Uğur Mumcu’nun ailesinden Akın Gürlek’e randevu talebi: İktidar medyasındaki habere sert tepki

Uğur Mumcu’nun ailesi, suikast dosyasının Bakanlıkta yeniden incelenmesine ilişkin belirsizliklerin giderilmesi için Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten randevu istedi; iktidar medyasındaki Mossad iddiasına da tepki gösterdi.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
Uğur Mumcu’nun ailesinden Akın Gürlek’e randevu talebi: İktidar medyasındaki habere sert tepki

Gazeteciliğim sembol ismi Uğur Mumcu’nun ailesi, suikast dosyasının Adalet Bakanlığı tarafından yeniden incelenmesinin ardından Akın Gürlek’ten randevu istedi. Aile, halihazırda devam eden bir süreç varken, bakanlığın ayrıca bir inceleme başlatılması ve iktidar medyasının ortaya attığı iddiasının yarattığı kaygıları aktarmak için bu talepte bulunduklarını açıkladı. Mumcu ailesi, AKP medyasından Türkiye Gazetesi’nin Mossad iddiasını gündeme taşıyan haberine de tepki gösterdi.

Gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun ailesi, suikast dosyasının Adalet Bakanlığı tarafından yeniden incelemeye alınmasına ilişkin kapsam ve yöntemin açıklanmasını istedi. Mumcu’nun eşi Güldal Mumcu ile avukatları Turgut Kazan ve Yalçın Akbal’ın, 27 Temmuz’da Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten randevu talep ettiği ancak henüz yanıt alamadığı bildirildi.

Şükran Güldal Mumcu, Şinasi Özgür Mumcu ve Özge Mumcu Aybars adına yapılan açıklamada, cinayetin yalnızca uygulayıcılarıyla değil, azmettirenleri, karar vericileri, koruyanları ve olası uluslararası bağlantılarıyla birlikte aydınlatılması gerektiği vurgulandı.

Açıklamada, “Müvekkillerimiz Şükran Güldal Mumcu, Şinasi Özgür Mumcu ve Özge Mumcu Aybars’ın değişmeyen talebi, cinayetin yalnızca uygulayıcılarıyla değil; karar veren, azmettiren, yönlendiren, koruyan ve varsa uluslararası bağlantılarıyla birlikte tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasıdır” denildi.

BOMBAYI KOYAN HALA FİRARDA

Uğur Mumcu cinayetinin, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok ve Ahmet Taner Kışlalı cinayetleriyle birlikte Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldüğü hatırlatıldı. Mahkemenin, eylemlerin Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu’nun İran bağlantılı örgütsel yapısı içinde planlandığını kabul ettiği belirtildi.

Bombayı hazırladığı belirlenen Ferhan Özmen ile gözcülük yaptığı tespit edilen Necdet Yüksel hakkındaki mahkûmiyet kararlarının kesinleştiği ve infazlarının sürdüğü kaydedildi.

Bombayı Mumcu’nun aracına yerleştirmekle suçlanan Oğuz Demir’in ise yakalanamadığı belirtildi. Demir hakkındaki dosyanın ayrıldığı ve Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamanın hâlen devam ettiği ifade edildi.

Açıklamada, Oğuz Demir’in yakalanması ve Türkiye’ye iade edilmesi için yapılan girişimlerden sonuç alınamadığına dikkat çekildi.

"CİDDİ BİR BELİRSİZLİK VE KAYGI YARATMIŞTIR"

Adalet Bakanlığı tarafından zamanaşımına uğramamış yaklaşık 680 faili meçhul dosyanın incelendiği ve Uğur Mumcu dosyasının da bu kapsama alındığı yönündeki açıklamanın ailede kaygı yarattığı belirtildi.

Açıklamada, “Yargılaması mahkeme önünde sürmekte olan bir dosyanın hangi amaçla, hangi kapsamda ve hangi usulle Bakanlık masasında ayrıca incelemeye alındığı müvekkillerimiz bakımından ciddi bir belirsizlik ve kaygı yaratmıştır” ifadeleri kullanıldı.

Aile, incelemenin cinayetin arkasındaki eksik bağlantıların ortaya çıkarılmasına hizmet etmesi gerektiğini belirtti. Kesinleşmiş mahkeme kararlarının etkisizleştirilmesine veya kaçak sanığın yakalanması sorumluluğunun geri plana atılmasına karşı çıkıldı.

İKTİDAR MEDYASININ HABERİN TEPKİ

Açıklamada, iktidar medyasından Türkiye Gazetesi’nde “Mossad öldürdü, dindarlara yıktı! Uğur Mumcu suikastında derin kurgu” başlığıyla yayımlanan habere de tepki gösterildi. Haberde, emekli Hava Pilot Korgeneral Erdoğan Karakuş’un açıklamalarına dayanılarak Mossad iddiasının yeniden gündeme getirildiği belirtildi.

Bu yayınla, kesinleşmiş mahkeme kararlarında belirlenen sorumlulukların tartışmalı hâle getirilmeye çalışıldığı savunuldu.

Aile adına yapılan açıklamada, “Uğur Mumcu cinayetinin daha geniş biçimde araştırılmasına karşı değiliz. Beklentimiz, dosyanın tetikçilerle sınırlı kalmaması; azmettirici, karar verici, yönlendirici ve varsa dış bağlantıların somut delillerle ortaya çıkarılmasıdır” denildi.

Ancak araştırmanın kesinleşmiş mahkeme kararlarını ortadan kaldıracak, hükümlüleri aklayacak veya Oğuz Demir’in yakalanmasını perdeleyecek şekilde yürütülemeyeceği vurgulandı.

MOSSAD İDDİASINA ELEŞTİRİ

Erdoğan Karakuş’un açıklamalarının daha önce Ferhan Özmen’in avukatı tarafından yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak yapıldığı hatırlatıldı. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12 Mart 2025’te bu talebi reddettiği, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin de 6 Mayıs 2025’te itirazı kesin olarak karara bağladığı belirtildi.

Mahkemenin, Karakuş’un suikast soruşturmasında görev almadığını ve açıklamalarının dosyaya dayalı doğrudan bilgi niteliği taşımadığını belirlediği aktarıldı. Beyanların maddi delillerle desteklenmediği ve kişisel değerlendirme niteliğinde kaldığı kaydedildi.

Açıklamada, bu iddiaların yeniden gündeme getirilmesinin “mahkûmiyetleri kesinleşmiş faillerin sorumluluğunu belirsizleştirmeye ve süren Oğuz Demir yargılamasını gölgelemeye” hizmet edebileceği söylendi.

RANDEVU TALEBİ

Uğur Mumcu’nun ailesi, kaçak sanık Oğuz Demir hakkındaki davanın devam etmesi nedeniyle dosyanın zamanaşımına uğramadığını belirtti. Devletin öncelikli görevinin Demir’in yerini tespit etmek, yakalanmasını sağlamak ve yargı önüne çıkarmak olduğu vurgulandı.

Açıklamada, Akın Gürlek’ten talep edilen randevuya yanıt verilmemesinin belirsizlikleri artırdığı ifade edildi.

Aile ve avukatları taleplerini şöyle açıkladı:

“Bu beklentinin gereği olarak, yargılaması süren bir dosyanın mahkeme dışında hangi gerekçeyle incelendiğinin açıklanmasını, Adalet Bakanı’ndan talep edilen randevunun gecikmeden verilmesini ve müvekkillerimizin endişelerinin doğrudan dinlenerek giderilmesini bekliyoruz. Adalet Bakanlığı’nı ve İçişleri Bakanlığı’nı, Oğuz Demir’in yakalanması için gerekli tüm adımları atmaya çağırıyoruz.”

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Gazeteci Cinayet Akın Gürlek Adalet Bakanlığı