Geçen yıl susuzluktan kavrulmuştu: Bu yıl üretimde rekora koşuyor!

Geçen yıl susuzluktan kavrulmuştu, şimdi rekora koşuyor. 2025'teki tarihi kuraklığın ardından 2026'da yağışlar patladı kayısıda, kirazda ve birçok meyvede üretim artışı bekleniyor. Barajlar doldu ama uzmanlar da bir yandan uyarıyor.

Geçen yıl susuzluktan kavrulmuştu: Bu yıl üretimde rekora koşuyor!

İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, 2025 ve 2026 tarım sezonlarının Türkiye’de iklim değişikliğinden en çok etkilenen ürün ve bölgeleri gözler önüne serdiğini söyledi.

SON 65 YILIN ZITTI YAŞANDI: KURAKLIĞIN ARDINDAN REKOR REKOR ÜSTÜNE

Geçen yıl yaşanan rekor kuraklığın ardından 2026'da yağışların hızla artması özellikle tahıl ve meyve rekoltesinde büyük bir toparlanma sağladı. Ancak aşırı yağış, sel, dolu ve don gibi olaylar bazı bölgelerdeki üreticileri olumsuz etkiledi.

TÜİK verilerine göre, 2026 yılında toplam bitkisel üretimin yüzde 16,5, tahıl üretiminin yüzde 21,7 ve meyve üretiminin ise yüzde 57,8 oranında artması bekleniyor.

33 YILIN YAĞIŞ REKORU KIRILDI: SU BOLLAŞTI, YAZ SERİN GEÇTİ

Ekim-ağustos dönemlerini kapsayan iki sezonun hava koşulları bakımından tam tersi yönlerde seyrettiğini vurgulayan Kadıoğlu, 2025'te Türkiye genelinde yağışların normalin yüzde 27,6 altında kalarak 1964'ten bu yana en düşük seviyeye gerilediğini ve yaz yağışlarının da son 65 yılın dip noktasına indiğini hatırlattı.

2026’da ise tablonun tamamen değiştiğini belirten Kadıoğlu, 11 aylık dönemde yağışların normalin %29, 2025’in ise %77 üzerinde gerçekleştiğini ifade etti. Kadıoğlu, "Mayıs 2026, son 33 yılın en yağışlı mayısı oldu. Yaz ise bir önceki yazdan 1,1 derece daha serin geçti. Kısacası 2025'te tarla susuz ve sıcaktı, 2026'da su bol, yaz daha ılımlıydı" dedi.

Geçen yıl susuzluktan kavrulmuştu: Bu yıl üretimde rekora koşuyor! - Resim : 1

RAKAMLAR ADETA UÇTU: KAYISI VE KİRAZDA İNANILMAZ PATLAMA!

Meyveler, yağmura bağlı tahıllar ile sulamaya ve pazara bağımlı ürünlerin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Kadıoğlu, en sert dalgalanmanın meyve ve sert kabuklularda yaşandığını belirtti. 2025’te çakılan üretim sayıları 2026'da adeta patlama yaptı:

Kayısı: 2025'te 331 bin tona kadar gerilerken, 2026'da %292,7 artışla 1,3 milyon tona çıkması bekleniyor.
Kiraz: 2025'te 213 bin tona düşmüşken, %255,7 artarak 759 bin tona ulaşacak.
Antep Fıstığı: %113,6 artışla 315 bin tona yükseliyor.
Elma: %93,6 artışla 4,4 milyon tonu bulacak.
Fındık: %62,2 artışla 715 bin tona ulaşacak.
Zeytin: %55,7 artarak 3,8 milyon tona yaklaşacak.
Buğday & Arpa: Buğday üretimi %26,7 artışla 22,7 milyon tona, arpa ise %50 artışla 9 milyon tona çıkacak.

Bölgesel olarak en çarpıcı değişimin Güneydoğu Anadolu’da yaşandığına dikkat çekildi. Bölgede 2025'te normalin %48,4 altına düşen yağışlar, 2026'nın 11 aylık döneminde normalin %46 üzerine çıktı. Akdeniz, İç Anadolu, Ege, Doğu Anadolu ve Karadeniz'de de rekor yağışlar kaydedildi.

Tek Bir Soğuk Gece Tüm Ürünü Yok Edebilir! İki sezonun iklim risklerini netleştirdiğini belirten Kadıoğlu; buğday, arpa, pamuk, mısır ve şeker pancarının yanı sıra ilkbahar donuna açık kayısı, kiraz, vişne, badem ve erken çiçek açan elma türlerinin büyük risk altında olduğunu söyledi. Ilık geçen kışın ardından ağaçların erken çiçek açması halinde tek bir soğuk gecenin tüm rekolteyi silebildiğini, fındık, Antep fıstığı ve zeytin gibi çok yıllık bitkilerde ise bir yılın stresinin sonraki yıllara yansıdığını ifade etti.

BARAJLAR DOLDU AMA TEHLİKE GEÇMEDİ: ÇİFTÇİNİN CEBİ ZARARDA

2026 yağışlarının tarlayı ve barajları rahatlattığını belirten Kadıoğlu, ülke genelinde baraj doluluk oranının Haziran 2025'teki %53,2 seviyesinden Haziran 2026'da %81,4'e yükseldiğini duyurdu. Ancak yeraltı sularına dikkat çeken uzman isim, "Yıllarca aşırı çekilen yeraltı suyu tek bir yağışlı yılla eski düzeyine dönmez. Kuyudan sulanan ovalar risk altında kalmaya devam ediyor. 2025'teki kayıplar çiftçinin ekonomik durumuna da yansıdı. Kuraklığın bir kısmı toprakta değil, çiftçinin cebinde sonraki yıla taşındı" değerlendirmesinde bulundu.

2025'in son 55 yılın en sıcak beşinci yılı olduğunu, yıllık ortalama sıcaklığın 15,1 dereceye çıktığını ve Silopi'de 50,5 dereceyle rekor kırıldığını hatırlatan Kadıoğlu; pamuk (%32,5 düşüş), mısır (%5,9 düşüş), domates ve patatesteki üretim gerilemelerinin hava koşullarından ziyade maliyet, fiyat ve ekim alanı tercihlerinden kaynaklandığını vurguladı.

HAVAYA GÖRE HAREKET ETMEYİ ÖĞRENMELİYİZ

Gelecek yılın havasının şimdiden kestirilemeyeceğini belirten Prof. Dr. Kadıoğlu, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 7 Eylül 2026 tarihli tahminine göre ekim ayında yağışların normalin üzerinde beklendiğini, bunun güz ekimi için iyi bir başlangıç oluşturabileceğini aktardı.

Risklerin devam ettiğini vurgulayan Kadıoğlu sözlerini şöyle tamamladı:

"İlkbahar donu, su, fiyat, var yılı-yok yılı, sel ve dolu başlıca riskler. Tarımda aylık ve mevsimlik meteorolojik tahminler daha etkin kullanılmalı. Tarım ve ticaret odaları ile üretici birliklerinde meteoroloji mühendisleri görev almalı. Havayı değiştiremeyiz, ama havaya göre davranmayı öğrenebiliriz." (AA)

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Kuraklık Yağış