30 yıl sonra gelen infaz: Zehirli iğneye 10 gün kala BM ve insan hakları örgütleri ayakta
ABD adalet sistemi, yakın tarihinin en çok tartışılan ve hukuki açıdan tarihi bir emsal teşkil etmeye aday infaz kararlarından birine kilitlendi.
1995 yılında henüz 18 yaşındayken işlediği cinayet sebebiyle modern Amerikan tarihinin idama mahkûm edilen en genç kadını olan Christa Pike’ın, zehirli iğne ile infaz edilmesi planlanan tarih yaklaştıkça ülkedeki idam karşıtları ve hukuk çevreleri arasındaki gerilim tırmanıyor. İnfazın gerçekleşmesi halinde Pike, Tennessee eyaletinde yaklaşık 200 yılı aşkın süredir idam edilen ilk kadın mahkûm olarak tarihe geçecek.
30 Yıl Önce İşlenen Vahşet

1995 yılında bir mesleki eğitim merkezinde öğrenci olan Christa Pike, iki arkadaşıyla birlikte sınıf arkadaşı Colleen Slemmer’ı kandırarak ormanlık bir alana götürdü.

Saatlerce süren ağır işkencelerin ardından Slemmer’ı kafasını taşla ezerek katleden Pike, soğukkanlı tavırlarıyla yargılama sürecinde kamuoyunu dehşete düşürmüştü. Pike’ın, cinayetin ardından kurbanının kafatasından bir parçayı hatıra olarak yanında taşıdığının ortaya çıkması, olayın vahametti daha da artırmıştı.
Hapishanede Geçen Olaylı Yıllar
Yargılama sonucunda ölüm cezasına çarptırılan Pike’ın parmaklıklar arkasındaki 30 yıllık mahkûmiyet süreci de olaysız geçmedi. 2001 yılında hücresindeki başka bir mahkûmu boğarak öldürmeye teşebbüs eden Pike, 2012 yılında ise cezaevinden kaçma girişiminde bulundu. Islah edilemez bir profil çizdiği gerekçesiyle kamuoyunun büyük bir kesimi infaz kararının bir an önce uygulanması gerektiğini savunuyor.
İnsan Hakları Örgütleri ve Savunma Makamından "Son Dakika" Çağrısı

Madalyonun diğer yüzünde ise uluslararası insan hakları savunucuları, Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları ve Pike’ın avukatları infazın durdurulması için yoğun bir hukuki mücadele yürütüyor. Savunma tarafı; Pike’ın çocukluk yıllarında uğradığı ağır cinsel istismarları, ensest travmalarını ve suçun işlendiği 18 yaşındaki beyin gelişim yetersizliğini öne sürerek cezanın müebbet hapse çevrilmesini talep ediyor. İdam karşıtı kurumlar, devletin çocukluk döneminde koruyamadığı bir bireyi yetişkinlikte idam etmesinin insan haklarına aykırı olduğunu dile getiriyor.
Tennessee Valisi’nin infazı durdurup durdurmayacağı merakla beklenirken, bu dava ABD genelinde ceza adalet sistemi, çocukluk travmaları ve ölüm cezasının gerekliliği tartışmalarını yeniden alevlendirmiş durumda.