Girne'deki gemi kazasının perde arkası: Yeni bilirkişi raporu ihmalleri tek tek sıraladı

Girne'de batan yolcu gemisine ilişkin bilirkişi incelemesi, kazada bir dizi ihmal iddiasını gündeme getirdi. Raporda kaptanın kriz anında gemiyi durdurmadığı, yolcuları zamanında bilgilendirmediği ve gemiyi yolculardan önce terk ettiği belirtildi.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
Girne'deki gemi kazasının perde arkası: Yeni bilirkişi raporu ihmalleri tek tek sıraladı

Girne açıklarında batan yolcu gemisindeki arama-kurtarma çalışmaları sürerken facianın nasıl meydana geldiğine ilişkin yeni ayrıntılar da ortaya çıktı. Bir kişinin daha cansız bedenine ulaşılmasıyla kazada hayatını kaybedenlerin sayısı 14'e yükseldi. Denizde kaybolan 14 kişiyi arama çalışmaları ise devam ediyor.

Kazanın ardından soruşturma kapsamında görüşüne başvurulan Kaptan Ulus Göker'in polisle birlikte belge ve görüntüler üzerinde yaptığı incelemeler, facianın tek bir nedene bağlı olmayabileceğine işaret etti. Henüz tamamlanmayan soruşturmanın ilk bulguları; geminin teknik durumu, kriz anındaki sevk ve idare, tahliye uygulamaları ve denetim sistemindeki eksiklikler üzerinde yoğunlaşıyor.

Girne'deki gemi kazasının perde arkası: Yeni bilirkişi raporu ihmalleri tek tek sıraladı - Resim : 1

"GEMİ DURDURULSAYDI BATIŞ ÇOK DAHA GEÇ OLABİLİRDİ"

Göker'in hazırladığı bilirkişi raporundaki ilk değerlendirmelere göre gemi, olay sırasında yaklaşık 18-20 knot hızla seyrediyordu. Geminin ön bölümünden su almaya başlamasının ardından hızın düşürülmesi ve geminin kontrollü biçimde durdurulmasının, yolcuların tahliyesi açısından kritik süre kazandırabileceği belirtildi.

Sabah'ın haberine göre Göker, kazanın seyrine ilişkin değerlendirmesinde, kaptanın yapması gereken ilk müdahalelerden birinin gemiyi durdurmak olduğunu belirterek, "Yapacağı en basit şey yolu kesmekti. Yolu kesecek, duracaktı" dedi.

Geminin durdurulması halinde batışın daha geç gerçekleşebileceğini ifade eden Göker, yolcuların zamanında bilgilendirilmesi ve kontrollü bir tahliye yapılması durumunda can kayıplarının önüne geçilebileceğini değerlendirdi.

KAPTANIN KRİZ YÖNETİMİ MERCEK ALTINDA

Bilirkişi raporunda kaptanın kriz anındaki tutumu da soruşturmanın önemli başlıkları arasında yer aldı.

İlk bulgulara göre yolculara zamanında bilgi verilmediği, geminin hızının yeterince düşürülmediği ve düzenli bir tahliye organizasyonunun uygulanmadığı değerlendirildi. Kaptanın yolcuların tamamından önce gemiyi terk ettiği de raporda yer alan kritik tespitlerden biri oldu.

Göker, yolcu taşıyan bir geminin kaptanının sorumluluğunun yalnızca gemiyi seyir halinde tutmakla sınırlı olmadığını belirterek, acil durumda yolcuların bilgilendirilmesi ve tahliyenin yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

Girne'deki gemi kazasının perde arkası: Yeni bilirkişi raporu ihmalleri tek tek sıraladı - Resim : 2

YARDIM ÇAĞRISI NEDEN GECİKTİ?

Soruşturmada yanıtı aranan sorulardan biri de yardım çağrısının neden zamanında yapılmadığı oldu.

Göker'in aktardığı bilgilere göre geminin içinde bulunduğu durum, doğrudan gemi personelinin çağrısıyla değil, çevrede bulunan başka bir denizcinin denizdeki turuncu can sallarını fark ederek Sahil Güvenlik'e haber vermesiyle ortaya çıktı.

Gemideki can yeleği ve can salı kapasitesinin ilk incelemelerde yeterli göründüğü belirtildi. Ancak yolcuların bu ekipmanları nasıl kullanacağı ve gemiden nasıl tahliye edileceği konusunda gerekli yönlendirmenin yapılmadığı değerlendirildi.

Can sallarının da personel tarafından planlı bir tahliye kapsamında denize indirilmediği, geminin yan yatıp batması sırasında oluşan basınç nedeniyle kendiliğinden açıldığı iddia edildi.

KAZANIN DAKİKALARI GEMİ JURNALİNDE SAKLI

Soruşturmanın en kritik belgelerinden biri olan gemi jurnaline ise henüz ulaşılamadı.

Geminin seyri, yaşanan gelişmeler ve kriz anındaki işlemlerin dakika dakika ortaya çıkarılması açısından önem taşıyan jurnalın gemide kalmış olabileceği değerlendiriliyor.

Göker, normal koşullarda gemiyi en son terk etmesi gereken kişinin kaptan olduğunu, kaptanın ilgili evrakları da yanında götürmesi gerektiğini belirtti. Kaptanın gemiyi daha erken terk etmiş olması nedeniyle jurnalın gemide kalmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

DENETİM MEKANİZMASIYLA İLGİLİ DİKKAT ÇEKEN İDDİA

Soruşturmanın bir diğer ayağını ise gemilerin denetlenmesine ilişkin sistem oluşturuyor.

Göker, KKTC bayraklı gemiler ile limanlara gelen gemileri denetlemekle görevli kurulun uzun süredir aktif olmadığını ileri sürdü. Kaptan ve başmühendisten oluşan kurulda görev yapan kişilerin emekliye ayrılmasının ardından yeni atamalar yapılmadığını belirten Göker, kurulun yaklaşık 3 ila 5 yıldır çalıştırılmadığını söyledi.

Geminin sefer öncesi çıkış izninin bir telefon görüşmesinin ardından verildiği yönündeki iddialar da mercek altına alındı. Göker, yaptığı görüşmeler sonucunda bu iddiayı doğrulayamadığını açıkladı.

KAPTANIN BELGESİ DE SORUŞTURMA DOSYASINDA

Kaptanın sahip olduğu belgeyle ilgili süreç de inceleme konusu oldu.

Göker, KKTC bayraklı bir gemide kaptanın Türkiye Cumhuriyeti tarafından düzenlenmiş asıl gemi insanı belgesi ile liman cüzdanının bulunması gerektiğini savundu. Honduras tarafından düzenlenen belgenin kabul edilmesinin doğru olmadığını belirten Göker, bu konudaki evrakların da soruşturma kapsamında incelendiğini kaydetti.

SİGORTA BELGELERİ HENÜZ DOSYADA DEĞİL

Soruşturma dosyasında yolcu sorumluluk sigortası ile tekne ve makine sigortasına ilişkin poliçelerin de bulunmadığı ortaya çıktı. Söz konusu belgelerin şirketten istendiği belirtildi.

Bilirkişi incelemesinde sorumluluğun yalnızca kaptan üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine de dikkat çekildi. Armatör şirketin geminin bakım, onarım ve denetim yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği de araştırılıyor.

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Gemi Kaza Kıbrıs KKTC