa fiyatlarına henüz yansımadı. Tüketici fiyatlarını ve enflasyonu doğrudan etkileyecek bu yansımanın zaman alacağı öngörülüyor.
MERKEZ BANKASI'NIN FAİZ BİLMECESİ
Dış kaynaklı gelişmelerin yanı sıra, içeride Merkez Bankası'nın faiz indirimine erken başlayıp başlamayacağı tartışmaları da odak noktasında yer alıyor. Geçtiğimiz hafta Londra'da yatırımcılarla bir araya gelen ekonomi yönetiminin verdiği mesajlar, yabancı kurumlar nezdinde çelişkili bulundu. Sağlam'ın aktardığı bilgilere göre, Merkez Bankası'nın faiz indirimini şu an için erken bulduğu ancak olası siyasi talepler nedeniyle süreci öne çekebileceği konuşuluyor.
Londra'daki temasları takip eden bankacılar, Temmuz ayındaki toplantıya kadar fonlama maliyetinin mevcut politika faizi olan yüzde 37 seviyesine indirilmeyeceği izlenimini taşıyor. Diğer bir kesim ise, indirim sürecinin Kurul toplantısı beklenmeden başlayabileceğini ve Temmuz'da resmi bir indirimin gelebileceğini öngörüyor.
Yıl sonuna kadar politika faizinde toplamda 2 veya en fazla 3 puanlık bir indirim beklentisi ağırlık kazanırken; bazı yabancı raporlarda indirimin Eylül'e sarkabileceği, bazılarında ise birkaç ay daha beklenmesi gerektiği tahmin ediliyor.
ENFLASYONDA KALICI DÜŞÜŞ BEKLENTİSİ ZAYIF
Faiz tartışmalarının gölgesinde enflasyonun izleyeceği rota da belirsizliğini koruyor. Haziran ayı için yüzde 1'in altında bir aylık enflasyon oranı tahmin edilirken, gıda fiyatlarındaki gerilemenin kalıcı olmayacağı ve aylık artışların yeniden hızlanabileceği ifade ediliyor.
Yıl sonuna doğru baz etkisinin ortadan kalkmasıyla yıllık enflasyonun yeniden tırmanışa geçeceği beklentisi, faiz indirimine dair öngörüleri daha da karmaşık hale getiriyor.
ALTIN ÇAKILDI, REZERVLER 153 MİLYAR DOLARA İNDİ
Piyasalardaki iyimserliğin kaybolması ve altın fiyatlarındaki sert düşüş, döviz rezervlerine de olumsuz yansıdı. Savaşın sona ermesiyle Türkiye'ye yönelen kısa vadeli sıcak para girişi sayesinde, savaş döneminde kaçan 12-13 milyar dolarlık rezerv telafi edilmiş ve Haziran ayı içinde Merkez Bankası 16 milyar dolar döviz alımı yapmıştı. Fakat 19-25 Haziran haftasında bu döviz girişi yeniden durdu. Sağlam, son haftada Merkez Bankası'nın daha önce satın aldığı dövizlerden yaklaşık 500 milyon dolarını piyasaya geri sattığını bildirdi.
Aynı dönemde ons altın fiyatının 4 bin dolara kadar inmesi, rezervlerinin önemli bir kısmı altına bağlı olan Türkiye'nin döviz depolarını eritti. Yaşanan bu kaybın etkisiyle brüt rezervler 160 milyar dolardan 153 milyar dolara kadar geriledi. Tüm bu küresel dalgalanmalar ve olası seçim senaryoları birleştiğinde, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki 1,5 yıllık dönemi için net bir tablo çizmek giderek güçleşiyor.