Özel'den Öcalan ile Demirtaş yorumu: Karşı karşıya getirme niyetim yok

YENİ Parti lideri Özel, "Benim kimseyi karşı karşıya getirmek gibi bir niyetim yok. Kimin kiminle karşı karşıya geleceğini taraflar bilir" sözleri ile kendisine getirilen eleştiriye yanıt verdi.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
Özel'den Öcalan ile Demirtaş yorumu: Karşı karşıya getirme niyetim yok

YENİ Parti lideri Özgür Özel, geçtiğimiz günlerde Öcalan'a yeni konut tartışmaları hakkında, “Bizim derdimiz Öcalan’ın eviyle değil, Demirtaş’ın yuvasına kavuşması” ifadelerini kullanmış, bu sözlere DEM kanadından tepki gelmişti. Konu hakkında bir açıklama daha yapan Özel, "Benim kimseyi karşı karşıya getirmek gibi bir niyetim yok. Kimin kiminle karşı karşıya geleceğini taraflar bilir." ifadelerini kullandı.

"Abdullah Öcalan ile Demirtaş’a kavga ettirme tarafında değilim. O işin tarafları ortada. İsteyen tartışır ,isteyen barışır, bir kavga var mı onunla da ilgilenmiyorum. Benim meselem demokratikleşme adımları…"

TÜLAY HATİMOĞULLARI TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Yeni Arayış’a verdiği röportajda, “Biz birilerinin eve çıkmasını konuşmak yerine Demirtaş’ın evine kavuşmasını konuşmak isteriz. Demokratikleşmeye odaklanmak gerekiyor” ifadelerini kullanmıştı.

Özel'in bu sözlerine tepki gösteren DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Öcalan ile Demirtaş’ın karşı karşıya getirilmesinin yanlış olduğunu belirterek, "İkisinin bu mücadeledeki rolü ve misyonu farklı" değerlendirmesini yaptı.

ÖZEL: KİMSEYİ KARŞI KARŞIYA GETİRME NİYETİM YOK

T24'e konuşan Özel, yaptığı açıklamadan sonra kendisine getirilen eleştiriye 'kimseyi karşı karşıya getirme niyetim yok' cevabını verdi.

"Benim kimseyi karşı karşıya getirmek gibi bir niyetim yok. Kimin kiminle karşı karşıya geleceğini taraflar bilir.

Benim dikkat çekmeye çalıştığım mesele madde altının uygulanması ve başarıya ulaşması için madde yedi çok önemli.

Kısım yedi nedir, kısım yedi demokratikleşme. Ve benim söylediğim Demirtaş'ın dışarıya çıkması, AYM kararının, AİHM kararının uygulanmasıdır. Bu durumda Kavala da dışarıya çıkacak, Gezi Tutsakları da çıkacak, Demirtaş da çıkacak, herkes çıkacak.

Bunun yanında demokratikleşme adımları dediğimiz adımlar atıldığında kayyum sorunu ortadan kalkacak."

SARAY'DAN ÖCALAN'A STATÜ AÇIKLAMASI

İmzayı bütün rapora attıklarını ifade eden Özel, silahların bırakılma meselesinin 6. madde olduğunu, 7. maddede demokratikleşme olduğunu ve Türkiye'nin asıl orada kazanacağını söyledi.

"Abdullah Öcalan'ın statüsü nedir, konforu nedir, iletişimi nedir bu meselelere yoğunlaşmayı bir kere şu yönüyle çok sakıncalı buluyorum. " ifadelerini kullanan Özel, toplumsal desteğin bu tartışmalar ile azaldığını söyledi.

Bunların tedirgin olan toplumu daha da gerdiğini söyleyen Özel, toplumsal desteği artırmaya gerek olduğunu kaydetti:


"Biz attığımız imzayla, kullandığımız oyla, yaptığımız konuşmayla bağlıyız. Ben diyorum ki bir örgüt silah bırakıyorsa ve silah bırakma şartlarını devletin çeşitli mekanizmaları çalışmışsa bize buna hayır demek düşmez. Tarih önünde bir terör örgütünün silah bırakmasıyla ilgili düzenlemeye hayır diyecek halim yok.

Ama diğer taraftan bu mesele, silahlıların bırakılması meselesi, Meclis komisyon raporunun altıncı maddesiydi sadece. Ama yedinci maddesinde demokratikleşme var. Ve esas Türkiye orada kazanacak. Kürtler de Türkler de orada kazanacak, Türkiye de kazanacak, Türkiye'nin yoksulları, işsizleri de orada kazanacak.

Diyarbakır ve bölge, Doğu, Güneydoğu Anadolu Bölgesi orada kazanacak. Esas mesele heyecan verici, umut verici mesele orası. Şimdi biz imzayı bütün bir rapora attık. Sadece altıncı madde silahların bırakılması maddesine ve ötesinde Abdullah Öcalan'ın statüsü nedir, konforu nedir, iletişimi nedir bu meselelere yoğunlaşmayı bir kere şu yönüyle çok sakıncalı buluyorum.

Toplumsal destek azalıyor. Toplumsal karşıtlıklar çıkıyor. Oysa ki böyle süreçlerin başarısı toplumdan aldığı destekle ölçülür. Sinir uçlarını kaşımak risktir. Vatandaşa sorunun çözülmesi noktasında baktığınızda, doğrudan sorduğunuzda terör olmasın, kardeş kanı dökülmesin, anneler gözyaşı dökmesin sorduğunuzda toplumun yüzde doksanı bunu destekliyor.

Bu süreci sorduğunuzda elli beşe düşüyor destek. Başarılı olacağını sorduğunuzda şüphe daha çok. Ama Abdullah Öcalan'la ilgili bir soruya geldiğinde iş destek bir anda yüzde onların altına geriliyor. Hal böyleyken Öcalan'a daha konforlu bir hayat, bir ev yapalım, Öcalan’a Ada’da bir ev yaptık.

Bu işler zaten tedirgin olan toplumu boşu boşuna geriyor. Oysa ki şimdi toplumsal desteği arttırma sürecindeyiz. Bunu yapmak için karşılıklı gerginliklere değil, karşılıklı jestlere ihtiyaç var. Ben geçen gün söyledim, burada size açayım, orada bir cümleyle söyledim. Yani şunu açıkça söyleyeyim.

Ben Abdullah Öcalan'ın Ada’da ev değiştirmesi, yeni bir eve kavuşması yerine Demirtaş'ın Figen Hanım'ın tüm siyasi tutsakların, on yıldır "Seni başkan yaptırmayacağız" deme dışında bir günahı olmayan insanların evine kavuşmasını önceliyorum. Burada da işte kimi çok olumlu karşıladı bunu. Kürt gençlerinden ve daha doğrusu çok sayıda kişiden bu meselenin çözüme kavuşmasını isteyen insanlardan "bizi anlayan birisi çıktı" diyen de oldu."

"Şimdi önümüzde bir demokratikleşme paketi var, yedinci maddede açıkça ifade edilen, bu fırsatı dile getirmeye çalıştım. Yani ben; Abdullah Öcalan ile Demirtaş’a kavga ettirme tarafında değilim. O işin tarafları ortada. İsteyen tartışır ,isteyen barışır, bir kavga var mı onunla da ilgilenmiyorum. Benim meselem demokratikleşme adımları…"

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Özgür Özel Selahattin Demirtaş Abdullah Öcalan Tülay Hatimoğulları