Gaziantep'te Özel'i görmek için izdiham yaşandı: 'Siyasetin kırılma anını yaşıyoruz'
CHP lideri Özel'in Gaziantep gezisinde esnaf ziyareti planlandı. Ancak halkın yoğun ilgisi izdihama yol açtı. CHP lideri ve ekibi yürümekte bile zorlandı.
CHP Lideri Özgür Özel, Güneydoğu turuna devam ediyor. Özel, dün Diyarbakır'daydı bugünkü adresi ise Gaziantep oldu.

Fotoğraf: Dilan Altürk
HALKIN YOĞUN KATILIMINDAN YÜRÜYEMEDİLER
Sıcaklığın 40 dereceye ulaştığı Gaziantep'te esnaf ziyareti için alana indi ancak yürümek imkansız hale geldi. Meydanda adeta izdiham yaşandı. Esnaf ziyareti yapmak isteyen Özel ve ekibi yürümekte bile zorlandığı için mümkün oldukça halk ile selamlaştı ama hiçbir esnafın dükkanına girme fırsatı bulamadı.

Yurttaşlar sık sık "Özgür Başkan", "Özgür CHP, Özgür Türkiye" sloganları attı.
"SİYASETİN KIRILMA ANINI YAŞIYORUZ"
CHP Lideri Özel, Halk TV'den Dilan Altürk'e "Bizim de alışık olduğumuz bir şey değil. Siyasetin kırılma anlarını yaşıyoruz. Biz esnaf ziyareti için geldik ama dükkanlara girmek bile mümkün değil. Buraya bakıp mesajı alması gerekenler alsın artık." dedi.
Özel, bulduğu bir bankın üzerine çıkarak da kendiliğinden toplanan büyük kitleye seslendi. Özel, konuşmasında bu kalabalığın yan yana gelişine de değindi. CHP lideri, "Kendiliğinden, hiçbir çaba olmadan böyle bir kalabalık mümkün mü? Bir şeyler oluyor, görüyor musunuz? Bir şeyler oluyor, tarih kırılıyor." sözlerini dile getirdi.
Mutlak butlan kararıyla Genel Başkanlığa atanan Kemal Kılıçdaroğlu hakkında da sık sık aleyhte sloganlar atılmasına yine CHP lideri Özgür Özel müdahale etti. "Öfkenizi anlıyorum ancak artık bu meydan kötü söz değil, geleceğe dair umutların söylendiği bir meydandır. Hepinizden bunu bekliyorum. İlla söyleyeceksek; ‘İktidar, iktidar, iktidar’” dedi. Özel, şöyle devam etti:
“MİLLETİ HESABA KATAMADILAR”
“Güzel Gaziantep’in yüreği güzel insanları, yüreğinde vatan, millet, bayrak ve Atatürk sevgisi olan güzel insanları hepinizi saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz çok büyük bir haksızlıkla karşı karşıyayız. Türkiye’yi bırakın, dünya şaşkın. Türkiye öfkeli, dünya şaşkın. Dünyada görülmemiş bir iş yapıyorlar. Bir partinin adayını yenemeyince, bileğini bükemeyince, Genel Başkanı’nı susturamayınca o partiye yargı eliyle darbe yapıp o partinin yönetimini, seçilmiş yönetimini alıp yerine seçilmemiş bir yönetim getirmeye, iktidar yürüyüşünü durdurmaya, bir siyasi partinin ülkede iktidar talebini, iktidar değiştirmeye kararlılığını durdurmaya çalışıyorlar. Bunun için planlar kurmuşlar, hazırlıklar yapmışlar. Amerika’dan talimatları almışlar, içeride ve dışarıda çalışmışlar. Ama bir şeyi hesaba katamamışlar. Neyi hesaba katamadılar biliyor musunuz? Sizi hesaba katamadılar, sizi.”
“GEREKİRSE YENİ YOL AÇACAK, MENZİLE VARACAĞIZ”
“Bugün Gaziantep’teyiz. Gaziantep’in işçileriyle, işverenleriyle, esnaflarıyla, sivil toplumuyla, meslek örgütleriyle ve sokakta esnafıyla göz göze gelmeye, el ele tutuşmaya, bu zorlu yürüyüşte onları da bu yürüyüşe katmaya, onların fikirlerini sormaya geldik. Bugün akşamüstü 17.00’te bir esnaf ziyareti planladık. Caddenin başına vardık, sizleri gördük. Caddenin başından içeriye adımımızı attık, her adımda çoğaldık. En nihayetinde sel oldunuz, aktınız ve burayı doldurdunuz. İradenizle birlikte tarihin akışına Gaziantep’in damgasını vurdunuz. Benim size söyleyeceğim şu; elbette Cumhuriyet Halk Partisi’ne, adayına, kurumuna, liderine darbe yapıyorlar. Durdurmaya çalışıyorlar. Hakkımızı hukuk yoluyla arıyoruz, hukuk mücadelesi veriyoruz. Hakkımızı siyasi yollardan arıyoruz, siyasi mücadele veriyoruz. Hakkımızı sizinle birlikte sokak sokak arıyoruz, fiziki mücadele veriyoruz. Eninde sonunda ya biz bir şekilde bu haksızlığı püskürteceğiz, partimizi geri alacağız ve iktidar yürüyüşüne kaldığımız yerden devam edeceğiz. Ya da bizi böyle durdurmaya çalışanlar olursa biz iktidar yolculuğunda vazgeçmeyeceğiz, yolu takip edeceğiz, gerekirse yeni bir yol açacağız. Ama menzile varacağız.”
“YOLUN SONU HALKIN İKTİDARIDIR”
“Herkes şunu bilsin ki yol, cümleden uludur. Yol, her birimizden uludur. Yol, yolcudan da uludur. Önemli olan yürünen yol, o konudaki samimiyet, o konudaki gayret, o konudaki inattır. Ben bu yolu sizinle birlikte yürümeye, bu yolu cesaretle yürümeye, sonuna kadar yürümeye ve en sonunda Atatürk’ün Cumhuriyeti’ni kimselere bırakmamaya ant içtim, yemin ettim. Bu yolun sonu milletin iktidarıdır, halkın iktidarıdır. Başarırsak partimizde; olmadı, her türlü kumpasla, partimize kurulan kumpasla bizi başka yollara zorlarlarsa da herkes şunu bilsin ki biz CHP’yi kimselere bırakmadan, CHP’yi sırtlayarak, kucaklaşarak, kenetlenerek hatta Cumhuriyet Halk Partisi’ni de kapsayıp aşarak bu ülkede ne kadar mağdur varsa, ne kadar mazlum varsa, ne kadar emeği sömürülen varsa, alnının terini alamayan ne kadar çiftçi, işçi varsa, dünyanın en büyük haksızlığına uğrayan ne kadar emekli varsa hepsiyle birlikte ve güzel memleketimizin gençleriyle birlikte iktidara yürüyeceğiz inşallah.”
“KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA…”
“Bunun için sizden ricam şu… Kendiliğinden oluşan kalabalıklarla sel olup akıyoruz. Öyle olunca söylenen sözler örneğin ‘Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek’te siz aslında bu ülkede umudu çalanların, ekmeği çalanların, gençlerin geleceğini çalanların, milletin parasını çalanların hesap vermesini söylüyorsunuz. Ama bunu AK Parti’ye oy vermiş ama şimdi mağdur, mazlum, senin - benim gibi bu iktidardan kurtulmak isteyenler, ‘Geçmişte AK Parti‘ye oy verdik diye veya bilmeden bilerek üye yapıldı, üye olduk diye yarın bana da mı bir şey olacak?’ diye düşünürse bu yürüyüş, bu yol, bu sel zarar görür. Onun için kötülük yapan hesabını verecek, yargı önünde cezasını çekecek ama buradan Gaziantep’in geçmişte ister AK Parti’ye oy versin ister MHP’ye… ‘İyi olsun’ diye vermişler. Bugün fıstık üreticisi olup da perişan olanlara, esnaf olup da siftahsız kapayanlara, emekli olup da 20 bin liraya kira ödese aç kalan, karnını doyursa sokakta kalanlara, asgari ücretle geçinemeyenlere ve kurduğu iş, kredi ve borç faizi yüzünden dönmeyenlere şunu söylüyoruz. ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz.’ Sizler sadece Cumhuriyet Halk Partililerin umudu değilsiniz. Büyüyoruz, güçleniyoruz, genişliyoruz. ‘Bu kadar haksızlığa ben de sessiz kalamam’ diyen başka partilileri duyuyoruz. ‘Sizinleyiz, arkanızdayız’ diyenleri duyuyoruz.”
“GAZİANTEP’TE SOKAKLARDA SEL GİBİ AKIYORUZ”
“Görüyor musunuz; bir şey oluyor, bir şey. Gaziantep’te böyle bir kalabalığı toplamak, kendiliğinden toplamak, esnaf ziyareti yaparken sokaklara sığmamak, sel gibi akmak, taşmak… Bir şeyler oluyor, görüyor musunuz? Tarihin kırılma noktasındayız. Bir şeyler oluyor. Millet bu kadar haksızlığa, kendi uğradığı haksızlıkla onun derdini söyleyenlerin uğratıldığı haksızlığa, saldırıya sessiz kalmıyor. Her yerde bizi konuşuyorlar, bizi tartışıyorlar. Kimi iyi niyetle, kimin şaşırtmak için. Ama biz kime kulak vereceğimizi biliriz. Biz kulağımızı başı dik, alnı açık, bu ülkeyi seven, evlatlarını seven, yarınlarını düşünen ve bu ülkenin gerçek sahiplerine… Öyle sırça köşklerden, saraylardan, tepelerden bakanlara değil; bu ülkenin gerçek sahiplerine, size, millete kulak veriyorum ben.”
“ASLA VE ASLA BU OYUNA GEÇİT VERMEM”
“Şuna inanın ki bugün onlarca, yüzlerce annemiz, babamız, kardeşimize sarıldık, hasret giderdik, fotoğraf çektirdik. Ama binlere, on binlere, herkes tek tek temas etmek mümkün değil. Her biriniz elinizi tuttuğunu, size sarıldığımı ve sevdiklerinize, komşularınıza, ailelerinize selamlarımı söylediğimi biliniz. Onlara selam ediniz. Şunu bilin ki biz bu ülkeyi karşılıksız sevenleriz, katıksız sevenleriz. Biz zora teslim olmayanlarız. Biz korkup da geri adım atmayanlarız. Biz tehditten susmayan, rüşvet kabul etmeyen, şantaja teslim olmayanlarız. ‘Sus, partinin başında otur. Otobüsün üstünden in, partinin başına git. Daha 50 yaşındasın, 20 - 30 yıl daha partinin başındasın’ diyenlere şunu söyledim. ‘30 yıl partinin başında muhalefet lideri olacağıma üç gün bile orayı meşgul etmem, ben iktidardan vazgeçmem’ dedim. Bunun için herkes şunu bilsin… ‘Özgür Özel’i partisinin başından aldık, Özgür Özel’e oyun kurduk, arkadaşlarına oyun kurduk.’ Sizin oyunlarınız bize sökmez. Biz teslim olacak olsak, sizinle anlaşacak olsak o gün anlaşırdık. ‘Ekrem’i sat’ dediğinizde anlaşırdık. ‘Partiyi muhalefette bırak’ dediğinizde anlaşırdık. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’ni sonuna kadar savunacağım. CHP’den değerli bir şey var, o da Atatürk’ün öbür eseri Türkiye Cumhuriyeti’dir. Kim ki Amerika’yla birlikte, İsrail’le birlikte ve AK Parti ile birlikte bir takım hesaplara girmiş; yok, monarşi hesaplarına, tek adam hesaplarına teslim olmuş ve onlarla birlikte plan kurmuşlarsa şunu bilsinler ki CHP için canımı veririm ama Türkiye Cumhuriyeti için asla ve asla bu oyuna geçit vermem.”
“İSTİKAMET; İKTİDAR…”
“Buradan açıkça söylüyorum. Biz, 47 yıl sonra partiyi birinci yapmış, 23 yılda AK Parti’ye ilk kez yenilgiyi tattırmış, kazandığımız gece bile bunu zafere saymak yerine hedefe yürümenin ilk günü görmüş, o hedefi ‘iktidar’ diye koymuş insanlarız. Bunun için biz iktidar olana kadar, bu ülkede yönetim alana kadar, emeklinin yüzünü güldürebileceğimiz o güne kadar, emekçinin alın terini alacağımız o güne kadar, esnafı, çiftçileri yeniden milletin efendisi yapacağımız güne kadar, gençlerin umutlarını yeniden yeşerteceğimiz güne kadar çalışmak, mücadele etmek ve başarmak durumundayız. Yenilgiye alışanları, muhalefette çalışanları ve yüksek katlı binaları, altımızdaki üst düzey otobüsleri geride bıraktık biz. İstikamet iktidar. Yoldaşları yanımızdakileri, Gaziantepliler’i, kardeş, umudu hep birlikte yükselterek hedefi iktidar koymuşuz.”
Son Dakika | Özgür Özel'den Erdoğan'a jet yanıt! "Dış mihrakların tercih ettiği birisi varsa..."