Batan gemide yakınlarını kaybeden aileler isyan etti: Denizin dibine bakılmıyor

Marmara'da batan Tuğberk İmamoğlu gemisindeki 9 denizciye 41 gündür ulaşılamadı. Bakanlığın "İmkân yok" yanıtına ve aramaların sadece yüzeyde kalmasına tepki gösteren aileler, bir mezar taşı için deniz dibinin taranmasını talep ediyor.

Batan gemide yakınlarını kaybeden aileler isyan etti: Denizin dibine bakılmıyor

Marmara Denizi'nde 2 Eylül tarihinde Silivri açıklarında Alsu gemisi ile çarpışarak batan Tuğberk İmamoğlu gemisindeki 10 mürettebattan 9'unun naaşına aradan geçen 41 güne rağmen ulaşılamadı. Yakınlarının bir mezar yeri olması için 41 gündür Silivri'de bekleyişini sürdüren aileler, deniz dibinde kapsamlı bir arama yapılmamasından şikayet ederek Cumhuriyet'ten Batu Bozkürk'e konuştu. Aileler, "Normal hayatımıza dönemiyoruz. En azından mezar başında dua edebilmemiz için naaşlarına ulaşmamız gerekiyor" diyerek yetkililere seslendi.

Batan gemide yakınlarını kaybeden aileler isyan etti: Denizin dibine bakılmıyor - Resim : 1

"ÇIKARACAK OLANAK BİZDE YOK" YANITI

Geminin ikinci kaptanı Rahmi Temel'in kızı Merve Temel, arama çalışmalarının seyri hakkında konuştu. Geminin yerinin tespit edildiği 4 Eylül gününü anlatan Temel, İstanbul Valisi ve askeri komutanların da yer aldığı TCG Akın gemisindeki görüşmeyi şu sözlerle aktardı:

"Geminin yeri 4 Eylül'de tespit edilince, mürettebatın -ben dahil- yakınlarını, arama çalışmalarında görev alan TCG Akın'a davet ettiler. İstanbul Valisi vardı, komutanlar vardı. Bize, 'Geminin yerini tespit ettik ama bunu çıkaracak olanak bizde yok' dediler. Buna çok şaşırdık. 'Bu çıkarılamaz' deyip kabullenmemizi mi bekliyorlardı? Biz ise hazırlıklı gitmiştik, mühendislerle konuşmuştuk, gemiyi çıkarmanın nasıl mümkün olduğunu onlara anlattık. Dünyada bunun örnekleri var. Ardından Vali, Ulaştırma Bakanlığına talebimizi ileteceğini söyledi."

Batan gemide yakınlarını kaybeden aileler isyan etti: Denizin dibine bakılmıyor - Resim : 2

Bakanlığın daha sonra bu çalışmayı yürütebilecek bir firmaya ulaştığını belirten Temel, "Uzaktan kumandalı araçlarla (ROV) görüntüler aldılar ve bizi toplantıya çağırıp 'Bu gemiyi çıkaramayacağız çünkü bir kısmı 720 metrede çamura batmış' dediler" ifadelerini kullandı.

KIBRIS ÖRNEĞİ VE "DİP TARAMASI YAPILMIYOR" TEPKİSİ

Aynı günlerde Kuzey Kıbrıs açıklarında 554 metre derinlikte batan feribotu anımsatan Temel, o çalışmada kayıpların neredeyse tamamının naaşına ulaşıldığına dikkat çekti. Yetkililerin bu kıyaslamaya karşı savunmasını aktaran Temel, şunları söyledi:

"Bunu ve orada yapılan çalışmaları yetkililere söylediğimizde, 'Kıbrıs berrak, yukarıdan bakınca aşağıyı görüyorsun. Orada daha kolay' dediler. Evet, Marmara daha derin, daha bulanık ve demirler var. Ama daha zor diye hiç denenmeyecek mi? Yalnızca deniz yüzeyi taraması yapılıyor, yüzeye cenaze çıkarsa diye… Deniz dibine bakılmıyor. Mesela bizde güvertede 3 kişinin görüldüğünü sanıklar söylüyor. Diyelim ki çeşitli araçlar yardımıyla geminin demirleri kesilmeyecek ve içine bakılmayacak… Ama bir kişi bile güvertedeyse, onların dip taramasında bulunma ihtimali var."

Batan gemide yakınlarını kaybeden aileler isyan etti: Denizin dibine bakılmıyor - Resim : 3
Temel, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun 17 Eylül'de yaptığı açıklamayı da anımsattı. Bakan Uraloğlu söz konusu açıklamasında, "Denizden artık bir insan çıkarma ihtimalimiz zor gözüküyor. Arama kurtarmaya devam edeceğiz (...) Geminin çıkarılmasını beklemeyeceğiz. Bu mümkün değil" ifadelerini kullanmıştı.

61 yaşındaki babası Rahmi Temel'in yaşamını anlatan Merve Temel, "İki kız babasıydı. 61 yaşındaydı ama kardeşim Almanya'da yaşıyor diye Almanca öğrenmeye çalışıyordu. Çok fitti, sportifti. Bizle her şeyi yapardı. Birlikte koşardık, denizde yüzerdik, tatile çıkardık. Hayat dolu bir adamdı. Çok tatlıydı, bize çok düşkündü. Biz de ona çok düşkündük. Onu çok özlüyoruz. Böyle saçma, absürt bir kazada onu kaybetmek, naaşına bile ulaşamamak çok yıpratıyor bizi. Normal hayatımıza dönemiyoruz" dedi.

Batan gemide yakınlarını kaybeden aileler isyan etti: Denizin dibine bakılmıyor - Resim : 4

AFAD KRİZ MASASINDA 41 GÜNLÜK METANET

Geminin aşçıbaşı Abdülbaki Mirzaoğlu'nun amcası Recai Yılmaz ise 2 Eylül'den bu yana AFAD'ın Silivri'de kurduğu kriz masasından gelişmeleri takip ettiklerini ifade etti. Deniz dibine yönelik bir çalışmanın yapılmadığını yineleyen Yılmaz, süreci şöyle özetledi:

"Gemiye müdahale edilmedi, deniz dibi tarama yapılmadı. AFAD yetkilileri bize 2-3 gün önce, 'İki gemi bir denizaltı gelecek, çalışma yürütecek' dedi. O biraz heyecan yarattı. Hep bunu istedik. Hâlâ bunu talep ediyoruz. 9 insanın her birinin bir ailesi, sevenleri, çevresi var. Kiminin eşi, çocukları, kiminin nişanlısı, kiminin babası, kiminin kardeşi… Böyle olunca ister istemez buradan kopamıyoruz. Kopabilmemiz için en azından naaşlarını almamız gerekiyor. Naaşlarına kavuşup onlara bir bayram günü, bir cuma günü mezarları başında Fatiha okumak... Mezarlarına dokunabilmek için metanetle bekliyoruz."

BİLİRKİŞİ RAPORU: TAKİP SİSTEMİ BOZUKTU, İHMAL VAR

Tüm toplumu konuya duyarlı olmaya çağıran Recai Yılmaz, deniz işletmeciliğindeki denetim eksikliklerine değinerek, "Benim yeğenim 48 yaşındaydı. 7 ay sonra emekli olacaktı. Bunca yıl emek verdi. Bir sürü planı vardı. Bu kaza belki on aileyi ilgilendiriyor ama aslında çok daha büyük bir olay. Allah göstermesin, binlerce insanın içinde bulunduğu bir turizm gemisi de olabilirdi. Ülkenin hali çok daha kötü bir durumda olurdu. Deniz işletmeciliğinin eksiklerinin giderilmesi gerekiyor" dedi.

Merve Temel de Tuğberk İmamoğlu gemisinin otomatik takip cihazının (AIS) kaza sırasında bozuk olduğunu vurgulayarak, resmi raporlardaki ihmali işaret etti:

"Bu, bilirkişi raporunda söyleniyor. Sistemin bozulduğunu kıyı emniyeti trafik hizmetleri tespit etmeliydi. Radardan görebilirdi. Burada bir ihmal var."

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Gemi Kaza