Gülistan Doku soruşturmasında jandarma komutanı ve eşinin ifadesi ortaya çıktı: Tesadüfle açıklanamaz
Gülistan Doku soruşturmasında Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Köprüsü’ndeki hareketlilik ve telefon kayıtları sonrası gözaltına alınan jandarma komutanı ve eşinin ifadesi ortaya çıktı. Başsavcılık o ifadeler için "Tesadüfle açıklanamaz" dedi.
Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturmada eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Ali Kahraman ile eşi Burçin Hızlı Kahraman’ın savcılık ifadeleri ortaya çıktı.
Kahraman çifti gözaltına alınırken, soruşturma dosyasındaki tespitlerde Doku’nun son görüldüğü saatlerde çiftin aracının Sarısaltuk Köprüsü’nden geçtiği ve aynı dakikalarda Burçin Hızlı Kahraman’ın dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel’i aradığı belirlendi.
Başsavcılık, zamanlamanın “tesadüften çok öte belli bir plan ve kurgu dahilinde ilerleyen sürecin parçaları” olarak değerlendirildiğini belirtti.
GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASINDA JANDARMA KOMUTANI VE EŞİNİN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında Ali Kahraman ve Burçin Hızlı Kahraman’a, 5 Ocak 2020 günü Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Köprüsü çevresindeki hareketlilik, Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları, telefon görüşmeleri, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve ailesiyle ilişkileri ile soruşturmanın ilk aşamasında neden ifadelerinin alınmadığı soruldu.

Dosyadaki en dikkat çekici tespitlerden biri, Doku’nun saat 12.25 sıralarında Sarısaltuk Köprüsü üzerinde başka bir aracın araç içi kamerasına yansıması oldu. Ali Kahraman’ın kullandığı, Burçin Hızlı Kahraman’a tahsisli aracın ise saat 12.25’de FEDAŞ PTS’den, 12.28’de Üniversite PTS’den Elazığ yönüne geçtiği belirlendi. İki PTS arasındaki süre ve aracın ortalama hızı üzerinden yapılan hesaplamada, Kahramanların bulunduğu aracın köprüden yaklaşık 12.27’de geçtiği değerlendirildi.
Aynı dakikada Burçin Hızlı Kahraman’ın telefonundan Handan Sonel’in kullandığı hatta saat 12.27’de arama yapıldığı tespit edildi. Başsavcılık, aracın köprüde bulunduğu değerlendirilen zamanla telefon görüşmesinin saniyeler düzeyinde çakışmasını şüphelilere yöneltti. Kahraman çiftine bu kapsamda Gülistan Doku’yu araçlarına alıp almadıkları soruldu.
Ali Kahraman suçlamayı reddederken, eşinin Handan Sonel’i kendilerini Tunceli’de ağırladığı için teşekkür etmek ve kentten ayrıldıklarını bildirmek amacıyla aradığını savundu. Eşi ve kızlarıyla hiçbir yerde durmadan Pertek Vapur İskelesi’ne gittiklerini belirten Kahraman, Doku’yu araçlarına almadıklarını söyledi.

Burçin Hızlı Kahraman da genç kadını görmediklerini, köprüde durmadıklarını ve yollarına devam ettiklerini öne sürdü. 12.27’deki telefon görüşmesinin ise Handan Sonel’e teşekkür amacıyla yapıldığını ifade etti.
DEDİKODU İÇİN SIK SIK ARAMIŞ
Soruşturma dosyasında, kritik dakikaların ardından Burçin Hızlı Kahraman ile Handan Sonel arasında peş peşe telefon görüşmeleri yapıldığı da yer aldı. Görüşmelerin içeriği de Kahraman çiftine soruldu.
Ali Kahraman, ilk aramanın teşekkür amacı taşıdığını, sonraki görüşmelerin ise “kadın dedikodusu” niteliğinde olduğunu ileri sürdü. Burçin Hızlı Kahraman ise bazı aramaların telefonların çekmediği bölgeler nedeniyle başarısız olduğunu, daha sonra annesinin selamını iletmek için Handan Sonel’i yeniden aradığını söyledi.
Hızlı Kahraman, yaklaşık 12 dakika süren görüşmede katıldığı bir davette tanıştığı kadınlar hakkında konuştuklarını ve bunun “kadın kadına yapılan basit ve normal bir sohbet” olduğunu savundu.
"TESADÜFLE AÇIKLANAMAZ"
Başsavcılık ise Doku’nun köprüde bulunduğu değerlendirilen zaman, Kahramanların araç geçişi ve hemen sonrasında gerçekleşen telefon görüşmesinin aynı dakikalara denk gelme ihtimalinin son derece düşük olduğuna dikkat çekti. Burçin Hızlı Kahraman bu çakışmayı “gerçekten kötü bir tesadüften ibaret” olarak nitelendirdi.
Soruşturmada, Doku’nun kaybolmasının ardından ilk tahkikatın nasıl yürütüldüğü de mercek altına alındı. Başsavcılığın ifadesi sırasında aktardığı değerlendirmeye göre, olayın ardından 200’ü aşkın kişinin kısa sürede “bilgi sahibi” sıfatıyla ifadesine başvuruldu.
Buna karşın olay günü 12.00-13.00 saatleri arasında Dinar Köprüsü ve üniversite güzergâhındaki PTS kayıtlarında yer alan bazı kritik araç sürücüleri ve yolcuların ifadelerinin alınmadığı belirlendi. Bu kişiler arasında Kahraman çiftinin bulunduğu aracın da olduğu kaydedildi.
Başsavcılık, kritik araç ve kişilerin soruşturma dışında bırakılmasını “bilinçli, planlı ve organize bir delil karartma faaliyeti” şüphesi kapsamında değerlendirdiğini şüphelilere bildirdi. Ali Kahraman ise kendilerinin de diğer kişiler gibi ifadeye çağrılmaları gerektiğini söyledi. Burçin Hızlı Kahraman da çağrılmaları halinde ifade vermeye geleceklerini belirterek neden soruşturmaya dahil edilmediklerini bilmediğini savundu.
JANDARMA KOMUTANI İFADESİNİ DEĞİŞTİRDİ
Ali Kahraman’a Doku’nun kaybolduğu güzergâhtaki kamera sistemi de soruldu. Kahraman, ilk ifadesinde Tunceli-Elazığ yolu üzerinde Elmalık Karakolu’na kadar yaklaşık 176 kamera bulunduğunu ve bölgede “hiçbir ölü nokta olmayacak şekilde” görüntü alınabildiğini söyledi.
Kameraların 24 saat izlendiğini, görev yaptığı dönemde sistemlerin faal olduğunu ve üst düzey komutanlara verilen brifinglerde de güzergâhta ölü nokta bulunmadığının anlatıldığını belirtti.
Ancak Başsavcılık, Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü’nün yaklaşık 800 metre Tunceli, 500 metre Elazığ tarafında kamera görüntüsü bulunmadığını hatırlattı. Bunun üzerine Kahraman, bölgedeki kameralar konusunda yanılmış olabileceğini söyledi. Daha sonra Sarısaltuk Viyadüğü’nün polis sorumluluk bölgesinde kaldığını belirterek önceki anlatımını düzeltti.
SONEL’E “KULE BİLGİLERİ” GÖNDERMİŞ
Ali Kahraman’ın ifadesinde, Doku’nun kaybolmasından bir gün önce Tuncay Sonel ile gerçekleştirdiği mesajlaşma da gündeme geldi. Başsavcılık, 4 Ocak 2020'de Kahraman’ın Sonel’e “yaşam alanlı kule bilgileri” başlıklı Excel görüntüsü göndermesini sordu.
Kahraman, Sonel’in kendisine valilikte toplantı yaptıklarını ve acil olarak kule bilgilerine ihtiyaç duyduklarını bildirdiğini savundu. O tarihte Gaziantep’te görevli olmasına rağmen Tunceli’de bulunduğu hatırlatılan Kahraman, ilgili personelden bilgileri istediğini ve kendisine ulaşmasının ardından Sonel’e gönderdiğini söyledi.
"TUNCAY SONEL’İN SAVUNMASINI İNANDIRICI BULMUYORUM"
Kahraman’a, Tuncay Sonel’in Gülistan Doku’ya ait yeni SIM kartı Gökhan Ertok’a göndererek “sinyal tespiti yaptırmak istedim” şeklindeki savunması da soruldu.
Ali Kahraman, valilik makamında bulunan bir kişinin yerel kolluk birimleri üzerinden sinyal bilgilerine kısa sürede ulaşabileceğini bilmemesinin mümkün olmadığını savunarak Sonel’in bu konudaki savunmasını inandırıcı bulmadığını söyledi.
"TUNCAY SONEL KORUCULARI MANİPÜLE EDEBİLİRDİ"
Geçmişte Tunceli’de karma timler ve güvenlik korucularından sorumlu en üst düzey isimlerden biri olan Ali Kahraman’a, Tuncay Sonel’in Gülistan Doku konusunda kendisine veya koruculara talimat verip vermediği de soruldu.
Kahraman böyle bir talimat almadığını reddetti. Ancak Sonel’in korucular üzerinde tahakküm kurabileceğini ve onları manipüle edebileceğini düşündüğünü söyledi. Sonel’in insanları ikna etme, manipüle etme ve algı yönetimi konusunda mahir olduğunu savunan Kahraman, kendisinin herhangi bir yasa dışı talimata uymadığını ve koruculara da bu yönde talimat vermediğini belirtti.
KOÇPINAR’DAKİ BULGULAR DA İFADEYE YANSIDI
Başsavcılık, Ali Kahraman’a eski korucu Fatih Özmen'in baz kayıtlarını da sordu. İfade tutanağında, yer altı görüntüleme çalışması ve bilirkişi raporunda Koçpınar köyünde bir kişinin gömülüp daha sonra çıkarıldığına ilişkin bulgular bulunduğu aktarıldı.
Dosyadaki değerlendirmeye göre Fatih Özmen’in 5 Ocak 2020 saat 23.11 ile 6 Ocak saat 06.43 arasında bölgede sabit baz verdiği belirtildi. Başsavcılık, gizli tanık beyanları ve diğer teknik veriler birlikte değerlendirildiğinde Doku’nun öldürülmesinin ardından cesedinin Şükrü Eroğlu ve Fatih Özmen tarafından Koçpınar’daki mezarlık yakınına götürülüp gömüldüğü yönünde hukuki kanaat oluştuğunu Kahraman’a bildirdi.
Kahraman ise Fatih Özmen’i görevinden dolayı tanıdığını, ancak aralarında özel bir samimiyet bulunmadığını ve son 3-4 yıldır görüşmediklerini savundu.
HERHANGİ BİR ORGANİZASYONUN PARÇASI OLMADIĞINI SAVUNDU
İfadenin son bölümünde Başsavcılık, dosyada ulaştığı değerlendirmeyi Ali Kahraman’a doğrudan aktardı. Deliller ve şüpheliler arasındaki bağlantılar doğrultusunda, Kahraman’ın 5 Ocak 2020 günü saat 12.27 sıralarında Gülistan Doku’yu Sarısaltuk Viyadüğü üzerinden eşi adına tahsisli araçla aldığı ve ardından olayla bağlantılı diğer kişilere teslim ettiği yönünde “hukuki ve vicdani kanaate” ulaşıldığı belirtildi.
Kahraman’a etkin pişmanlık hükümleri hatırlatılarak bildiklerini anlatması istendi. Ancak Kahraman suçlamaların tamamını reddetti. Tunceli’ye ailesi ve kızlarıyla tatil amacıyla geldiğini, 5 Ocak öğlen Pertek vapuruyla Gaziantep’e döndüğünü belirten Kahraman, bölgede kimseyi görmediğini, kimseyi almadığını ve herhangi bir organizasyonun parçası olmadığını savundu.
2026’DAKİ TELEFON GÖRÜŞMESİ DE SORUŞTURMA DOSYASINA GİRDİ
Burçin Hızlı Kahraman’ın ifadesinde, Tuncay Sonel hakkındaki adli sürecin başlamasının ardından Handan Sonel ile yaptığı telefon görüşmesi de yer aldı.
Hızlı Kahraman, Hanzade Sonel’in kendisine Instagram üzerinden ulaşarak annesini başka bir numaradan aramasını istediğini anlattı. Eşinin kendisine aramamasını söylediğini belirten Hızlı Kahraman, ortak bir tanıdıklarının da görüşmelerinde sakınca olmadığını söylemesi üzerine verilen numarayı aradığını aktardı.
Telefonu Handan Sonel’in açtığını belirten Hızlı Kahraman, görüşmede Mustafa Türkay Sonel’e Tunceli’de bir banka şubesinden mobil bankacılık tanımlayıp tanımlamadığının sorulduğunu söyledi.
Hızlı Kahraman, böyle bir işlem yapmadığını belirtmesinin ardından Handan Sonel’in “Değil mi, değil mi, yapmamıştı” şeklinde sevinçli bir tepki verdiğini ifade etti. Bunun üzerine Sonel’in neden özellikle mobil bankacılık konusunu sorduğunu düşündüğünü anlatan Hızlı Kahraman, Mustafa Türkay Sonel’in banka hesapları üzerinden internet bankacılığı yoluyla bir para trafiği olabileceğini düşündüğünü belirtti.
TELEFONLARIN SİNYAL VERMEDİĞİ SAATLER DE SORULDU
Kahraman çiftine olay günü kullandıkları telefon hatlarının belirli saatlerde sinyal vermemesi de yöneltildi. Ali Kahraman’ın telefonunun 5 Ocak'ta 13.15 ile 20.46 arasında sinyal vermediği, Burçin Hızlı Kahraman’ın kullandığı hatlardan birinin ise akşam saatlerinden ertesi sabaha kadar kayıtlarda görünmediği belirtildi.
Ali Kahraman telefonunun şarjının bitmiş olabileceğini, Burçin Hızlı Kahraman ise telefonlarını öğretmenevinde şarj etmemiş olabileceklerini söyledi. Her iki şüpheli de telefonlarını bilinçli olarak kapatmadıklarını savundu.
Şüphelilerin avukatları suçlamaları kabul etmeyerek müvekkillerinin tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasını talep etti. Gözaltındaki Ali Kahraman ve Burçin Hızlı Kahraman, işlemlerinin ardından tutuklanmaları talebiyle sevk edildi. Soruşturma sürüyor.
Gülistan Doku soruşturmasında bir tutuklama daha! Tutuklu sayısı 30'a yükseldi
Son Dakika | Tutuklu Vali Tuncay Sonel açıklama yaptı! "Allah’a şükür alnımız ak, vicdanımız rahattır"
Son dakika | Gülistan Doku soruşturmasında balık adam Gürkan Gürdal tutuklandı