Son dakika | Özgür Özel'den Bakan Göktaş'a: Kendi ailene gösterdiğin hassasiyeti göster bakalım bizim ailelere
Son dakika haberi... YENİ Parti Lideri Özgür Özel Mersin'den Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a "Hadi bakalım aileden sorumlu bakan, kendi ailene gösterdiğin hassasiyeti göster bakalım bizim ailelere." diyerek seslendi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi önünde düzenlenen halk buluşmasında konuşan Özgür Özel, babasıyla ilgili gündeme gelen iddiaların ardından özür talebinde bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a tepki gösterdi. İBB Başkanı ce Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu’nun bahçesinde arama yapıldığını ve tutuklanan belediye yöneticilerinin ailelerinin hedef alındığını hatırlatan Özel, Bakan Göktaş’a seslenerek "Senin baban incindi, ellerinden öperim ama Ekrem Başkan'ın babası Hasan Amca'nın kuyusuna inip altın aradılar, bir şey çıkmadı. Sen aileden sorumlusun, Hasan Amca'dan ya da haysiyet cellatlığı yaptığınız bizim ailelerimizden özür dilediniz mi? Hadi bakalım, kendi ailene gösterdiğin hassasiyeti göster bakalım bizim ailelere" ifadelerini kullandı.
Özgür Özel, Mersin Büyükşehir Belediyesi önünde düzenlenen halk buluşmasında konuşuyor.
Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
Bugün böylesine zor bir günde, sabahın erken saatlerinde Mersin'in seçtiği Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer'i, Yenişehir Belediye Başkanımız Abdullah Özyiğit'i, Mezitli Belediye Başkanımız Ahmet Serkan Tuncer'i bir cezaevinde ziyaret etmiş olmanın yürek burukluğuyla buradayım. Bugün yeni parti genel başkanı olarak ilk kez Mersin'deyim. Bir siyasi çalışma için değil; bir haksızlığın, bir adaletsizliğin, bir hukuksuzluğun üstüne hep birlikte gitmek için, milletin sandıkta gösterdiği iradeye kafa tutanlara karşı seçtiklerimizin arkasında durmak için buradayım. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin en büyük kazanımı seçme hakkına, seçilme hakkına sahip çıkan cumhuriyetin evlatlarına selam olsun!
"KİMSEYİ AYIRMADAN, SOSYAL BELEDİYECİLİĞİN GEREĞİNİ YAPTI"
Vahap Seçer 2019'da yüzde 45 gibi bir oyla Mersin'i kazandı. 5 yıl boyunca gece gündüz çalıştı. Kimseyi ayırmadan, kendine yakınları kayırmadan, yoksulları, ihtiyaç sahiplerini ilk başta gözeterek sosyal belediyeciliğin de gereğini yaptı. Hizmet bekleyen bu kentte yapılmayan hizmetleri yerine getirdi. Katı bir siyaset değil, herkesi kucaklayan bir siyaset yaptı ama ilkelerinden, değerlerinden de hiç sapmadı. Seçimden bir yıl sonra Mersin anketlerde en üst sırada memnuniyet oranıyla yüzde 70'lerdeydi. Bu sene Büyükşehir'den memnuniyet oranı yüzde 73'e çıkmıştı.
"BU REKOR SİZE AİTTİR, MERSİN'E AİTTİR"
31 Mart akşamı Vahap Seçer yüzde 60'a yakın oylarla Türkiye rekoru kırdı. Bu rekor size aittir, Mersin'e aittir! Biz o seçimlerde AK Parti'yi yendik ama Mersin'i yenmedik. AK Partililere kaybettirmedik, MHP'lilere kaybettirmedik, bize oy veren kimseyi pişman etmedik.
"ÖNEMLİ OLAN KAYBEDİNCE NE YAPTIĞINDIR"
Ama bir kişinin, bir partinin demokrat olup olmadığı seçimi kazandığı gün ne dediğiyle ilgili değildir. O kolay; seçimi kazanınca övünürsün. Önemli olan kaybedince ne yaptığındır. Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğundan beri ilk kez 31 Mart seçimlerini kaybetti. Biz 47 yıl sonra partimizi Türkiye'nin birinci partisi yaptık, sizlerle birlikte!
"NEREDEN ÇIKTI SEÇİM KAZANMAK İSTEYENLER"
İşte bunu hazmedemeyenler, nereden çıktı bu yenilmeye itiraz edenler? Nereden çıktı seçim kazanmak isteyenler? Nereden çıktı Türkiye'nin yüzde 65'ini, ekonominin yüzde 85'ini kazanan ülkenin ana muhalefet partisi, yarının iktidarını hedefleyen partisi? Nereden çıktı "başarmaya mecburuz, inanıyoruz" diyen bu kadrolar? Nereden çıktı halkın partisiyle halkın dayanışması, iktidar yürüyüşü?
"MESELENİN ÖZÜ BUDUR"
İşte eğriye eğri, doğruya doğru, meselenin özü budur. İşte bu yüzden Vahap Seçer hedeftedir, bu yüzden Abdullah Özyiğit hedeftedir, Silifke Belediye Başkanımız, Mezitli Belediye Başkanımız bu yüzden hedeftedir. Bu yüzden Ekrem İmamoğlu hedeftedir. Bu yüzden yarının cumhurbaşkanı, yarının iktidar partisi hedeftedir.
"SADECE VE SADECE BİZ ADALET İSTİYORUZ"
Biz Vahap Başkan için, belediye başkanlarımız için asla ve asla ayrıcalık, imtiyaz, yargılanmama hakkı ya da bize soru sorulmasın demiyoruz. Sadece ve sadece biz adalet istiyoruz, eşitlik istiyoruz. Bir belediye başkanının nasıl yargılanacağı bellidir. Bir iddia varsa bakılır, kanıt varsa sorulur, peşine düşülür, şüphe varsa soruşturma açılır, yargılamak istenirse başvurulur, bakanlıktan izin alınır. Bir yandan görevini yapar, bir yandan gerekiyorsa hesap verir, ifade verir.
"BU ÇİFTE STANDARTTIR"
Görevi sırasında Recep Tayyip Erdoğan rüşvetle, irtikapla, yolsuzlukla, hatta terör örgütlerine yardımla yargılandı. Bir gün sabah evine gitmediler, bir gün gözaltına almadılar, bir gün tutuklayıp hapse koymadılar. Yargılandı, ceza aldı, göreve devam etti. Yargıtay'a gitti, devam etti; onaylandı, kesinleşti, telefonla çağırıp üç ay cezaevine koydular. Ama burada daha delil yok, iddianame ortada yok, yargılama yok, birinci kademe yok, istinaf mahkemesi yok, Yargıtay yok ama Mersin'in seçtikleri cezaevine konmuş. Bu çifte standarttır.
"BİZ KANUN UYGULANSIN İSTİYORUZ"
İçişleri Bakanı diyor ki "500 tane AK Partili belediyeye soruşturma izni verdim." Bir tanesinin evine giden var mı? Bir tanesi gözaltına alındı mı? Bir tanesi hapse kondu mu? Ama sen AK Partili değilsen, sen geçmişte CHP'den seçildiysen, bugün muhalefet partisindeysen o zaman "senin yerin cezaevi" diye belediye başkanlarımızın üzerine geliyorlar. Biz kanun uygulansın, Tayyip Erdoğan nasıl yargılandıysa belediye başkanlarımız öyle yargılansın istiyoruz.
“VAHAP BAŞKAN BİZİM YOL ARKADAŞIMIZDIR”
Ayrıca Vahap Başkan şu anda Yeni Partili değil. Ancak biliyorsunuz, hatta kendisi daha önceki partimizde, partinin kuruluş gününde Anıtkabir'e gidince büyük tepki aldı. O gün çıktım açıkladım. Dedim ki belediyelerde dengeler ortada, tehdit ortada, Adalet Bakanlığı'nın yapmaya çalıştıkları ortada. Bizim yanımıza gelen başımızla bir. Gelmeyen, demiyorsa ki ben senden değilim, gönlü bizimledir. Vahap Başkan'ın da bizimle bir sıkıntısı yoktur, iletişimimiz iyidir. O gün ne noktadaysak bugün aynı noktadayız. Vahap Başkan bizim yol arkadaşımızdır.
“SİZ BAKMAYIN KİFAYETSİZ FIRSATÇI BUTLANÇILARA”
Siz bakmayın kifayetsiz fırsatçı butlancılara. Biz İstanbul'da kimseyi ellemezken, herkes kalsın ki belediye gitmesin derken başta Kadıköy, geçen hafta bizim kongrelerimize gelen başkanları ihraç edip bizim yapmadığımız ayrılığı gayrılığı çıkarıp AK Parti'ye fırsat yaratanlara bakmayın. 31 Mart gecesi yoktu onlar! Ben vardım, Vahap Başkan vardı, Abdullah Başkan vardı, Ahmet vardı, sen vardın! Mersin, sen vardın, sen vardın!
"Bu ülkenin umuduyuz, yarınlarıyız"
"Bunun için buradan bütün CHP'lilere söylüyorum: Sakın ha başkasına benzemeyin! Biz içi sevgi dolu, yüreğinde dayanışma olan, yanındakinin koluna giren, kimseyi arkada bırakmayan, bu iktidara yenilmeyen, teslim olmayan bu ülkenin umuduyuz, yarınlarıyız!"
"TESLİM EDECEK TEK BİR YOL ARKADAŞIM YOKTUR"
Benim Özgür Özel olarak Erdoğan'a, onun yargısına, onun yargı kolları başkanı Akın Gürlek'e teslim edecek tek bir yol arkadaşım yoktur! Onun için bu işlerde yoldaşın, yol arkadaşının o su busu olmaz, rekabeti olmaz. Ya herkese birden sahip çıkarsın ya da bu ikiyüzlülüğünle bu milletten hak ettiğin şamarı böyle yersin işte!"
"AK PARTİ'NİN KARA DÜZENİ KARA YÜZÜNÜ BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ"
"Ayrıca o şafak operasyonunda çok ayıplı bir iş daha yaptılar. AK Parti'nin kara düzeni kara yüzünü bir kez daha gösterdi. Sabahın beşinde kapıyı çalıyorlar. Bir belediye başkan yardımcımızın değerli eşi kapıyı açıyor, karşısında polis kamerası. Sabahlığıyla kapıya çıkan bir kadının videosunu çekiyorlar; bir saat sonra görüntü bütün internette, bütün yandaş kanallarda."
"SORUMLUSU RECEP TAYYİP ERDOĞAN'DAN BAŞKASI DEĞİLDİR"
"Sonra bir de İçişleri Bakanı'na sorunca 'Vallahi bizde bir şey yok, başka tarafa bakın' deyip Adalet Bakanlığı'nı işaret ediyor. İster Adalet Bakanı ister İçişleri Bakanı, hepsinin tektir atayanı; sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan'dan başkası değildir!"
“ALLAH AİLEMİZİ SİZDEN KORUSUN”
O yüzden bu sene Tayyip Bey “Ailem güvende” diye kampanya yapıyorlar. Buradan gözünüzün içine bakarak söylüyorum; AK Parti'nin karadüzencileri, Allah ailemizi, analarımızı, bacılarımızı, eşlerimizi sizden korusun. Mersin'in güzel insanları, belediye başkanlarına bu haksızlığı yapanlar, ailelere, evlatlarına bu zulmü yapanları iyi tanıyın.
“ASRIN SOYGUNUNU, ASRIN VURGUNUNU GERÇEKLEŞTİRMİŞTİR”
Bunlar milletin üç kuruşluk tasarrufunu, bankadaki parasına da göz dikenlerdir. Millet ekmek parası bulamazken iktidar partisinin içinde bulunduğu bir karadüzen asrın soygununu, asrın vurgununu gerçekleştirmiştir. Erdoğan'ın atadıkları bu işin içindedir. Hepsi milleti soyan fon şirketlerinin yönetimindedir. Paraları alıp kaçanlar Erdoğan'ın atadıkları, yardımcıları, eski bakanları, yeni bakanlarıdır.
“TARİHTE GÖRÜLMEMİŞ BÜYÜK BİR SOYGUNDUR”
Fatma Betül Sayan Kaya, “Evladım” dediği kadın, 163 milyon lirayı Nisan'da koymuş, 6 milyonluk daireden 27 ev parası koymuş, 5 ay sonra 2.2 milyar, 367 daire parası çekip kaçmış. Arada 340 daire, zavallı vatandaşların parasını dolandırmış. Mersinliler, bu tarihte görülmemiş büyük bir soygundur. Erdoğan, Fatma Betül Sayan Kaya için “Yargı önünde hesap verecek” demedi; ne dedi, “Şeytana uymuş, nefsine yenik düşmüş” dedi.
“MERSİN'İN VİCDANINA, İNSAFINA SESLENİYORUM”
Buradan Mersin'in vicdanına, insafına sesleniyorum: 367 daire parası alan nefsine yenik düşmüş, ama açlığından nefsine yenik düşen, bir ekmek alan ya da bayram günü zengin mahallesindeki fırında çocukların nefsi körersin diye bir tepsi baklavayı alıp eve götürüp 7 nüfus birlikte ailesine yediren 15 yıl ceza alıyor. 360 daireyi yiyen nefsine uyuyor, saraylarda oturuyor; bir tepsi baklava 15 yıl ceza alıyor.
"Bu Düzen Yerle Bir Edilecek"
AK Parti'nin kara düzeni budur. Bu düzen yerle bir edilecek, yerle bir edilecektir. Tabii Fatma Hanım yalnız mı? Değil. Kim var? Hayati Yazıcı var. Oğlu işin içinde burasına kadar; mal varlığına el koydular, bir saatte bıraktılar. Kim var? Türkiye Yüzyılı kampanyasını yapan, yöneten, iki dönem AK Parti milletvekili Ertan Aydın var. Kim var? Dün açıklandı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat var; 170 milyon liralık işlem yapmış. Kim var? AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik var. 20 milyar götüren Osman Arıkan Nacar'ın yakın arkadaşı AK Parti'nin Sözcüsü Ömer Çelik var.
"HER ŞERDE BİR HAYIR VAR"
Dün arkadaşımıza bu diğer bakanların isimleri geldiği gibi Aileden Sorumlu Bakan Mahinur Hanım'ın babasının da adı soyadı gelmiş. İşlem numarası belli, tutar belli. Ümit Özlale arkadaşımız bunu açıkladı. Ortaya ne çıktı? 10 dakika sonra o kişi o AK Partili değilmiş de başka yerden bir AK Partiliymiş, T.C. numarası başkaymış. Mahinur Hanım, AK Partililer başladı: "Ümit Özlale özür dilesin, Ümit Özlale özür dilesin." Bakın, Adalet Bakanlığı'nın basın sorumlusu bir hafta önce Ümit Özlale ismini sızdırdı, T.C.'si başkaydı. Ümit Bey kendi açıkladı "Ben yokum" diye, özür dileyen olmadı. Bu sefer yine Adalet Bakanlığı çeşitli kaynaklara bir liste sızdırdı, içine bakanın babasının adını da koydu. Mahinur Hanım üzülmüş, "Babamdan özür dile" diyor; amcamdan ben özür diliyorum. Ama Mahinur Hanım, her şerde bir hayır var, bir gel bakalım! Burada bir ikiyüzlülük var.
"HASAN AMCA'DAN ÖZÜR DİLEDİNİZ Mİ?"
Koca liste var, liste AKP'de. O liste açıklansa bu yanlışlar olmayacak ama listeyi açıklatmıyorsunuz. Mahinur Hanım, senin baban incindi, ellerinden öperim. Ekrem İmamoğlu'nun 85 yaşında babasına "Senin oğlun hırsız" deyip... yetmez! Evine gelip, bahçesini kazıp kasa aradılar. Ekrem Başkan'ın babası Hasan Amca'nın evindeki kuyuda inip kasa, para, altın aradılar. Ona konu komşu, eş dost önünde "Hırsız oğlun geldi, parayı senin bahçene gömdü" dediler. Hiçbir şey çıkmadı. Sen aileden sorumlusun, Hasan Amca'dan özür dilediniz mi?
"BİZİM AİLELERİMİZDEN ÖZÜR DİLEDİNİZ Mİ?"
Bizim kadın arkadaşlarımıza "Hadi buraya bir iftiraya imza at. Atmam. Atmazsan güle güle" deyip İstanbul'dan Afyon'a, Düzce'ye, Bolu'ya, Gebze'ye yollamadınız mı? 40 kişilik koğuşa 60 kişi, aynı yatakta 8 ay başkalarının yatağında yatırdılar. O çocukların annesine "hırsız" dediler. Bunlar aile değil mi? Bizim arkadaşlarımıza ele güne karşı hırsız dediniz, casus dediniz, irtikapçı dediniz, suikastçı dediniz; hiçbiri doğru çıkmadı! Bizim evlerin toplamından bir kör kuruş çıkmadı. Fatma Hanım'dan 2 milyar çıktı, Esenyurt kayyumunun sağ kolundan 215 milyon çıktı! Bir kere olsun haysiyet cellatlığı yaptığınız bizim ailelerimizden özür dilediniz mi?
“KENDİ AİLENE GÖSTERDİĞİN HASSASİYETİ GÖSTER BAKALIM BİZİM AİLELERE”
Şimdi Mahinur Hanım amcamın ellerinden öperim, 10 dakika karalanmış. Hasan İmamoğlu orada 18 aydır karalıyorlar. Bütün kadınların, masumların evlatları, çocukları, anaları, babaları orada. Hadi bakalım aileden sorumlu bakan, kendi ailene gösterdiğin hassasiyeti göster bakalım bizim ailelere.
“BİR SÖZÜM DE YAZAN ÇİZENE”
Bir sözüm de yazan çizene; diyor ki, “Mahinur Hanım'a ayıp edildi, hızla Ümit Özdağlı özür dilesin.” Bir hafta önce aklın nerede, bu işler olurken aklın nerede? Her gün gazetenizin bir köşesinde hepimize iftira atılırken aklınız nerede?
“ADALETİN TERAZİSİ ŞAŞMIŞTIR”
Onun için milletimiz görsün, artık tuz kokmuştur, adaletin terazisi şaşmıştır. Bu vakitten sonra bunu dengeye getirecek olan sadece millettir, sandıktır; o sandığa varacağız, o seçimi alacağız.
"SOMUT KANIT OLMADAN TUTUKLAMA YAPANLARA SESLENİYORUM"
Buradan Vahap Seçer'i tutuklayıp bir kuruş yolsuzluk bulamayanlara, buradan bütün arkadaşlarımıza gizli tanıkla ya da tehditle itiraf diye iftira attırarak somut kanıt olmadan tutuklama yapanlara sesleniyorum. Biz, yargılanın önünde mahkemeler canlı yayınlansın isteyen, kendine güvenen, arkadaşlarına güvenen ve yargı karşısında hesap verirken bunu millet görsün isteyenleriz. Ama millet şunu da görsün: Asrın yolsuzluğunda yolsuzluğu yapanlar AK Partili. Foncuları atayan AK Partili, atanan AK Partili, soyan AK Partili, soyulan AK Partili, hakkını arayanlar CHP'li, onları savunanlar CHP'li.
"BÜYÜK ACILARIN ÜLKESİNDEYİZ"
Büyük acıların ülkesindeyiz, büyük sıkıntıların ülkesindeyiz. Ucuz ölümler ülkesinde, boşa ölümler ülkesinde 27 vatandaşımız hayatını kaybetti. Ondan üç gün sonra Silivri'de Tuğberk İmamoğlu diye bir gemi battı, 10 kişi kayboldu, içimiz yanıyor. Bir ülkenin halini anlamak için "O ülkede insanlar nasıl ölüyor, ona bakın" demişler. O feribotta bir yakınımız yoktu ama olabilirdi. Yenidoğan Çetesi'nin üç kuruş para için kuvözde öldürdüğü bizim torunumuz değildi ama olabilirdi. Soma'da ölenler benim oğlum değildi ama olabilirdi. Okulda silahla, bıçakla cinayetler işlendi; o kızlar bizim evladımız değildi ama olabilirdi. İmar affından 11 il çöktü, 56 bin kişi hayatını kaybetti; o şehirde değildim ama olabilirdi. Giden para benim değildi ama olabilirdi.
"AK PARTİ'NİN KARA DÜZENİNİ DEĞİŞTİRECEĞİZ"
Giden para da, ölen madenci de, okulda vurulan çocuk da, kuvözde ölen bebek de, feribotta hayatını boğularak kaybedenler de bizim evladımız, bizim çocuğumuz, bizim torunumuz, bizim canımız, bizim her şeyimiz! Onları öldürenler AK Parti'nin kara düzenidir. Denetimsizliktir, para kazanma hırsıdır, yandaşı kayırmadır ve kendinden olana susma, olmayana saldırmadır. Biz AK Parti'nin kara düzenini değiştireceğiz. Biz kuvözdeki bebeği de, madendeki işçiyi de, feribottaki yolcuyu da, milletin alın terini de AK Parti'nin kara düzeninden biz kurtaracağız.
"SONUNA KADAR ONLARI SAVUNACAĞIZ"
Vahap Seçer'i de, Ekrem İmamoğlu'nu da, Ahmet'i de, Abdullah'ı da, Doktor Mustafa'yı da, haksız yere yargılanan bütün arkadaşlarımızı da hiç ayrım yapmadan, adalet yerini bulana kadar AK Parti'nin siyasi yargılamalarına kurban etmeyeceğiz, arkalarından çekilmeyeceğiz, sonuna kadar onları savunacağız!
"MERSİN TÜRKİYE'NİN FOTOĞRAFIDIR"
Daha önce Mersin'e geldiğimde de söyledim; Mersin Türkiye'nin fotoğrafıdır. Mersin bütün demokratların bir araya geldiği büyük bir başarının hikayesidir. Sosyal demokratlar, milliyetçi demokratlar, muhafazakar demokratlar, Kürt demokratlar, liberal demokratlar, sosyalist demokratlar hepsi birden demokrasi çerçevesinde bir yerel yönetim mücadelesinde bir araya gelmişler, Mersin ittifakını, Türkiye ittifakını kurmuşlardır.
"TÜRKİYE İTTİFAKI HERKESİ KAPSAR"
Ben Mersin'den tüm Türkiye'ye sesleniyorum: Türkiye ittifakının rengi ay yıldızlı al bayrağın kırmızı beyaz renkleridir. Türkiye ittifakı herkesi kapsar. Milli takım gol atınca sevinenlerin, Filenin Sultanlarıyla gurur duyanların, ağlayanların, futbol müsabakalarını savaş değil kardeşlik, husumet değil dostluk üretsin diye izleyenlerin, bütün takımları bağrına basanların, bütün çocukları sevenlerin, bütün kadınlara saygı duyanların ve bu ülkenin yarınını birlikte arayanların ittifakı Türkiye ittifakıdır.
"HEPİMİZ ONUN YOLUNDAYIZ, ATAMIZIN YOLUNDAYIZ"
O şanlı bayrağın dalgalanması, yanındaki bir çift mavi gözlü devin eseridir. Hepimiz onun yolundayız, Atamızın yolundayız. Sizin açtığınız yolda, onun gösterdiği yolda, onun ilkelerini iktidara taşımak için hep beraber yürüyoruz. Kimse enseyi karartmasın.
"O SANDIĞA VARACAĞIZ, O SEÇİMİ ALACAĞIZ"
Ben size güveniyorum, size inanıyorum. Birlikte yürüyecek miyiz? Birlikte başaracak mıyız? Birlikte kazanacak mıyız? Hiç merak etmeyin; o sandığa varacağız, o seçimi alacağız.
"BİR MÜCADELE GÜNÜDÜR"
Bugün Vahap Seçer için bir yas günü değildir, bir mücadele günüdür. Türkiye için bir umut günüdür.
"BİZ KAZANACAĞIZ"
Biz beraber oldukça, meydanları doldurdukça, kol kola girdikçe, omuz omuza durdukça, teslim olmadıkça, kimseyi geride bırakmadıkça, korkmadıkça, bir santim eğilmedikçe, bir kelime susmadıkça, bir adım geri atmadıkça hiç şansları yok. Biz kazanacağız, biz kazanacağız, biz kazanacağız!
Son Dakika | Özgür Özel operasyonların ardından Mersin'deki halk buluşmasında