Kayserili Elif Eralp Almanya'da başbakan mı oluyor? Tarihi uzlaşı
Berlin’de 20 Eylül seçimlerini yüzde 25,7 oyla kazanan Sol Parti, SPD ve Yeşiller’le resmî koalisyon görüşmelerine başlama kararı aldı. Anlaşma, Sol Parti’nin başbakan adayı Elif Eralp’in Berlin Eyalet Başbakanı olmasının önünü açtı.
Almanya’nın başkenti Berlin’de 20 Eylül’de yapılan Eyalet Meclisi seçimlerinin ardından başlayan hükümet kurma sürecinde önemli bir eşik geride kaldı. Seçimlerden birinci çıkan Sol Parti, Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller ile yürüttüğü ön görüşmelerin ardından resmî koalisyon görüşmelerine geçilmesi konusunda anlaşmaya vardı.
ANLAŞMA BUGÜN AÇIKLANACAK
Fransız haber ajansı AFP’nin müzakere çevrelerine dayandırdığı bilgiye göre, üç partinin üst düzey yöneticilerinin anlaşmayı bugün kamuoyuna açıklaması bekleniyor. Böylece seçimlerin üzerinden yaklaşık üç hafta geçtikten sonra Berlin’de yeni eyalet hükümetinin kurulmasına yönelik müzakerelerde resmî aşamaya geçilmiş olacak.
Sol Parti, 20 Eylül’deki seçimlerde yüzde 25,7 oy alarak sandıktan açık ara birinci parti olarak çıkmıştı. Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) yüzde 18,8 ile ikinci sırada kalırken, Sol Parti tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamamıştı. Bu nedenle partinin başbakan adayı Elif Eralp, seçim zaferinin hemen ardından SPD ve Yeşiller’le üçlü bir koalisyon kurma hedefini ortaya koymuştu.
ANTİSEMİTİZM TARTIŞMALARI GÜNDEME OTURMUŞTU

Sol Parti, seçimlerin ardından SPD ve Yeşiller’in kapısını çalsa da koalisyonun önündeki en büyük sorunlardan biri parti içindeki antisemitizm tartışmaları oldu.
SPD ve Yeşiller, Sol Parti’nin Berlin teşkilatındaki bazı isimlerin İsrail ve Yahudilere ilişkin tutumları nedeniyle açık güvenceler talep etti. Özellikle partinin bazı üyeleri ve etkinlikleri etrafında ortaya çıkan antisemitizm suçlamaları, üçlü koalisyon görüşmelerinin başlamasını haftalar boyunca belirsizliğe sürükledi. Alman basını da Eralp’in başbakanlık yolundaki en önemli engelin seçim sonucu değil, kendi partisindeki bu tartışmalar olduğunu yazdı.
ORTAK ZEMİNDE UZLAŞILDI
Son görüşmelerde tarafların antisemitizmle mücadele konusunda ortak bir zemine ulaşması, sürecin önünü açtı. Reuters’ın aktardığına göre taraflar, gelecekte ortaya çıkabilecek antisemitizm vakalarının ele alınması için mekanizmalar oluşturulması ve tartışmalı durumlarda uzmanlardan yararlanılması konusunda anlaşmaya vardı. Ayrıca Uluslararası Holokost Anma İttifakı’nın (IHRA) antisemitizm tanımının benimsenmesi de anlaşmanın unsurları arasında yer aldı.
Bu konu özellikle kritik hale gelmişti. Almanya Yahudileri Merkez Konseyi Başkanı Josef Schuster, Eralp’in antisemitizm karşıtı açıklamalarını duyduğunu ancak aynı tutumun Berlin Sol Parti teşkilatının tamamında paylaşılmadığı endişesini dile getirmişti.
CDU SEÇENEĞİ DE MASADAYDI
Sol Parti, SPD ve Yeşiller arasında anlaşma sağlanamaması halinde Berlin’de başka bir hükümet formülü de mümkün görünüyordu. Seçimi ikinci sırada tamamlayan CDU’nun SPD ve Yeşiller’le bir araya gelmesi de parlamentoda çoğunluk oluşturabilecek seçeneklerden biri olarak değerlendirildi.
Nitekim SPD ve Yeşiller içerisinden bazı eski üst düzey siyasetçiler, "Berlin Çağrısı" adı altında yayımladıkları ortak açıklamayla CDU seçeneğinin de göz ardı edilmemesini istemişti.
Ancak son haftalarda Sol Parti, SPD ve Yeşiller arasındaki temasların yoğunlaşmasıyla birlikte üçlü sol koalisyon ihtimali güçlendi. Taraflar önce iki, ardından üçüncü tur ön görüşmeler gerçekleştirdi. 4 Ekim’de yapılan görüşmelerin ardından üç parti, hükümet kurulması konusunda "ortak bir yol" üzerinde anlaştıklarını açıklamıştı.
7 Ekim’deki üçüncü görüşme sonrasında ise taraflar antisemitizm konusundaki başlıkları tamamlamak için yeniden bir araya gelme kararı aldı. Böylece resmî müzakerelerin başlayıp başlamayacağı konusundaki belirsizlik son görüşmelerle aşılmış oldu.
ERALP'İN ÖNCELİKLERİ NELER?

Koalisyonun kurulması halinde yeni yönetimin en önemli gündemlerinden biri Berlin’deki konut ve kira krizi olacak. Sol Parti seçim kampanyasında yüksek kiralara karşı daha sert önlemler alınmasını savundu.
Eralp, özellikle 3 binden fazla konuta sahip büyük gayrimenkul şirketlerinin kamulaştırılmasını destekledi. Ancak seçim kampanyası sırasında bunun hemen gerçekleştirilemeyeceğini, sürecin zaman alacağını da kabul etti. Ayrıca kamuya ait konutlarda kira sınırı uygulanmasını ve kiracıları koruyacak yeni bir eyalet kurumunun oluşturulmasını savundu.
Sol Parti'nin konut politikası, Berlin'de yıllardır devam eden barınma krizinin seçimlerdeki en önemli başlıklardan biri olması nedeniyle koalisyon görüşmelerinde de belirleyici konulardan biri olacak.
ÖNÜNDE KRİTİK SÜREÇ VAR
Ancak Eralp’in önünde hâlâ önemli bir siyasi süreç bulunuyor. Üç parti arasındaki resmî görüşmelerin başarıyla sonuçlanması ve parlamentoda gerekli çoğunluğun sağlanması gerekiyor. Bu gerçekleşirse Berlin’in yeni hükümetinin başında Elif Eralp olacak.
Eralp seçim kampanyası boyunca antisemitizm tartışmalarının da doğrudan hedefindeydi. Buna karşılık antisemitizme karşı olduğunu açık biçimde ortaya koydu; Yahudi yaşamının korunmasını savunduğunu, aynı zamanda kentte yaşayan farklı toplulukların güvenliğini sağlamak istediğini söyledi. Seçimden sonra da Berlin’de "herkesin kendini güvende hissetmesi" gerektiğini vurguladı. Şimdi ise seçim zaferinden yaklaşık üç hafta sonra başlayan resmî koalisyon görüşmeleri, Eralp’in bu sözlerini Berlin’in yönetimine taşıyıp taşıyamayacağını belirleyecek.
ELİF ERALP KİMDİR?
Elif Eralp, Berlin’de Sol Parti’nin 20 Eylül seçimlerindeki başbakan adayı olarak partisinin tarihi seçim zaferinin en önemli yüzü oldu. Türk kökenli göçmen bir ailenin kızı olan Eralp, seçim kampanyasında özellikle yüksek kiralar, sosyal adalet ve konut sorununu öne çıkardı.
Eralp’in seçim zaferi yalnızca Berlin’de değil, uluslararası basında da dikkat çekti. Bazı yayınlarda, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’ye benzer şekilde göçmen kökenli, genç ve sol siyasetin yükselen isimlerinden biri olarak değerlendirildi. Sol Parti’nin yüzde 25,7 ile birinci olması, Eralp’i Berlin’in yönetimini üstlenebilecek ilk Sol Partili isim konumuna taşıdı.
Berlin'de sandıkları sallayan Elif Eralp kimdir? 12 Eylül'den başkent yönetimine uzanan hikâye