Bir kutu ilaçla girdi 5 milyon lirayı alıp sırra kadem bastı

Fatih'te "Param yok" diyerek borç ilaç isteyen sahte doktora inanan tekniker Yaşar Gökçe, eşinin bilezikleri dahil 5 milyon lirasını kaptırdı. "Bakü'deki evi satacağım" yalanıyla paraları alan şüpheli kaçtı, geride yıkılan bir aile kaldı.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin

Her şey yaklaşık bir yıl önce, İstanbul Fatih'in işlek sokaklarından birindeki eczanede başladı. Meslekte 30 yılını geride bırakan 57 yaşındaki Yaşar Gökçe'nin karşısına geçen bir kişi, kendisini kadın doğum doktoru olarak tanıttı. İddiaya göre bu kişi, acilen bir kutu antidepresana ihtiyacı olduğunu ancak yanında para bulunmadığını söyledi; maaşını alır almaz ödeme yapacağını belirtti. Dahası, annesinin amansız bir kanser hastalığıyla pençeleştiğini, tedavi için yurt dışından pahalı ilaçlar getirtmek zorunda olduğunu anlatarak acıtasyon dolu bir tablo çizdi.

Beyaz önlüğün ve hekimlik kimliğinin toplumdaki saygınlığına güvenen, anlatılan aile dramına kayıtsız kalamayan Gökçe, yardım amacıyla ilk etapta 5 bin lira borç verdi. Ancak bir kutu ilaç ve birkaç bin lirayla açılan o kapı, ilerleyen aylarda ardı arkası kesilmeyen bir mali girdabın başlangıcı oldu.

“BAKÜ'DEKİ EVİ SATACAĞIM” DEDİ, EVDEKİ BİLEZİKLERİ BİLE ERİTTİ

Show Haber'den Berat Aşçıoğlu'nun ulaştığı detaylara göre, ilk borcun ardından para talepleri dur durak bilmedi. Kendisini kadın doğum uzmanı olarak yutturan şüpheli, her defasında yeni bir bahane ve yeni bir aciliyetle eczanenin kapısını çaldı. Güven tazelemek için de büyük bir finansal koz öne sürdü: Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de bir dairesi olduğunu, bu evi en kısa sürede satarak aldığı her kuruşu tek seferde kapatacağını vadetti.

Bu vaade inanan Gökçe, farklı tarihlerde parça parça ödemeler yaparak toplamda yaklaşık 5 milyon lirasını bu kişiye kaptırdı. Kendi birikimi tükenince çareyi evinde arayan 57 yaşındaki emektar çalışan, eşinin kolundaki bilezikleri dahi bozdurup şüpheliye teslim etti. Ancak borç batağı derinleştikçe, Gökçe'nin kendi aile hayatı da çatırdamaya başladı.

“GÖNÜL BAĞIM YOK, SADECE İYİ NİYETİMİN KURBANI OLDUM”

Milyonlarca lirasını kaptırdıktan sonra gerçeğin soğuk yüzüyle karşılaşan Yaşar Gökçe, içine düştüğü durumu anlatırken hem ailesine karşı yaşadığı mahcubiyeti hem de çaresizliğini gizleyemedi. Çevresinde veya ailesinde oluşabilecek en ufak bir yanlış anlaşılmanın önüne geçmek isteyen Gökçe, olayın ardında duygusal bir bağ olmadığını özellikle vurgulayarak şu sözlerle isyan etti:

“Kesinlikle gönül bağım olmadı. Aileme bağlı bir insanım. Üç çocuğum var. Sadece iyi niyetimin kurbanı oldum.”

TELEFONLAR DUVAR, HESAPLAR BOMBOŞ: ADLİYE KORİDORLARINDA BİR BAŞINA

30 yıllık emeğini, çocuklarının geleceğini ve eşinin altınlarını “doktorum” diyen bir yabancının tek bir teminat içermeyen sözlerine teslim eden Gökçe, parayı geri alamayacağını anlayınca savcılığın yolunu tuttu. Kendisini adım adım soyup soğana çeviren kişi hakkında resmi şikâyette bulundu.

Milyonluk vurgunun ardından hedefteki sahte doktorun telefonları artık çalmıyor; aramalara hiçbir yanıt verilmiyor. Savcılık olayla ilgili soruşturma başlatırken, tek bir kimlik kartı dahi sorgulanmadan, sadece sözlü unvanlar ve trajik hikâyeler üzerinden bir insanın tüm hayatının nasıl karartılabildiği sorusu, adliye koridorlarında yanıt arıyor.

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
İstanbul Dolandırıcı