Doğu Akdeniz'de Türkiye'ye karşı tehlikeli oyun! Yunanistan, 'müdahale' planı yapmış
Atina ve Paris, Yunanistan-Kıbrıs elektrik bağlantısı için Akdeniz’de yeniden harekete geçiyor. Fransız bayraklı geminin araştırma yapacağı bölgede Türkiye’den izin istenmeyecek.
Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasındaki elektrik bağlantısını sağlayacak Great Sea Interconnector (GSI) projesinde yeni aşamaya geçiliyor. Atina ve Paris, deniz tabanı araştırmalarının yeniden başlatılması öncesinde Türkiye dahil bölgedeki kıyı devletlerine gönderilecek bildirimin içeriği konusunda uzlaştı.
MİÇOTAKİS DUYURMUŞTU

Bugün yayımlanan Kathimerini kaynaklı bilgilere göre bildirimin, Fransız bayraklı bir geminin kablonun döşeneceği güzergâhta deniz tabanı araştırmaları gerçekleştireceğini duyurması planlanıyor. Araştırma yapılacak alanlar ile çalışmaların süresi bildirimin içinde açık şekilde belirtilecek. Araştırma sahasının konumuna bağlı olarak Mısır'a da aynı bildirimin gönderilmesi değerlendiriliyor.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis de çalışmaların "yakında" başlayacağını açıklamıştı. Ancak bildirimin kimin tarafından gönderileceği henüz kesinleşmiş değil. Seçenekler arasında araştırma gemisinin kendisi, GSI şirketinde çoğunluk hissesini elinde bulunduran Fransız yatırım grubu Meridiam ve doğrudan Fransa hükümeti bulunuyor.
TÜRKİYE'DEN İZİN İSTENMEYECEK

Atina'nın planındaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise Türkiye'den herhangi bir izin talep edilmeyecek olması.
Yunanistan yönetimi, yapılacak çalışmalar için Türkiye'nin onayının aranmayacağını savunuyor. Araştırmaların ardından gerekli denizcilik duyurusunun ise Yunanistan Deniz Kuvvetleri Hidrografi Dairesi'nin Kandiye istasyonu üzerinden NAVTEX olarak yayımlanması planlanıyor.
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis de daha önce GSI kapsamında yürütülecek araştırmalar için Türkiye'nin izninin gerekmediğini ve böyle bir izin talebinde bulunulmayacağını söylemişti. Atina, NAVTEX uygulamasının temel amacının deniz trafiğini bilgilendirmek ve olası kazaları önlemek olduğunu belirtiyor.
ANKARA'NIN HAMLESİ MERAK EDİLİYOR
Yunan basını ise gözlerin şimdi Ankara'ya çevrildiğini yazdı. Kathimerini'ye göre Türkiye, Ankara'nın egemenlik hakları ve yetki alanı iddiasında bulunduğu deniz bölgelerinde araştırma veya kablo döşeme faaliyetleri planlanması halinde ilgili geminin bayrak devletinin faaliyetlerden önce Türkiye ile diplomatik kanallardan iletişim kurması gerektiği görüşünü sürdürüyor.
Yunan basınında yer alan değerlendirmelere göre Ankara'nın, araştırmalar başlamadan önce yeni bir NAVTEX yayımlayarak bölgedeki faaliyetlere ilişkin diplomatik temas talep etmesi ihtimaller arasında gösterildi.
Bu nedenle Atina'nın hazırladığı yeni bildirim yalnızca teknik bir denizcilik duyurusu olarak değil, Türkiye ile Yunanistan arasında Doğu Akdeniz ve Ege'deki deniz yetki alanlarına ilişkin devam eden anlaşmazlığın yeni bir başlığı olarak da görülüyor.
FRANSA NEDEN DEVREDE?
GSI projesinde dengeler ağustos ayında önemli ölçüde değişmişti. Fransız yatırım grubu Meridiam, 5 Ağustos'ta Great Sea Interconnector şirketinde çoğunluk hissedarı oldu. Aynı dönemde IPTO, GSI ve Fransız kablo üreticisi Nexans arasında deniz tabanı araştırmalarının yeniden başlatılması için anlaşma imzalandı.
Fransa'nın projedeki rolünün büyümesiyle birlikte Paris'in Türkiye ile yaşanabilecek olası gerilimde daha aktif bir konuma gelmesi de Atina'nın hesapları arasında yer alıyor. Miçotakis ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 9 Eylül'de Paris'te gerçekleştirdiği görüşmede de GSI'nin sonraki adımları gündeme gelmişti.
Kathimerini daha önce Paris'in, Fransız bayraklı araştırma gemisinin kullanılmasına ilişkin taahhütte bulunduğunu ve Fransa'nın projede daha görünür bir rol üstlendiğini bildirmişti.
GSI NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?

Great Sea Interconnector, yalnızca Yunanistan ile GKRY arasındaki bir elektrik hattından ibaret değil. Proje, daha geniş planda Yunanistan-GKRY Kıbrıs-İsrail elektrik şebekelerini birbirine bağlamayı hedefliyor.
GSI'nin Yunanistan-GKRY ayağı Girit ile GKRYarasında yaklaşık 898 kilometrelik denizaltı kablosundan oluşuyor ve 1.000 megavat kapasiteye sahip. Daha geniş projenin toplam uzunluğu ise yaklaşık 1.208 kilometre olarak planlanıyor. Avrupa Birliği projeyi, GKRY'nin Avrupa elektrik şebekesinden izolasyonunun sona erdirilmesi, enerji güvenliğinin artırılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarının daha fazla sisteme dahil edilmesi açısından stratejik bir altyapı projesi olarak değerlendiriyor.
Proje aynı zamanda AB'nin Projects of Common Interest listesinde yer alıyor ve Avrupa tarafından yüz milyonlarca avroluk finansmanla destekleniyor. Avrupa Komisyonu GSI'yi GKRY'nin elektrik izolasyonunu sona erdirecek "Energy Highways" projelerinden biri olarak tanımlıyor.
DAHA ÖNCE NE OLMUŞTU?
Projenin deniz araştırmaları daha önce Türkiye ile Yunanistan arasında gerilime neden olmuştu. 2024'te İtalyan bayraklı Ievoli Relume araştırma gemisinin GSI güzergâhındaki çalışmalarına Türkiye tarafından itiraz edilmiş, Ankara geminin kendi kıta sahanlığı olarak gördüğü alanlarda faaliyet yürüttüğünü savunmuştu. Bu gelişme, kablo projesinin teknik çalışmalarının jeopolitik boyutunu açık biçimde ortaya çıkarmıştı.
Şimdi ise aynı proje için farklı bir formül deneniyor: Bu kez araştırmaların Fransız bayraklı bir gemiyle yürütülmesi ve faaliyetlerin önceden ilgili kıyı devletlerine bildirilmesi planlanıyor.
ATİNA'NIN BİR GÖZÜ DE 2027 SEÇİMLERİNDE
GSI hamlesi, Yunanistan'ın 2027 baharında yapılması planlanan genel seçimleri öncesindeki siyasi atmosferde de gerçekleşiyor.
Miçotakis seçimlerin 2027 baharında yapılacağını ve erken seçime gidilmeyeceğini açıkça söyledi. Yeni Demokrasi halen seçim yarışındaki en güçlü parti konumunu korusa da güncel anketlerde 2023 seçimindeki yüzde 40,5'lik seviyenin oldukça altında seyrediyor. Reuters'ın eylül başındaki haberinde partinin desteğinin yaklaşık yüzde 29'a gerilediği belirtilmişti.
İktidarın önündeki başlıklardan biri hayat pahalılığı. Enerji ve gıda fiyatları seçmenin ekonomik gündemindeki temel konular arasında yer alırken hükümet, gelirleri artırmaya ve maliyetleri düşürmeye yönelik yeni paketler açıklıyor. Miçotakis eylül ayında 3,5 milyar avroluk bir ekonomik paket duyurmuştu. Hükümet ayrıca elektrik fiyatlarının önümüzdeki üç yılda yüzde 30 azaltılmasını hedeflediğini açıkladı.
Bir diğer kritik başlık ise OPEKEPE tarım sübvansiyonları skandalı. Avrupa Birliği tarım desteklerinin dağıtımından sorumlu kurum çevresindeki soruşturma, hükümet ile muhalefet arasında sert siyasi tartışmalara neden oldu. Avrupa Savcılığı temmuz ayında aralarında iktidardaki Yeni Demokrasi'den dört milletvekilinin de bulunduğu 22 kişi hakkında süreç başlatırken, daha önce soruşturulan bazı isimler hakkındaki dosyalar ise yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle kapatıldı.
KIRSALDA DİKKAT ÇEKEN OY KAYBI
Kırsaldaki oy kaybı da Yeni Demokrasi açısından ayrı bir sorun olarak öne çıktı. Kathimerini'nin aktardığı hükümet içi anketlere göre özellikle çiftçiler arasındaki desteğin OPEKEPE tartışmaları sonrasında gerilediği, hükümetin ise vergi ve gelir destekleriyle bu seçmeni yeniden kazanmayı hedeflediği belirtildi.
Bunun yanında merkez seçmenin korunması, kentler dışındaki oy kaybının telafi edilmesi ve sandığa gitmeyen seçmenin davranışı da 2027 seçim hesabının önemli başlıkları arasında gösterildi. Hükümetin son ekonomik paketleri emekliler, çiftçiler, serbest meslek sahipleri ve çalışanlar gibi farklı seçmen gruplarına yönelik olarak şekillendi.
Böylece GSI dosyası Atina açısından yalnızca bir enerji projesinin yeniden başlatılması anlamına gelmiyor. Fransa'nın daha güçlü biçimde devreye girdiği, Türkiye'nin itirazlarının yakından izlendiği ve deniz yetki alanları tartışmasının yeniden gündeme gelebileceği bir dönemde kablo araştırmalarının yeniden başlaması, Miçotakis hükümetinin dış politika ve enerji gündeminin en kritik başlıklarından biri haline geldi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Yunanistan'ın oyuncak olmasını istemiyoruz