Sadece 190 kişi yaşıyor: Adayı gece gündüz kazıp sonunda buldular
İskoçya'daki 190 nüfuslu Lismore Adası'nda yerel halkın bataklıkta yürüttüğü kazılarda 1400 yıllık kayıp manastır bulundu. Ortaya çıkarılan altın ve gümüş eritme potaları, adanın erken Orta Çağ'daki bölgesel gücünü belgeledi.
İskoçya'nın batı kıyısındaki Lismore Adası sakinleri, bölge kilisesinin altındaki bataklık arazide yürüttükleri kazılarda 1400 yıllık kayıp manastırı gün yüzüne çıkardı. Yerel halk ile arkeologların ortak çalışmasında, Aziz Moluag tarafından kurulan tarihi yerleşime ait erken yapılar ve zengin buluntular tespit edildi.
Çamurlu arazide yapılan kazılarda, altın ve gümüş eritildiğini kanıtlayan binin üzerinde metal işleme atığı ile paha biçilemez eritme potaları bulundu. Ortaya çıkarılan bulgular, Dál Riata Krallığı sınırlarında yer alan adanın erken Orta Çağ döneminde bölgesel bir güç merkezi olduğunu belgeledi.

190 KİŞİLİK ADADA BÜYÜK SEFERBERLİK
Edinburgh kentine yaklaşık 100 mil mesafede bulunan ve yalnızca 9 mil karelik yüzölçümüne sahip adada bugün sadece 190 kişi hayatını sürdürüyor. Kafe dahi bulunmayan adanın sakinleri, 2016 yılında kendi imkanlarıyla bağış toplayarak profesyonel bir arkeoloğu bölgeye getirdi.
Tarihi kayıtlarda adı geçen ancak yeri somut olarak kanıtlanamayan manastır için gönüllüler çamur içinde kazma kürek çalıştı. Kazı alanının kil harçlı kireçtaşı duvarla çevrili olduğunu belirleyen ekipler, mezarlık tabakasında bezemeli taş ve ahşap işçiliği kalıntılarına ulaştı.
Adaya 2001 yılında yerleşen emekli bitki bilimci ve kazı koordinatörü Robert Hay, çalışma sahasının zorlu koşullarını anlattı. Hay, "Gerçekten elverişsiz, bataklık bir alanda kazı yapıyorduk. İskoçya'da şimdiye kadar bulunan en iyi küçük potaları çıkarmış olmak olağanüstü" dedi.
Kazı sonrası laboratuvar analizlerinde kuyumculuk izlerine rastladıklarını bildiren Robert Hay, adada değerli madenlerin işlendiğini kaydetti. Süreci aktaran Hay, "Benim için en heyecan verici an, kazı sonrası analizleri yaparken yedinci yüzyılda bizim bu küçük adamızda altın, bakır ve gümüş erittiklerini ve mücevher yaptıklarını keşfettikleri andı" ifadelerini kullandı.

KRALLIĞIN SANAT VE İNANÇ MERKEZİ
Kuzey İskoçya'daki Piktleri Hristiyanlığa geçiren İrlandalı misyoner Aziz Moluag, tarihi dini merkezi MS 6. yüzyıl döneminde kurdu. Eski İskoç Galcesinde büyük yer anlamına gelen Lios Mòr adının, Hristiyanlık öncesinde de önemli bir toplanma mevkisine işaret ettiği bildirildi.
Uluslararası saygınlığa sahip Antiquity dergisinin Ekim 2026 sayısında yayımlanan bilimsel raporda çarpıcı sonuçlar yer aldı. Araştırmacılar, bölge kilisesinin doğrudan 6. yüzyıl manastır yapılarının üzerine kurulduğunu tespit etti.
Makalenin yazarları, ulaşılan sonuçların tarihi kabulleri değiştirdiğine dikkat çekti. Uzmanlar, "Bu keşifler, alanın İnsular kuzeybatının üst düzey bir dini merkezi konumunda olduğunu vurgulamakta, Dál Riata'nın erken Hristiyan ağlarındaki önemini ve bütünleyici rolünü açıklığa kavuşturmakta ve birinci binyılda kuzey Britanya'daki erken Orta Çağ manastır yaşamının maddi izlerine dair içgörüler sunmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.
Bölge kilisesinin tarihi konumu hakkında bilgi veren araştırma heyeti, kalıntıların önemini vurguladı. Bilim insanları raporda, "Bulgular, bölge kilisesinin (parish church), Moluag'ın 6. yüzyılda bir kilise kurduğu alanda yer aldığı görüşünü güçlendirmektedir" görüşünü paylaştı.
IONA MANASTIRI İLE YARIŞAN GÜÇ
Kazı ekibinden Argyll Archaeology uzmanı Dr. Clare Ellis ve meslektaşları, bölgenin jeopolitik konumuna işaret etti. Heyet, Dál Riata bölgesini, "dönemin gelişmekte olan erken Hristiyan ağlarındaki önemi ve bünyesinde yer alan çok sayıda etkili erken Hristiyan yerleşimi sayesinde öncelikli olarak ruhani, kültürel ve bazen de siyasi bir güç merkezi" olarak niteledi.
İki önemli manastır merkezinin geniş bir coğrafyayı birleştirdiğini aktaran Dr. Ellis, krallığın etki alanını tanımladı. Araştırmacılar, bölgenin "Argyll ile Hebridler'in çoğunu kapsayan ve İrlanda Denizi'ni aşarak Kuzey İrlanda'daki Antrim Kontluğu'nun bir bölümünü de içine alan Galce konuşulan daha geniş bir bölge ve krallığın parçası" olduğunu açıkladı.
Aziz Columba tarafından MS 563 yılında kurulan ünlü Iona Manastırı ile paralelliklere değinen Aberdeen Üniversitesi Arkeoloji Profesörü Gordon Noble, yerel halkın başarısını övdü. Noble, "Burası açıkça gerçekten önemli bir erken Hristiyan yerleşimiydi. Erken Orta Çağ dünyasından Iona gibi çok ünlü manastır alanlarını biliyoruz" dedi.
Lismore adasının tarihi geçmişinin uzun süre karanlıkta kaldığını belirten Prof. Noble, yeni verilerin değerini vurguladı. Noble, "Ancak Moluag ile olan bağlantısı ve bu alandan çıkan bir heykel parçası dışında Lismore hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyorduk. Dolayısıyla yerel grubun çalışmasıyla bu sonuçların ortaya çıktığını görmek son derece heyecan vericiydi" şeklinde konuştu.
Uşak'ta 2 bin 500 yıllık tarih! Devasa tapınak duvarı gün yüzüne çıktı