Düzenleme Yargı paketinden çıkarıldı vatandaş dolandırıcıların hedefi oldu
Biyometrik doğrulama zorunluluğu yargı paketinden son anda çıkarılırken, dolandırıcılar korumasız kalan vatandaşların parmak izini çalmaya başladı. Uzmanlar, geri dönüşü olmayan bu hırsızlığa karşı uyarıyor.
Ödeme hizmetlerinde güvenliği artırmak amacıyla bankacılık uygulamalarında biyometrik doğrulama zorunluluğu getirilmesini öngören düzenleme, 11’inci Yargı Paketi’nden son anda çıkarılmıştı. Düzenlemenin 12’nci Yargı Paketi’nde yer alıp almayacağı belirsizliğini korurken, vatandaşlar yeni ve biyometrik bir dolandırıcılık yöntemiyle karşı karşıya kaldı.
Kendilerini polis veya savcı olarak tanıtarak ‘Kimliğiniz suçta kullanıldı’ tehdidiyle vatandaşların parmak izlerini alan sahtekârlar, elde ettikleri bu verileri dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanıyor.
YAPAY ZEKA DESTEKLİ YENİ TEHDİT YAŞLILARI HEDEF ALIYOR
Yapay zeka destekli dolandırıcılık yöntemlerine her geçen gün yenileri eklenirken, kötü niyetli kişiler bu kez yaşlıları parmak izlerini kullanarak hedef alıyor. Türkiye gazetesinden Gamze Erdoğan'a konuşan Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, dolandırıcıların mağdurlar adına işlem yapabilmek için özellikle bankacılıkta kullanılan parmak izi gibi biyometrik sistemleri delmeye çalıştıklarını ifade etti.
Kırık, "Vatandaşların evlerine kadar gelen kişiler kendilerini polis, savcı, banka görevlisi ya da kamu kurumu çalışanı olarak tanıtıp ‘kimliğiniz suçta kullanıldı’, ‘banka hesabınız tehlikede’ veya ‘güvenlik amacıyla parmak izinizi almamız gerekiyor’ gibi ifadelerle insanları korkutabiliyor. Korkuya kapılan vatandaşlar da ne olduğunu tam anlamadan parmak izlerini vermeye razı olabiliyor. Oysa hiçbir banka, polis birimi ya da resmi kurum evlere giderek bu şekilde parmak izi toplamaz. Parmak izi sıradan bir bilgi değildir. Şifreyi değiştirebilirsiniz, kartınızı iptal ettirebilirsiniz ancak parmak izinizi değiştiremezsiniz. Bu nedenle dolandırıcılar için oldukça değerli bir veri" diye konuştu.
ÇALINAN BİYOMETRİK VERİLER YASA DIŞI PİYASALARDA SATILIYOR
Yapay zeka teknolojilerinin geldiği aşama, çalınan biyometrik verilerin kötü amaçlarla kopyalanmasına zemin hazırlıyor. Teknolojinin suç amaçlı kullanımına dikkat çeken Prof. Dr. Kırık, şu bilgileri verdi:
"Yapay zeka teknolojileri sayesinde elde edilen parmak izi görüntüleri dijital ortamda işlenebiliyor, eksik kısımları tamamlanabiliyor ve bazı durumlarda sahte biyometrik materyaller üretilebiliyor. Bu da biyometrik güvenliği hedef alan yeni riskleri beraberinde getiriyor. Dolandırıcılar bir kişinin kimlik bilgilerini, telefon numarasını ve parmak izi görüntüsünü birlikte ele geçirdiğinde bunu farklı suçlarda kullanmaya çalışabilir. Bir diğer risk ise kişisel verilerin yasa dışı piyasalarda satılması. Böylece mağdurun adına sahte hesap açılması, banka işlemleri için girişimlerde bulunulması veya farklı dolandırıcılık senaryolarının hazırlanması mümkün hale gelebiliyor."
KAPINIZA GELİP PARMAK İZİ İSTEYENLERE KARŞI NE YAPILMALI?
Resmi kurum isimleri ve unvanları kullanılarak yapılan baskı, korkutma ve tehditlere karşı vatandaşların daha dikkatli olması gerekiyor. Güvenlik açıklarına karşı bireysel olarak alınabilecek önlemleri sıralayan Kırık, sözlerini şöyle tamamladı:
"Kapınıza gelen ve sizden parmak izi isteyen kişilere kesinlikle itibar etmeyin. Kendilerini polis, banka görevlisi veya savcı olarak tanıtsalar bile işlem yapmayın ve ilgili kurumu doğrudan resmi numarasından arayarak doğrulama yapın. Günümüzde dolandırıcılar yapay zeka dahil her türlü teknolojiyi kullanabiliyor. Ancak bilinçli hareket etmek, kimlik ve biyometrik verileri korumak bu tehditlere karşı en etkili savunma yöntemi."
Ankara'da 'siber dolandırıcılık' operasyonu