Petrolün can damarı vuruldu! Suudi Arabistan Doğu-Batı Boru Hattı'nı kapattı! Fiyatlar uçabilir
Suudi Arabistan’ın kritik petrol boru hattı İHA saldırısıyla vuruldu. Hürmüz ve Babülmendep’teki gerilimle birlikte bölgedeki enerji krizi büyüdü.
Suudi Arabistan’ın petrol ihracatı açısından kritik öneme sahip Doğu-Batı Boru Hattı, düzenlenen insansız hava aracı saldırısının ardından geçici olarak devre dışı bırakıldı. Riyad yönetimi, saldırıda ülkenin doğusundaki petrol sahalarından Kızıldeniz kıyısına uzanan hattın bazı tesislerinin hedef alındığını açıklarken, Bağdat ve Riyad saldırının Irak topraklarından gerçekleştirildiğini bildirdi.
STRATEJİK ÇIKIŞ KAPISI
Yaklaşık 1.200 kilometre boyunca uzanan Doğu-Batı Boru Hattı, Suudi Arabistan'ın petrolünü Basra Körfezi üzerinden Hürmüz Boğazı'na göndermek zorunda kalmadan Kızıldeniz üzerinden dünya piyasalarına ulaştırmasını sağlıyor. Bu nedenle hat, özellikle Hürmüz'deki deniz trafiğinin ciddi biçimde aksadığı mevcut ortamda Riyad açısından stratejik bir çıkış kapısı olarak değerlendiriliyor.
Son aylardaki sevkiyat verilerine göre hattan günlük yaklaşık 4 ila 5 milyon varil petrol taşınıyordu. Bu miktar, dünya genelindeki petrol arzının yaklaşık yüzde 4 ila 5'ine denk geliyordu.
NASA UYARDI
Saldırının ardından bölgeden elde edilen uydu görüntüleri ise boru hattında meydana gelen hasarın boyutuna ilişkin yeni ayrıntılar ortaya koydu. Sentinel-3 uydusundan alınan görüntülerde, Medine ile Mehd ez-Zeheb arasındaki çöl bölgesinde boru hattının geçtiği güzergâh boyunca geniş bir siyah duman bulutu tespit edildi.
NASA'nın Yangın Bilgilendirme ve Kaynak Yönetimi Sistemi (FIRMS) verileri de aynı bölgede birden fazla termal anomalinin kümelendiğini gösterdi. Uydu görüntüleri ile yangın tespit verilerinin birlikte incelenmesi, pompa istasyonlarından birinde yangın nedeniyle geniş çaplı hasar meydana geldiğine işaret etti.
Başka bir pompa istasyonunda ise daha küçük çaplı bir yangın tespit edildi. Bu noktadan da yoğun siyah duman yükseldiği görüldü. Söz konusu görüntüler, saldırının yalnızca boru hattının kendisini değil, petrolün taşınmasını sağlayan kritik altyapı noktalarını da etkilediğine ilişkin değerlendirmeleri güçlendirdi.
KRİTİK HAT TEDBİR OLARAK KAPATILDI
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, saldırının ardından boru hattındaki petrol akışının tedbir amacıyla durdurulduğunu açıkladı. Riyad ve Medine bölgelerindeki boru hattı tesislerinin hedef alındığı belirtilirken, uydu görüntülerinde Medine'nin güneyindeki bir bölgede saldırının ardından yükselen yoğun siyah duman dikkat çekti.
Riyad şimdilik saldırıya doğrudan bir karşılık vermedi. Suudi yönetimi, Irak Başbakanı'nın talebi üzerine misillemede bulunmama kararı aldığını açıklarken, ülkenin egemenliğini ve çıkarlarını korumak için gerekli tüm önlemleri alma hakkını saklı tuttuğunu vurguladı.
Ancak saldırının zamanlaması dikkat çekti. Çünkü Suudi Arabistan'ın petrolünü alternatif bir güzergâhtan dünya piyasalarına taşımasını sağlayan bu hat, tam da Hürmüz Boğazı'ndaki petrol trafiğinin savaş nedeniyle büyük ölçüde daraldığı bir dönemde hedef alındı.
BİR TARAFTA HÜRMÜZ, DİĞER TARAFTA BABÜLMENDEP

Bölgedeki enerji krizi yalnızca Hürmüz'le sınırlı kalmadı. Yemen'deki İran destekli Husilerin Kızıldeniz çevresindeki ilerleyişi de aynı dönemde hız kazandı.
Yemen hükümetine yakın kaynaklar, Husilerin Babülmendep Boğazı'nın girişinde bulunan stratejik Perim Adası'nı ele geçirdiğini bildirdi. Husilerin bununla da yetinmeyerek Haniş Adaları ile Muha ve Zübab çevresindeki kıyı bölgelerine ulaştığı aktarıldı.
Kızıldeniz'in güney girişinde bulunan Perim Adası, Babülmendep'ten geçen gemilerin hareket alanını kontrol edebilmesi nedeniyle son derece kritik bir konuma sahip. Husilerin burada kontrol sağlaması, Avrupa ile Asya arasındaki en önemli deniz ticareti güzergâhlarından biri üzerindeki baskının daha da artabileceği endişesine yol açtı.
Yemen hükümet güçlerinin ise Husilerin ele geçirdiği bölgeleri geri almak amacıyla karşı operasyon hazırlığında olduğu bildirildi.
ENERJİ YOLLARI İKİ CEPHEDEN SIKIŞTI
Böylece Arap Yarımadası'nın iki tarafındaki stratejik enerji güzergâhları aynı anda baskı altına girmiş oldu.
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'nden dünya piyasalarına gönderilen petrolün en önemli geçiş noktalarından biri konumunda. Babülmendep ise Kızıldeniz'i Hint Okyanusu'na bağlayan ve özellikle Avrupa-Asya arasındaki enerji ile ticaret taşımacılığı açısından hayati önem taşıyan bir geçiş noktası.
Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı Boru Hattı da Hürmüz'deki deniz taşımacılığında yaşanan sorunları aşmak için Riyad'ın elindeki en önemli alternatiflerden biri olarak öne çıkıyordu. Hattın saldırı sonrası kapatılmasıyla birlikte Hürmüz'deki deniz trafiği, Kızıldeniz'deki Husi ilerleyişi ve Suudi petrol altyapısına yönelik saldırı tehdidi aynı denklemde birleşti.
PETROL FİYATLARI 100 DOLAR SINIRINI AŞTI
Bölgedeki gelişmeler küresel petrol piyasalarında da karşılık buldu. Petrol fiyatları yeniden varil başına 100 doların üzerine çıktı.
Uluslararası Enerji Ajansı, Suudi Arabistan'ın ham petrol arzının 30 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine gerilediğini açıkladı. Kurum, arz üzerindeki baskıda Babülmendep üzerinden geçen ticari gemilere yönelik Husi bağlantılı saldırıların da etkili olduğunu belirtti.
Doğu-Batı Boru Hattı'nın devre dışı kalması ise piyasaların Suudi Arabistan'ın alternatif ihracat kapasitesine ilişkin endişelerini artırdı.
İRAN'IN HUSİLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Bölgede yaşanan gelişmelerin arka planında İran'ın Husiler üzerindeki etkisine ilişkin iddialar da gündeme geldi.
Bölgesel kaynaklar, Husilerin Yemen'in Kızıldeniz kıyısındaki son ilerleyişinin İran Devrim Muhafızları tarafından doğrudan yönlendirildiğini öne sürdü. İran kaynaklarına dayandırılan iddialarda ise Tahran'ın geçen hafta Husilerden Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını artırmalarını istediği ve bunun karşılığında gruba daha fazla finansman, silah ve üst düzey askeri personel göndermeyi vadettiği ileri sürüldü.
İddiaların doğruluğu konusunda taraflardan bağımsız bir teyit bulunmazken, gelişmeler Suudi Arabistan'ın güvenlik endişelerini daha da artırdı.
RİYAD WASHINGTON'IN KAPISINI ÇALDI
Suudi Arabistan'ın krizin büyümesi üzerine Washington'dan askeri destek istediği de bildirildi.
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın, Husilere karşı destek talebiyle ABD Başkanı Donald Trump'ı en az iki kez telefonla aradığı aktarıldı.
Ancak Washington'ın şu aşamada doğrudan askeri operasyona dahil olmak istemediği belirtildi. ABD'nin Riyad'a bunun yerine istihbarat paylaşımı ve hedef belirleme konusunda destek sağlayabileceği ifade edildi.
Böylece Suudi Arabistan bir yandan petrol ihracatının önemli bölümünü taşıyan alternatif hattını korumaya, diğer yandan Kızıldeniz'deki Husi ilerleyişini durdurmaya çalışırken, bölgede Hürmüz ve Babülmendep üzerinden yürüyen enerji savaşının daha geniş bir cepheye dönüşme riski giderek büyüdü.
Selman’dan Trump’a peş peşe iki telefon! “Husileri vurun” talebine beklenmedik yanıt