Suya giren taşa dönüşüyor! Dünyanın en zehirli gölü
Natron Gölü, yüksek alkalin yapısı nedeniyle içine düşen canlıları kısa sürede taşlaştırmasıyla dikkat çekiyor. Aynı göl, ölümcül özelliklerine rağmen milyonlarca flamingonun en önemli üreme alanlarından biri olarak öne çıkıyor.
Tanzanya'daki Natron Gölü, ilk bakışta büyüleyici bir doğa harikası gibi görünse de yaklaştıkça bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyor. Bu eşsiz güzelliğin altında, canlılar için son derece zorlayıcı ve sert bir ekosistem yatıyor. Peki, bu gölü dünyadaki diğer tüm su birikintilerinden ayıran şey ne?
NATRON GÖLÜ’NÜN KİMYASI: SUYUN ÖLÜMCÜL GÜCÜ
Gölü bu denli özel ve tehlikeli kılan ilk unsur suyun sıra dışı kimyasal yapısı. İçerdiği yüksek orandaki sodyum karbonat ve mineraller nedeniyle su aşırı alkali bir yapıya sahip. Öyle ki gölün pH değeri zaman zaman 10,5 seviyesine kadar çıkabiliyor. Bu yüksek alkalilik, suya temas eden canlı dokuları için yakıcı bir etki yaratıyor.
Bölgede aktif olarak yer alan Ol Doinyo Lengai Volkanı da gölün yapısını doğrudan etkiliyor. Volkanik faaliyetler nedeniyle göl suyu zaman zaman 60 derece sıcaklığa kadar ulaşabiliyor. Bu durum, Natron'u durağan bir su kütlesi olmaktan çıkarıp sürekli değişen, aktif ve tehlikeli bir kimyasal sisteme dönüştürüyor.

CANLILARI TAŞLAŞTIRAN GÖL
Gölün dünya çapında bir efsaneye dönüşmesinin asıl sebebi, canlılar üzerindeki ürpertici etkisi. Suya düşen ya da kıyıya fazla yaklaşan kuşlar ve küçük memeliler, sudaki yüksek mineral yoğunluğu (natron tuzları) sebebiyle zamanla kuruyup sertleşiyor.
Bu süreç aniden gerçekleşen bir "taşa dönüşme" hikayesi suyun kimyasal bileşimi canlı dokularını çürümekten koruyarak adeta doğal bir mumyalama süreci başlatıyor. Uzaktan bakıldığında kıyıda duran hayvanlar adeta birer heykel gibi görünüyor.
Küratör ve fotoğrafçı Nick Brandt, 2013 yılında bölgeye yaptığı ziyarette bu taşlaşmış gibi görünen kuşları ve yarasaları fotoğraflayarak tüm dünyaya duyurdu. Bu fotoğrafların yayımlanmasının ardından Natron Gölü, dünya çapında büyük bir merak odağı haline geldi.