Silivri'de üç ayrı salonda İmamoğlu yargılanıyor... İşte dakika dakika yaşananlar

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu bugün Silivri'de üç ayrı salonda hakim karşısında. Casusluk davasında İmamoğlu dahil tüm sanıklar hakkında tutukluluğa devam talep edildi. Diploma davasına geçen İmamoğlu savunmasına başladı.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
Silivri'de üç ayrı salonda İmamoğlu yargılanıyor... İşte dakika dakika yaşananlar

Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Silivri'de üç farklı davanın duruşmasına katılıyor. İmamoğlu; "siyasal casusluk suçlamasıyla açılan dava, diploma davası ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik ana davada hakim karşısına çıkıyor.

Bugün İBB davasında 62., casusluk davasında 2. gün. Diploma davasında ise 5. duruşma görülüyor.

"DEMOKRASİYİ SAVUNUYORUM"

Yoğun yargı süreci öncesinde sosyal medya hesabından paylaşım yapan İmamoğlu, "3 dava tek cümle... Demokrasiyi savunuyorum" ifadelerini kullanmıştı.

DİPLOMA DAVASINDA KONUŞUYOR

Bugün görülecek duruşmalar kapsamında, "siyasal casusluk" davasında gazeteci Merdan Yanardağ, siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün de yargılanıyor.

Casusluk davası başladı ancak Ekrem İmamoğlu savunma yapmak üzere diploma davasına geçti. İmamoğlu "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" iddiasıyla yargılandığı diploma davasında savunma yapıyor.

Halk TV muhabiri Gamze Altunay, Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davaların duruşmalarında yaşananları anbean aktarıyor...

"SADECE BANA DAVA AÇILDI"

Sadece kendisine diploma davası açıldığını ifade eden İmamoğlu, "Benim gibi 28 arkadaşımın diploması iptal edildi ama bu ceza davası sadece bana açıldı. Onlara açılmadı. Hukuk tarihinde var mı bu?" dedi.

İBB DAVASI DA BAŞLADI

İBB davasında İmamoğlu’nun avukatları geçtiğimiz hafta CMK 203 uygulandığı için önce salona alınmadı. Sonra karar kaldırıldı. Murat Ongun’un avukatının savunmaya devam etmesi talebi heyet tarafından reddedildi. Tuncay Yılmaz savunmaya başladı.

"İLGİNÇ DAVALAR VAR"

Hakkında açılan davalara tepki gösteren İmamoğlu şunları söyledi:

"15 davanın içinde çok ilginç davalar var. Mesela ahmak davası. Şimdi burada bunu dünyada herhangi bir ülkeye gitsek anlatsak, saatler sürse anlatamayız yani. Ahmak davası, casusluk davasını anlatamayız. E içinde bulunduğumuz duruşma salonunda diploma davasını da anlatamayız yani. Kurultay davasını hiç anlatamayız. Yani gerçekten anlaması da mümkün değil. Yani ben ona da muhatabım. Bir defa SEGBİS ile katıldım. E çok ilginç davalar var. Geçenlerde bir belediye başkanına hakaret davası. İki defa hakkımda beraat veriliyor, ısrarla getireceksiniz diyor hakim. Ben giderken 60 kilometre gittik, araba bozuldu. Savcılığın talimatı var geri dönmemiz isteniyor dendi. 60 kilometre gittikten sonra bozuk arabayla 60 kilometre geri geldik. Halbuki 50 kilometre sonra Anadolu Adliyesinde olma imkanımız vardı. Böyle işlerle uğraşıyoruz. “Ne oluyor Ekrem, yani canın sıkılıyor mu?” Elbette üzülüyorum, kızıyorum. Ama nasıl bir şeydir? Kızgınlık, öfke bir gün sonra acayip bir motivasyona dönüyor. Yani tarif edilemez. Yazdığım metinlere bile ben şaşıyorum yani nasıl çıktı bunlar zihnimden diye o anda. Yani topluma aktardığım duyguların, düşüncelerimin bile böyle sıçrama gösteriyor yani kendiliğinden köpürüyor. Çok ilginç bir şey var burada. Yeni bir dava bu da. Beylikdüzü makam aracı davası var. Benim bir tane makam aracı davası açıldı.

İki kıymetli Genel Başkanım burada. Tabii ki Sayın Özgür Özel'i saygıyla selamlıyorum. Sayın Karayalçın büyüğümüzün hürmetle ellerinden öpüyorum. Makam aracı davası açıldı hakkımda. İlk defa açıklamak zorunda kalıyorum. Evet, ben 12 yıldır makam aracı olarak kendi aracımı kullandım ve yargılanıyorum. Yani ben belediyenin arabasını kullanmadım, ne Beylikdüzü'nde ne Büyükşehir'de. Evet, açıklıyorum, ben makam aracımın benzinini de ben aldım, bakımını da ben yaptırdım, lastiğini de ben yaptırdım. Yani makam aracı 12 yıl boyunca kendi arabamı kullandım ve benim hakkımda dava açıldı. Niye biliyor musunuz? Makam aracını ne var Beylikdüzü'nde deyince minibüs getirdiler. Fahiş bir fiyatı var aylık kirası. Aynısından benim de var. Yani bugünün parası 300-400 bin lira aylık kirası. Dedim ki yazık günah, benim arabam var, ben arabamı kullanayım. Dediler olmaz, yani firmanın arabası belediye. E bir protokol yapın, protokol yaptılar. Protokol sadece Ekrem İmamoğlu kendi aracını tahsis ediyor belediyeye. Masraflarını da kendi karşılıyor. Ama çok enteresan bir şekilde şöyle bir aksilik olmuş, arabama iki defa benzin almışlar belediyenin hesabından, bir defa da lastik almışlar. Bu sonradan tespit edilmiş. 2022'de o dönemin İçişleri Bakanı "Ekrem hakkında bir şey bulun" diye 2 ay, 3 ay Beylikdüzü Belediyesi'ne teftiş yolladılar. Burada buldukları para üzerinden benim hakkımda dava açtılar. Ama esasen bunu öğrenince arkadaşlarım faiziyle de 400 küsur bin lirayı geçen sene, 2025 yılında benim firmam yatırmış belediyeye, Beylikdüzü Belediyesi'ne. Ona rağmen dava açtılar. Eylül'de duruşmam var.

Evet, ben kendi adıma makam aracı olarak ne aileme, ne eşime, ne kızıma, ne oğullarıma, ne kendime belediyeden araba tahsis etmedim. Kendi arabamı kullandım. Ailemin şoförü aileme şoförlük yaptı. Ben kendi arabamı kullandım, masrafımı karşıladım. Bundan dolayı dava açıldı. Ve daha da ilerisi geçenlerde şantiyeme, şantiyelerime öyle bir saldırı yapıldı ki, aile şantiyelerime yani aile firmamdan, 8 tane belediye görevlisini tutukladılar biliyor musunuz? Şu an 12 kişi tutuklu. Ailemin firmasının mühendisini tutukladılar. Niye biliyor musunuz? Ne kaçak kat var, ne büyük kurulmuş bir bina var, ne kaçak bir bina var. Bir de bu yandaş terbiyesiz medya 2.2 milyarlık rant diye başlık attı. Ve 6 tane gariban memur hapiste. Dördünün tutuklandıktan 2 gün sonra üniversite sınavına çocuğu girecek. Ne biliyor musunuz? Efendim, 3 sene önce yapıldığında çatı arasındaki oda 3.90 yerine 4.40'a çıkartılmış ölçüsü çatı içinde. Balkona kapı buradanmış da bir de buradan açılmış. Binanın cephesinde gölgelik yapılmış. Raporu görseniz ağlarsınız."

CASUSLUK DAVASINDA MERDAN YANARDAĞ İDDİASI

Merdan Yanardağ: Hüseyin Bey'in ifadesinde yer almayan bir bölüm, iddianamede yer alıyor. Buna göre, Merdan Yanardağ siyasi casusluk örgütünün medya ayağında yer alıyormuş. Bunu Hüseyin Gün söylemiş.

Merdan Yanardağ (Hüseyin Gün'e dönerek): Böyle bir ifadeniz var mı?

Hüseyin Gün: Yok

"DEMOKRASİ MÜCADELESİ DAVALARI"

İmamoğlu, bu sabah başka bir salona uğradığını ve sadece bugün 3 davayla karşı karşıya olduğunu ifade etti. İmamoğlu ayrıca, "Benim bütün davalarıma İmamoğlu Davaları denebilir, demokrasi mücadelesi davaları da denebilir, 20'yi aşkın davam var" dedi.

İmamoğlu şöyle konuştu:

"Evet, buradan aziz milletime sesleniyorum: Her şeyden önce demokrasi mücadelesi verdiğimin ve demokrasinin yanı sıra aynı zamanda kararlı bir şekilde adalet ve Cumhuriyet mücadelesi verdiğimin altını çizerek sözlerime başlıyorum. Gerçekten bugün burada, bu ortamda, bu binada çok ilginç bir gün yaşıyoruz. Bu sabah bir başka duruşma salonuna kısa bir uğradım, oradan bu salona geldim. Çünkü aynı binada üç duruşmayla karşı karşıyayım. Tabii adım adım çökertilen bir hukuk düzeninin olduğunu, teslim alınan yargıyı ve millet adına karar vermesi gerekirken, ne yazık ki bir avuç siyasi muhterisin iradesine teslim edilmek istenen adalet sistemini milletimizin vicdanına anlatmak için buradayım. Benim bütün duruşmalarım bir bütün halinde yorumlanabilir. Hepsine birden “İmamoğlu davaları” da denebilir, “demokrasi mücadelesi davaları” da denebilir.

1,5 yılda icat edilen, hatta uydurulan 20, belki 20'nin üzeri davaya muhatabım. Arkadaşlarım, sadece ceza davalarını çıkardılar, ceza davası şeklinde tariflenen davalarım 15 adet oldu. Ama dediğim gibi, işte diplomayla ilgili, iptaliyle ilgili benim başvurumla yürüyen dava ve diğerlerini kattığımızda 20'yi aştığını tahmin ediyorum. Yani “tahmin ediyorum” cümlesi kesin kanaat olarak da yorumlanabilir bu mahkemeler tarafından ya da iddia makamı tarafından; çünkü benim 4000 sayfalık İBB davasında "tahmin ediyorum", "duymuştum" şeklinde binlerce kez tekrar edilen kanaatlerle bir iddiayla karşı karşıyayım yine bu binada, bir başka duruşma salonunda.

Bir insan nasıl böyle bir şeye maruz kalabilir? Nasıl böyle bir sağanak altında kalabilir? Çok enteresan. Dünyada bir örneği var mıdır? Açıkçası bilmiyorum, herhalde yoktur diye düşünüyorum. Ama "Yahu ne durumdasın Ekrem? Nassın, iyi misin?" Vallahi çok iyiyim. Yani çok çok iyiyim. Allah'a şükürler olsun. Sağlığım da çok iyi, moralim de çok iyi, kararlılığımın her geçen gün daha da arttığını ifade edeyim. Yani bugün bu sabah buraya gelişimin içerisindeki maceralar bile beni güçlendiriyor. Yani cezaevinden çıkarken yanıma yedek bir fanila ve yedek bir gömlek almak için mücadele vermek de beni diri tutuyor. Onları almak için bir saat onun kavgasını vermek de diri tutuyor. E buraya geldikten sonra o duruşma salonuna mı bu duruşma salonuna mı ya da avukatımla bir 10 dakika görüşeyim derken ayaküstü 5 dakika görüşmeme fırsat verilme mücadelesi içinde olmak da beni çok diri tutuyor. Rabbime şükürler olsun. Herhalde öyle doğdum, dünyaya öyle geldim, bilmiyorum nasıl bir genetiktir. Belki doğduğum yöreden, belki anacığımdan, babacığımdan bir şekilde hayatta beslendiklerimden böyle bir dünya, böyle bir yaşamın içerisindeyim."

DİPLOMA DAVASI BAŞLADI

Diploma davası başlıyor. Ekrem İmamoğlu, 'Cumhurbaşkanı İmamoğlu' sloganlarıyla salona girdi.

Dilek İmamoğlu elini uzattı, Ekrem İmamoğlu öptü.

İmamoğlu, uluslararası heyetlere “Thank you for your support, thank you for everything” (Desteğiniz için teşekkür ederim, her şey için teşekkür ederim) dedi.

Özgür Özel'e ise "Genel başkanım hoş geldiniz" diyerek seslendi.

CASUSLUK DAVASINDA TUTUKLULUĞA DEVAM TALEBİ

Mahkeme başkanının tanık beyanına ilişkin görüşünü sorduğu savcı, bir diyeceği olmadığını belirtti. Ardından dosyaya dair görüşü sorulan savcı, delil toplama işlemlerinin tamamlanmadığını vurgulayarak tutukluluk halinin devamını ve kuvvetli suç şüphesi nedeniyle müzekkere cevaplarının beklenmesini talep etti.

ÖZGÜR ÖZEL SİLİVRİ'DE

Özgür Özel ve Murat Karayalçın, Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı 3 davayı takip etmek için Silivri’ye geldi.

Özel, "O yüzden biz önümüzdeki çarşamba, perşembe belki cuma günü burada olacakken, bugünkü diploma davası ve casusluk davası diye anılan iki davayı takip etmek, o davalardaki savunmalarında yanında olmak üzere Sayın Genel Başkanımızla, İl Başkanımızla, örgütümüzle birlikte buradayız. Dikkatle takip edeceğiz" dedi.

İddianameye ve yargılama sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, şunları söyledi:

"Bir buçuk yıldır yandaş televizyonların iddianamede dahi yer almayan çeşitli iftiraları, iddianame ile ilgili çarpıtmaları, iddianamenin içinde bulunan bazı iddialara yönelik olarak Ekrem Başkan'ın vereceği cevaplar sınırsız savunma hakkını gerektiriyor. Bu, aylar sürecek bir savunma değil ama birkaç gün sürecek bir savunma doğal olarak. Şu ana kadar da birkaç gün süren savunmalar burada dinlendi.

Ancak ne hikmetse ayın 9'u akşamüstü 'Ben bu davayı bitireceğim' demesiyle, kalan kişiler de düşünüldüğünde, Ekrem Başkan'ın son savunmayı yapma gerekliliği de düşünüldüğünde savunma hakkı engellenir durumda.

Ancak tarih önünde Ekrem Başkan'ı haksızca yargılayanlar, yaftalayanlar, iftiralarla hem ona hem bütün arkadaşlarımıza iftira edenler ve haysiyet cellatlığında bulunanlar şimdi söz savunmaya gelince kısıtlamaya gidiyorlar. Bunu tarih önünde not ediyoruz. Tabii ki bununla ilgili hukuki mücadelemiz de devam edecek. Her türlü mücadeleyi vereceğiz. Ancak savunmadan korkan bir iddia makamı varsa o makam iftira makamına dönüşmüş demektir."

DİPLOMA DAVASINA GEÇTİ

Ekrem İmamoğlu, Casusluk Davası için duruşma salonunda hazır bulundu. İmamoğlu’nun avukatları Diploma Davası’na geçmek için talepte bulundu. Mahkeme heyeti talebi kabul etti. İmamoğlu Diploma Davası’nın görüleceği salona geçti.

YABANCI HEYET DE SİLİVRİ'DE

Avrupa Parlamentosu'nun (AP) mevcut Türkiye Raportörü İspanyol siyasetçi Nacho Sánchez Amor ve AB heyeti de davaları izlemek üzere Silivri'ye geldi.

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Ekrem İmamoğlu Diploma İBB Davası