Son dakika | YENİ Parti Genel Merkezi'nde ilk PM toplantısı! Özgür Özel açıklama yapıyor
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in sözlerine yanıt veren YENİ Parti Lideri Özgür Özel "Ekrem İmamoğlu ve tüm arkadaşlarımızın yargılamalarının eksiksiz canlı yayınlanmasını istiyoruz. Hodri meydan!" dedi.
91 milletvekilinin girişimiyle kurulan YENİ Parti, yurttaşların bağış ve aidatlarıyla oluşturulan 539 milyon liralık bütçeyle tutulan yeni genel merkezinde ilk Parti Meclisi toplantısını yaptı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Genel Başkan Özgür Özel, partisinin 18 günde 600 bin üyeye ve 72 ilde örgütlenmeye ulaştığını açıkladı. Delege sistemini kaldırarak il ve ilçe başkanlarının doğrudan tüm üyelerin katılacağı ön seçimlerle belirleneceğini ve yöneticilere 3 dönem sınırı getirildiğini duyuran Özel, "Gireceğim ilk seçimde partiyi birinci parti, iktidar partisi yapamazsam derhal kurultaya gidecek ve görevi devredeceğim" dedi.
Ekonomik krizin derinleştiğini, yurttaşın geçim sıkıntısı nedeniyle seçim talep ettiğini ifade eden Özel; eylül ayı boyunca milletvekillerinin iki ayrı grup halinde 81 ilin tamamında sahaya çıkacağını bildirdi. 17 aydır tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu davasındaki delil ve gizli tanık süreçlerini eleştiren, duruşmalarda savunma süresinin kısıtlandığını ve toplatılan savunma kitabının engellendiğini belirten Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e duruşmaların televizyonlardan canlı yayınlanması çağrısını yineledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçmişteki yargılanma sürecinde tutuksuz olduğunu ve cezaevinde kaset kaydı yapabildiğini hatırlatan Özel, çifte standart uygulandığını savunarak partililere yeni dönem için "Vira bismillah" mesajı verdi.
GİRNE'DEKİ KAZADA BÜYÜK FACİA
YENİ Parti Lideri Özgür Özel, partisinin yeni genel merkez binasında Kurucular Kurulu, Parti Meclisi (PM) ve kapalı grup toplantılarını birleştirerek ilk PM toplantısını gerçekleştirdi. Genç PM yedek üyelerinin de katıldığı toplantı sonrası kameralar karşısına geçen Özel, ilk olarak Girne'deki yolcu gemisi kazasındaki ihmallere dikkat çekti. Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır başkanlığında; Antalya, Adana, Mersin milletvekilleri, Mersin İl Başkanı ve Silifke İlçe Başkanı'nın yer aldığı altı kişilik bir heyeti adada ve Silifke'de görevlendirdiklerini duyuran Özel, süreci yakından takip ettiklerini belirtti. Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu'nun arama kurtarma çalışmalarıyla ilgili teknik yetkililerle görüşerek partiyi bilgilendirdiğini; Büyükelçi Namık Tan'ın Kıbrıs Büyükelçisi ile, kendilerinin ise CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Başbakan ile düzenli temas kurduğunu ifade etti.
Kazadaki ihmallerin araştırılması gerektiğini belirten Özel, olayın ciddiyetini şu sözlerle aktardı:
"Adetimiz değil, cenazeler kalkmadan olayın kendine yönelik bir şey söylemeyeceğiz. Ama olay tüm yönleriyle, hani burada ortaya çıkan... Ümit ediyoruz kayıplarımıza sağlıklarıyla birlikte ulaşırız. Ama ortaya çıkan vefatlar ve vefat ihtimali hepimizi çok derinden üzdü ama çok çok daha büyük bir facianın da hemen kıyısından dönüldüğü ilk verilerden anlaşılıyor. Bu konuyla ilgili cenazeler kalktıktan sonra, meselenin tüm yönleriyle çok fazla araştırılması ve sorumlularının kanun önünde ve millet önünde mutlaka bunun hesabını vermeleri gerekiyor."
"YARGI ELİYLE YAPILAN MÜDAHALE BARDAĞI TAŞIRAN SON DAMLA OLDU"
Özel, partisinin tadilat sürecinden geçen yeni genel merkez binasındaki ilk mesaisine "bismillah" diyerek başladıklarını belirtti. Ana muhalefet partisine yönelik yargı müdahalesini hatırlatan Özel, halkın kısır kavgalardan ve adaletin terazisinin şaştığı eski siyasetten yorulduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Bardağı taşıran son damla ise, onun değişim umutlarının, değiştirme umutlarının bir partinin siyasi geleceği düşünülerek, bir kişinin siyasi geleceği düşünülerek yargı eliyle sonlandırılmaya çalışılması, dizayn edilmeye çalışılması ve ülkenin ana muhalefet partisinin önce cumhurbaşkanı adayına, sonra onun cumhurbaşkanı adayı için yapmak istediği ön seçim gününe bile varmadan yapılan darbeden sonra, 15,5 milyon kişinin dayanışma sandıklarına koşup belirlediği cumhurbaşkanı adayına yapılan 19 Mart darbesi... Ardından çok sayıda belediye başkanımıza, meclis üyemize, bürokratımıza yapılan ve yürütülen haksız süreçler, operasyonlar ve en nihayetinde ülkenin ana muhalefet partisine, onun yönetim kadrolarına yargı eliyle yapılan müdahale bardağı taşıran son damla oldu."
Yurttaşların bu sürece büyük tepki gösterdiğini belirten Özel, 22 şehirde vatandaşla buluşarak rotayı onların belirlediğini söyledi. "Bizi buraya millet getirdi" diyen Özel, partinin adını bizzat yurttaşların kahvelerde, işçi servislerinde, tarlalarda ve fabrikalarda koyduğunu dile getirdi.
"KİRAYI 3 AY SONRA ÖDEYEBİLİRİZ DİYEREK BİNA TUTTUK"
Binalardan polis zoruyla, anayasa dışı emirlerle atıldıklarını, tek bir il ve ilçe binalarının kalmadığını hatırlatan Özel, kapalı kapılar ardında yapılan mühendisliklerle değil milletin desteğiyle yola çıktıklarını vurguladı. Genel merkez binasının kiralama sürecini şu sözlerle detaylandırdı:
"Buradan açıkça söyleyelim; bu binayı '3 ay sonra kira ödeyebiliriz' diyerek tuttuk. Yani ilk 3 aylık kirayı ondan bundan bularak ya da kendi aramızda toplayarak dahi değil, 'Kira ödeyeceksek 3 ay sonra ödeyebiliriz' diyerek tuttuk. Gelecek aydan itibaren kirası ödenmeye başlayacak."
Kuruluş kurultayında saymanın tüm harcamaları detaylıca gerçek kurucuların incelemesine açacağını belirten Özel, 152 bin bağışçının desteği ve yeni üyelerin aidatlarıyla toplam 539 milyon liralık bir bütçe oluşturduklarını açıkladı. Özel, "Dikkatinizi çekiyorum, bu tarihte görülmemiş bir teveccühtür. Bizim kasamızdaki servet para değil, milletin bizlere olan güvenidir, yarınlara olan inancıdır" sözleriyle vatandaşa teşekkür etti.
18 GÜNDE 600 BİN ÜYE
Siyasetin finansmanının şeffaf olması gerektiğinin altını çizen Özel, kanun tekliflerini sunduklarını ve ekim ayına kadar diğer partilerle görüşeceklerini belirtti. 13 Ağustos'ta başlayan online üyelik kampanyasının ulaştığı noktayı paylaşan Özel, AKP'nin üye sayıları üzerinden net bir mesaj verdi:
"Bugün 18'inci günündeyiz arkadaşlar ve 18 günde partimize üye olan vatandaşlarımızın sayısı an itibarıyla 600 bini aşmış durumdadır. Bunlardan 400 binden fazlası online üyelik, yani kişilerin kendi kendine kayıtlarını yaptırdıkları, kendilerini partilerine tanıttıkları, hangi alanlarda görev almak istediklerini belirledikleri ve üye aidatlarını belirleyip seçip ödeme taahhütlerini kredi kartıyla yapan 400 bin üyemiz var. Ayrıca 200 bin üyemiz de formlarla ve yerinde aidat ödeyerek ya da diğer aidat ödeme biçimleriyle üye oldu. Şu ana kadar ulaştığımız rakam 600 bindir. Elbette tüm siyasi partilere saygımız var ancak üye sayısıyla en çok övünen Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kurulduktan bir yıl sonra 400 bin üye kaydedebildiğini ve bugün yeni partinin 18 günde bunun bir buçuk katı olan 600 bin üyeye ulaşmış olmasının son derece önemli olduğunun altını bir kez da çizmek istiyorum."
İL VE İLÇE BAŞKANLARINI DOĞRUDAN ÜYELER SEÇECEK
Partisinin 18 günde ulaştığı 600 bin üyenin Avrupa'daki köklü sol ve sosyal demokrat partilerin toplamına denk geldiğini vurgulayan Özgür Özel, 400 bin üyenin aidatlarını doğrudan kredi kartına bağladığını belirtti. Siyasetin finansmanının doğrudan halk tarafından karşılandığını ifade eden Özel, parti içi iktidar kavgalarına yol açan delege sistemini tamamen terk ettiklerini ve genel başkandan ilçe başkanına kadar tüm yöneticileri üyelerin seçeceğini duyurdu:
"Siyasi partileri içine kapatan, bazen parti içi iktidar hedefiyle partiyi gerçek iktidar hedefinden uzaklaştıran delege sistemine dayalı eski nesil örgütlenme modelini terk ediyoruz. Artık delegelik, Siyasi Partiler Kanunu'nun gereğini yerine getirmek için teknik bir görev olacak. YENİ Parti'de ilçe başkanını, il başkanını, genel başkanı doğrudan üyelerimiz seçecek. YENİ Parti her üyeye bir oy, her oya da eşit söz hakkı verecek."
72 İL VE 857 İLÇEDE ÖRGÜTLENME TAMAMLANDI
24 Temmuz'da kurulan partinin örgütlenme hızına ilişkin somut verileri paylaşan Özel, kısa sürede ulaşılan yaygınlığı açıkladı. Geriye kalan 9 ildeki sürecin bu hafta içinde tamamlanacağını belirten Özel, tabandan tavana katılımcı bir demokrasi inşa ettiklerini ifade etti:
"Partimizi 24 Temmuz'da hep birlikte kurduk, bugün itibarıyla 72 il ve 857 ilçede tam anlamıyla örgütlenmiş durumdayız. Geriye kalan 9 ille ilgili de bu hafta içinde işlemler tamamlanacak. Bu da Türkiye siyasi tarihinde görülmemiş bir hız, görülmemiş bir başarı ve görülmemiş bir orandır."
MAHALLELERDEN BAŞLAYAN MECLİS MODELİ
Eski siyasetin örgütlenme biçimini yenilediklerini belirten Özel; işçilerin, emeklilerin, çiftçilerin, iş insanlarının, sivil toplum ve akademi dünyasının politikaları doğrudan belirleyeceği Mahalle, İlçe ve İl Meclisleri modelini duyurdu. Demokrasi ve katılım vaadinin önce parti içinde hayat bulması gerektiğini vurgulayan Özel, yeni örgütlenme modelinin detaylarını paylaştı:
"Çünkü ülkeye demokrasi vadetmenin ön şartı önce onu kendi evinizde kurmanızdır. Katılım vadetmenin tek şartı önce katılımı kendi evinizde sağlamanızdır; işte bunu yapmak için gayret ediyoruz. Yeni örgütlenme modellerimiz mahallelerden başlıyor. Üye sayısı ve nüfusu ve imkanları müsait olan tüm mahallelerde mahalle meclislerimiz oluşturuluyor. İstisnasız örgütlendiğimiz tüm ilçelerde ilçe meclislerimiz olacak, illerde il meclislerimiz olacak."
EN FAZLA 3 DÖNEM KURALI
Siyasetin bir kariyer veya meslek olarak görülmesine karşı çıktıklarını vurgulayan Özel, yönetici makamlarına kesin dönem sınırı getirdiklerini açıkladı. Hiç kimsenin vazgeçilmez olmadığını belirten Özel, parti tüzüğündeki yeni kuralı şu sözlerle ilan etti:
"YENİ Parti'de siyaset bir meslek olarak, bir kariyer olarak sürdürülmeyecek. Kimse bulunduğu koltuğa, mevkiye kök salmayacak. Tüm yönetici makamlarında en fazla üç dönem kuralı uygulanacak. Kimse 'ben olmazsam olmaz' da demeyecek, 'benden sonrası tufan' da demeyecek. Görevler, kadrolar değişecek; yeniler siyasete girecek. Görevini bırakanların tecrübesine bir başka görevde, bir başka yerde mutlaka ihtiyaç duyulacak ama değişmekten ve dinamizmden güç alan yeni bir yönetim anlayışı kurulacak."
"İLK SEÇİMDE BİRİNCİ PARTİ OLMAZSAK DERHAL İSTİFA EDECEĞİM"
Partide kadınların ve gençlerin sadece vitrinde değil, mutfakta, sahada ve karar mekanizmalarının tam merkezinde eşit şekilde yer alacağını ilan eden Özgür Özel, genel başkanlık görevine ilişkin bağlayıcı bir taahhütte bulundu. Siyasetin kapılarını yurttaşa sonuna kadar açtıklarını ve eski siyasetin yerleşik algılarını yıkacaklarını belirten Özel, kendi dönem kuralını şu sözlerle duyurdu:
"Elbette dönem kuralı Genel Başkan için de olacak. Ancak ben kendi adıma şu kuralı koyuyorum: Siyaset bir iddia işidir. Ben Genel Başkan olarak sizlerle birlikte girdiğimiz bir seçimde, şükürler olsun ki partimizi birinci parti yaptık ve görevimize şimdi YENİ Partimizde devam ediyoruz. Benim için dönem kuralı şudur: Gireceğim ilk seçimde partiyi birinci parti yapmazsam, partiyi iktidar partisi yapmazsam derhal kurultaya gideceğim ve görevimi benden sonraki genel başkanımıza devredeceğim. Benim için dönem kuralı budur."
"KADERİNİ MİLLETİN KADERİNE BAĞLAYAN KADROLARIZ"
Siyaseti kişisel kariyer planı olarak görmediklerini vurgulayan Özel, halkın yaşadığı sorunları çözemeyen kadroların koltuk hesabı yapamayacağını ifade etti:
"Çünkü biz, kaderini milletin kaderine bağlayan kadrolarız. Kaderini milletin kaderinden önde tutmayan kadrolarız. Biz milletin kederini ortadan kaldırmıyorsa kendi kariyerini düşünemeyecek olan kadrolarız ve bundan sonra da böyle davranmaya devam edeceğiz."
RESMİ KONGRELERDEN ÖNCE ÜYELERLE ÖN SEÇİM
Kurultay sürecine ilişkin takvimi ve işleyişi de açıklayan Özel, ilçe ve il başkanlarının belirlenmesinde tabanın iradesinin esas alınacağını açıkladı. Yasal zorunluluk gereği yapılacak resmi kongreler öncesinde doğrudan tüm üyelerin katılımıyla ön seçim sandığı kurulacağını duyuran Özel, süreci şu sözlerle anlattı:
"Hep beraber kurultaya doğru ilerliyoruz arkadaşlar. İlçe başkanlığı ön seçimleri... Elbette ilçe başkanlığı seçimlerinin bir resmi tarihi var. Usulüne uygun seçilmiş delegeler o resmi tarihte resmi kongreyi yapacak. Ancak o kongreden önce ön seçim yapacağız ve arzu eden, gerekli şartları sağlayan adaylar, tüm üyelerimizin katılımıyla ilçe başkanı seçilecek, il başkanı seçilecek ve genel..."
ÖN SEÇİM VE KONGRE TAKVİMİ NETLEŞTİ: İLÇE VE İLLER İÇİN TARİH VERİLDİ
Parti içi demokrasinin işletilmesine ilişkin takvimi açıklayan Özel, ilçe başkanlığı aday belirleme ön seçimlerinin 26 Eylül Cumartesi günü yapılacağını duyurdu. İl başkanlığı ön seçimlerinin ise 17-18 Ekim tarihlerinde iki güne yayılarak gerçekleştirileceğini belirten Özel, işleyişi şu sözlerle aktardı:
"İlçe başkanlığı seçimi, tüm üyelerin katılabileceği bir toplantıdan sonra tüm üyelerin oy verebileceği yeterince sandıkla yapılırken; il başkanlığı seçimi cumartesi günü arzu eden tüm üyelerin gelip katılacağı bir toplantıda, şartları sağlayan adayların propaganda konuşmalarını dinledikleri, bu konuşmaların sosyal medyadan, medya aracılığıyla canlı yayınlandığı konuşmalar olacak. Oy verme işlemi ise ertesi gün pazar günü o ilin tüm ilçelerinde, o ilçelerin varsa temsilciliklerinde; yani sandığı mümkün olduğu kadar en yakına götürebildiğimiz yerde, en yüksek katılımla yapılacak. Ulaşımı zor köyler için mobil sandık uygulamasından, engellilerimizin, hastalarımızın iradelerini de dışlamayacak şekilde tüm hazırlıkların yönetmeliklerle çalışıldığı mevzuat çalışmalarını sürdürüyoruz."
ÜYE OLAN HERKES OY KULLANABİLECEK: TARİHLER UZATILDI
Merkez Yönetim Kurulu'na (MYK) sunacağı yeni öneriyi de paylaşan Özel, seçimlerde oy kullanma hakkı için üyelik tarihlerinin esnetileceğini müjdeledi:
"En azından tüm eylül ayı boyunca partimize kaydolacak yeni üyeler, il başkanlığı seçiminde oy kullanabilecekler; eylül ve ekim ayı boyunca kaydolan bütün üyeler de genel başkan seçiminde oy kullanabilecekler. Yani 26'sında sona eren ve uzatılması istenen tarihi; il başkanlığı seçimleri için eylül ayı sonuna kadar, genel başkanlık seçimleri için de ekim ayı sonuna kadar uzatacağız ve buradan milletimize çağrımızı tekrarlayarak, 'Gelin, seçin ve tarihe geçin. Bize katılın; partinin ve ülkenin geleceğini siz belirleyin' diyeceğiz."
"MAYIS 2027 İTİBARIYLA YETKİ TAM, BASKIN SEÇİME DE HAZIRIZ"
Partinin seçime girme yeterliliğine ve erken seçim ihtimallerine değinen Özel, yasal süreci tamamladıklarını belirtti:
"Örgütlenmesini tamamlamış olan, ilk kurultayını yapmış olan YENİ Parti, Mayıs 2027'den itibaren şu anki kanunlara, mevzuata göre seçime girme yeterliliğini kazanmış olacak. Buna karşı bir erken seçim, bir baskın seçim ihtimallerine karşı da daha önce de söylediğimiz gibi hazırlıklarımızın o ihtimaller karşısında da var olduğunu bir kez daha teyit etmek isterim."
"BÜROKRATİK ENGELLERİ AŞTIK"
15 Temmuz sonrasında parti kuruluş süreçlerinde çıkarılan güvenlik soruşturması ve aylarca bekletme gibi zorlamalara karşı partiyi 91 milletvekiliyle kurduklarını hatırlatan Özel, sürecin hızını şu ifadelerle açıkladı:
"15 Temmuz darbesinden sonra bir vehmin bir yetkiye dönüştüğü noktada 'Ya partinin kurucularına bir bakmak lazım, öyle dilekçeyi verdim partiyi kurdum olmasın' deyip kimi partileri yıldırtmayıp kurdurtmayıp, kimi partiyi 4-4,5 ay oyalayıp birtakım zorlamalar varken; biz zaten milletvekili seçilmek için temiz kağıdını adliyeden alıp getirmiş, o günden beri dokunulmazlığı olduğu için herhangi bir suç işlemiş ve kayda geçmiş olma ihtimali olmayan 91 kurucuyla kurduk. Dilekçemizi verdikten birkaç saat içinde –ki İçişleri Bakanlığı'na ve bürokrasiye teşekkür ederiz– 1-1,5 saat içinde gerekli belgelerimizi alıp, toplam 22 saat içinde tüm toplantılarımızı yapıp, Yargıtay ve Meclis'teki işlemleri tamamlayıp 22 saat içinde bu 91 kişi ana muhalefet partisi olarak grup kurdu ve yerini aldı."
Eylül ayında milletvekillerinin 81 ili iki ayrı grup halinde tarayacağını belirten Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Biz YENİ Parti'yi bir partimiz olsun diye kurmadık. YENİ Parti'yi iktidar olsun diye kurduk. Biz bir muhalefet partisi kurmadık; biz gelecek seçimlerden sonraki iktidar partisini kurduk."
"GEÇİM OLMADIĞI İÇİN SEÇİM İSTENİYOR"
Halkın yaşadığı ekonomik yıkımı ve geçim mücadelesini gündeme taşıyan Özel, yurttaşın artık günü kurtaramaz hale geldiğini vurguladı. Emeklinin, asgari ücretlinin ve esnafın borç sarmalında ezildiğini belirten Özel, tablonun vahametini şu ifadelerle aktardı:
"Vatandaşın en büyük meselesi seçim ama geçim olmadığı için seçim. Bu iktidardan umut kalmadığı için, geçinebilmek için bir seçim ve bir iktidar değişikliği istiyor. Çünkü pazara giden biliyor, markete giden biliyor, kira ödeyen biliyor, çocuğunu okutan biliyor. Ve nasıl bir kriz yaşandığını, bunun gelip geçici olmayan, kalıcı olan, çok yönlü olan ve bu yöneten anlayış değişmezse bitmeyeceği çok belli olan bir krizi yaşıyor vatandaşlarımız. Emekli ayın ortasını görmeden parasını tüketiyor. Asgari ücretli maaşı kiraya, faturaya, borca paylaştırıyor; hepsine birden değil, bazen hiçbirine yetmiyor. Ücretliler maaşını cebine koymadan üç maaşlık gelir vergisini bir yılda ödüyor. Borçla ayakta kalan vatandaş bir kredi kartını diğeriyle kapatmaya, nakit avansla eski borcunu çevirmeye çalışırken yüzde 90’larda faiz ödemesiyle karşı karşıya kalıyor ve borç borcu doğuruyor, kar topu gibi büyüyor."
"ATEŞ NEREYE DÜŞMÜŞSE BİZ ORADAYIZ"
Siyaseti saray koridorlarında değil halkın derdinin olduğu yerde yaptıklarını kaydeden Özel, çiftçiden kiracıya kadar toplumun tüm kesimlerinin aynı soruyu sorduğunu belirtti:
"Çiftçi mazotu düşünüyor, gübreyi düşünüyor, yemi düşünüyor; kiracı yeni ayın kirasını düşünüyor ve milyonlarca insan aynı soruyu soruyor: 'Ben çalışıyorum, üretiyorum, vergimi ödüyorum ama neden kazanamıyorum, neden hep geri geri gidiyorum?' İşte bizim siyaset anlayışımız da tam burada başlıyor. Sofrada, pazarda, fabrikada, tarlada, okul önünde, adliye kapısında ateş düştüğü yeri yakar ya; biz tam da o ateşin düştüğü yerde siyaset yapıyoruz. O ateş nereye düşmüşse oradayız. Dert kiminse ortak derdimiz, paylaşıyoruz. Kimin hakkı yenmişse onun yanında duruyoruz. Ateşin düştüğü yerde siyaset yapıyor, o ateşi söndürmek için iktidara aday oluyoruz."
İMAMOĞLU DAVASINDA "GİZLİ TANIK" VE "SAVUNMA SÜRESİ" TEPKİSİ
Özel, tutuklu bulunan İBB davasında yaşananları kamuoyunun dikkatine sundu. İddianamedeki asılsız iddiaları ve mahkeme sürecini eleştiren Özel, şu ifadeleri kullandı:
"15,5 milyon insanın sandığa gidip oy verip cumhurbaşkanı adayı yaptığı Ekrem İmamoğlu; hiçbir delil sunulmadan, hiçbir kanıt gösterilmeden, önce sadece gizli tanık isimleriyle... Sonra o gizli tanıkların ismi de değişti. Vazgeçince yerine başkasını getirip 'Gözümle gördüm' dediğini, bir başkası 'O görmemiş ama ben oradaydım, ben gördüm' diyerek adeta gizli tanıklara oyuncu değişikliği yaptırılarak ve birtakım iftiracıların beyanlarıyla 17 aydır tutuklu. Onu hapse atmak için terörist dediler, casus dediler, seçimlerde oy çaldı dediler, diploması sahte dediler, yolsuzluk yaptı dediler; yetmedi. Duvardaki resmini indirdiler, metrodaki sesini yasakladılar; yetmedi. Bu hukuksuzlukları anlatan gencecik avukatı Mehmet Pehlivan vardı, Mehmet Pehlivan’ı aldılar içeriye attılar. Yani avukatsız bıraktılar; kendisini savunan avukatını aldılar, onu da cezaevine koydular. Yetmedi, en son önce 10 ay sürekli yandaş televizyonlardan iftiraları dinledik. 'İddianame istiyoruz, iddianamede bu söylenenler var mı yok mu göreceğiz' dedik. Hep saydığımız 10 büyük iftira iddianamede yer dahi almadı. Cep telefonları, KİPTAŞ’tan dağıtılan evler, parke altından çıkan paralar, valiz valiz paralar... Hiçbiri çıkmadı!"
"DARBECİLERİN MAHKEMESİ BİLE SAVUNMAYA SÜRE KOYMADI"
İmamoğlu'nun savunma hakkının kısıtlandığını ve hazırlanan savunma kitabının toplatıldığını hatırlatan Özel, yandaş medyaya ve mahkeme heyetine sert tepki gösterdi:
"Ekrem İmamoğlu bütün duruşmalar boyunca bekledi, söz istedi; 'Savunma sıran gelince' dediler. Savunma sırası geldiği gün 'Hadi bakalım sana ve avukatlarına toplam 5,5 saat yeter, 6 saat yeter' dediler. Ya 12 Eylül'de 20 gün süren savunma var, darbecinin mahkemesi bunu yapmamış. FETÖ'cüler kahraman subaylarımızı, amiralleri, generalleri yargılarken savunmaya süre koymamış. Dünya tarihinde böyle hiçbir siyasi davada ve adli davalarda kimsenin aklının ucundan geçmemiş savunmayı engellemek! Saat koydular ve 'Bu kadar sürede yapmıyorsan savunma yapmıyorum, susma hakkını kullanıyorum dedin sayarım' deyip duruşmayı kapattılar. 18 Ağustos'ta açınca yine vermediler. Ve Ekrem Başkan savunmasını 'Millet Şahidimdir' diye bir kitap haline getirdi. Savunmasını... Bakın hangi savunmasını? Biz canlı yayınlansın dediğimiz, Devlet Bey 'İyi olur' dediği, Tayyip Bey 'Devlet Bey istiyorsa olur' dediği ama biz söylememize rağmen kimsenin gerekli yasal düzenlemeyi yapmaya yanaşmadığı, canlı verilmeyen, cansız bile olsa yaptırılmayan savunmasını kitap olarak yazdı; basımevini bastılar, kitaplara el koydular, basımını dağıtımını yasakladılar!"
"SAVUNMA KİTABINI TOPLATMAK KORKUNUN İTİRAFIDIR"
Ekrem İmamoğlu'nun savunma hakkının engellenmesi üzerine kaleme aldığı kitabın toplatılmasına tepki gösteren Özel, Adalet Bakanı Akın Gürelek'e canlı yayın çağrısını yineledi:
"Kitap toplatmak nerede kaldı ya? Bir kişinin savunmasının kitap olarak basılmasının toplatılması demek, o kişinin savunmasından kim bilir ne kadar çok korktuğunun itirafı dışında bir şey değildir. Kim neyle suçlanırsa suçlansın; nasıl yeterince söz verilmeyip de savunmasına engel olunur, nasıl kitap bastırılır? Son olarak da şunu söylüyorum: Geçen gün Sayın Erdoğan'ın atadığı Adalet Bakanı demiş ki, 'Canlı yayın hâlâ istiyorlar mı?' Evet, Ekrem İmamoğlu adına da söylüyorum, partinin genel başkanı olarak da söylüyorum: Biz Ekrem İmamoğlu'nun ve bütün arkadaşlarımızın, bütün yargılanmalarının eksiksiz olarak canlı yayınlanmasını istiyoruz. Hodri meydan!"
"ERDOĞAN YARGILANIRKEN BİR GÜN BİLE GÖZALTINA ALINMADI"
Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemindeki yargılanma süreci ile Ekrem İmamoğlu'na uygulanan muamele arasındaki çifte standardı karşılaştıran Özel, şu sözlerle seslendi:
"Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanlığına niyetlendiğinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıydı. O sırada, bugün Ekrem Bey neyle suçlanıyorsa, o dönemde biz iktidar değildik, kimse öyle sanmasın ama o dönemde yargılandı. Aynı suçlamalardan yargılandı. Bir farkla: 'Seçilmiştir' dediler ve sabah evini basmadılar. Bir gün bile gözaltına almadılar, bir gün bile tutuklu yargılamadılar. Yargılandı, ceza aldı; 120 gün hapse girecekti, telefonla çağırdılar. Davul zurnayla miting yaparak gitti. Yanına yatacağı kişiyi bile kendi belirledi. Ve cezaevinde, şimdi dahi yasak olmasına rağmen şiir kaseti doldurdu. Ses kaydedici cihaz soktular, şiir kaseti doldurdu; bu kaseti o içerideyken doldurdu ve dışarıda dağıttırdı, sattırdı. Ki o gün aldığı cezadan dolayı onun belediye başkanlığı düşmüştü; bugün arkadaşlarımız seçilmiş belediye başkanıdır, sadece tutuklu olduğu için yerine bir vekil bakmaktadır."
"KENDİSİNE YAPILMAYANIN 100 KATINI RAKİBİNE YAPIYORLAR"
İktidarın kendi geçmişini unutarak muhalefete baskı kurduğunu belirten Özel, sözlerini şöyle tamamladı:
"Şimdi gençlere söylüyorum, vicdan sahibi AK Partili, MHP'li seçmenlere söylüyorum: Kendisine yapılmayanın 10 katını, 100 katını; kendinden sonra cumhurbaşkanı olmasından korktuğuna, rakibine, kendi partisine yapılmayanları ana muhalefet partisine yapan böyle bir anlayışın daha bu ülkede bir gün daha iktidar olacak mecali kalmamıştır."
"PAZARDAKİ FİYATIN SAĞI SOLU, YOKSULLUĞUN PARTİSİ YOK"
Siyasetin kutuplaşma ve yapay kavgalarla halkı ezdiğini vurgulayan Özel, temel sorunların ideolojiler üstü olduğuna dikkat çekti:
"Milletin bu kadar derdi varken, hukuksuzluk, adaletsizlik bu kadar derinleşmişken siyaset hâlâ eski alışkanlıklarla milleti eziyor. Sabah ayrı kavga, akşam ayrı kavga... Birbirine bağıran siyasetçiler, birbirinden uzaklaştırılan insanlar... Milletin sofrası küçülüyor, siyasetin kavgası büyüyor. Biz artık buna razı değiliz. Bizim meselemiz insanları ocu bucu diye bölüp, kimlikler üzerinden ayrıştırıp birbiriyle kavga ettirmek değil; bizim meselemiz 85 milyonun ortak geleceği. Çünkü pazardaki fiyatın sağı, solu yok. İşsizliğin kimliği yok, adaletsizliğin mezhebi yok, yoksulluğun partisi yok. Milletin derdi ortak. Kaderimiz ortaksa siyaset ortak iyiyi aramak zorunda."
"BURASI GENEL BAŞKANIN DEĞİL MİLLETİN YENİ EVİDİR"
Genel merkez binasının ve partinin kapılarının ayrımsız tüm yurttaşlara açık olduğunu ilan eden Özel, yeni siyaset anlayışının rotasını şu sözlerle çizdi:
"Kavganın yerine çözümü, korkunun yerine güveni koymak; yoksulluğu yönetmek yerine yok etmek ve refahı büyütmek... Vatandaşa beş yılda bir sandık göstermek yerine siyasetin her aşamasında üyeye ve vatandaşa söz hakkı vermek; bizim tercih ettiğimiz yol budur. Bu bina bizim için yeni siyasetin sembolüdür. Burası bir genel başkanın, MYK üyelerinin, yöneticilerin binası değildir. Burası milletin evidir, milletin yeni evidir. Bu kapıdan çiftçi de girecek, işçi de girecek, esnaf da gelecek, öğrenci de gelecek, öğretmen de gelecek. Bize oy veren de gelecek, vermeyen de gelecek, eleştiren de gelecek. Çünkü biz bizi alkışlayanların partisi olmaya değil, milletin partisi olmaya geldik."
EYLÜLDE 81 İLDE SAHA ÇIKARMASI: MİLLETİN İKTİDARINI KURACAĞIZ
Örgütlenme sürecinin ardından tüm kadroların sahaya ineceğini belirten Özel, milletvekillerinin çalışma takvimini paylaştı:
"Şimdi görevimiz büyük; sahaya çıkacağız. Mahalle mahalle gezeceğiz, köy köy, ilçe ilçe, il il büyüyeceğiz. Eylül ayında tüm milletvekillerimiz 81 ilde sahada olacaklar. İki gün sonra burada yapılacak İl Başkanları Toplantısı'nda kendileriyle de konuşacağız. Milletvekillerimizin 10-20 Eylül ve 20-30 Eylül tarihlerinde, en az ikişer ile giderek görevlendirildiği bir süreçte girilmedik sokak, elini sıkmadığımız vatandaş bırakmayacağız. Millet bizi çağırdı, bu partiyi kurdu. Şimdi sıra milletin iktidarını kurmakta. Buradan başlıyoruz, bu binadan, bu Parti Meclisi'nden başlıyoruz. AK Parti'nin kara düzenine karşı milletin yeni düzenini kuracağız."
"VİRA BİSMİLLAH"
Konuşmasını 1 Eylül av yasağının kalkmasıyla denize açılacak balıkçılara ve partinin yeni yolculuğuna değinerek noktalayan Özel, iktidar hedefini şu sözlerle ilan etti:
"Bugün 31 Ağustos; bu akşam üç tarafı denizlerle çevrili bu yarımadada, Türkiye'de ve Marmara iç denizimizde on binlerce balıkçı denize açılmaya başlayacak ve yeni bir başlangıç yapacak. Bizim de yeni başlangıcımız yeni binamızda, yeni gemimizde bugüne denk geldi. Bu akşam denize açılacaklar için kazasız, belasız, bol kazançlı yepyeni bir sezon dilerken; biz de bu gemide çok fırtınalar atlattık, çok zorlandık. Gemimizi elimizden aldılar, millet 'yenisi olsun' dedi. Bu yeni gemimizde fırtınalara, dalgalara asla ve asla boyun eğmeden, asla korkmadan, yılmadan, bilhassa asla teslim olmadan... Bir gemiyi ne rüzgar batırır ne dalga; batırırsa panik batırır, korku batırır. Sağ olunuz ki hiçbirimizin de bünyesinde bunlar yoktur. Yeni gemimizle birlikte açılıyoruz, yeniye doğru gidiyoruz, iktidara doğru gidiyoruz. Herkesin yüzünü güldüreceğimiz ufuk çizgisine doğru cesaretle ilerliyoruz: Vira bismillah, vira bismillah!"